Kategori arşivi: 1.SINIF DERSLERİ

Giysilerimizi Tanıyalım

Giysilerimizi Tanıyalım

Giysilerimiz günlük olarak her zaman giyebileceğimiz kendimizi soğuktan ,sıcaktan ,yağmurdan koruyan kıyafetlerdir.

 

Giysilerimiz Nelerdir 

Etek , Bluz , pantolon ,gömlek ,pantolon kazak ,  tişört , mont , parke , palto .

limontepe escort bayan
Spor yaparken  : şort ,eşofman gibi şeyler giyeriz.

 

 

giysiler2

GİYSİLERDE KULLANILAN AKSESUARLAR 

Giysilerimizde kullandığımız bazı aksesuarlar vardır. Bunlardan bazıları toka, küpe ,bileklik,kolye,el çantası gibi.

Evimiz ve Ailemiz

EVİMİZ VE AİLEMİZ

Aile Nedir ?

Aile Annemiz babamız ve kardeşlerimizle yaşadığımız toplumun en küçük birimidir.

 Anne, baba ve çocukların oluşturduğu topluluğa ne ad verilir?
A) ev
B) aile
C) akraba

Ailenin yaşadığı yerin ismine Ev denir. Bizler ailemizle evimizde yaşarız.Barınağımız evimizdir.

Aşağıdakilerden hangisi ailenin barınağıdır?
A) kovuk
B) mağara
C) ev

Ailemizi Tanıtma 

Bizleri dünyaya getiren insana ANNE  denir.

Babamızın babasına DEDE deriz .

Annemizin babasına da DEDE deriz.

Annemizin annesine ANNANNE  denir.

Babamızın annesine BABAANNE  deriz.

Babamızın  erkek kardeşine AMCA  nedir.

Babamızın ablasına HALA  denir.

Annemizin kız kardeşine TEYZE deriz.

Annemizin erkek kardeşine DAYI denir.

Örnek Sorular : 

Annemizin kız kardeşine ne deriz?
A) Teyze
B) Hala
C) Nine 

Babamızın erkek kardeşine ne deriz?
A) Dayı
B) Amca
C) Dede 

Aile Bireylerinin Görevleri 

 –    Ailede işler paylaşılır.

–    Anne ve baba çalışarak ailenin geçimini sağlarlar.

–    Çocukların görevleri ders çalışmaktır.

–    Çocukların başarısı, aileyi mutlu eder.

–    Bakkala gitmek evin küçüğünün görevidir.

–    Ev işleri paylaşılırsa çabuk biter.

–    Bir yere giderken büyüklerimizden izin almalıyız.

–   Söylenilen saatte evde olmalıyız.

–    Evin temizliğinde ailemize yardım etmeliyiz.

–    Odamızı toplamalıyız.

–    Yemek saatleri dışında abur cubur yememeliyiz.

–    Belirlenen saatte uyumalıyız.

–    Büyüklerimize saygılı davranmalıyız, onları üzmemeliyiz.

–    Tutumlu olmalıyız.

–    Başkalarının eşyalarını izinsiz almamalıyız.

Ailedeki Kurallar 

Yemekten önce ellerimizi yıkamalıyız.

Yemekten önce ve sonra afiyet olsun demeliyiz.

 Ağzımızda lokma varken konuşmamalıyız.

 Ağzımızı şapırdatmamalıyız.

Tabağımızdaki yemeği bitirmeliyiz.

Sofradan kalkarken ellerine sağlık, teşekkür ederim, demeliyiz.

 Yemekten sonra ellerimizi yıkamalıyız.

 Sofra kurulurken ve kaldırılırken büyüklerimize yardımcı olmalıyız.

 Bir yere giderken büyüklerimizden izin almalıyız.

Söylenilen saatte evde olmalıyız.

Evin temizliğinde ailemize yardım etmeliyiz.

Odamızı toplamalıyız.

Yemek saatleri dışında abur cubur yememeliyiz.

 Belirlenen saatte uyumalıyız.

 Büyüklerimize saygılı davranmalıyız, onları üzmemeliyiz.

Tutumlu olmalıyız.

 Başkalarının eşyalarını izinsiz almamalıyız.

Ailede işler paylaşılır.

Anne ve baba çalışarak ailenin geçimini sağlarlar.

Çocukların görevleri ders çalışmaktır.

Çocukların başarısı, aileyi mutlu eder.

Bakkala gitmek evin küçüğünün görevidir.

Ev işleri paylaşılırsa çabuk biter.

Evimizin Bölümleri

Hemen hemen hepimizin evinde bölümler vardır. Hadi gelin bu bölümleri inceleyelim.

Yatak Odası Ebeveyn Odası : Anne ve babamızın kullandığı odaya YATAK ODASI yada EBEVEYN  ODASI  denir. 

Mutfak : Evimizde yediğimiz yemeklerin annelerimiz tarafından hazırlandığı ve yemek yediğimiz bölüme MUTFAK  denir. MUtfaklarımızda yermek masası , buz dolabı , fırın , aspiratör , bulaşık makinası gibi eşyalar ve cihazlar vardır.

