4.SINIF TÜRKÇE KONULARI

SÖZCÜKLERİ SÖZLÜK SIRASINA GÖRE SIRALAMA

sözcük sıralaması

  Kullandığımız sözcükler yani kelimelerin kelimelerin yazımı rastgele değildir.Sözlükte kelimeler sıralanırken  alfabedeki sırasına bakılır. Kelimelerin ilk harflerine bakılır, hangisi alfabede önce geliyorsa , o harfle başlayan kelime daha önce yazılır.

sözcük hizalama örneği1

    Kelimelerin ilk harfleri aynı olduğu zaman da ikinci harflerinin alfabedeki sırasına dikkat ederiz.Hangi kelimenin ikinci harfi daha önce alfabede yer alıyorsa , o kelime daha önce yazılır.

sözcük hizalama örneği2

Hadi bu öğrendiklerimizi bi alıştırma ile pekiştirelim  :

Aşağıdaki Kelimeleri Sözlük Sırasına Göre Sıralayalım.

1 ) kavun – otomobil – gitar – nane – palto ……………………………………………………………………………………………………………………….

2) zambak – sinema – makine – bisiklet – lale ……………………………………………………………………………………………………………………….

3) demet –  resim – fikir – japon – ömür ……………………………………………………………………………………………………………………….

4) jüpon – jandarma – jeton – jilet – jop ……………………………………………………………………………………………………………………….

5) yosun – yunus – yelek – yürek – yalı ……………………………………………………………..

KELİMELERİN ÇAĞRIŞTIRDIĞI İFADELER 

 Günlük yaşamda kullandığımız kelimeleri biliyoruz. Bu sözcükler bizlere nelerin çağrıştırdıklarını hep birlikte bi göz atalım .

   Zihnimizden dilimizin ucuna gelip de söylediğmiz kelimelerin aslında başka şeyleri de ifade ettiğini ve aklımıza getirdiğini bilmeliyiz. Kullandığımız bu sözcükler onlara benzeyen başka varlıkları da çağrıştırdığını bilmeliyiz. Anahtar sözcüğü söylediğimizde aklımıza onunla ilgili ona benzer ifadeler gelmektedir.

Bunlarla ilgili örneklerimize hep beraber bir göz atalım  
Su sözcüğünün bizlere çağrıştırdığı ifadeler  : yаğmur, çeşme, tаsаrruf, tеmizliktir.
Toprak sözcüğünün bizlere çağrıştırdığı ifadeler: bitki, ağaç, fidаn, уeşil
Deniz sözcüğünün bizlere çağrıştırdığı ifadeler: balık, gеmi, yüzmek, martı

Buradaki anahtar kelimeler SU , TOPRAK ve DENİZ.

Bu anahtar sözcüklerin bize çağrıştırdığı ifadeler ise

yаğmur, çeşme, tаsаrruf, tеmizliktir.

bitki, ağaç, fidаn, уeşil balık, gеmi, yüzmek, martıdır.

EŞ ANLAMLI KELİMELER

Eş anlamlı Kelime Nedir ?

Aynı varlık ya da kavramı karşılayan farklı sözcüklere “eş anlamlı kelimeler ” denir.

Eş anlamlı kelimeler yazılışla­rı farklı, anlamları ise aynıdır.

Eşanlamlı kelimeler aynı kavra­mı karşılar, biri diğerinin yerine kullanılabilir; aralarında hiçbir anlam farkı yoktur. Çoğunlukla bir dile başka dillerden gelen sözcükler ile o dilin kendi söz varlığında­ki sözcükler arasında eş anlamlılık görülür.

Eşanlamlı kelimeler; yazılış şekiller ve söylenişleri aynı fakat anlamları farklı olan kelimelere denir

Eşanlamlı kelimelere şunlar  örnek olarak verilir.

htiyaç-gereksinim sene-yıl
matem-yas İmtihan-Sınav
yetenek—kabiliyet uygarlık—medeniyet
okul- mektep hekim- doktor
hatıra- anı hediye- armağan
çağrı-davet emniyet-güven
önder-lider misafir- konuk
okul- mektep siyah- kara
Yaşlı- ihtiyar yetenek- beceri
istikbal – gelecek İlave-Ek
Öykü-Hikâye Vazife-Görev
Esir-Tutsak Doğa-Tabiat
Aş-Yemek Rüya-Düş
sevinç-mutluluk yıl -sene
sevinçli-neşeli cimri-pinti
ırmak-nehir dost-arkadaş
hısım-dost armağan-hediye
siyah-kara problem-sorun
cevap-yanıt soru-sual
işçi-amele yel-rüzgar

ZIT  ( KARŞIT )ANLAMLI KELİMELER 

Zıt ( karşıt ) anlamlı kelime ne demektir ?

  Zıt Anlam, herhangi bir kelimenin tam olarak ters anlamıdır. Birbirine ters anlamlı olan kelimelere zıt anlamlı kelimeler denir.

Örneğin:

“Büyük” kelimesinin zıt anlamlısı “Küçük” kelimesidir.

“Sıcak” kelimesinin zıt anlamlısı “Soğuk” kelimesidir.

“Birinci” kelimesinin zıt anlamlısı “Sonuncu” kelimesidir.

Yani , buradan anladığımız şey bir kelime söylediğimizde bunun tam tersi onun karşıt anlamlısıdır. 

GERÇEK ( TEMEL ) ANLAMLI KELİMELER

 GERÇEK ANLAMLI KELİME NEDİR ?

Bir kelimenin akla ilk gelen anlamına denir. Herkes tarafından bilinen ve en yaygın olarak kullanılan anlamı, sözcüğün gerçek anlamıdır. Dikkat edilirse sözlüklerde çoğu sözcüğün birden fazla anlamı bulunmaktadır. İşte gerçek anlam bir kelimenin sözlükteki ilk anlamıdır diyebiliriz.

•Örneğin ;
“Burun” dendiğinde akla gelen ilk anlam nefes alma organıdır.

Gerçek Anlam
“Göz” :

Hastaneye gitmezse gözleri daha da bozulacak.

(Görme organı)

“Soğuk” :

Soğuk suda yüzdüğü için hastalandı.

(Isının üşütecek kadar az veya düşük olması)

“Kırmak” :

Hediye ettiği bardağı kendi kırdı.

(Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak)

Gerçek anlamda kullanılan kelimelere örnekler  : 

Bu çantalar çok ağır.
Kitabın yaprakları çok ince.
Elindeki bıçak çok keskin.
Evin önündeki duvar yıkıldı.
Bardaklardan biri kırıldı.
Bugün hava çok sıcak.
Bu yemek çok acıymış.
Babası geçen hafta beyin ameliyatı oldu.

Örneklerdeki altı çizili sözcükler görüldüğü üzere gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

MECAZ ANLAMLI KELİMELER

MECAZ ANLAMLI KELİME NEDİR ? 

Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamına “mecaz anlam“ denir. Mecaz anlamlı sözcük genellikle benzetme sonucu başka bir sözcüğün yerini tutar. Yani mecaz anlamlı sözcük cümleden çıkarıldığında, o sözcüğün karşıladığı asıl anlam ne ise o sözcük yazılabilir.

Mecaz Anlam Örnekleri:
Bu sözler ona ağır geldi. (Kırıcı, insanın gücüne giden)
Bu ince davranışınız herkesi etkiledi. (Zarif, nazik)
Bu çocuk keskin bir zekâya sahip. (Kıvrak)
Bu haberi duyunca adam adeta yıkıldı. (Mahvolmak)
Senin sözlerine kırıldı. (Gücenmek, Darılmak)
Bizi çok sıcak karşıladılar. (Sevgi dolu)
Mecaz anlamlı kelimeler ile gerçek anlamlı kelimelerin farkını daha iyi anlamak için resimdeki tabloya bakalım : 

gerçek anlam mecaz anlam tablo

TERİM ANLAMLI KELİMELER 

Terim anlamı ve terim anlamlı kelime nedir ?

Terim anlam, bir bilim dalını, sanat kolunu, mesleği ilgilendiren kavramları anlatan özel anlamlı kelimelerdir.

Terim anlamı kesinlik bildirir. Farklı yorumlara yol açmazlar
Bütün bilimlerin, sanat dallarının ve mesleklerin kendilerine özgü terimleri vardır.
Terimler her zaman gerçek anlamlı sözcüklerdir.

ÖRNEKLER
Perde kapanmadan seyirciler ayağa kalktılar. (tiyatro)
Verilen cümlede sıfatları bulunuz.(dil bilgisi)
Tarlaları yine nadasa bıraktık. (tarım)
Ekvator Dünya’mızı ikiye bölen sanal bir çizgidir. (coğrafya)
Şiirde kafiye yoktu. (Türkçe)
Hakem maçta penaltı vermeliydi. (futbol)
Notalara düzgün yerleştirememişsin. (müzik)
3. dava bugün görüşülecekmiş. (hukuk)
Ameliyata 3 uzman doktor girdi. (tıp)
Şovale resim yapmayı kolaylaştırır. (resim)
Ortaçağ M.S. 5. yüz yıl ve 13. yüzyıllar arasını kapsayan dilimin adı. (tarih)

Bir kelime cümledeki verdiği anlam doğrultusunda terim olabilir.
Oyuncunun makyajı çok mükemmeldi.
Makyaj kelimesi burada tiyatroyla ilgili bir kavramdır, terimdir.
“Buraya gelen bayanın makyajını beğenmedim.” cümlesindeki makyaj herhangi bir alanı belirtmediğinden terim değildir.
2. perdede heyecanlı sahneler yaşandı. Perde terimdir.
Annem perdeleri yine yıkadı. Perde burada terim değildir.
Oyunlarımızı her zaman bu çocuk bozuyor.
Oyun esnasında ışıklar birden sönünce seyirci sahneye doğru yürüdü.

Bazı kelimeler bazı durumlarda birden fazla terim özelliği gösterebilir.

Verilen problemde sayıların köklerini toplarız. Kök bir matematik terimidir.
Cümleyi oluşturan kelimelerin köklerini bulalım. Kök bir dil bilgisi terimidir.

EŞ SESLİ KELİMELER

  Aynı şekilde yazılıp okunan, dolayısıyla da ses bakımından birbirinin aynısı olan; ancak anlamları birbirinden tamamen farklı olan sözcükler arasındaki anlam ilişkisine “eş sesli kelimeler” diğer bir ifade ile “sesteş kelimeler” adı verilir. Burada dikkat edilmesi gereken; aynı seslerle değişik ve birbirleriyle hiç ilgisi olmayan kavramların anlatılması durumudur. Yani ses kalıbı aynı olan bu sözcüklerin karşıladıkları kavramlar tamamen farklıdır.

Örneğin bir sayı olan “yüz” ile “başın ön bölümü” ve suda “yüz”  anlamındaki yüz; çaygillerden bir içecek olan “çay” ile ırmaktan büyük akarsu vb.

SESTEŞ KELİMELER

SÖZCÜKTE ANLAM 

SÖZCÜK VE SÖZCÜK GRUPLARININ ANLAMINI CIKARMA

  Bir dildeki anlamlı en küçük söz birliklerine sözcük adı verilir. Sözcükler cümle içinde başka sözcüklerle anlam ilişkileri kurarak gruplar oluşturur. Bu durumda o sözcük grupları da çeşitli anlamlan karşılar. Bir varlığı, bir kavramı, bir durumu veya bir eylemi karşılamak için belli kurallara göre oluşan kelime topluluğuna sözcük grubu denir. Türkçede başlıca şu sözcük grupları şunlardır:

İkilemeler

Anlamı güçlendirmek için aynı sözcüklerin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılmasıyla oluşan sözlere ikileme denir.

“Yağmur, yavaş yavaş şiddetini artırıyordu.” cümlesinde “yavaş yavaş” sözü ikilemedir.

“Doğru dürüst bir iş bulamamış.” cümlesinde “doğru dürüst” sözü ikilemedir. Bu ikilemeyi oluşturan sözcükler yakın anlamlıdır.

“Aşağı yukarı yarım saat sonra kasabaya ulaşırız.” cümlesinde “aşağı yukarı” ikilemesi karşıt anlamlı sözcüklerden oluşmuştur.

“Minik dere şırıl şırıl akıyor.” cümlesinde “şırıl şırıl” ikilemesi yansıma sözcüklerden meydana gelmiştir.

“Üzerinde eski püskü bir palto vardı.” cümlesinde “eski püskü” ikilemesini, biri anlamlı (eski) biri anlamsız (püskü) sözcük oluşturmuştur.

Deyimler

  Anlatımı güçlendirmek, söze güzellik katmak amacıyla birden çok sözcüğün genellikle mecaz anlama gelecek biçimde kaynaşmasıyla oluşan sözlere deyim denir. Deyimler, kalıplaşmış olduğundan onu oluşturan sözcükler değiştirilemez.

  “Bu işçilerin, ekmeğini taştan çıkarmak için ölürcesine çalıştıklarını gördüm.” cümlesinde “ekmeğini taştan çıkarmak” sözü deyimdir. Üç sözcüğün kalıplaşmasıyla oluşan bu deyim, gerçek anlamından uzaklaşarak “geçimini sağlamakta çok becerikli olmak” anlamını kazanmıştır.

“Müdür beyi görünce nedense dili çözülüverdi.”
“Küçük çocuk, koca adamları parmağında oynatıyor.”
“Ağaçları bıçağıyla kazıdığını gördüğümden bu yana iyice gözümden düştü.”

cümlelerindeki altı çizili sözler de deyimdir.

  Sınavlarda genellikle deyimlerin açıklamasına yönelik sorulara yer verilmektedir. Bu yüzden cümlede deyimin açıklamasının verilip verilmediğini ya da deyimin doğru açıklanıp açıklanmadığını iyi saptamak gerekir.

  “Bu sevimli ihtiyar, bize her türlü yardımı yapmış, elinden geleni ardına koymamıştı.” cümlesinde “elinden geleni ardına koymamak” deyiminin yanlış açıklandığını görüyoruz. Bu deyim, “yapabileceği her türlü kötülüğü yapmak” anlamını taşır. Dolayısıyla olumsuz durumlar için kullanılır. Bu cümlede ise olumsuz bir durum söz konusu değildir.

  “En zor işleri bile tereyağından kıl çeker gibi kolayca hallederdi.” cümlesinde “tereyağından kıl çeker gibi” deyiminin anlamı “bir işi kolayca yapmak”tır. Buna göre cümledeki “kolayca hallederdi” sözü deyimin açıklamasıdır.

Atasözleri

  Yıllara dayalı bilgi, birikim ve deneyim sonucu söylenen özlü sözlere atasözü adı verilir. Atasözlerinin söyleyeni belli değildir. Ayrıca atasözleri genel anlamlar içerir ve yargı bildirir. Atasözlerinin de kalıplaşmış bir yapısı olduğundan onları oluşturan sözcüklerin yerine başka sözcükler getirilemez.

“El, elin eşeğini türkü söyleyerek arar.” sözü bir atasözüdür. Bu atasözü “kişinin başkalarının işini önemsemeden yaptığı” anlamını içerir.

  “Minareyi çalan, kılıfını hazırlar.” atasözü “Kolay kolay gizlenemeyecek bir suçu işleyecek olan kişi, bunun önlemini alır.” anlamındadır.

Kimi atasözleri anlamca aynı doğrultudadır, kimi atasözleri ise anlamca birbiriyle çelişir.

“Gün doğmadan neler doğar.”
“Kara gün kararıp kalmaz.”

atasözleri “sıkıntıların devamlı olmadığı, bir gün elbet biteceği” anlamını taşır.

“İyilik eden iyilik bulur.”
“İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı.”

  Atasözleri anlamca birbiriyle çelişmektedir. Birinci atasözünde “iyiliğe iyilikle karşılık verileceği” savı ortaya konurken, ikincisinde bunun tam tersi bir görüş belirtilmiştir.

Atasözleri çoğunlukla mecaz anlamlar içerir.

“İşleyen demir ışıldar.” atasözü mecaz anlamlıdır. Bu atasözü “Tembel tembel oturanlar hantallaşır; çalışanlar açılır, daha yararlı işler yapar.” anlamını taşır.

“Bugünün işini yarına bırakma.” atasözü ise gerçek anlamlıdır.

  Atasözleri deyimler gibi kalıplaşmış sözlerdir. Deyimler bir duyguyu, düşünceyi, anlık bir durumu kısa ve etkili bir şekilde bildirir. Atasözlerinin deyimlerden farkı yargı bildirmeleri, cümle hâlinde olmaları ve daha çok doğa, insan ve hayat karşısında toplumun felsefesini, dünya görüşünü yansıtmalarıdır. Ayrıca deyimler genellikle mastar hâlindedir.

“Gönül kimi severse güzel odur.” sözü “Herkesin bir güzellik ölçütü vardır ancak bir kimse için güzel, gönlünün sevdiğidir.” anlamında bir atasözüdür.

“Gönül vermek ise “sevmek, âşık olmak” anlamında bir deyimdir. Görüldüğü üzere atasözü yargı bildirmekte, deyim ise mastar hâlindedir.

Yansıma Grubu

  Doğadaki seslerin taklidi sonucu ortaya çıkan sözcüklere yansıma dendiğini belirtmiştik. Bu yansımaların oluşturduğu kelime grupları da vardır.

“Tenceredeki su fokur fokur kaynıyor.” cümlesindeki “fokur fokur” sözü bir yansıma grubudur. Bu söz, tenceredeki suyun kaynarken çıkarmış olduğu sesi karşılamaktadır.

“Koridordan takır tukur sesler geliyor.” cümlesindeki “takır tukur” da yansıma grubudur.

Söz Öbekleri

  Cümlede bazı sözcükler başka sözcüklerle anlam ilişkisine girerek söz öbeği oluşturur. Tek başına bir anlamı olan bu sözcükler, söz öbeği oluşturduğunda başka bir anlamı karşılar hâle gelir.

  “Bu sanatçı, eserlerine içinde yaşadığı ulusun boyasını sürüyor, onun başarısının altında da bu yatıyor.” cümlesindeki altı çizili sözle sanatçının “eserlerinde ulusal değerleri anlattığı, bu değerlerden beslendiği” anlatılmak istenmiştir.

  “Genç bir araştırmacının bulduğu bu el yazması kitap, tarihe tutulmuş bir ışıktır.” cümlesindeki altı çizili sözle “geçmişteki bilinmezlikleri aydınlatmak” düşüncesi anlatılmak istenmiştir.

TAMLAMA GRUBU

Anlamca ilgili sıfat, isim, zamir türünde sözcüklerin kurdukları söz öbeklerine tamlama adı verilir. Tamlamalar birer kelime grubudur.

SIFAT TAMLAMASI

Bir sıfatın bir ismi tamlamasıyla oluşan tamlamalara sıfat tamlaması denir.

“Kuru ekmekleri ufalayarak pencereme koymuştum.”
“Sabahleyin iki güvercin pencereme kondu. Minicik gagalarıyla ekmek kırıntılarını yemeye başladı.”

Bu parçadaki “kuru ekmekler, iki güvercin, minicik gagalar’” sözleri sıfat tamlamasıdır ve bu sözler birer kelime grubudur.

İSİM TAMLAMASI

Anlamca ilgili en az iki ismin birbirini tamamlaması sonucu oluşan tamlamalara isim tamlaması adı verilir. İsim tamlamaları “tamlayan ve tamlanan’dan oluşur.

Ben-im            palto-m
Sen-in              palto-n
O-nun              palto-su
Biz-im             palto-muz
Siz-in               palto-nuz
Onlar-ın          palto-ları
tamlayan eki               iyelik eki
Tamlayan                    Tamlanan

1. Belirtili İsim Tamlaması

Tamlayanın, tamlayan ekini, tamlananın da tamlanan ekini aldığı isim tamlamasıdır.

“Kamyonun kasasında iri iri karpuzlar vardı.” cümlesindeki altı çizili tamlama belirtili isim tamlamasıdır.

Kamyon-un                kasa-sı
tamlayan eki               tamlanan eki
tamlayan                     tamlanan
 
“Kitabın arasından bir mektup çıkmış.”
“Çocuğun gözleri ışıl ışıldı.”
“Irmağın suyu buz gibiydi.”
“Bilgisayarın monitörünü yenilemeliyiz.”

cümlelerindeki altı çizili tamlamalar da belirtili isim tamlamasıdır.

2. Belirtisiz İsim Tamlaması

Tamlayanın, tamlayan ekini almayıp, tamlananın tamlanan ekini aldığı isim tamlamasıdır.

“Çocukken tren yolculuğunu çok severdim.” cümlesinde “tren yolculuğu” tamlaması belirtisiz isim tamlamasıdır.

Tren                yolculuk(ğ)-u
                           tamlanan eki
tamlayan         tamlanan
“Öğleyin buğday tarlasına gittik.”
“Çocuk ayakkabıları daha pahalı oluyor.”

cümlelerindeki altı çizili tamlamalar belirtisiz ad tamlamasıdır.

3. Takısız İsim Tamlaması

Takısız isim tamlamalarında tamlayan da tamlanan da kendi eklerini almaz. Takısız isim tamlamalarında tamlayan, tamlananın neyden yapıldığını veya neye benzediğini bildirir.

“Yün çorap” tamlamasında tamlayan, tamlananın neyden yapıldığını; “aslan asker” tamamlamasında ise tamlayan, tamlananın neye benzediğini bildirmektedir.

4. Zincirleme İsim Tamlaması

En az üç adın tamlayan ve tamlanan ekleriyle birbirine bağlanmasıyla oluşan söz grubudur.

Birkaç veli, okul müdürünün odasında oturuyordu.

Bu cümlede “okul”, “müdür” ve “oda” adları arasında aitlik ilgisi kurularak zincirleme ad tamlaması oluşturulmuştur.

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili söz grupları, zincirleme ad tamlamasıdır.

Bahçedeki ceviz ağacının dalları yola sarkıyordu.
Bir süre sonra deniz kenarının sessizliği kapladı ortalığı.
Şehrin ulaşım sorunu yapılacak çalışmalarla giderilecek.
Bir yapıtın etkileyiciliği sanatçının yorum gücüne bağlıdır.
Kır çiçeklerinin kokusuna bayılıyorum.

BİRLEŞİK FİİL GRUBU

  Bir tanesi fiil olmak koşuluyla birden çok sözcükten oluşan fiillere birleşik fiil denir. Birleşik fiiller, birden çok kelimeden oluştuğu için birer kelime grubudur. Yardımcı fiillerle yapılan “hasta olmak, merak etmek, sabretmek, hissetmek” gibi birleşik fiillerle herhangi bir fiille başka bir sözcüğün anlamca kaynaşıp kalıplaşmasıyla oluşan “hata yapmak, göze girmek, meydana gelmek, varsaymak, karar vermek” gibi birleşik fiiller birer kelime grubudur. Deyimler bu gruba girer.

SIFAT GRUBU

Belirtisiz ad tamlamaları başka bir ismi nitelerse sıfat grubu olur.

“Çamur deryası sokaklardan geçtik.” cümlesinde altı çizili bolüm sıfat grubudur.

Birincisinde sıfat tamlamasındaki isme “-lı, -li” eki getirilerek yapılır.

“Geniş bahçeli bir evi vardı.” cümlesinde alt çizili söz sıfat grubudur.

Bir sıfat tamlamasında sıfatla ismin yerini değiştirip isme -ı, -i, -sı, -si” iyelik eki getirilerek sıfat grubu yapılır.

“Bahçesi geniş bir evi vardı.” cümlesinde alt çizili söz sıfat grubudur.

FİİLİMSİ GRUBU

Fiilimsilerin kendinden önceki veya sonraki sözcüklerle oluşturdukları gruplara “fiilimsi grubu” denir.

İsim-fiil grubu

Fiillere “-ma-(y), -ış. -mak” eklerinden birinin getirilmesiyle isim fiil yapılır. İsim fiiller bazen grup oluşturabilir.

“Çocuğun şiir okuyuşunu beğendim.” cümlesinde altı çizili bölüm isim fiil grubudur.

“Yazı yazmak kolay değildir.”

cümlesinde altı çizili bölüm isim fiil grubudur.

Sıfat-fiil grubu

Fiillere “-an, -ası. -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş” eklerinden birinin getirilmesiyle sıfat fiil yapılır. Sıfat fiiller grup oluşturur.

“Ülkesini seven insan, vergisini verir.” cümlesinde altı çizili bölüm sıfat fiil grubudur.

“Okunacak kitaplar masada duruyordu.” cümlesinde altı çizili bölüm sıfat fiil grubudur.

Zarf-fiil grubu

  Fiillere “-a, -ıp, -arak, -dıkça, -madan, -alı, -maksızın, -r …-mez …” eklerinden birisinin getirilmesiyle zarf fiil yapılır. Zarf fiiller grup oluşturabilir.

“Kapıyı kapatıp geliyorum.” cümlesinde altı çizili bölüm zarf fiil grubudur.

“Hava karardıkça yürümek güçleşiyordu.” cümlesinde altı çizili bölüm zarf fiil grubudur.

BAĞLAMA, EDAT, ÜNLEM GRUPLARI

Bağlaçlar, edatlar ve ünlemler grup oluşturabilir.

“Şiiri ve romanı çok severim.” cümlesinde altı çizili bölüm bağlama grubudur.

“Arkadaşın da senin gibi üzgündü.” cümlesinde altı çizili bölüm edat grubudur.

  “Ey Türk gençliği! Birinci görevin Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.” cümlesinde altı çizili bölüm ünlem grubudur.

UNVAN VE SAYI GRUPLARI

Unvan bildiren sözcüklerle sayı adları grup oluşturabilir.

“Ayşe Hanım, birazdan gelecek.” cümlesinde altı çizili bölüm unvan grubudur.

“Bu sokakta on sekiz ev var.” cümlesinde altı çizili bölüm sayı grubudur.

“Sınavdan dört yüz altmış üç puan almış.” cümlesinde altı çizili bölüm sayı grubudur.

İFADE ÇEŞİTLERİ

FARKLI DÜŞÜNMEYE YÖNLENDİREN İFADELER

Farklı Düşünceye Yönlendiren İfadeler Konu Anlatımı ve Örnek Cümleler
  Cümleler belirli bir düşünceyi anlatan sözcük gruplarıdır. Fakat, bazen aynı cümle içinde birden fazla düşünce bulunur. Bu düşünceler aynı cümle içinde, bazı özel kelimelerle birbirlerine bağlanarak bulunurlar.
 İşte biz, farklı düşünceleri aynı cümle içinde birbirine bağlayan bu özel kelimelere “Farklı Düşünceye Yönlendiren İfadeler” diyoruz.
Farklı düşünceye yönlendiren ifadeler şunlardır; ama, fakat, yalnız, ancak, ya da.
Örnek Cümleler
Babamla parka gidecektik ancak yağmur yağmaya başladı.
Evde beslemek için kuş ya da balık alacağız.
Evde beslemek için ya kuş ya da balık alacağız.
Aşağıda yer alan cümlelerdeki boşluklara uygun ifadeleri yazınız.
Annem vazoyu kırdığımız için önce bize kızdı …………….. sonra bizi affetti.
Konsere gidecektik …………… bilet bulamadık.
Kumbaramdaki parayla ………… saat alacağım ………….. kitap.
Piknikte salıncak yapacaktık ………….. uygun ağaç bulamadık.
Doğum günümde ablamla tiyatroya …………… sinemaya gideceğiz.
Karşıya geçecektim ……………………. araçlar çok hızlı.
Aslında ödevimi yaptım ……………. evde unuttum.
Arkadaşıma hediye olarak elbise ………………. kitap alacağım.
Aslılar bize geleceklerdi …………. misafirleri gelmiş.
Mehmet büyüyünce …………… pilot …………… avukat olmak istiyor.
Kardeşim ödevini yapacaktı …………… sayfasını unutmuş.

ÖZETLEYEN VE SONUÇ BİLDİREN İFADELER

ifadeler

Bir yazı, konu, söz veya filmin içeriğini daha az sözle anlatmak, özünü vermek, kısaltmak işine özetlemedenir. Okuduğumuz metinlerde karşılaştığımız ve yazılarımızda kullandığımız özet olarak, özetle, kısacasıgibi kelimeler özetleyen ifadelerdir.

Bazen anlatılan bir konu, durum, olay, düşünce sonuca bağlanmak istenir. Son olarak, böylece, sonucunda, sonuç olarak gibi ifadeleri bu amaçla kullanılır. Bu ifadeleri de sonuç bildiren ifadeler olarak tanımlayabiliriz.

Aşağıdaki dizelerin hangilerinde özetleyen ve sonuç bildiren bir ifade vardır?
A
 Çok çalışmalıyım ben,bilmediğim bir konu
B
 Okumadığım kitap,hiç kalmamalı
C
 Çalışırsam eğer,ödülümü alırım
2
Aşağıdakilerden hangisi, özetleyen ve sonuç bildiren bir cümledir?
A
 Yurdu savunmak için savaştı
B
 Çok okudu, derslerine çok çalıştı
C
 Sonunda modern bir devlet kurdu
3
Aşağıdaki ifadelerden hangisini bir konuyu özetlerken kullanmayız?
A
 Özellikle
B
 Özet olarak
C
 Kısacası
4
“………………..bu nedenle arkadaşımdan kalemini ödünç istedim.”cümlesinin başına aşağıdakilerden hangisi yazılabilir?
A
 Çok kalemim vardı
B
 Kalemimin ucu bitti
C
 Kalemleri çok güzeldi

GERÇEK VE HAYAL ÜRÜNÜ İFADELER

GERÇEK  İFADELER NEDİR ?

Yaşanması mümkün olan olaylara gerçek olaylar denir.

Örnekler 

Ağaçta olgunlaşan meyveler yavaş yavaş düşmeye başladı.

Annem, misafirler için pasta ve kurabiye yaptı.

Bebeğin minicik elleri ve ayakları çok sevimliydi

Ormandaki ağaçlar kesildi.

Fillerin kulakları kocamandır.

Bugün yağmur yağdı.

Yarın okulda sınavımız var

Hafta sonu pikniğe gideceğiz

Okula yetişmek için sabahları erken kalkarız

 

HAYAL ÜRÜNÜ İFADELER

HAYAL ÜRÜNÜ İFADELER NEDİR ?

Hayal Ürünü Belirten Cümleler

Yaşanması mümkün olmayan , tamamen zihnimizde canlandırdığımız  olayları hayal ürünü olarak ifade ederiz.

Örnek 

Köprü tam yıkılırken fil hortumuyla köprüyü havaya kaldırdı.

Sabaha kadar bulutların üzerinde dolaşıp durdum.

Dünya, Güneş’e seslendi.

Küçük kız yıldızları heybesine topladı.

Bulutlar pamuk giysilerini giymişlerdi.

Minik fare kükredi.

Kedi pırr diye uçuverdi

Güneş çocuklara gülümsedi.

Küçük çocuk ağlamaya başladı.

Minik köpek kulağıma fısıldadı.

Yıldızlar Ay ile dans ediyorlar.

Yukarıdaki Son örnekte Yıldızlar Ay ile dans edemeyeceği için hayal ürünüdür. Yani ancak hayal edersek böyle birşey olur. ama gerçekte böyle birşey olmaz

GENEL VE ÖZEL DURUMLAR BİLDİREN İFADELER

  Genel ve özel durumları bildiren anlatımlar, anlatım yaparken bir işin ne kadar sıklıkla yapıldığını ya da bir olayın ve durumun ne kadar sıklıkla gerçekleştiğini bildirmek için kullanılır. Genel ve özel durumları bildiren anlatımlar, kişilerin yapılan iş ve gerçekleşen olay ve durumla olan ilişkileri ve ilgilerini gösterir.

DURUM ANLATAN İFADELER

Genel Durum Anlatan İfade ne demektir ?

   Genel durumları anlatmak için “genellikle, genel olarak, çoğunlukla, sık sık, her zaman, tamamen” ifadeleri kullanılır.

   Genel olarak, genellikle, çoğunlukla, her zaman, sık sık, tamamen gibi ifadeler genel durum bildiren ifadelerdir.

Dışarı çıkmadan önce her zaman  annemi öperim.

Örnek :

 Genellikle  sabahları spor yaparım.

Sık sık ders yaparım.

Babam  kendini tamamen işine adamış

Atatürk her zaman büyük bir liderdir

*Görüldüğü üzere Yukarıdaki örnek cümlelerde altı çizili sözcükler genel bir durumu ifade etmiştir.

ÖZEL DURUM ANLATAN İFADELER

Özel Durum Anlatan İfade ne demektir ?

  Özel durumları anlatmak içinse “özellikle, özel olarak, sadece, birkaçı, bazen, bunlardan biri” ifadeleri kullanılır.

Örnek Soru :

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde genel-özel ifadelere yer verilmemiştir?

 
A)  Genel olarak akşamları trafik sıkışır.
B)  Sık sık eve geç kalırım.
C)  Ben seni özel olarak çağırdım.
D)  Sen neden başkalarına haber verdin?

genel ve özel durumlar ifade eden

DUYGUSAL VE ABARTILI ANLATIM

Duygusal Anlatım Nedir ?

   İsminden hareket edilerek tanımlanacak olursa; “Cümle içerisinde iyi veya kötü herhangi bir duygusal ifade bulunuyorsa, bu cümle duygusal anlatımlı denilmektedir.” şeklinde tanım yapabiliriz. “Üzülmek, sevinmek, hüzünlenmek, gururlanmak, gözleri dolmak, neşesi yerine gelmek…” gibi iyi veya kötü tüm duygu ifadeleri, duygusal anlatım için yeterlidir. Cümlenin içerisinde bu ve buna benzer ifadelerden herhangi biri bulunuyorsa, bu cümle duygusal anlatımlıdır denilebilir.

    Sevinmek, üzülmek, telaşlanmak, kaygılanmak, umutlanmak gibi duyguların anlatıldığı ifadelere duygusal anlatım adı verilir. Duygusal anlatım ile kendi duygularımızı anlatırız ya da başkaların duygularını anlarız. Duygusal anlatım; acıma, sevinme, üzülme, şaşma, kızma, pişman olma, korkma gibi çeşitli duygu hallerini aktarmak için kullanılan anlatımdır. Abartılı anlatım; bir durumu ya da olayı olduğundan farklı göstermek amacıyla kullanılan anlatımdır. Örneğin “Aldığımız kaza haberi ile hepimiz şok olduk.” cümlesinde kişilerin yaşadığı duygusal bir olay yansıtıldığı için, bu cümle duygusal anlatımlıdır.

Duygusal Anlatımlara Örnekler :

– Yılanlar oldum olası beni ürkütmüştür.

– Yıllardır tanıdığım o arkadaşımı görmek bile beni sevindirir.

– Sonuçlar açıklanmak üzereyken içimi müthiş bir heyecan kapladı.

” Aylardan sonra onu karşısında görünce gözyaşları sel oldu aktı

Örnek Soru 

Aşağıdaki cümlelerden duygusal ifade içerenlerin numarasını söyleyin. Etkinliğin cevabı altında verilecektir.

1. Yarışmada elde ettiği derece hepimizi sevindirdi.
2. Adam karanlık çökerken işten çıktı.
3. Ortaokulda yaşadığımız o güzel anılar aklımdan çıkmıyor.
4. Onun umursamaz halleri beni çileden çıkarmaya yetiyordu.
5. Eve giderken çantasını da yanına almıştı.
6. Yavru kediyi o halde görünce hepimiz çok üzüldük.

Cevaplar : 1- 3- 4- 6

ABARTILI  ANLATIM

Abartılı Anlatım Nedir ?

  Yine isminden hareket edilerek tanımlanacak olursa; Bir olayı daha etkileyici ifade etmek için olduğundan çok daha üstün ve yoğun olarak göstermeye, gerçekte gerçekleşmesi çok zor veya imkânsız olan ifadelerle anlatmaya abartılı anlatım denir. şeklinde tanımlayabiliriz. Bazen kişiler ifade etmek istedikleri duygu ve düşünceleri, karşıdakilere daha etkileyici olarak aktarmak istediklerinde, varlıkları veya olayları olduğundan çok daha fazla ve büyük göstermeye çalışabilirler. İşte bu duruma abartı veya mübalağa denir. Abartının kullanıldığı cümlelerin anlatım biçimine de abartılı anlatım biçimi denir.

Abartılı anlatım örnekleri : 

– Oğlumun Türk Yıldızları‘nda pilot olması beni gururlandırıyor.

– Başına bir iş gelecek diye çok korkuyorum.
– Bu başımıza gelen ilk felaket olmadığı için endişeleniyordum.
– Hareketleriyle beni çileden çıkarıyor.
– Onu görünce gözlerime inanamadım.
– Kızı sokakta görünce içim sızladı.

DESTEKLEYİCİ VE AÇIKLAYICI İFADELER

DESTEKLEYİCİ İFADELER

Destekleyici ifade nedir ?

  Destekleyici ifade demek başkasının söylediği bir ifadeyi kabul edip o yönde örnekler vermek demektir. Yani , mesela , örneğin , bir başka deyişle , dogrusu , hatta , benim de düşündüğüm gibi , adeta  gibi ifadeler destekleyici ifadelerden bazılarıdır.

Örnek Soru :

ŞEFTALİ

    Ben ağaç olmadan önce bir şeftaliydim. Bir sepete doldurulmuş yüz tane şeftalinin arasındaydım. Bahçıvan, sepetin altını üstünü yeşil asma yapraklarıyla örtmüştü.

   Yaprakların orasından burasından sızan güneş ışınları kabuğumuza ulaşıyor, al renkli ince görüntümüzü daha çekici yapıyordu.

   Gün ağarmadan toplandığımız için üzerimiz-deki çiy gibi serindik hepimiz. Özenle toplandığımız-dan beremiz, eziğimiz yoktu.

   Kabuğum öylesine kırmızıydı ki çıplaklığımdan utanıp kızardığım sanılabilirdi. Bahçıvan, beni hemen fark edileyim diye sepetteki şeftalilerin en üstüne koydu. Çünkü diğer şeftalilerden daha iri ve daha albeniliydim.

1,2,3 ve 4.soruları metne göre cevaplayınız.

 

1)Aşağıdakilerden hangisi şeftali ağaç olmadan önce gerçekleşenler arasında sayılmamıştır?

A)Sepetin içinde diğer şeftalilerle birlikte olması

B)Üstünün asma yapraklarıyla örtülmesi

C)Diğer şeftalilerle birlikte pazara götürülmesi

2) “Yaprakların orasından burasından sızan güneş ışınları kabuğumuza ulaşıyor…………… al renkli ince görüntümüzü daha çekici yapıyordu.” cümlesinde noktalı yere aşağıdakilerden hangisi yazılabilir?

A)açıkçası    B)örneğin     C)gibi

3) “Gün ağarmadan toplandığımız için üzerimizdeki çiy gibi serindik hepimiz.”cümlesiyle anlatılmak istenen nedir?

A)Şeftalilerin çok sıcak olması

  1. B) Şeftalilerin soğuk olması
  2. C) Şeftalilerin büyük olması

4)Metinde anlatılan şeftalinin daha gösterişli olması sonucunda ne olmuştur?

A)Sepetin en üstünde yer almıştır.

  1. B) Sepetin en altına yerleştirilmiştir.

C)Sepette yer alamamıştır.

AÇIKLAYICI İFADELER

Açıklayıcı İfade Nedir ?

Açıklayıcı ifade  genelde kendi söylediğini daha somut hale getirmek için örnekler verilmesidir.Bu ifadeler genel olarak aşağıdaki gibi ifade edilir:

Örnek Soru : 
   Bugün kullandığımız telefondan bilgisayara, otomobilden uçağa teknolojik ürünlerin tümünde birçok insanın katkısı vardır. Bu nedenle bu ürünler bir veya birkaç ulusa mal edilemez. Yani bunlar tüm insanlığın mirasıdır.
Yukarıdaki paragrafta gecen destekleyici ifade aşağıdakilerden hangisidir ?
a)) üzere     
b)) yani   
c)) bu nedenle
d)) tümünde
DESTEKLEYİCİ VE AÇIKLAYICI İFADELERE ÖRNEKLER : 

1-Harcamalarımıza dikkat etmeliyiz.Yani paramızın değerini bilmeliyiz.
2-Komşularla elele verip benimde düşündügüm gibi bir bahçe yaptık.
3-Bu kadar gidecegini bilmiyordum doğrusu bende şaşırdım.
4-Maçta çok güzel oynadı.Başka bir deyişle tek başına maçı kazandı.
5-Bunu kimin yaptığını tahmin ediyordu ama açıkçası söylemiyordu.
6-Çöpler çok kokuyordu hatta evin içine kadar geliyordu.
7-Havuz çok temizdi.Başka bir deyişle dibi görünüyordu.

BENZETME VE KARŞILAŞTIRMA

KARŞILAŞTIRMA FADELERİ
     “Gibi, aynısı, farklı olarak, kadar, daha vb. ifadeler karşılaştırma kuran ifadelerdir.
Örnekler 
Muz da çilek kadar lezzetli meyvedir.
(Cümlesinde muz ile çilek karşılaştırılmıştır.)
Senin ayakkabının aynısı bende var.
(Cümlesinde ayakkabılar karşılaştırmıştır.)
Ağrı Dağı, Uludağ’dan daha yüksektir.
(Ağrı Dağı ile Uludağ’ın yüksekliği karşılaştırılmıştır.)
Japonlar Çinlilerden daha kısa boyludur.
(Japonlar ile Çinlilerin boyları karşılaştırılmıştır.)
Türkçe dersini de matematik dersi kadar severim.
(Türkçe dersi ile matematik dersi karşılaştırılmıştır.)
BENZETME İFADELERİ
    “Gibi” kelimesini benzetme kullanırız.
Ayşe,  kaplumbağa gibi yavaş yürüyor.
(Cümlesinde Ayşe’nin yürümesi kaplumbağanın yavaş yürümesine benzetilmiştir.)
Ali, tavşan gibi hızlı koşuyor.
(Ali’nin koşması tavşanın hızlı koşmasına benzetilmiştir.)
Mehmet,  Ahmet gibi konuşuyor.
(Mehmet’in konuşması Ahmet’in konuşmasına benzetilmiştir.)
Yeşim’de Rabia gibi sessiz konuşuyor.
(Yeşim’in konuşması Rabia’nın konuşmasına benzetilmiş.)

ÖZEL VE NESNEL ANLATMLI CÜMLELER

ÖZNEL ANLATIMLI CÜMLELER 
Öznel Anlatımlı Cümle Ne Demektir ?

 

Öznede, yani söz söyleyen kişide oluşan; nesnelerin gerçeğine değil, kişilerin duygu ve düşüncelerine bağlı olan, bu nedenle de kişiden kişiye değişebilen yargılardır.

.Öznel anlatımda kişi, cümleye kendi duygularını katar, bir yorum yapar. Bu tür yargılar, “bence, bana göre” anlamı taşır

Öznel Anlatımlı Cümlelere Örnekler : 

Yeşilliklerin içinde bir dere kenarı, insana huzur verir.
* Bu uçsuz bucaksız deniz, insana yaşamdaki zavallılığını anımsatır.
* Başarılı olmak için, her şeyden önce başarıya koşullanmak gerekir.
* Oltayı atıp saatlerce beklemek bana zaman kaybı gibi geliyor.
* Cahit Sıtkı’nın şiirlerinin tadı başka bir ozanda yoktur.
* Kendisine yapılan iyiliği takdir etmeyecek insan yoktur.
* Sanatçıların çocukluk anılarının anlatıldığı bu kitap herkesin ilgisini çekecek nitelikte.
* Çok iyi bir insandır.

ÖRnek Sorular : 

 1  -Aşağıdaki cümlelerden hangisi öznel bir yargı içermektedir?
A) Otobüsümüz yarım saat içinde hareket edecek.
B) Az önce sokağın başında kırmızı bir araba duruyordu.
C) İkinci deneme sınavı önümüzdeki hafta yapılacak.
D) Geçen gün izlediğimiz film bundan daha güzeldi.

2 –Halide Edip Adıvar Cumhuriyet dönemi’nin önde gelen bayan yazarlarından biridir. 2)Eserlerinde daha çok Kurtuluş Savaşı yılları ve daha sonrasındaki dönemin sosyal olayları anlatılır. 3)Halide Edip Adıvar’ın en güzel eseri ise Sinekli Bakkal’dır. 4)Halide Edip’in romanları olduğu gibi hikâyeleri de vardır.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde öznel bir anlatım yapılmıştır?
A) 1.cümle
B) 2.cümle
C) 3.cümle
D) 4.cümle

1.sorunun cevabı  D şıkkı 

2.sorunun cevabı C şıkkıdır.

NESNEL YARGILI CÜMLELER

Nesnel Yargılı Cümle Ne Demektir ?

Öznenin, yani söz söyleyen kişinin düşünce ve duygularına değil, nesnenin, varlığın kendi gerçeğine dayanan, dolayısıyla kişilere göre değişmeyen yargılardır. Bu tür yargıların, yorum ve değerlendirme içermeme, kanıtlanabilir özellikte olma, herkes için aynı anlamı taşıma, akla ve mantığa dayalı olma gibi özellikleri vardır.

Nesnel Anlatımlı Cümlelere Örnekler :

 Türkçe alfabede 29 harf vardır.
* Şinasi’nin yazdığı Şair Evlenmesi, Türk edebiyatında ilk tiyatro örneğidir.
* Türkiyin en çok yetiştiği bölge Ege’dir.
* Bursa nüfus yönüyle Türkiye’nin beşinci büyük kentidir.
* Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun şiir türünde yapıtı yoktur.
* Nurullahe’de ilköğretim 7 yıl önce 8 yıla çıkarıldı.
* Zeytin Ataç yazılarında “ve” bağlacını kullanmamıştır.
* Ülkemizdeki tiyatro izleyicisi sayısında bu yıl artış oldu.
* Türkiye’nin yıllık ithalatı, ihracatından fazladır.

ÖRnek Sorular : 

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesnel bir yargı vardır?

A) Bu kazağı beğeneceğini hiç zannetmiyorum.
B) Bisiklete binmeyi çok seviyorum.
C) Bir gün 24 saattir.
D) Bence gözlüksüz daha güzel oluyor.


2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesnel bir yargı vardır?

A) Sabahları sıcak süt içmekten çok keyif alıyorum.
B) Atatürk 10 Kasım 1938’ de vefat etmiştir.
C) Satranç, hem düşündüren hem de keyif veren bir oyundur.
D) Haziran ayını okullar kapandığı için hiç sevmezdi

1.sorunun cevabı C şıkkı 

2.sorunun cevabı B şıkkıdır.

ANLAM İLİŞKİ BAKIMINDAN CÜMLELER

SEBEP SONUÇ CÜMLELERİ

  Sebep – sonuç cümleleri, bir eylemin hangi gerekçeyle veya hangi sebeple yapıldığını bildiren cümlelerdir. Bu cümlelerin yüklemine “niçin?” , “neden?” soruları sorulduğunda bu sorular cevapsız kalmaz. Neden-sonuç cümleleri iki bölümden oluşur: Birinci bölüm neden (sebep), ikinci bölüm ise sonuç bildirir. Genellikle “için, -den, -diğinden, ile” gibi ekler ve edatlar kullanılır.

Örnekler :

» Hasta olduğu için okula gelememiş.
Yukarıdaki cümlede yükleme “neden gelememiş?” sorusunu yönelttiğimizde “hasta olduğu için” cevabını alıyoruz. Yüklemin yapılış sebebi bildirildiği için bu cümle sebep-sonuç cümlesidir.

» Okulların açılmasıyla masraflar arttı.
» Seni uyandırmayalım diye radyoyu açmadık.
» Yağmur yağınca maç iptal oldu.
» Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı.

Örnek Soru : 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi vardır?
A) Gürültüden uyuyamadım.
B) Para kazanmak için çalışıyor.
C) Dikkatli olursan başarılı olursun.
D) Onu gördüğünde heyecanlandı.

Cevap : A Şıkkıdır.

AMAÇ SONUÇ CÜMLELERİ 

  Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiğinin belirtildiği cümlelerdir. Amaç-sonuç cümleleri, eyleme sorulan “hangi amaçla?” sorusuna cevap verir. Bu tür cümlelerde de “için, diye, üzere”gibi edatlardan yararlanılır.

Amaç-Sonuç bakımından cümlelere örnekler : 

» Sınavı kazanmak için çok çalışmış.
Yukarıdaki cümlede yükleme “hangi amaçla çalışmış?” sorusunu yönelttiğimizde “sınavı kazanmak için” cevabını alıyoruz. Yüklemin yapılış sebebi bildirildiği için bu cümle sebep-sonuç cümlesidir.

» Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu.
» Kilo vereyim diye spor yapıyor.
» Yazar, eleştirmene şirin görünmek maksadıyla iki yüzlü davranıyor.
» Ona sık sık öğüt verirdi; iyi bir insan olsun diye.

Amaç-Sonuç Cümleleri ile Neden-Sonuç Cümleleri Arasındaki Fark

  Amaç-sonuç cümleleri, neden-sonuç cümleleri birbirine çok benzemekte bu yüzden sık sık karıştırılmaktadır. Amaç-sonuç cümleleri ile neden-sonuç cümlelerini ayırt etmek için şu yolu izlemeliyiz:

  Amaç-sonuç ile neden-sonuç cümlelerinin karıştırılmasının en büyük sebebi amaç-sonuç cümlelerinin, neden-sonuç cümlelerini bulmak için kullandığımız “neden?” sorusuna da cevap verebilmeleridir. Bu yüzden amaç-sonuç cümlelerinin sorulduğu sorularda önce mutlaka “hangi amaçla?” sorusu sorulmalıdır. Eğer önce “neden?” sorusunu sorarsak neden-sonuç cümlesini amaç-sonuç sanarak yanılırız.

Örnek Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?

  • A) Dün akşam eve geldim
  • B) Çok çalıştığım için iyi not aldım.
  • C) Yaşlandığı için kulakları iyi duymuyor.
  • D) İlaç almak için eczaneye gitti.
Çözüm 

  Seçenekleri incelediğimiz b,c ve d seçeneklerinde “neden?” sorusuna cevap alabildiğimizi görüyoruz:

  • A) Dün akşam eve geldim. (neden geldim? → cevap yok)
  • B) Çok çalıştığım için iyi not aldım. (neden iyi not aldım? → çok çalıştığım için)
  • C) Yaşlandığı için kulakları iyi duymuyor. (neden iyi duymuyordu? → yaşlandığı için)
  • D) İlaç almak için eczaneye gitti. (neden eczaneye gitti? → ilaç almak için)

KOŞUL SONUÇ CÜMLELERİ

  Bir eylemin gerçekleşmesinin bir şarta, koşula bağlandığı cümlelerdir. Biz buna eğitimde “babanne kuralı” deriz. “Süt içersen parka götürürüm.” gibi. İfade kalıbı “yaparsan yaparım” şeklindedir.

1. ama, fakat, lakin, ancak, ki gibi bağlaçlar ile yapılır.

Seninle gelirim ama bu sefer yemeklerin parasını ben ödeyeceğim. ( Bu cümlede seninle gelmemin KOŞULU yemeklerin parasını benim ödememdir. )

Günde en az yarım saat kitap oku ki paragraf sorusunu daha hızlı çöz. (Paragraf sorusunu daha hızlı çözebilmenin koşulu günde en az yarım saat kitap okumaktır.)

2. Dilek şart kipi olan “–se, -sa” çekimlenmiş eylemler ile koşul cümlesi yapılabilir.

Günde iki saat soru çözersen istediğin telefonu alırım.
Misafirlikte uslu durursan sana bir tane çikolata vereceğim.
Bugün beni üzmezsen akşama seni ödüllendireceğim.
Ispanak yersen güçlü bir çocuk olursun.

3. “-medikçe” ekiyle türetilmiş sözcükler ile koşul cümlesi yapılabilir.

Bu hastalık geçmedikçe dondurma yemeyeceksin. ( Dondurma yemenin şartı hastalığın geçmesidir.)
Sözümü dinlemedikçe sana güler yüz yok.
Biz ona güler yüzlü davrandıkça o tepemize çıkıyor.

CÜMLE OLUŞTURMA VE CÜMLE TAMAMLAMA 

CÜMLE OLUŞTURMA

  Karışık olarak verilen sözcük veya sözcük öbekleriyle anlamlı bir cümle oluşturmak için öncelikle “yüklem” belirlenir. Daha sonra tamlama oluşturan, anlam bakımından birbirini tamamlayan sözcük ve sözcük öbekleri arka arkaya sıralanır. Böylece, anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturulur.

ETKİNLİK 

*Aşağıdaki karışık halde verilmiş olan kelimeleri anlamlı ve kurallı cümle haline getiriniz.

*bu – kentteki – parkı – severmiş – çok – herkes

  ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*gelmiş – bu – öğle – parka – öğrenci – bir – üzeri – öğrenci

  ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*gölgelendirdiği – çimenlerin – yerleşmiş – yemyeşil – ağacın – bir – üzerine

  ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*içmiş – yemiş – ayranını – böreğini – yaptığı – annesinin

  ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*izleyerek – dinlenmiş – eğlenip – çevresindeki – güzellikleri

  ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*beklemekteymiş – çöp – kutusu – oysa – onu – kenarda

  ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*parka – çocuk – iki – gün – daha – ertesi – aynı – gelmiş

  ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

*onlarda – aynı – oturup – altında – ağacın – yemişler – mısırlarını

  ……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

CÜMLE TAMAMLAMA 

Bu tür sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere seçeneklerde verilen sözcüklerden anlamı en iyi tamamlayan, söz dizimi kurallara uygun ve çekimi cümleye en uygun sözcükleri bulmamız istenir. Seçeceğimiz sözcükler cümlenin hem anla- mına hem de yapısına uygun olmalıdır.

ÖRNEK SORU

“Hayatta……..yılmadan……….ulaşılır.” cümlesini en iyi tamamlayan sözcük çifti aşağıdakilerden hangisidir?
A) başarıya – düşünmekle
B) düşüncelere – çalışmakla
C) hedefe – düşünmekle
D) başarıya – çalışmakla

ÇÖZÜM

Seçenekler değerlendirildiğinde cümlemin anla- mına ve yapısına uygun olan sözcüklerin D se- çeneğinde verildiği görülecektir. Cümle şöyle ta- mamlanm

ANLATIM BOZUKLUKLARI

Duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakine aktarırken kurduğumuz cümlelerin açık ve anlaşılır olması, gereksiz unsurlar taşımaması, çelişkili anlatımlardan uzak olması ve dil bilgisi açısından doğru olması gerekir. Cümlelerimiz bu özellikleri taşımadığında, anlatım bakımından bozuk olur; iletişim tam olarak gerçekleşmez.

Anlatım bozuklukları anlamsal (anlama dayalı) ve yapısal (yapıya dayalı) bozukluklar olmak üzere iki temel başlıkta incelenir.Anlamsal (Anlama Dayalı) Anlatım Bozuklukları

1. Gereksiz Sözcük Kullanılması

İyi ve sağlam bir cümlede gereksiz sözcük bulunmaz. Cümlede gereksiz sözcüğün kullanılması, anlatım bozukluğuna yol açar. Cümlede düşüncenin belirtilmesinde belli bir görevi olmayan sözcükler gereksizdir. Bu tür sözcükler, cümleden çıkarılmalıdır. Bunu şöyle yapabiliriz:

Bir sözcük cümleden çıkarıldığında, cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma, daralma olmuyorsa, o sözcük gereksizdir. Çıkarıldığında cümlenin anlamı ve anlatımı bozuluyorsa, o sözcük gereklidir.

Gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozuklukları, eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması ve anlamca birbirini kapsayan kelimelerin bir arada kullanılması olmak üzere iki şekilde oluşur.

1.1. Eş Anlamlı Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması

Bu tür anlatım bozuklukları aynı anlama gelen sözcüklerin veya söz gruplarının aynı cümle içerisinde kullanılmasıyla oluşur.

Örnek

» Barihiç olmazsa sen yanımızda kal.
cümlesinde “bari” ve “hiç olmazsa” sözcükleri aynı anlama gelmektedir. Bu iki sözcük de aynı anlama geldiğine göre, cümlede ikisinin bulunmasına gerek yoktur. Demek ki biri gereksiz kullanılmıştır. Bu durumda cümleyi “Bari sen yanımızda kal.” ya da “Hiç olmazsa sen yanımızda kal.” şeklinde kurabiliriz.» Yetkililer hâlâ bir açıklama yapmadı henüz.
cümlesinde “hâlâ” ve “henüz” sözcükleri eş anlamlıdır. İki sözcük de “şimdiye kadar” anlamındadır, iki sözcük de aynı anlamı karşıladığına göre, biri gereksizdir, çıkardığımızda cümlenin anlamında bir daralma olmaz. O hâlde cümleyi iki şekilde oluşturabiliriz:
“Yetkililer hâlâ bir açıklama yapmadı.”
“Yetkililer bir açıklama yapmadı henüz.”

1.2. Anlamca Birbirini Kapsayan (İçeren) Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması

Bazen cümlede aynı anlama gelen sözcükler kullanılmaz. Anlamca birbirini kapsayan sözcükler kullanılabilir. Bir sözcüğün ifade ettiği anlam, diğer sözcük içinde olduğundan, bu tür ifadeler de anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnek

» Kardeşim soruları hemen çözüverdi.
cümlesinde böyle bir kullanım söz konusudur. “Hemen” ile “çözüverdi” sözcükleri eş anlamlı değildir. Ancak “çözüverdi” eyleminde “tezlik, hemen yapma” anlamı vardır. Eylemde bu anlam olduğuna göre cümlede tekrar “hemen” sözcüğünün kullanılmasına gerek yoktur: “Kardeşim soruları çözüverdi.”

» Okula her gün iki kilometre yaya yürüyerek giderdi.
cümlesinde “yaya” ve “yürüyerek” sözcüklerinin birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Çünkü “yürümek” sözcüğünde “yaya” anlamı zaten vardır. Öyleyse cümleyi şöyle söyleyebiliriz: “Okula her gün iki kilometre yürüyerek giderdi.”

» Almanya’daki arkadaşımla karşılıklı mektuplaşırız.

2. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması

İyi bir cümle, karşıladığı yargıyı tam olarak anlatmalıdır. Yani cümleden bir anlam çıkarılmalıdır. Böyle olmaz da cümle çeşitli anlamlara gelirse; hem öyle bir anlam, hem böyle bir anlam çıkarsa ve birden çok yoruma yol açarsa, o cümlede çelişkili anlatım söz konusudur. İyi bir cümle açık olmalıdır. Cümledeki açıklık ise anlamın kolayca anlaşılır olması demektir. Anlamca birbiri ile uyuşmayan sözcüklerin bir arada kullanılması, cümlede çelişkili ifadenin doğmasına neden olur.

Örnek :

Tam üç yıla yakın bir zaman insanlık dramı yaşandı burada  :

cümlesinde çelişkili bir anlatım söz konusudur. Bu cümlede “tam” ve “üç yıla yakın bir zaman” sözleri çelişkili anlatıma yol açmıştır. Cümlenin doğru kullanımı şöyle olmalıdır: “Üç yıla yakın bir zaman, insanlık dramı yaşandı burada.”

» Elbette Selim de ağabeyleri ile gitmiş olabilir.
cümlesinde “gitmiştir” mi, yoksa “gitmiş olabilir” mi anlatılmak isteniyor. Yani cümlede ya kesinlik ya da ihtimal anlamı olmalıdır. Cümlede ikisi de olduğundan çelişkili anlatım söz konusu. Bu cümle iki şekilde düzeltilebilir: “Elbette Selim de ağabeyleri ile gitmiştir.” “Selim de ağabeyleri ile gitmiş olabilir.”

3. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması

Sözcüklerin karşıladığı anlam iyi bilinmelidir. Bu olmazsa, anlatmak istediğimiz düşünce ile ortaya çıkan düşünce farklı olur. Bu nedenle konuşurken ya da yazarken, düşüncelerimizi tam ifade edecek sözcükleri kullanmalıyız. Aksi hâlde düşüncelerimizi iyi anlatamayız, hatta sözümüz yanlış anlaşılabilir.

Örnek

» Türkiye’de birçok göl kuraklık tehlikesi yaşıyor.
cümlesinde “kuraklık” sözcüğü yanlış kullanılmıştır. Çünkü bu sözcük “toprak için nemi olmayan, çorak” anlamında kullanılır. Cümlede ise topraktan değil, gölden söz edilmiş. Öyleyse göllerde suyun çekilmesi söz konusu olabilir. Bu da “kuruma” sözcüğü ile anlatılabilir. Bu durumda cümlenin doğru şekli şöyle olacaktır: “Türkiye’de birçok göl kuruma tehlikesi yaşıyor.”

» Öğretmen, konuyu en ayrımına kadar anlatmıştı.
cümlesinde “ayrım” sözcüğü yanlış kullanılmıştır. “Ayrım” sözcüğünde “başkalık, fark” anlamı vardır. Cümlede anlatılmak istenen bu anlam değildir. Konunun detaylarının da anlatıldığı anlamı verilmek isteniyor cümlede. Bu anlam “ayrıntı” sözcüğü ile sağlanabilir. Demek ki “ayrıntı” sözcüğü yerine “ayrım” sözcüğü kullanılarak yanlışlık yapılmıştır: “Öğretmen konuyu en ayrıntısınakadar anlattı.”

METİN VE METNİN BÖLÜMLERİ 

Metin Nedir ?

Bir metnin üç bölümü vardır:

1-Giriş

2-Gelişme

3-Sonuç
Giriş Bölümü :

Metnin kahramanlarının ve olayın geçtiği yerin tanıtıldığı bölümdür.Konunun
başında yer alır.
Gelişme Bölümü:

Giriş bölümünden sonra konunun genişlediği, anlatıldığı bölümdür. Bu bölümde
anlatılan olayın nasıl sonuçlanacağını merak ederiz.
Sonuç Bölümü :

Anlatılan olayın sona erdiği bölümdür.Olayla ilgili merak ettiklerimizin
cevabını bu bölümde bulabiliriz.

ÖRNEK METİN

TEMBEL FARE TİNİ
*** Küçük fare Tini’nin hiç arkadaşı yoktu. Komşu minik fareler hep koşmacalı, atlayıp zıplamalı
oyunları seviyorlardı.Küçük Tini ise kendini yormayı hiç sevmezdi.
Yukarıdaki bölüm , metnin giriş bölümüdür.

Giriş bölümünde biz, olayın kimin başından
geçeceğini öğrendik. Bu metinde olaylar Tini’nin başından geçecek. Tini’yi tanıdık . Onun tembel bir
fare olduğunu öğrendik.
***Bir gün Tini, Topi amcasıyla bahçeye çıktı. Çünkü İlkbaharın gelip gelmediğini çok merak
ediyordu. Topi amca Tini’ye “İlkbahar geldiğinde kulağına fısıldar.” Demişti. Tini’nin kulağına ise hiçbir
şey fısıldanmamıştı
Topi amca , bahçede ağır ağır dolaşan Tini’ye “Ağaçlara çiçeklere bak Tini, havayı kokla,işte
İlkbahar!” dedi.
Tini:
–Çok güzel ama İlkbahar hala benim kulağıma fısıldamadı, dedi. Sonra hemen uzandı. Kulağını
önünde kocaman sarı çiçeğe dayadı.
Bu bölüm, metnin gelişme bölümüdür.

Tini’nin başından geçen olayları öğreniyoruz. “ Acaba,
İlkbahar Tini’nin kulağına , geldiğini fısıldayacak mı?” diye merak ediyoruz.
*** Tini vızıltıyı duydu ve o an kulağında müthiş bir yanma hissetti. Minik bal arısı hızla
uçarken Tini kendini yere atarak bağırıp tepinmeye aşladı. Kulağında kocaman bir şişlik vardı.
Topi amca:
–Ah zavallı Tini , dedi. Senden özür dilerim. Doğrusu İlkbaharın , tembellerin kulağına böyle
fısıldadığını ben de bilmiyordum.
Bu bölüm metnin sonuç bölümüdür.

Bu bölümde İlkbaharın, Tini’nin kulağına nasıl fısıldadığını
öğrendik.

Aşağıdaki metin üç bölüme ayrılmıştır Metnin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini bul .Sıralamaya
koyarak tekrar yaz.
***Elma ağacı, ağaççığın kendisiyle konuşmasına üzüldü. Ağaççık bir süs ağacıydı ve bir gün
çiçekleri döküldü. Elma ağacını küçümseyip konuşmadığı için kendisinde utandıve özür diledi.
***Elma ağacı bir bahçede tek başına yaşıyordu.Elma ağacı kendini yalnız hissediyordu.
Konuşacağı hiç kimse yoktu.***Bir gün elma ağacının yanına bir ağaççık diktiler. Elma ağacı buna çok sevindi. Baharın
gelmesiyle ağaççığın ucundaki tomurcuk çıt etti, çatladı. Elma ağacı günlerdir onun uyanmasını
bekliyordu. Seslendi:
–Günaydın, kardeş !
Ağaççık elma ağacını gördü:
—Günaydın, dedi.
Elma ağacı , ağaççıkla konuştuğu için çok mutluydu. Aradan birkaç gün geçti. Ağaççık çan
şeklinde kırmızı çiçekler açtı. Elma ağacı:
–Ne güzel çiçeklerin var dedi.
Ağaççık , kendini çok beğendi ve elma ağacıyla konuşmadı.

Örnek Sorular :

1.“Bir gün aralarına siyah bir kuğu geldi. Şaşırdılar. Çünkü onlar bütün kuğuların beyaz olduğunu sanıyorlardı. Siyah kuğu da şaşırmıştı. Beyaz kuğular siyah kuğunun
üzerine yürüdüler. Kavga ettiler. Onları gören yaşlı kuğu, kuğuların yanına gitti.”
Yukarıdaki paragraf, bir metnin hangi bölümü olur?
A)  giriş
B)  gelişme
C)  sonuç
2.
“Efe, çalışkan, akıllı ve cana yakın bir çocuktu.” cümlesi metnin hangi cümlesi olabilir?
A)  giriş
B)  gelişme
C)  sonuç

3.

Aşağıdakilerden hangisi bir metnin sonuç cümlesi olabilir?
A)  Ertesi gün yapacaklarını bir kâğıda not ettiler.
B)  O gün her şey çok güzel başlamıştı.
C)  Bir daha kavga etmeyeceklerine söz verdiler.

4. Aşağıdakilerden hangisi bir metnin giriş cümlesi olabilir?

A)  Bir memlekette küçük, güzel bir portakal ağacı varmış.
B)  İlle de toprağından uzaklaşıp değişik ülkeler görmek istermiş.
C)  Onun başka ülkeler hakkında anlattıklarını dinlermiş.

METİNDE ANA DÜŞÜNCEYİ ÇIKARMA

Bir parçada, metinde ya da paragrafta anlatılmak istenen asıl düşünceye, verilmek istenen asıl mesaja ana fikir (ana düşünce)denir.

Yazıda birçok fikir bulunabilir. Ama asıl anlatılmak istenen fikir tektir. Ana fikir, kısaca, parçanın bir cümlelik özetidir. Ana fikir bazen parçanın içinde bir cümle halinde verilmiş olabilir. Bu durumda o cümleye ana fikir cümlesi diyebiliriz. Ana fikir parçada cümle halinde verilmemişse parçanın bütününden ana fikri kendimiz çıkarmamız gerekir. Bazı parçalarda birden çok ana fikir var gibi görünebilir. İyi hazırlanmış bir parçada kesinlikle tek ana fikir vardır. İkinci ana fikir dediğiniz ikinci görüş, esas ana fikri desteklemek için vardır.

Ana düşünce Nasıl Belirlenir?

Ana düşünceyi belirlemek, bir sözcüğün cümlede kazandığı anlamı, yaptığı görevi, cümlelerin ilettikleri yargıyı kavramaya bağlıdır. Ana düşünceyi belirlemede yanılgıya düşmemek için parçayı bütünüyle kavramayı amaçlayarak okumak gerekir. Parça okunduktan sonra, “Bu parçada yazarın asıl anlatılmak istediği nedir?” sorusuna doğru bir cevap alınırsa, ana düşünce belirlenmiş olur.

ETNİN KONUSU VE ANA DÜŞÜNCESİ
Okuduğumuz metinlerde üzerinde durulan düşünce, olay, durum ya da sorun metnin konusudur. Bir metnin konusunu bulmak için;
* Metinde ne anlatılıyor?
* Bu metinde ne hakkında söz ediliyor? gibi sorulara yanıt aranır.

ÖRNEK:

Ailemizi çok severiz. Evimiz bizim mutlu olduğumuz ve büyüdüğümüz yerdir. Annemiz, babamız ve kardeşlerimizle orada mutlu yaşarız.

Yukarıdaki metnin konusu nedir?
Metinde ne anlatılıyor?  Ailemiz ve evimiz.

ÖRNEK:
Bir gün karınca dereye düşmüş. Karınca kurtulmak için çırpınırken, oradan geçen güvercin karıncaya acımış. Gagasına aldığı çöpü uzatarak onu sudan çıkarmış.

Başka bir gün ormana bir avcı gelmiş. Elindeki tüfeği güvercine doğrultmuş. Güvercini vurmak istiyormuş. Bunu gören karınca, avıcının ayağını ısırmış. Tüfek, avcının elindne düşmüş ve boşa patlamış.

Böylece karınca da güvercinin hayatını kurtarmış.
La Fontaine

Metnin konusu nedir? Aşağıdaki soruyu kendimize sorarak metnin konusunu bulabiliriz.

Metinde ne anlatılıyor? Güvercin ile karıncanın birbirlerine yardım etmesi.

NOKTALAMA İŞARETLERİ

Türkçemizde cümle içinde kullandığımız noktalama işaretleri şunlardır : 

  1. Nokta (.)                             8  Tırnak İşareti (” “)
  2. Virgül (,)                             9.  Kesme İşareti (‘)
  3. İki Nokta (:)                       10.Yay Ayraç (( ))
  4. Noktalı Virgül(;)                 11.Kısa Çizgi (-)
  5. Üç Nokta (…)                    12.Uzun Çizgi (–)
  6. Soru İşareti (?)                  13. Eğik Çizgi (/)
  7. Ünlem İşareti (!)
 

1. Nokta (.)

» Cümlenin sonuna konur.

Örnek

» Bu sabah çok erken uyandım.
» Türk Dil Kurumu, 1932 yılında kurulmuştur.

» Bazı kısaltmaların sonuna konur.

Örnek

» Cad. (cadde)
» Alb. (albay)
» İng. (İngilizce)
» Prof. (profesör)
» Dr. (doktor)
» sf. (sıfat)

» Sayılardan sonra, sıra bildirmek için “-ıncı, -inci” ekinin yerine konur.

Örnek

» Dayımlar bu apartmanın 10. katında oturuyor.
» Bağdat, IV. Murat zamanında fethedildi.

NOT: Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan yalnızca sonuncu rakamdan sonra nokta konur.

Örnek

» Törene 5, 6, 7 ve 8. sınıflar katıldı.

» Bir yazının maddelerini gösteren rakam veya harflerden sonra konur.

Örnek

» 1.          I.           A.            a.

» Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur.

Örnek

» Ablam 18.08.1988 tarihinde doğmuş.

NOT: Tarihlerde ay adları yazıyla da yazılabilir. Bu durumda ay adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz.

Örnek

» Atatürk 10 Kasım 1938’de vefat etti. (doğru)
» Atatürk 10.Kasım.1938’de vefat etti. (yanlış)

2. Virgül (,)

» Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur.

Örnek

» İki katlı, bahçeli, mavi boyalı bir evleri vardı. cümlesinde virgül, sıfatların arasında kullanılmıştır.
» Herkes fırtınadan, kardan, soğuktan korkar mı? cümlesinde virgül, dolaylı tümleçlerin arasında kullanılmıştır.

» Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur.

Örnek

» İyilik et komşuna, iyilik gelsin başına.
» Boyalarla oynamış, boyalan yüzüne gözüne bulaştırmıştı.

» Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan ögeleri belirtmek için konur.

Örnek

» Yaşar, o dar ve patika yollardan geçip yıllar önce terk ettiği köyüne özlem dolu bir şekilde dönüyordu.

» Cümle içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır.

Örnek

» Hiç kimse onun, Tamer’in, suçlu olduğuna inanmıyordu. cümlesine altı çizili bölüm ara sözdür. Bu ara sözün başında ve sonunda virgül kullanılmıştır.

» Tırnak içinde olmayan aktarma cümlelerinden sonra konur.

Örnek

» Çadırları şu düzlüğe kuralım, dedi.

» Konuşma çizgisinden önce konur.

Örnek

» Ahmet Usta çırağına, – Evladım 13-14 anahtarı ver, dedi.

» Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bildiren “hayır, yok, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette…” gibi kelimelerden sonra konur.

Örnek

» Olur, bu yıl tarlaya çavdar ekelim.
» Evet, ikimiz de geliyoruz sinemaya.

» Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime gruplarıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için kullanılır.

Örnek

» Genç doktorun odasını sordu.
cümlesinde anlam belirsizliği vardır. Çünkü bu cümlede “Doktor mu genç?”yoksa “Genç biri doktorun odasını mı soruyor?” belli değildir. İşte bu belirsizliği gidermek için genç sözcüğünden sonra virgül kullanılır:
» Genç, doktorun odasını sordu.

» Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konur.

Örnek

» Çocuklar, müzeye girerken sırayı bozmayalım.

» Bibliyografik künyelerde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra konur.

Örnek

» Cahit Sıtkı TARANCI, Otuz Beş Yaş, Can Yayınları, İstanbul, 1995.

UYARI:  Metin içinde ve, veya, yahut bağlaçlarından önce de sonra da virgül konmaz.

Örnek

» Dört veya beşinci atışında oku hedefe isabet ettirdi.

UYARI:  Metin içinde tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz.

Örnek

» Hem gider hem ağlar.
» Ya kirayı öde ya da dükkânı hemen boşalt.

UYARI:  İkilemeler arasına virgül konmaz.

Örnek

» Zaman ağır ağır ilerliyordu. (doğru)
» Zaman ağır, ağır ilerliyordu. (yanlış)

UYARI:  Şart ekinden (-se / -sa) sonra virgül konmaz.

Örnek

» Sıkı giyinmezsen dışarı çıkmana izin vermem.

UYARI:  Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılar “de / da” bağlacından sonra virgül konmaz.

Örnek

» Sen razı olmasan da oraya ben de geleceğim.

UYARI:  Metin içinde zarf-fiil ekleri (-ip, -meden, -ince, -ken, -dikçe, -erek, -diğinde, -meksizin … ) ile oluşturulmuş kelimelerden sonra virgül konmaz.

Örnek

» Süleyman, yanımızdan koşarak geçti.
» Selam verip odasına geçti.

3. İki Nokta (:)

» Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur.

Örnek

» Bu zor soruyu sınıfta iki kişi bilmişti: Sibel ve Esma.

» Kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur.

Örnek

» Aklın ve bilimin üç büyük düşmanı vardır: Fenalık, cahillik ve tembellik.

» Edebî eserlerdeki karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişinin adından sonra konur.

Örnek

» Hacivat: Hoş geldin sevgili Karagöz’üm!
Karagöz: Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm!

» Doğrudan yapılan aktarmalarda, aktarılan söz ya da yazıdan önce konur.

Örnek

» Yunus şöyle dedi: “Büyüyünce pilot olacağım.”
Bu cümlede başkasından aktarılan bir söz vardır. Bu yüzden aktarılan sözden önce iki nokta kullanılmıştır.

» Genel Ağ (internet) adreslerinde kullanılır.

Örnek

» Matematikte bölme işareti olarak kullanılır.

Örnek

» 49:7 = 7

4. Noktalı Virgül (;)

» Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur.

Örnek

» Erkek çocuklara Fatih, Osman, Murat; kız çocuklara ise Buse, Meryem, Havva adları verilir.

» Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur.

Örnek

» At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

» Cümleleri birbirine bağlayan “ama, fakat, lâkin, çünkü” gibi bağlaçlardan önce konabilir.

Örnek

» Konuşuyorum; çünkü gerçekleri siz de bilmelisiniz.

5. Üç Nokta (…)

» Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur.

Örnek

» Tepeyi aşınca karşımızda kıpkırmızı gelincik tarlaları

» Kaba sayıldığı için veya bir başka nedenle açıklanmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur.

Örnek

» Bu sırrı sadece E biliyor.
» Kılavuzu karga olanın burnu btan kurtulmaz.

» Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümle­rin yerine konur.

Örnek

» 
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

» Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur.

Örnek

» Sana uğurlar olsun Ayrılıyor yolumuz!

» Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevap­larda kullanılır.

Örnek

» — Kimsin?
— Ali.
— Hangi Ali?

— Sen misin, Ali usta?
— Benim!

» Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur.

Örnek

» Annesi onu bir bakışta tanıdı:
— Osman

UYARI: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.

UYARI: Ünlem ve soru işaretinden sonra üç nokta yerine iki nokta konulması yeterlidir.

Örnek

» Nasıl da akşam oldu?..

6. Soru İşareti (?)

» Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur.

Örnek

» Affedersiniz, Üsküdar’a nasıl gidebilirim?
» Söylediklerimi anladınız mı?

» Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur.

Örnek

» Gümrükteki memur başını kaldırdı:
— Adınız?

» Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır.

Örnek

» Yunus Emre (Doğum yeri: ?) → (bilinmeyen)
» 1496 (?) yılında doğan Fuzuli… → (kesin olmayan)
» Dün akşam 5 saat (?) ders çalışmış. → (şüpheyle karşılanan)

NOT: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur.

Örnek

» Yemeği mutfakta mı yiyelim, balkonda mı?

UYARI: Metin içinde “mı/mi” eki, cümleye zaman anlamı katıyorsa cümle sonuna soru işareti konmaz.

Örnek

» Hava karardı mı eve gideriz.

7. Ünlem İşareti (!)

» Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerin sonuna konur.

Örnek

» Su ne kadar da soğuk!
» Ne mutlu sizin gibilere!

» Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur.

Örnek

» Dikkat et! Üzerine çamur sıçramasın.
» Ey Türk gençliği!

NOT: Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabileceği gibi cümlenin sonuna da konabilir.

Örnek

» Eyvah! Yine geç kaldım.
Eyvah, yine geç kaldım!

NOT: Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır.

Örnek

» Kendi hâlinde biriymiş (!) kimsenin işine burnunu sokmazmış (!)

8. Tırnak İşareti (” “)

» Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır.

Örnek

» Peyami Safa: Kendimize uygun eserler okuruz. der.

NOT: Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır. Tırnaktan sonra cümle devam ediyorsa tırnak kapatılır ve cümle küçük harfle devam eder.

Örnek

» Andre Gide: Yazmaya başlayınca en zor şey samimi olmaktır. diyor.

» Özel olarak belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır.

Örnek

» En yakınımız bile olsa kaldırıma tretuvar diyene kızsak, yer ayırtmak yerine rezerve etmeyi kullananları affetmesek…

» Cümle içerisinde kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınır.

Örnek

» Bu sıralar Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Dört Kanatlı Kuş adlı şiir kitabım okuyorum.

UYARI: Tırnak içine alınan sözlerden sonra kesme işareti kullanılmaz.

Örnek

» Necip Fazıl’ın “Çilesini okudunuz mu?

9. Kesme İşareti (‘)

» Özel isimlere getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Örnek

» Peyami Safa: “Kendimize uygun eserler okuruz.” der.
» Elif Şafakta, Cüneyt Arkına → (Kişi adları, soyadları ve takma adlar)
» Dünyanın, Marsa → (Gök bilimiyle ilgili adlar)
» Çırağan Sarayının, Çanakkale Şehitleri Anıtına → (Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. adları)
» Kaplumbağa Terbiyecisinde, Kaşağıyı → (Kitap, dergi, gazete ve sanat eseri adları)
» Karabaşa, Minnoşu → (Hayvanlara verilen özel adlar)
» Cumhuriyet Döneminde, Orta Çağın → (Akım, çağ ve dönem adları)

UYARI: Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki (-lar, -ler) ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz.

Örnek

» Türklük, Ahmetler, Hristiyanlıktan, Avrupalılaşmak, Aydınlı, Atatürkçülüğün…

UYARI: Kurum, kuruluş, kurul ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz.

Örnek

» Türk Tarih Kurumuna, Et Balık Kurumunda

» Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur.

Örnek

» Fatma Hanıma, îdris Beyi

» Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur.

Örnek

» ABDde kasırga, hayatı felce uğrattı.
» Bu film, TVde ilk kez yayınlanıyor.

UYARI: Sonunda nokta bulunan kısaltmalarla üs işaretli kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek noktadan ve üs işaretinden sonra, kelimenin ve üs işaretinin okunuşuna uygun olarak yazılır.

Örnek

» vb.leri, Alm.yı, cm²e (santimetre kareye)

» Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur.

Örnek

» Üniversiteden 1993te mezun olmuş.
» İsterseniz 8inci kata çıkalım.

» Şiirde veya konuşma sırasında seslerin ölçü ve söyleyiş gereği düştüğünü göstermek için kesme işareti kullanılır.

Örnek

» Güzelliğin on paretmez
Bu bendeki aşk olmasa (Âşık Veysel)
» Noldu da geri döndünüz?

» Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırmak için konur.

Örnek

» adan zye kadar, -lıkla türetilmiş sözcükler

NOT: Özel adlar için yay ayraç (parantez) içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan önce kullanılır.

Örnek

» Yunus Emrenin (1240?-1320), Yakup Kadrinin (Karaosmanoğlu)

10. Yay Ayraç (Parantez) (( ))

» Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgisi olmayan açıklamalar için kullanılır.

Örnek

» Bu beldenin ormanlarını (Aslında orman demeye de bin şahit gerek.) yok olmaktan kurtarmalıyız.

NOT: Yay ayraç içinde bulunan özel isimler ve yargı bildiren anlatımlar büyük harfle başlar ve sonuna uygun noktalama işareti getirilir.
» Tiyatro eserlerinde ve senaryolarda konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak ve göstermek için kullanılır.

Örnek

» Yaşlı kadın — (Ağır adımlarla yaklaştı.) Evladım, bana yardım eder misin?

» Alıntıların aktarıldığı eseri veya yazarı göstermek için kullanılır.

Örnek

» Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar(Necip Fazıl KISAKÜREK)

» Yabancı sözcüklerin okunuşu yay ayraç içerisinde gösterilir.

Örnek

» Shakespeare (Şekspir) tiyatro yazarıdır.

» Cümle içerisinde bir sözcüğün eş anlamlısı verildiğinde kullanılır.

Örnek

» Şairler teşbih (benzetme) sanatına çok başvurur.

UYARI: Özel veya cins isme ait ek, ayraçtan önce yazılır.

Örnek

» Cahit Sıtkı Tarancı’nın (1910 – 1954) bazı şiirlerini ezbere biliyorum..

» Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır.

Örnek

» Adam, çok zeki (!) olduğunu söylüyor..

» Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin olmadığını gös­termek için kullanılan soru işareti yay ayraç içine alınır.

Örnek

» 1496 (?) yılında doğan Fuzuli…

11. Kısa Çizgi (-)

» Satıra sığmayan sözcükler bölünürken satır sonuna konur.

Örnek

» Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bilmem. Havuzun suyu bulanık. Kanepe
lerde kimseler yok.

» Ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır.

Örnek

» Vatanını Türkiye’yi çok özlemişti.

» Dil bilgisinde kökleri ve ekleri ayırmak için konur.

Örnek

» morartacaklarmış
» yolcular

» Fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılır.

Örnek

» oyna, ağlat, bekle

» Eklerin başına konur.

Örnek

» Bu cümlede de eki farklı bir işlevde kullanılmış.

» Heceleri göstermek için kullanılır.

Örnek

» duvardaki
» ak-şam-le-yin

» Kelimeler veya sayılar arasında “-den…-a, ve, ile, ila, arasında” anlamlarını vermek için kullanılır.

Örnek

» 2013–2014 eğitimöğretim yılı,
» FenerbahçeGalatasaray karşılaşması
» TürkçeFransızca Sözlük

UYARI: Cümle içinde sayı adlarının yinelenmesinde araya kısa çizgi konmaz.

Örnek

» On on beş dakika önce üç beş kişi buraya geldi.

» Sıfırdan küçük değerleri göstermek için kullanılır.

Örnek

» 2 °C

» Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır.

Örnek

» 5020=30

12. Uzun Çizgi (—)

» Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir.

Örnek

» Beyza sordu:
Herkes ekmek parası için çalışıyor da fırıncılar niçin çalışıyor?

NOT: Oyunlarda uzun çizgi konuşanın adından sonra da konabilir.

Örnek

» Sıtkı Bey — Kaleyi kurtarmak için daha güzel bir çare var. Gerçekten ölecek adam ister.
İslam Bey Ben daha ölmedim. (Namık Kemal)

UYARI: Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kul­lanılmaz.

Örnek

» Sitem dolu bir ses tonuyla seslendi: “Niçin bizimle gelmedin?”

13. Eğik Çizgi (/)

» Yan yana yazılması gereken durumlarda mısraların arasına konur.

Örnek

» Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak / O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak / O benimdir, o benim milletimindir ancak. (Mehmet Akif Ersoy)

» Adres yazarken apartman numarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasına konur.

Örnek

» Merdiven Sokağı No.: 34 / 3 Ladik / SAMSUN

» Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur.

Örnek

» 13/12/2013, 29/10/2023

» Dil bilgisinde eklerin farklı biçimlerini göstermek için kullanılır.

Örnek

» -dık/-dik, -maz/-mez

» Genel Ağ (internet) adreslerinde kullanılır.

Örnek

» Matematikte bölme işareti olarak kullanılır.

Örnek

» 100/5 = 20

D İ L B İ L G İ S İ

SÖZCÜK TÜRETEN EKLER

EKLER

  Köklere getirilerek onların anlamlarını tamamlayan veya değiştiren parçalara ek denir. Ekler, tek başlarına anlamsızdır. Köklere getirilerek anlam kazanır. İki çeşit ek vardır:
1. Çekim Ekleri

2. Yapım Ekleri

ÇEKİM EKLERİ :

  Eklendiği kelimenin anlamını ve türünü değiştirmeyen, sadece cümledeki durumlarını belirten eklere denir.

YAPIM EKLERİ :

Eklendiği köklerden yeni kelimeler türeten eklere denir. Yapım ekleri eklendiği kök veya gövdelerin her zaman anlamını, bazen de türünü değiştirir. İçinde bir yapım eki olan ve yeni kelimeler türetmeye elverişli birime gövde denir.

EKLER

Yapım Ekleri
1. İsimden isim yapan ekler
2. İsimden fiil yapan ekler
3. Fiilden fiil yapan ekler
4. Fiilden isim yapan ekler

Çekim Ekleri
a) İsim çekim ekleri
*İyelik ekleri
*Hal ekleri
*Tamlama ekleri
*Çoğul ekleri
b) Fiil çekim ekleri
*Kip ekleri
*Kişi ekleri

Not :

Olumsuzluk eki bazı dilciler tarafından yapım eki, bazıları tarafından da çekim eki olarak kabul edilir. Bu nedenle yukarıdaki gruba yazılmamıştır.

ÇEKİM EKLERİ

A) İSİM ÇEKİM EKLERİ

1. İYELİK EKLERİ :

Eklendiği ismin karşıladığı varlığın kime veya neye ait olduğunu bildiren eklere denir.

Tekil Kişiler: Ben (-ım, -im, -um,-üm) Kitab-ım
Sen (-ın, -in, -un, -ün) Kitab-ın
O (-ı, -i, -u, -ü, -sı, -si, -su, -sü) Kitab-ı, araba-sı

Çoğul Kişiler: Biz (-ımız, -imiz, -umuz, -ümüz) Kitab-ımız
Siz (-ınız, -iniz, -unuz, -ünüz) Kitab-ınız
Onlar (-ları, -leri) Kitap-ları

2. HÂL EKLERİ :

İsimlere gelerek onların durumlarını bildiren eklerdir. Durum ekleri olarak da adlandırılır.

HAL EKLERİ

a) İsmin Yalın Hâli ( Yalın Durumu) : Belirli bir eki yoktur. Hiç ek almayan veya hal ekleri dışındaki ekleri alan isimler yalın haldedir. (Ev, evim, evler..)
b) İsmin –i hâli (Belirtme Durumu) : Ekleri, -ı, -i, -u, -ü ‘dür. (Ev-i, kalem-i)
c) İsmin –e hâli (Yönelme Durumu) : Ekleri –e, -a ‘dır. (Ev-e)
d) İsmin –de hâli (Bulunma, kalma durumu) : Ekleri –de, -da , -te, -ta şeklindedir. (Evde, okulda…)
e) İsmin –den hâli (Çıkma, Ayrılma Durumu) : Ekleri, -den, -dan, -ten,
-tan şeklindedir. (Evden, okuldan…)

3. TAMLAMA EKLERİ : İsim tamlamalarında kullanılan –ın, -in, -un, -ün ve –ı, -i, -u, -ü ekleridir. (Ali’nin defteri, okulun duvarı…)

4. ÇOĞUL EKLERİ : İsimlere gelerek onların sayısını çoğaltan –lar, -ler ekleridir. (Evler, okullar…)

B) FİİL ÇEKİM EKLERİ

1. KİP EKLERİ : Fiillerin yapılış amacını ve zamanını bildiren eklere denir. (Gelmiş, gelir, gelecek….)

2. KİŞİ EKLERİ: Fiillere, kip eklerinden sonra gelerek o işi kimin yaptığını belirten eklere denir. (Geldi-m, okudu-n…)

EKLERLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER:

1)Türkçe’de dört çeşit –ı, -i, -u,-ü vardır. Bunların farkı cümlelerden anlaşılır.

Ev-i yandı (İyelik eki)
Ev-i yıktılar (Hâl eki)

Veli-nin ev-i (Tamlama eki)
Gez-i, yaz-ı (Yapım eki)

2) İyelik ekleri ile kişi ekleri karıştırılmamalıdır. İyelik ekleri isimlere, kişi ekleri fiillere gelir. (Ev-i-m….İyelik eki) , (Geldi-m…..Kişi eki)

3) Türkçe’de –ım, -im, -um, -üm ekleri hem iyelik eki, hem kişi eki, hem ek-fiil, hem de yapım eki olarak kullanılabilir:
İç-im kan ağlıyor (İyelik eki)
İstediğin parayı vereceğ-im (Kişi eki)
Bugün dünden daha iyiy-im (Ek-fiil)
Gözlerin bir iç-im su….(Yapım eki)

4) –lar, -ler ekleri bazen çoğul eki, bazen kişi eki, bazen de yapım eki olarak kullanılabilir:
Ev-ler şimdi daha güzel (Çoğul eki)
Dün bize geldi-ler (Kişi eki)
Bu millet nice Kemal-ler yetiştirdi. (Yapım eki)

NOT : -lar, -ler ekleri özel isimlere gelip onların anlamlarını değiştirirse yapım ekidir. Bu durumda kesme işareti kullanılmaz. Özel isme gelip çekim eki olursa kesme işareti kullanılır. (Dün gece bize Mehmetler geldi.)….Yapım eki
(Sınıftaki Mehmet’ler ayağa kalksın)…Çekim eki

5) Yapım ve çekim ekleri köklere getirilirken şu sıra izlenir:
Yaz-ı-s-ı –n -ı

Hal eki
Kaynaştırma harfi
İyelik eki
Kaynaştırma harfi
Yapım eki

Fiil Kökü

6) Aslında küçültme ve sevgi eki olan –cık bazen varlık isimleri yapar . (Tepe-cik, yavru-cuk ) Bu örneklerde küçültme anlamı varken; (badem-cik) kelimesinde bir organın adı söz konusudur.

7) –ı, -i, -u, -ü yapım ekleri hem fiilden isim yapar, hem de fiilden fiil yapar. (Kaz-ı çalışmaları başladı)…Fiilden isim yapma eki
(Boyayı kaz-ı-dı)..Fiilden fiil yapma eki

8. –ış, -iş ekleri bazen isim, bazen fiil yapar. (Tatlı bir bakışı vardı.)… Fiilden isim yapma eki. (Birbirlerine bakıştılar)… Fiilden fiil yapma eki.

YAPIM EKLERİ

Kök veya gövdelerin her zaman anlamını, bazen de türünü değiştiren eklere yapım ekleri denir. Dört ana grupta incelenir:

1) İsimden İsim Yapma Ekleri :

İsim köklerine gelerek bunlardan yeni isimler türeten eklere denir. Bu ekler sadece kelimenin anlamını değiştirir, türünü değiştirmez. Bu eklerin başlıca olanları şunlardır:
1) –lık, -lik, -luk, -lük : (Gözlük, gecelik)
2) –cı, -ci, -cu, -cü : (Bek-çi, ev-ci) (“Bek” kelimesi Eski Türkçe’de “koruma, muhafaza etme” anlamında kullanılmıştır.)
3) –lı, -li, -lu, -lü : (Ev-li, su-lu)
4) –sız, -siz, -suz, -süz ( Ev-siz, Ök-süz) (“Ök” kelimesi Eski Türkçe’de “öğ” şeklindedir ve “ana” anlamına gelir.)
5) –ki : (demin-ki, şimdi-ki, yerde-ki, gökte-ki) (Yapım ekleri her zaman kökten hemen sonra gelirken, -ki eki bu kurala uymaz. –ki ekinden önce köke bir çekim eki gelir, sonra –ki yapım eki getirilir. –ki ekinin bazen kökten hemen sonra geldiği de görülür. Öte-ki, beri-ki…)
6) –cık, -cik, -cuk, -cük : (Ufa-cık, küçü-cük)
7) –cak, -cek, -çak, -çek : (Büyü-cek..)
8) –cağız, -ceğiz, -çağız, -çeğiz: (Köyceğiz, çocuk-çağız)
9) –ca, -ce, -ça, -çe : Türk-çe, ala-ca
10) –daş, -deş, -taş, -teş : soy-daş, ses-teş
11) –ncı, -nci, -ncu, -ncü : bir-i-nci, yedi-nci..
12) –ar, -er : beş-er..
13) –z : iki-z
14) –sı, -si,-su, -sü : çocuk-su
15) –ımsı, -imsi, -umsu, -ümsü: ekşi-msi
16) –layın, -leyin: akşam-leyin…
17) –cileyin : ben-cileyin
18) –an, -en : er-en, kız-an (olgun çocuk)
19) –ç: ana-ç
20) –cıl, -cil, -cul, -cül, -çıl, -çil, çul, çül: ev-cil, balık-çıl…

21) –man, -men : koca-man
22) –aç, -eç : kır-aç, top-aç
23) –şın : sarı-şın
24) –ak, -ek : sol-ak, top-ak
25) –k : bebe-k, top-u-k
26) –t : yaş-ı-t
27) –ay, -ey : kuz-ey (Kuz : Güneş görmeyen yer)
28) –sul : yok-sul
29) –la, -le : kış-la , yay-la ( Eski Türkçe’den günümüze z, y değişmesiyle “ yazın gidilecek yer “ anlamındadır.

2) İsimden Fiil Yapma Ekleri:

İsim kök veya gövdelerine gelerek bunları fiile dönüştürür. Bu tür ekleri alan kelimelerin hem anlamı, hem de türü değişir. Başlıca ekleri şunlardır:

1) –la, -le: su-la, top-la…
2) –al, -el: az-al, dar-al…
3) –l : ufa-l…
4) –a, -e : yaş-a, boş-a…
5) –ar, -er : sar-ar (sarı)
6) –da, -de : şırıl-da..
7) –kır, -kir, -kur, -kür : tü-kür, püs-kür..
8) –k : gec-i-k…
9) –r: deli-r-..
10) –msı, -mse :azı-ı-msa…

3) Fiilden Fiil Yapma Ekleri:

Fiil kök veya gövdelerine gelerek bunlardan yeni fiiller türeten eklerdir. Bu ekler kökün anlamını değiştirir fakat türünü değiştirmez. Başlıca ekleri şunlardır:

b) -n: giy-i-n…
c) –l : kır-ı-l…
d) –ş : döv-ü-ş…
e) –r : aş-ı-r..
f) –t : kızar-t…
g) –dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tir, -tur, -tür : koş-tur…
h) –ar, -er : çık-ar..
i) –a, -e : tık-a…
j) –ı, -i, -u, -ü : kaz-ı…
k) –mse: gül-ü-mse
l) –ala, -ele : kov-ala

4) Fiilden İsim Yapma Ekleri :

Fiil kök veya gövdelerine gelerek bunlardan isimler türeten eklerdir. Bu ekleri alan kelimelerin hem anlamı, hem de türü değişir. Fiilden isim yapım eklerinin başlıcaları şunlardır:

1) –mak, -mek : yapmak…
2) –ma, -me : kıy-ma, sar-ma…
3) –ış, -iş, -uş, -üş : bak-ış…
4) –m : giy-i-m..
5) –k : çatla-k..
6) –ak, -ek : dön-ek…
7) –n : tüt-ü-n…
8) –gı, -gi, -gu, -gü, -kı, -ki, -ku, -kü: say-gı…
9) –ga, -ge : böl-ge…
10) –gın, -gin, -gun, -gün, -kın, -kin, -kun, -kün : dal-gın…
11) –gan, -gen, -kan, -ken : sıkıl-gan…
12) –gıç, -giç, -guç, -güç : dal-gıç…
13) –gaç, -geç : yüz-geç…
14) –ıcı, -ici, -ucu, -ücü : uç-ucu…
15) –ç : usan-ç…
16) –ı, -i, -u, -ü : gez-i…
17) –a, -e, : yar-a…
18) –ntı, -nti, -ntu, -ntü : boz-u-ntu…
19) –t : geç-i-t…
20) –l : ışı-l…

   SÖZCÜK TÜRETEN EKLER HAL  EKLERİ ÇEKİM EKLERİ ETKİNLİK : 

Aşağıdaki soruların cevaplarını  kendiniz bulunuz.

Bakkaldan şeker alıp, şekerliğe koydum. “ tümcesinde türemiş sözcük aşağıdakilerden hangisidir? 

A şekerliğe B. bakkaldan C. koydum

Aşağıdaki sözcüklerden hangisi sözcüğün anlamını değiştiren bir ek almamıştır?

A tersiz B. terzi C. terlik

“Annem sütçüden süt aldı.” tümcesindeki yapım eki hangisidir?

  A –den B. –dı C. –çü

4. .   “ Hafta sonu arkadaşımla kitapçıya gideceğim. ” cümlesinde hangi kelime türemiş isimdir ?

A- hafta                B.  arkadaşımla                   C.  kitapçıya

Aşağıdaki isimlerden hangisi türemiş  isim değildir ?

A-göl                    B.  sözlük                   C.  gözlük   

“ Çiçekçiden güzel bir çiçek aldım. ” cümlesinde hangi kelime türemiş isimdir ?

A-çiçekçi                  B.  güzel                     C. bir

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde türemiş kelime yoktur ?

A-Yolcular otobüse bindiler.

B. Bahçede çocuklar vardı.

C. Yemek biraz tuzsuz olmuş.   

YAZIM KURALLARI

EKLERİN YAZIMI

”Mİ” EKİNİN YAZIMI
”Kİ” EKİNİN YAZIMI
”DE” EKİNİN YAZIMI

”Mİ” EKİ NASIL YAZILIR ?

”Mi soru eki kendsinden önce gelen sözcükten sonra ve ayrı yazılır. Kendisinden önce gelen sözcük ya fiil bildiren sözcüktür yada isim bildiren sözcüktür.

Örnek Soru .

Aşağıdaki cümlelerden “mi” nin yazılışı bakımından doğru olanların başına “D”yanlış olanların başına “Y” yazınız.
(__) Bir bardak su verirmisin?
(__) Hemen gidiyor musun?
(__)  Hey, çocuk, buraya bakar mı sın?
(__)  Bu dükkana ben bak mıyorum.

”Kİ ” EKİ NASIL YAZILIR ?

”Ki ” ekinin yazılışı :

Cümlelerde geçen –ki  bağlaç yada ek olabilir. Biz ek olan “-ki”leri bitişik yazarız. Bağlaç olan “–ki” eklerini ise ayrı yazarız.  Peki bu –ki ekinin bitişik mi, ayrımı yazılacağını nasıl anlayacağız?

Hemen yöntemimize bakalım:

ki ekinin öncesindeki kelime ile birlikte altı çizilir. Cümledeki diğer kelimeler dikkate alınmaz. Altını çizdiğimiz kelimeye –ler ekini getiririz.

  • Oluşan kelime anlamlı ise bitişik yazılmalıdır.
  • Anlamlı değil ise o ki bağlaçtır. Yani ayrı yazılmalıdır.

Örnekleri inceleyelim:

Bendeki kalem kırıldı.  Bendeki-ler ekini getiriyorum. Bendekiler anlamlı mıdır? Evet . O halde ki bitişik yazılmalıdır.

Senki  sınıf öğretmenisin.Senki-ler ekini getirdik. Senkiler anlamlı mıdır? Hayır o hakde ki eki nasıl yazılmalıdır. Tabikiayrı  yazılmalıdır.

Eve geldimki ne göreyim.  Geldimki altını çizip ler eki getirdik. Gedimkiler anlamlı mıdır? Hayır demek ki ayrı yazılacak.

Yarınki törende görev alacak mısın?

Bizim okulunki diğer okullarınkilerden daha yeniydi.

Çocuk öyle ağlıyordu ki duyunca içim parçalandı.

Not:Özel bir kural vardır. Oysaki, mademki, halbuki, belki, çünkü, sanki  kelimelerinde bu kural aranmaz, direk bitişik yazılır.

Örnek Soru 
Aşağıdaki cümlelerden “ki” nin yazılışı bakımından doğru olanların başına “D”yanlış olanların başına “Y” yazınız.
(__) Öyle etkileyici konuştuki herkes hayran kaldı.
(__)  Yerdeki ekmek parçasını alır mısın?
(__)  Saçlarında ki tokayı yeni almış.
(__)  Anladım ki sözleri yalanmış.
(__)  Benim gözlerim kahverengi, senin
”Kİ ” EKİ ETKİNLİK 
Aşağıdaki boşluklara  cümlenin doğrusunu yazın .

Sendeki küpeler altın mı?…………………………………………………………………………………

Şöyle gel ki yüzünü göreyim……………………………………………………………………………………………….

Baktım ki bu iş böyle olmayacak……………………………………………………………………………………………….

San ki seni bir yerden tanıyorum……………………………………………………………………………………………….

DE EKİNİN YAZILIŞI

DE EKİ NASIL YAZILIR ?

Türkçede biri ek, diğeri bağlaç olmak üzere iki türlü –de  bulunur.

De Bağlacının Yazılışı:

De bağlacı kendinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır.Cümleye dahi anlamı katar.

Özellikleri:

1)Kendinden önce gelen kelimenin son ünlüsüne göre büyük ünlü uyumuna uyar.

Örnek:

Evler gibi yollar da bozulmuş.

Annem de çalışmak istiyor.

2)Ayrı yazıldığı için ünsüz benzeşmesine uymaz; kesinlikle ta veya te şeklinde yazılmaz. Yazıldığında yazım yanlışı yapılmış olur.

Örnek:

Kardeşim pazardan tarak da almış.

 

3)‘de’ bağlacı kendinden önce gelen kelimeden kesme işaretiyle ayrılmaz. Çünkü ayrı yazılır.

Örnek:

Zübeyde de oyun oynuyor.

‘de’ Durum Ekinin Yazılışı:

-De durum eki kendinden önce gelen kelime ile bitişik yazılır.Cümleye bulunma kalma anlamı katar.-de ekini bulmak istiyorsan yükleme nerede kimde sorularını sormak gerekir.

Kardeşim bahçede oynuyor.-à Nerede oynuyor.(bahçede)

Tokam arkadaşımda kalmıştı.–>Kimde kaldı.(arkadaşımda)

Özellikleri:

1)Kendinden önceki kelimenin son ünlüsüne uyarak büyük ünlü uyumuna da uyar.-de,-da, olabilir.

Örnek:

Arabada montumu unuttum.

Cetvelde kısa çizgiler var.

2)Ünsüz benzeşmesi kuralına uyar.Kelimenin son harfine göre -ta, veya -teolabilir.

Örnek:

Dolapta şapkalar karıştı.

Markette aradığımı bulamıyorum.

3)Özel isimlere geldiğinde kesme işareti ile ayrılır.Çünkü kelimeye bitişik yazılır.

Örnek:

Nevşehir’de kışlar sert geçer.

Komşularımız Hatay’da çalışıyorlar.

DE EKİ ETKİNLİK 

Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları, ayrı yazılan “de” ya da bitişik yazılan “de”den uygun olanıyla tamamlayınız.
  •  Elim_____ makas vardı.
  •  Ödevin_____ yine eksiklikler var.
  •  Biz_____ söylediğiniz üründen yoktur.
  •  Filmi sizin_____ görmenizi isterim.
  •  Bu bahar_____ yanına gelemedim anne.
  •  Selami’yi yol_____ gördüm.
  •  Bizim sokağı_____ kazmaya başladılar.
  •  Başım_____ büyük bir ağırlık hissediyorum.
  •  Yeme_____ yanında yat.
  •  Saat sekiz_____ buluşalım.

BÜYÜK HARFLERİN KULLANIMI

Büyük Harfler Nerelerde Kullanılır ?

A.Cümle büyük harfle başlar:

Ak akçe kara gün içindir.

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir. (Atatürk)
Cümle içinde tırnak veya yay ayraç içine alınan cümleler büyük harfle başlar ve sonlarına uygun noktalama işareti (nokta soru ünlem vb.) konur:

Atatürk “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” diyor.

Anadolu kentlerini köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil kendimizi göstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç)

UYARI: İki çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle baş*lamaz:

Bir zamanlar -bu zamanlar çok da uzak değildir bundan on on iki yıl önce- Türk saltanatının maddi sınırları uçsuz bucaksız denilecek ka*dar genişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Bu sefer de onları -her zamanki yerlerinde bulmak ihtimaliyle- farkında olmadan aramıştım. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar:

Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür ayağının altına alırsan yükseltir. (Cenap Şahabettin)

UYARI: İki noktadan sonra cümle ve özel ad niteliğinde olmayan örnekler sıra*landığında bunlar büyük harfle başlamaz:

Bu eskiliği siz de çok evde görmüşsünüzdür: duvarlarda çiviler çivi yerleri lekeler… (Memduh Şevket Esendal)

UYARI: Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelime özel ad değilse büyük harfle başlamaz: 2007 yılında Türk Dil Kurumunun 75. yılını kutladık.

Örnek niteliğindeki kelimelerle başlayan cümlede de ilk harf büyük yazılır:

“Banka bütçe devlet fındık kanepemenekşe şemsiye” gibi yüzlerce ke*lime kökenleri yabancı olmakla birlikte artık dilimizin malı olmuştur.

“Et- ol-” fiilleri dilimizde en sık kullanılan yardımcı fiillerdir.

B. Dizeler büyük harfle başlar:

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. (Muhibbi)

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. (Mehmet Akif Ersoy)

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik. (Yahya Kemal Beyatlı)

C. Özel adlar büyük harfle başlar:

1. Kişi adlarıyla soyadları büyük harfle başlar:

Mustafa Kemal Atatürk İsmet İnönü Kâzım Karabekir Ahmet Haşim Sait Faik Abasıyanık Yunus Emre Karacaoğlan Âşık Ömer Wolfgang von Goethe Vilhelm Thomsen vb.

Takma adlar da büyük harfle başlar:

Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman) Demirtaş (Ziya Gökalp) Tarhan (Ömer Seyfettin) Aka Gündüz (Hüseyin Avni Enis Avni) Kirpi (Refik Halit Karay) Deli Ozan (Faruk Nafiz Çamlıbel)Server Bedi (Peyami Safa) İrfan Kudret (Cahit Sıtkı Tarancı) Mehmet Ali Sel (Orhan Veli Kanık) vb.

2. Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar saygı sözleri rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar:

 Kaymakam Erol Bey Dr. Alâaddin Yavaşça; Sayın Prof. Dr. Hasan Eren; Mustafa Efendi Zeynep Hanım Bay Ali Çiçekçi; Mareşal Fevzi Çakmak Yüzbaşı Cengiz Topel; Mimar Sinan Fatih Sultan Mehmet Genç Osman Deli Petro vb.

Akrabalık adı olup lakap veya unvan olarak kullanılan kelimeler büyük harfle baş*lar: Baba Gündüz Dayı KemalHala Sultan Nene Hatun; Gül Baba Susuz Dede Telli Baba vb.

UYARI: Akrabalık bildiren kelimeler küçük harfle başlar: Tülay ablama gittim. Ayşe teyzemin keki çok güzel.

3. Cümle içinde özel adın yerine kullanılan makam veya unvan sözleri büyük harfle baş*lar:

Uzak Doğu’dan gelen heyeti Vali dün kabul etti.

4. Saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam mevki unvan bildiren kelimeler büyük harfle başlar:

Sayın Bakan

Sayın Başkan

Sayın Rektör

Sayın Vali

Mektuplarda ve resmî yazışmalarda hitaplar büyük harfle başlar:

Sevgili Kardeşim

Aziz Dostum
Değerli Dinleyiciler


5. Hayvanlara verilen özel adlar büyük harfle başlar:

Boncuk Fındık Minnoş Pamuk vb.

6. Millet boy oymak adları büyük harfle başlar:

Alman Arap İngiliz Japon Rus Türk; Kazak Kırgız OğuzÖzbek Tatar; Hacımusalı Karakeçili vb.

7. Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar:

Türkçe Almanca İngilizce Rusça Arapça; Oğuzca Kazakça KırgızcaÖzbekçe Tatarca vb.

8. Devlet adları büyük harfle başlar:

Türkiye Cumhuriyeti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Amerika Birleşik Devletleri Suudi Arabistan Azerbaycan Kırım Özerk Cumhuriyeti vb.

9. Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle başlar: Müslümanlık Müslüman; Hristiyanlık Hristiyan; Musevilik Musevi; Budizm Budist; Hanefilik Hanefi; Katoliklik Katolik vb.

10. Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar büyük harfle başlar:

Tanrı Allah İlah Cebrail Zeus Osiris Kibele vb.

UYARI:

Tanrı Allah İlah” sözleri özel ad olarak kullanılmadıklarında küçük harfle başlar: Eski Yunan tanrıları. Müzik dünyasının ilahı” gibi.

“Amerika’da kaçakçılığın allahları vardır.” (Tarık Buğra)

11. Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar:

Merkür Neptün Satürn; Halley vb.

UYARI: Dünya güneş ay kelimeleri gezegen anlamı dışında kullanıldıklarında küçük harfle başlar:

Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş. (Hüseyin Cahit Yalçın)

12. Düşünce hayat tarzı politika vb. anlamlar bildirdiğinde doğu ve batı sözlerinin ilk harfleri büyük yazılır:

Batı medeniyeti Doğu mistisizmi vb.

UYARI: Bu sözler yön bildirdiğinde küçük yazılır: Bursa’nın doğusu Ankara’nın batısı vb.

13. Yer adları (kıta bölge il ilçe köy semt vb.) büyük harfle başlar:

Afrika Asya; Güneydoğu Anadolu İç Anadolu; İstanbul Taşkent; Turgutlu Ürgüp; Akçaköy Çayırbağı; Bahçelievler Kızılay Sarıyer vb.

14. Yer adlarında ilk isimden sonra gelen ve deniz nehir göl dağ boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler büyük harfle başlar:

Ağrı Dağı Aral Gölü Asya Yakası Çanakkale Boğazı Dicle Irmağı Ege Denizi Erciyes Dağı Fırat NehriSüveyş Kanalı Tuna Nehri Van Gölü Zigana Geçidi vb.

UYARI: Özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran şehir il ilçe belde köy vb. sözler küçük harfle başlar: Konya iliEtimesgut ilçesi Uzungöl beldesi Taflan köyü vb.

15. Mahalle meydan bulvar cadde sokak adlarında geçen mahalle meydan bulvar cadde sokak kelimeleri büyük harfle başlar:

Halit Rifat Paşa Mahallesi Yunus Emre Mahallesi Karaköy Meydanı Zafer Meydanı Gazi Mustafa Kemal Bulvarı Ziya Gökalp Bulvarı Nene Hatun Caddesi Cemal Nadir Sokağı İnkılap Sokağı vb.

16. Saray köşk han kale köprü kule anıt vb. yapı adlarının bütün ke*limeleri büyük harfle başlar:

Dolmabahçe Sarayı İshakpaşa Sarayı Çankaya Köşkü Horozlu Han Ankara Kalesi Alanya Kalesi Galata Köprüsü Mostar Köprüsü Beyazıt Kulesi Zafer Abidesi Bilge Kağan Anıtı vb.

17. Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda yer adının ilk harfi büyük yazılır:

Hisar’dan Boğaz’dan Köşk’e vb.

18. Kurum kuruluş ve kurul adlarının her kelimesi büyük harfle başlar:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Türk Dil Kurumu Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Devlet Malzeme Ofisi Millî Kütüphane Çocuk Esirgeme Kurumu Atatürk Orman Çiftliği Çankaya Lisesi; Anadolu Kulübü Mavi Köşe Bakkaliyesi; Türk Ocağı Yeşilay Derneği Muharip Gaziler Derneği Emek İnşaat; Bakanlar Kurulu Türk Dili Dergisi Yayın Danışma Kurulu Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı; Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü vb.

19. Kanun tüzük yönetmelik yönerge genelge adlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Medeni Kanun Türk Bayrağı Tüzüğü Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği vb.

20. Kurum kuruluş kurul merkez bakanlık üniversite fakülte bölüm kanun tüzük yönetmelik ve makam sözleri asılları kastedildiğinde büyük harfle baş*lar:

Türkiye Büyük Millet Meclisi her yıl 1 Ekim’de toplanır. Bu yıl ise Meclis yeni döneme erken başlayacak.

Türk Dil Kurumu çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü Kurumun 21 Mayıs 2009 tarihinde Kars’ta düzenlediği toplantıda kullanıma açıldı.

2876 sayılı Kanun bu yıl yeniden gözden geçiriliyor.

Yazarlara ödenecek telif ücreti Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’ne göre düzenlenmektedir. Yapılan işlem Yönetmelik’in 4’üncü maddesine aykırı düşmektedir.

21. Kitap dergi gazete ve sanat eserlerinin (tablo heykel beste vb.) her kelimesi büyük harfle başlar:

NutukSafahat Kendi Gök Kubbemiz Anadolu Notları Sinekli Bakkal; Türk Dili Türk Kültürü Varlık; Resmî GazeteHürriyet Milliyet Türkiye Yeni Asır; Kaplumbağa Terbiyecisi; Yorgun Herkül; Saraydan Kız Kaçırma Onuncu Yıl Marşı vb.

UYARI: Özel ada dâhil olmayan gazete dergi tablo vb. sözler büyük harfle başlamaz: Milliyet gazetesi Türk Dili dergisi Halı Dokuyan Kızlar tab*losu vb.

UYARI: Kitap makale tiyatro eseri kurum adı vb. özel adlarda yer alan kelimelerin ilk harfleri büyük yazıldığında ve ile ya veya yahut ki da de sözleriyle mı mi mu mü soru eki küçük harfle yazılır: Mai ve Siyah Suç ve Ceza Leyla ile Mecnun Turfanda mı Turfa mı? Diyorlar ki Dünyaya İkinci Geliş yahut Sır İçinde Esrar Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe Ben de Yazdım Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu vb. Özel adın tamamı büyük yazıldığında ve ile ya veya yahut ki da de sözleriyle mı mi mu mü soru eki de büyük harfle yazılır: DİL VE TARİH-COĞRAFYA FAKÜLTESİ vb.

22. Ulusal resmî ve dinî bayramlarla anma ve kutlama günlerinin adları büyük harfle başlar:

Cumhuriyet BayramıUlusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Ramazan Bayramı Kurban Bayramı Nevruz Bayramı Miraç Kandili; Anneler Günü Öğretmenler Günü Dünya Tiyatro Günü 14 Mart Tıp Bayramı Hıdırellez vb.

23. Kurultay bilgi şöleni çalıştay açık oturum vb. toplantıların adlarında her kelimenin ilk harfi büyük yazılır:

VI. Uluslararası Türk Dili Kurultayı Kitle İletişim Araçlarında Türkçenin Kullanımı Bilgi Şöleni Karamanlı Türkçesi Araştırmaları Çalıştayı vb.

24. Tarihî olay çağ ve dönem adları büyük harfle başlar:

Kurtuluş Savaşı Millî Mücadele Cilalı Taş Devri İlk ÇağLale Devri Cahiliye Dönemi Buzul Dönemi Millî Edebiyat Dönemi Servetifünun Dönemi’nin Tanzimat Dönemi’nde vb.

25. Özel adlardan türetilen bütün kelimeler büyük harfle başlar: Türklük Türkleşmek Türkçü Türkçülük TürkçeAvrupalı Avrupalılaşmak Asyalılık Darvinci Konyalı Bursalı vb.

UYARI: Özel ad kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa büyük harfle başlamaz: acem (Türk müziğinde bir perde) hicaz (Türk müzi*ğinde bir makam) nihavent (Türk müziğinde bir makam) amper (elektrik akımında şiddet birimi) jul (fizikte iş bi*rimi) allahlık (saf zararsız kimse) donkişotluk (gereği yokken kahra*manlık göstermeye kalkışma) vb.

UYARI: Para birimleri büyük harfle başlamaz: avro dinar dolar lira kuruş liret vb.

UYARI: Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz.

UYARI: Müzikte kullanılan makam ve tür adları büyük harfle başlamaz: acemaşiran acembuselik bayati hicazkârtürkü varsağı bayatı vb.

26. Yer millet ve kişi adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde sadece özel adlar büyük harfle başlar:

Antep fıstığıBrüksel lahanası Frenk gömleği Hindistan cevizi İngiliz anahtarı Japon gülü Maraş dondurması Van kedisi vb.

Ç. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar:

29 Mayıs 1453 Salı günü 29 Ekim 1923 28 Aralık 1982’de göreve başladı. Lale Festivali 25 Haziran’da başlayacak.

Belirli bir tarihi belirtmeyen ay ve gün adları küçük harfle başlar: Okullar genel*likle eylülün ikinci haftasında öğretime başlar. Yürütme Kurulu toplantı*larını perşembe günleri yaparız.

D. Tabela levha ve levha niteliğindeki yazılarda geçen kelimeler büyük harfle başlar: Giriş Çıkış Müdür VezneBaşkan Doktor Otobüs Durağı Dolmuş Du*rağı Şehirler Arası Telefon 3. Kat 4. Sınıf 1. Blok vb.

E. Kitap bildiri makale vb.nde ana başlıktaki kelimelerin tamamı alt başlıktaki kelimelerin ise yalnızca ilk harfleri büyük olarak yazılır.

F. Kitap dergi vb.nde bulunan resim çizelge tablo vb.nin altında yer alan açıklayıcı yazılar büyük harfle başlar.

Açıklayıcı yazı cümle niteliğinde değilse sonuna nokta konmaz.

ADLARIN YERİNE KULLANILAN SÖZCÜKLER

(ZAMİRLER / ADILLAR)

ZAMİR NEDİR ?

Kendileri isim olmadığı halde ismin yerini tutan sözcüklere zamir denir.

A ) KELİME HALİNDEKİ ZAMİRLER

  1. Şahıs ( Kişi ) Zamirler: İnsan isimlerinin yerine kullanılan zamirlere şahıs ( kişi ) zamirleri denir. Kişi zamirleri üç tekil, üç çoğul olmak üzere altı tanedir. “Ben, sen, o, biz, siz, onlar”       “Kendi”sözcüğü de kişi zamiridir.

TEKİL KİŞİLER

Söz söyleyen                 1. Tekil Kişi                   Ben ( Kendim )

Söz söylenen                 2. Tekil Kişi                   Sen (Kendin )

Sözü edilen                    3. Tekil Kişi                   O   ( Kendi )

ÇOĞUL KİŞİLER

Söz söyleyenler             1. Çoğul Kişi                   Biz ( Kendimiz )

Söz söylenenler             2. Çoğul Kişi                   Siz ( Kendiniz )

Sözü edilenler                3. Çoğul Kişi                   Onlar ( Kendileri )

ÖRNEK:

Bunu sen istedin.

Bu oyunu biz kazanırız.

Bu işin sorumlusu onlardır.

Kendi düşen ağlamaz.

  1. İşaret Zamirleri: Varlıkların yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir. “ Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar”

TekilÇoğul                 

Konuşana yakın olanın yerine                   Bu          Bunlar

Konuşana biraz uzak olanın yerine            Şu          Şunlar

Konuşandan çok uzak olanın yerine          O           Onlar

Örnek:

Bunu cebine koyar mısın ?

Şunu çekmeceme kim koydu?

Onları temizleyip verebilirsin

Şunlar, en sevdiğim eşyalarımdır.

“Bu, şu, o”  sözcükleri bir ismin önüne gelerek, o ismi işaret yoluyla gösterirse işaret sıfatıdır. Bir ismin yerini tutarsa işaret zamiri denir.

Örnek:Bu filmi çok severim.      Bunu, çok severim.
İşaret Sıfatı                     İşaret Zamiri

Şu çocuk çok cömerttir.            Şu,çok cömerttir.
İşaret Sıfatı                              İşaret Zamiri

“ O “ ve “ Onlar” sözcükleri hem işaret hem de kişi zamiri olarak kullanılabilir. Bu sözcükler, insan isimlerinin yerini tutarsa kişi, insan dışındaki varlıkların yerine kullanılırsa işaret zamiridir.

Örnek:   O, çok çalışkan bir çocuktur.                 O, en sevdiğim şemsiyemdir.
Kişi Zamiri                                                     İşaret Zamiri     

          Onlar, en samimi arkadaşlarımdır.            Onları, kitabın arasına koydum.
Kişi Zamiri                                                     İşaret Zamiri

  1. Belgisiz Zamirler: Yerlerini tuttukları varlığı kesin olarak belirtmeyen, hangi ismin yerine kullandıkları tam olarak belli olmayan zamirlere belgisiz zamirler denir.   ” Bazısı, bazıları, biri, birileri, kimi, çoğu, hepsi, tümü, herkes vb.”

Örnek:

Geziye diğerleri de gelecek.            Bu soruyu biri çözsün.

Bazıları, derslerine çalışmıyor.         İnanın, hepinizi çok özledim.

Belgisiz zamirler, belgisiz sıfatların “ –ı, -i, -u, -ü” eklerini almış biçimleridir. Belgisiz sıfatlar, çekim eklerini almazken, belgesiz zamirler; iyelik, hal ve çoğul eklerini alabilirler.

Örnek:    

Birkaç öğrenci, okula geç geldi.                 Bazı arkadaşlarımla anlaşamıyorum.
Belgesiz Sıfat                                              Belgesiz Sıfat

Birkaçı, okula geç geldi.                            Bazılarıyla anlaşamıyorum.
Belgisiz Zamir                                             Belgesiz Zamir

  1. Soru Zamirleri: İsimlerin yerlerini, soru yoluyla tutan zamirlere soru zamirleri denir. “ Kim, ne, hangisi, nerede, kaçı, kaçıncısı vb. “

Örnek:

Seçimi kim kazanacak?                              O adam, sana ne söyledi.

Bu kalemlerden hangisi daha güzel?           Öğrencilerden kaçı derse girmedi?

Sen nerede oturuyorsun ?                          Yüzme yarışmasında kaçıncı oldun ?

B ) EK HALİNDEKİ ZAMİRLER:
  1. İlgi Zamiri: İsimlerin yerini tutan “-ki” ekine ilgi zamiri denir. Kelimeye bitişik yazılır. Zamire “ –ki “ eki eklenir.

Örnek:

Oya’nın kalemi mavi, Ayşe’nin kalemi kırmızıdır.

Oya’nın kalemi mavi, Ayşe’ninki kırmızıdır.

Yukarıdaki cümlelerde “ Ayşe “ adına eklenen “-ki”, cümlede daha önce geçen “ kalem” isminin yerini tutmuştur. Bu nedenle ilgi zamiridir.

“-ki “ eki aynı zamanda sıfat türetir. İlgi zamiri olan “–ki ” ile karıştırılmamalıdır.

Örnek:

Kapıdaki paspas kaybolmuş.            Kapıdaki kaybolmuş.
Sıfat türeten “ –ki”                       ilgi zamiri

Elindeki vazoyu yere düşürdü.         Elindekini, yere düşürdü.
sıfat türeten “-ki “                            ilgi zamiri

  1. İyelik ( Sahiplik / Aitlik ) Zamiri: İsim veya isim soylu kelimelerin sonuna eklenerek onların kime veya neye, kaçıncı kişiye, ait olduğunu belirten eklere iyelik zamiri denir.

Örnek:

Ev ( Evin kime ait olduğu belli değil )

Evim ( Benim evim )

TEKİL ŞAHISLARÇOĞUL ŞAHISLAR

(Benim) kalem – im      kalemim            (Bizim)     kalem – imiz              kalemimiz

(Senin)  kalem –in       kalemin              (Sizin)      kalem –iniz                kaleminiz

(Onun)  kalem –i       kalemi                  (Onların)   kalem – leri              kalemleri

İŞ, OLUŞ VE HAREKET BİLDİREN SÖZCÜKLER

İş, Oluş ve Durum Cümle Örnekleri

İş, Oluş ve Durum konusu ile ilgili sizler ile güzel örnekler paylaşacak olup kısaca konu başlıklarımızı açıklayacağız dır. İş,Oluş ve Durum ne olduğunun detaylıca ne demek olduğunu aşağıdan okuyunuz ve iyice örnekleri incelerseniz daha iyi anlayacaksınız.

İş Fiili Nedir?

İş fiili cümle içerisinde bir fiil geçişli ise “neyi,kimi” gibi soruları cümle içerisinden soruluyor ise bu fiil iş fiili olmaktadır.İş fiiline bir kaç örnek aşağıda yer almaktadır.

İş Fiili Örnek Cümleler

– Yarışmaya çok iyi hazırlandığı için, soruların tümünü cevapladı
– Ayakkabılarını güzelce sildi parlattı ve onları rafa koydu
– Rüzgar öyle şiddetli esiyordu kiağaçların dalları cama çarpıyordu.
– Arkadaşım, kitaplarını çantasına koydu.
– Çok ağır olduğu için, çantasını taşıyamıyordu

Oluş Fiili Nedir?

Oluş fiilinde ise öznenin kendi istediği, iradesi dışında gerçekleştirmiş olduğu değişimi anlatıyor ve arkasından bir hareket bildirmiyorsa bu oluş fiili olmaktadır.

Oluş Fiili Örnek Cümleler

– Dün yaptığımız kardanadam bugün erimiş
– Havalar soğumaya başladı
– Dün bulduğum yavru serçecik bugün öldü
– Havalar soğumaya başladı.
– Dün bulduğum yavru serçecik bugün öldü.

Durum Fiili Nedir?

Durum fiilinde ise fiil öznenin kendi iradesi yani kendi istediği ile gerçekleşiyorsa ve bu fiil bir hareket ifade ediyorsa durum fiili olmaktadır.

Durum Fiili Örnek Cümleler

– Duvarlar boyandı.
– Babam çabucacık giyindi.

Babam kitap okuyor.    (Okuyor sözcüğü iş bildiriyor.)

Zeynep ip atlıyor.        ( Atlıyor sözcüğü hareket bildiriyor.)

Bahçemizdeki fidanlar büyüdü. (Büyüdü sözcüğü oluş bildiriyor.)

İş, oluş ve hareket bildiren sözcükler eylemdir.

İş,oluş ve hareket bildiren sözcükler cümlelerde değişik yerlerde bulunabilir.

Babam gazete okuyor.

Babam okuyor gazete.

İş, oluş ve hareket bildiren sözcükleri cümleden çıkarırsak cümleler anlamsızlaşır. Cümle olmazlar.

Küçük kız evcilik oynuyordu. ( Cümle anlamlı.)

Küçük kız evcilik                 (  Anlamsız.)

Çocuğu yanına çağırdı.         ( Cümle anlamlı.)

Çocuğu yanına                    ( Anlamsız.)

Babası, sessizce onu seyrettti. ( Cümle anlamlı.)

Babası, sessizce onu           (  Anlamsız)

İŞ OLUŞ VE DURUM BİLDİREN SÖZCÜKLER

ETKİNLİK

1. Cümlelerin eksik kısımlarını aşağıdaki iş,hareket ve oluş bildiren sözcüklerle tamamlayınız.

tarıyor – oynuyor – yiyor – çalıyor – kovalıyor – okuyor

Belgin öğretmen saz ……………………. .

Köpek, kediyi ……………………………… .

Melih gazete …………………………… .

Öykü saçını …………………………. .

İlkim yemek ……………………… .

Batuhan top ……………………. .

2. Aşağıdaki cümlelerde iş ve hareket bildiren sözcükleri bulup üzerlerini kırmızı kalemle boyayınız.

Dün sabah kahvaltımı çok geç yaptım.

Atakan televizyon seyrediyor.

Ablam bu sabah yürüyüşe çıktı.

Bu sabah kahvaltıyı ben ahzırladım.

Minnoş, sobanın yanında uyuyor.

Amcamlar yarın gelecekler.

Ödevlerimi bitirmeden ooyun oynayamam.

Dün böreği teyzem yaptı.

Beş gündür sularımız akmıyor.

3. Cümlelerin eksik kısımlarını aşağıdaki iş, oluş ve hareket bildiren sözcüklerle tamamlayınız.

bekledik – sevinecek – kucakladı – yapmış – gideceğiz

Evimizin balkonuna ……………………… kuşlar yuva.

Sevinçle ………………………… halasını.

Yarın, sınıfça …………………….. sinemaya.

Annem çok ……………………… bu habere.

Bütün gün seni ……………………. parkta.

4. Aşağıdaki cümlelerde iş, oluş ve hareket ( eylem) bildiren sözcükleri bularak üstlerini kırmızı kalemle boyayınız.

Babam, kardeşime bisiklet aldı.

Topacını hızlı hızlı çeviriyor.

Yiğit’in anlattığı fıkraya çok güldük.

Annesi, bebeğine elbise dikti.

Okulda arkadaşlarımla futbol oynadık.

Mustafa, karıncalara köprü yapmış.

5.  Cümlelerin eksik kısımlarını aşağıdaki iş,hareket ve oluş bildiren sözcüklerle tamamlayınız.

suluyor – yürüyor – yapıyor – sürüyor – yağdı – dikiyor

Babam otomobil …………………. .

İsmet öğretmen fidan ……………….. .

Bugün yağmur …………………… .

Han okula ………………… .

Talat  resim ………………….. .

Elif , çiçek ……………….. .

EDEBİ TÜRLER 

ŞİİR

HİKAYE

ŞİİRDE  ANA DUYGU ANA DÜÜNCE VE KONUYU  BULMA

HİKAYEDE ANA DUYGUYU ANA DÜŞÜNCE  VE KONUYU BULMA

ŞİİR 

Şiirde ana duygu nasıl bulunur


Anaduygu şiirin siz de uyandırğı duygudur. Konu şiirde ne anlatıldığıdır. Ana tema ya da ana duygu ise şiirde hissettirilmek istenen temel duygudur. Mesela şairin memleketinin güzelliklerini konu ettiği bir şiirde memleket sevgisi ana temadır. Ölüm konulu Sessiz Gemi adlı şiirde ölüm karşısındaki çaresizlik ve hüzün ana temadır.


Şiirde Tema Nasıl Bulunur


Her eserin bir yazılış amacı, iletmek istediği bir mesaj vardır. Eserde iletilmek istenen mesaja “tema”denir. Şiirde daha çok duygu ve hayaller işlenir; bir şiirde yoğun olarak işlenen duygular ve hayaller şiirin temasını oluşturur. Şiiri oluşturan her birimin bir teması vardır. Bu temalar birleşerek şiirin ana temasını oluşturur. Şiirde işlenen temalar soyut bir kavram veya düşüncedir, bu soyut kavramlar şiir dışında da vardır. Şiirle somutlaştırılan temaya da “konu” denir. Aynı temayı işleyen birden çok şiir vardır. Ancak bazıları diğerlerinden daha başarılıdır; bunun nedeni, temanın işleniş biçimidir. Şiirde işlenen temanın şiirin yazıldığı dönemle ve şairle ilişkisi vardır.

Örnek:
Mert dayanır, namert kaçar Meydan gümbürgümbürlenir Şahlar şahı divan açar Divan gümbür gümbürlenir
Yiğit kendini öğende Oklar menzilin döğende Şeşper kalkana değende Kalkan gümbür gümbürlenir
Ok atılır kalesinden Hak saklasın belâsından Köroğlu’nun narasından Her yan gümbür gümbürlenir (Köroğlu )
Şairin şiirde iletmek istediği mesaj yiğitlik ve yiğitliğin gücüdür. Şair savaş tasvirleriyle yiğitliği somutlaştırmıştır.
Şiirin konusu “yiğitleri övme”dir.

Ana Düşünce Nasıl Bulunur

            Ana düşünce, parçada yazarın okuyucuya vermek istediği mesajdır. Buna paragrafın yazılış amacı da diyebiliriz.

           Ana düşünceyi bulmak için: “Yazar bu parçayı niçin yazmıştır, yazarın okuyucuya iletmek istediği mesaj nedir?” sorularına yanıt ararız. Ana düşünce genellikle parçanın başında veya sonunda verilir. Bu nedenle parçaların ilk ve son cümleleri önemlidir; çünkü parçalarda önce ana düşünce verilir, sonra açıklanır veya önce açıklama yapılır, sonra ana düşünce verilir. Cümle içinde yer alan , “ bu nedenle, bundan ötürü, öyle ki, oysaki,  ….vb” ifadeler de bizi ana düşünceye götürür.

          Ana düşünce, parçanın bütününde anlatılmak isteneni en kapsamlı biçimde anlatan cümledir.

          Parçada olmayan konular ana düşünce içinde yer almayacağı gibi, sadece parçanın bir kısmını bildiren cümleler de ana düşünce sayılamaz. Ana düşünce parçanın tüm

ETKİNLİK SORULARI 

1- Kulakları duymayan,

       Bir çocuk gördüm.

       İnanın,

       Bütün kuş seslerini biliyor,

       Bütün şarkılarını çiçeklerin.

       Çünkü yüreğiyle duyuyor.

Şiirin ana duygusu aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A.İşitme engelliler sesleri duymazlar.

B.Duymayan kişiler kuş seslerini bilebilirler

C.Yürekten hissetmek,kulaktan duymaktan daha etkilidir.

  1. ÇALIŞMAK

       Çok çalışmalıyım ben,

       Bilmediğim bir konu,

       Duymadığım şiir,

       Okumadığım şiir,

       Okumadığım kitap,

       Hiç kalmamalı.

       Çalışırsam eğer,

       Ödülümü alırım.

Şiirin ana duygusu aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A.Başarı için çalışmak gerekir.

B.Çalışınca ödül alınmalıdır.

C.Bütün kitaplar okunmalıdır.

  1.       ANNECİĞİM

     Nergisten, laleden, gülden

     Daha güzel anneciğim!

     Pembe leylaktan, sümbülden

     Daha güzel anneciğim!

      Seni görmediğim zaman,

      Damarımda donuyor kan!

      Senden başka beni candan,

      Sever mi el anneciğim?

Şiirin ana duygusu hangi seçenekte verilmiştir?

A.Annemizi görmeliyiz.

B.Anne sevgisi her şeyden üstündür.

C.Annemiz çiçekten değerlidir.

  1. Bir oyun oynayalım,

        Var mısınız çocuklar?

        Mutluluk olsun adı,

        Ne dersiniz çocuklar?

Şiiri konusu aşağıdakilerden hangisidir?

A.Oyun        B.Mutluluk         C.Çocuk

  1. Her yerden daha güzel

       Bizim için burası

       Okul, sevgili okul

       Neşe, bilgi yuvası

        Senin çatın altında

        Girmez kötü duygular

        Bilgi giren yerlerde

        Kalmaz artık kaygılar

Şiirin ana duygusu aşağıdakilerden hangisidir?

A.Yuva sevgisi

B.Ailenin önemi

C.Okul sevgisi

HİKAYEDE  KONU ( TEMA )

 Konu, paragrafta yazarın, üzerinde en çok durduğu kavram ya da kavramlardır. Bu kavramlar, bir durum, olay, sorun, duygu, düşünce, sezgi… ile ilgili olabilir. Yani konu olarak her şey paragrafa girebilir.

 Konu, paragrafa sorulan “Yazar ne anlatıyor, neden söz ediyor?” sorularının cevabıdır. Bunu, paragrafta en çok neden söz ediliyorsa, paragrafın konusu odur, şeklinde ifade edebiliriz.

 Bir çiçek, açtığı bahçeyle bir bütündür. Bunun gibi, sanatçının ortaya koyduğu yapıt da oluşturulduğu toplumdan ayrı düşünülemez. Sanatçı, toplumdan yararlanır Çiçeğin; bahçenin suyundan, toprağından beslendiği gibi. Sanatçının yapıtı da içinde bulunduğu toplumun sevinçlerinden, acılarından, bütün yaşantısından beslenin Bu, sanatta olağan bir durumdur.

 Bu paragrafta, sanatçının, yapıtını oluştururken toplumdan yararlandığından söz edilmektedir. O halde parçanın konusunu “Sanatçının, yapıtını oluştururken, içinde yaşadığı toplumdan bağımsız olmadığı” biçiminde belirtebiliriz.

HİKAYEDE BAŞLIK NASIL BULUNUR

Paragrafın konusunun bir ya da birkaç sözcükle ifade edilmesidir. Dolayısıyla başlığın bulunabilmesi için öncelikle konunun belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıdaki paragrafın konusundan hareketle başlığının “Sanat Yapıtı ve Toplum” olduğunu söyleyebiliriz.

HİKAYEDE ANA DÜŞÜNCE NASIL BULUNUR

Paragrafta, yazarın okuyucuya vermek istediği mesaj, yazıyı yazma amacı ana düşünceyi verir. Paragrafa sorulan “Yazarın vermek istediği mesaj nedir, yazar niçin anlatıyor?” sorularının cevabıdır. Bir paragrafın ana düşüncesi o paragrafın yazılış amacını bildirir.

Ana düşünce paragrafın bütününü kapsayan bir nitelik gösterir. Paragrafta “böylece, o halde, bana göre, kanımca, ama, fakat, oysa, önemli olan…” gibi ifadeler okuru, ana düşünceye götürür

Ana düşünce, paragrafın içinde bir cümle halinde bulunabileceği gibi, paragrafın genelinden de yorumla çıkarılabilir. Bu bilgiler doğrultusunda örnek paragrafın ana düşüncesini “Sanat yapıtı, sanatçının içinde bulunduğu toplumdan bağımsız değildir,” şeklinde ifade edebiliriz.

Örnek 
Genel anlamda insan düşüncesinin ürettiği değerlerin tümünü iki ana kümeye ayırabiliriz. Bunlardan ilki maddi kültürdür. Maddi kültür, İnsanoğlunun doğaya egemen olmak için yaptığı tüm araç ve gereçler ile bunları kullanma bilgisidir, ikincisi ise yaşamı düzenlemek, zenginleştirmek, korumak için konulmuş kurallar dizgesi olan manevi kültürdür. Bu iki kültür, birbirinden ayrılmamalıdır. Böyle bir yaklaşım, kültürü daha anlamlı ve yararlı kılar.
Bu parçada kültürle ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bir bütün olarak ele alınması gerektiği
B) Kişiden kişiye değişen boyutlarının olduğu
C) Toplumsal değerlerin önemli bir yer tuttuğu
D) Kişiliklerin oluşumunda etkili olduğu
E) Toplumsal yaşayışı belirlediği
 
Çözüm:
Parçada, kültürün maddi ve manevi kültür olmak üzere iki ana kümeye ayrıldığı ve bu ikisinin birbirinden ayrılmaması gerektiği anlatılmaktadır. Dolayısıyla parçada, kültürün “Bil bütünolarak ele alınması gerektiği” vurgulanmaktadır.

HİKAYE 

  1. Hikaye nedir?
  2. Hikayenin unsurları nelerdir?
  3. Hikayede planlama
  4. Hikaye çeşitleri nelerdir?
  5. Hikaye yazarken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
  6. Hikayenin sözlükteki anlamı nedir?

Hikaye nedir?

Öykü ya da hikaye, gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa, düz yazı şeklindeki anlatıdırhikaye

Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.

Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur. Karakterler belli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır. Konu tümüyle düş ürünü olabilir, ya da son derece gerçekçidir. Genellikle ironik bir rastlantı yoluyla oluşturulan özel bir an üzerindeki yoğunlaşma sürpriz sonlara olanak verir.

Eski Yunan’daki fabl ve kısa romanslar, Binbir Gece Masalları öykünün habercileridir. Ama öykü ancak 19. yüzyılda romantizm ve gerçekçilik akımlarının psikolojik travma psikolojik ve metafizik sorunları öykülerinde masalsı bir anlatımla yansıttılar.

Rusya’da Gogol, Dostoyevski, Turgenyev ve Çehov’un öyküleri, öykü türünün edebi eserler arasında sağlam bir yere oturmasına büyük katkı sağlamıştır. Bilinen ilk öykü örneği ise İtalyan yazar Giovanni Boccaccio’nun Decameron adlı eseridir. eser temel olarak 1348 yılında İtalya da ortaya çıkan bir veba salgınını konu alır.10 gün boyunca anlatılan 100 öyküden oluşur. Mutluluklar, kadın erkek ilişkileri, gönül yaraları, yerinde verilen yanıtlar, çıkar peşinde koşan din adamları öykülerin başlıca konularını oluşturur.

Türkiye’de öykü ya da hikaye kavramı diğer yeni türler gibi Tanzimat’tan sonra edebiyatımıza girmiştir. Öykünün bizdeki ilk gerçek temsilcisi olarak Ömer Seyfettin’i görmek mümkündür. Falaka,Başını Vermeyen Şehit,Pe’de hikayeciliğin gelişmesine çok büyük katkı sağlamıştır. Ayrıca Sait Faik Abasıyanık’ta Türk öykücülüğünün önemli temsilcilerinden biridir. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalıştı. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlattı. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok “insanı ele alan sanatçılar” sınıfında yer aldı.

Hikayenin unsurları nelerdir ?

1- Olay:

Hikayede üzerinde söz söylenen yaşantı ya da durumdur.

2- Kişiler: 

Olayın oluşmasında etkili olan ya da olayı yaşayan insanlardır.

3- Yer:

 Olayın yaşandığı çevre veya mekandır.

4- Zaman :

Olayın yaşandığı dönem, an mevsim ya da gündür.

5- Dil ve Anlatım :

Hikayenin dili açık, akıcı ve günlük konuşma dilinden farklı olarak, etkili sözcük, deyimatasözü ve tamlamalarla zenginleştirilmiş güzel bir dil olmalıdır.

Hikayede Plan

Hikayenin planı da diğer yazı türlerinde olduğu gibi üç bölümden oluşur; ancak bu bölümlerin adları farklıdır. Bunlar:

1- Serim: Hikayenin giriş bölümüdür.Bu bölümde olayın geçtiği çevre , kişiler tanıtılarak ana olaya giriş yapılır.

2- Düğüm: Hikayenin bütün yönleriyle anlatıldığı en geniş bölümdür.

3- Çözüm: Hikayenin sonuç bölümü olup merakın bir sonuca bağlanarak giderildiği bölümdür.

Ancak bütün hikayelerde bu plan uygulanmaz , bazı öykülerde başlangıç ve sonuç bölümü yoktur. Bu bölümler okuyucu tarafından tamamlanır.

Hikaye Çeşitleri

Hikaye, hayatın bütünü içinde fakat bir bölümü üzerine kurulmuş derinliği olan bir büyüteçtir. Bu büyüteç altında kimi zaman olay bir plan içinde , kişi, zaman, çevre bağlantısı içinde hikaye boyunca irdelenir. Kimi zaman da büyütecin altında incelenen olay değil, hayatın küçük bir kesiti, insan gerçeğinin kendisidir Bu da öykünün çeşitlerini oluşturur. Hikaye çeşitleri şunlardır:

1- Olay ( Klasik Vak’a ) Hikayesi:

 Bir olayı ele alarak, serim, düğüm, çözüm planıyla anlatıp bir sonuca bağlayan öykülerdir. Kahramanlar ve çevrenin tasvirine yer verilir Bir fikir verilmeye çalışılır; okuyucuda merak ve heyecan uyandırılır. Bu tür, Fransız yazar Guy de Maupassant ( Guy dö Mopasan) tarafından yaygınlaştırıldığı için “Mopasan Tarzı Hikaye” de denir.

Bu tarzın bizdeki en önemli temsilcileri: Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, H. Rahmi Gürpınar ve R. N. Güntekin’dir..

2- Durum ( Kesit ) Hikayesi: 

Bir olayı değil günlük yaşamın her hangi bir kesitini ele alıp anlatan öykülerdir Serim, düğüm, çözüm planına uyulmaz Belli bir sonucu da yoktur. Merak ve heyecandan çok duygu ve hayallere yer verilir; fikre önem verilmez, kişiler kendi doğal ortamlarında hissettirilir. Olayların ve durumların akışı okuyucunun hayal gücüne bırakılır.

Bu tarzın dünya edebiyatında ilk temsilcisi Rus yazar Anton Çehov olduğu için “Çehov Tarzı Hikaye” de denir.

Bizdeki en güçlü temsilcileri: Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal ve Tarık Buğra’dır.

3- Modern Hikaye:

 Diğer öykü çeşitlerinden farklı olarak, insanların her gün gördükleri fakat düşünemedikleri bazı durumların gerisindeki gerçekleri, hayaller ve bir takım olağanüstülüklerle gösteren hikayelerdir.

Hikayede bir tür olarak 1920’lerde ilk defa batıda görülen bu anlayışın en güçlü temsilcisi Fransız Kafka’dır Bizdeki ilk temsilcisi Haldun Taner’dir. Genellikle büyük şehirlerdeki yozlaşmış tipleri, sosyal ve toplumsal bozuklukları , felsefi bir yaklaşımla, ince bir yergi ve yer yer alay katarak, irdeler biçimde gözler önüne serer.

Hikaye yazarken dikkat edilmesi gerekenler

Hikayeler, kısa olmak zorunda olduğu için konuyu anlatış tarzı çok önemlidir. Hikaye’nin anlatıcısı, birinci tekil kişi yada üçüncü tekil kişi olabilir. Her iki yönteminde bazı avantaj ve dezavantajları mevcuttur.

Birinci tekil kişinin ağzından anlatılan hikayeler duyguların okuyucuya yansıtılması açısından avantajlıysa da; olayları tek kişinin bakış açısından anlatacağından kimi zaman elverişsiz olacaktır.

Bununla birlikte üçüncü tekil kişinin ağzından anlatılan hikayeler de olayın bütününün okuyucuya yansıtılması; okuyanı hikayede anlatılmakta olan olayın içinde çekmesi açısından daha avantajlıdır. Üçüncü tekil kişi olayı gördüğü gibi anlatır.

En uygun olanı hikayedeki olayların mı; yoksa duyguların mı ön planda olduğuna göre bir seçim yapılması olacaktır.

Hikaye yazarken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, hikayede geçen olayların okuyucunun gözünde canlandırılabilmesidir. Okuyucu hikayeyi okurken, kendini film seyreder gibi hissedebilmelidir. Bu özellikle görselliğin ön plana çıktığı günümüzde daha da büyük öneme sahiptir. Olayı gözünde canlandırabilen okur, hikayeyi okumaktan zevk alır ve sıkılmaz.

Hikaye’nin dili de oldukça önemlidir. Okuyucuyu sıkmamak için uzun cümlelerden kaçınılmalı, olayları anlatırken birkaç kelimeyle okuyucunun olayı kafasında canlandırabilmesi sağlanmalı; uzun tasvirler yerine aynı etki, vurucu birkaç kelime ile sağlanmalıdır. Sıfat yerine kullanılacak imgeler bunu kolaylaştıracaktır.

Hikaye kahramanlarını konuştururken, çok fazla ‘öyle dedi’, ‘böyle dedi’ demekten kaçınmak gerekir. Bu akıcılığı bozacaktır. Bunun yerine konuşmaların, tırnak işaretleri yardımıyla ayrılması konuşmaları daha akıcı hale getirecektir.

Özetle, yazar olayı anlatmaktansa; göstermeyi tercih etmelidir !

Hikayenin sözlükteki anlamı nedir?

1- Bir olayın sözlü ya da yazılı olarak anlatılması.

2 -Öykü.

3- Aslı olmayan söz, olay.

GÖRSEL SANATLAR GÖRSEL YORUMLAMA 

Görsel Okuma – Görselleri Yorumlama

 Görsel, yazılı metinlerin dışında kalan resim, fotoğraf, afiş, sembol, şekil, işaret, harita, tablo, grafik, karikatür vb. ögelere verilen genel bir isimdir.  Yazılı metin dışındaki bu ögeleri anlamlandırma ve yorumlama işine ise görsel okuma adını vermekteyiz.

 Görsel kelimesi birçok ögeyi kapsadığı için bunların hepsine ayrı ayrı başlıklar altında değineceğiz. Görsel dendiğinde ilk akla gelen resim ve fotoğraf ile başlayalım:

Gorsel-Yorumlama

Eski kataloglardaki bu fotoğrafa bakılarak çekildiği dönemin kimi özellikleri hakkında bilgi sahibi olunabilir.
Bu fotoğraf incelendiğimizde şu bilgilere ulaşabiliriz:
» Halkın günlük kıyafetleri, giyim tarzları
» Mimari yapıların (binalar, köprüler, camiler) dış özellikleri
» Kara ve deniz ulaşım araçları → Gemiler ve at arabalarını kullanıldığını görüyoruz.
Bu fotoğraftan ulaşamayacağımız bilgiler ise:
» Toplumun temel geçim kaynakları → Halk tarımla mı, hayvancılıkla mı, ticaretle mi geçiniyor belli değil.
» Kullanılan ölçü aletleri

Bir cevap yazın