Oturma Odası : günlük olarak oturduğumuz bölüme oturma odası denir. Hemen hemen herkesin oturma odasında bulunan televizyon , halı , kanepe , koltuk , çiçek vazosu oturma odamızdaki genel eşyalardır.

Misafir Odası :  genellikle evimize gelen misafirleri ağırladığımız bölüme MİSAFİR ODASI  nedir . Misafir odamızda yemek masası , vitrin halı ve fiskos gibi eşyalar vardır.

Çocuk Odası : anne ve babamızın çocuklar için yani bizim için ayırdıkları odaya ÇOCUK  odası nedir. Çocuk odalarında genelde ders çalışırız. okul eşyalarımızı ve kişisel giysi ve araç gereçlerimizi barındırız. uyumak için yatagımız bulunmaktadır. giysi dolabımız da istersek odamıza yerleştirebiliriz.

Tuvalet :  günlük olarak yediğimiz yemekleri giderdiğimiz yere ve bu gidermenin sonucunda elimizi yıkadığımız yereTUVALET  denir.

Banyo :  vücudumuzdaki bedenlerden arınmak için yıkanacağımız bölüme BANYO  denir. sabahları kalktığımızda da elimizi yüzümü yıkarız banyoda. Banyoda genellikle duşakabin dediğimiz yıkanma bölümü vardır. çamaşır makinası , ayna ve havlularımızın bulunduğu sabunların bulunduğu  banyo dolabı vardır. Terliklerimizi de unutmayalım.

Balkon : evimizin içinde bulunan ama dışarıya doğru çıkan bölüme BALKON  denir.

Yakın Akrabalarımız 

Bizlere kan bağıyla bağlı olan kişilere yakın akrabalar deriz.Yakın akrabalarımız şunlardır :

AMCA ,HALA, TEYZE ,DAYI  DEDE , BABAANNE , ANNANNE, BÜYÜKBABA , BÜYÜKANNE ,NİNE ,

Bizleri dünyaya getiren insana ANNE  denir.

Babamızın babasına DEDE deriz .

Annemizin babasına da DEDE deriz.

Annemizin annesine ANNANNE  denir.

Babamızın annesine BABAANNE  deriz.

Babamızın  erkek kardeşine AMCA  nedir.

Babamızın ablasına HALA  denir.

Annemizin kız kardeşine TEYZE deriz.

Annemizin erkek kardeşine DAYI denir.

Misafirlik KUralları 

Misafiri karşılamak, ağırlamak konusunda da ev sahibine düşen birtakım görevler vardır. İster sarayda, ister köşkte, ister gecekonduda oturun, misafiriniz için bunun önemi yoktur. Sizin onu karşılayış, ağırlayış tarzınız önemlidir. Misafir karşılarken, kapıyı ardına kadar açıp gülümseyerek, içten gelen bir sevinçle, «Buyrun», demelisiniz. Kışsa misafirlerinizin paltolarını aldıktan sonra, içeri buyur edersiniz. Evinize ilk defa geliyorsa, ona evi gezdirip çeşitli bölümlerini gösterirsiniz. Bu arada, banyonun tuvaletin yerini öğrenmesi de iyi olur.

Misafirleriniz giderken de onları kapıya kadar uğurlamalı, arabaları varsa, araba hareket edinceye kadar da kapıda beklemelisiniz.

Misafiri yemeğe çağırdıysanız yalnız pişireceğiniz yemeklere önem vermekle mesele hallolmaz. Gelen misafirleri rahat ettirmek, onlara hoş bir vakit geçirtmek başlıca görevinizdir. Yemekten önce, içecek bir şeyler ikram etmeniz doğru olur. Salona çiçek koymayı da ihmal etmemelisiniz. Siz yemeğin son hazırlıklarıyla meşgul olmadan önce, misafirlerinizin rahatını sağlamalısınız.

Yemeğe siz çağrıldıysanız, çok erken gitmeniz doğru olmaz; yalnız, pek gecikmemeye de gayret edin. Yemekleri soğutmaya, ev sahibenizi sofrada bekletmeye hakkınız yoktur. Genel olarak, yemek vaktine bir saat, 45 dakika kala gitmek uygun olur. Yemekten önce de, sonra da ev sahibesine yardım teklifinde bulunmalısınız. O bunu kabul etmezse fazla ısrar etmeyin.

İki, üç gece kalmak üzere misafirliğe gidiyorsanız, kaldığınız evin hayatına kendinizi iyice uydurmaya çalışmalısınız. Ev sahibinden çok daha yaşlıysanız, gece odanıza çekilmek için ilk hareketin sizden gelmesini bekleyebilir. Onun için, ev sahibinin yattığı saati bilip, siz de odanıza o saatte çekilmelisiniz.

Ev sahibiniz, gece yatarken size, «Kahvaltınızı ben getireceğim», derse, evin sabah telâşını görmenizi istemiyor demektir. Evde hizmetçi yoksa, yatağınızı kendiniz düzeltmelisiniz.

Banyo yapmanız için size her hangi bir teklifte bulunmazlarsa, siz evsahibine ne zaman banyo yapabileceğinizi sorarsınız. Sizden başka banyo yapacak kimse varsa, işinizi çabuk bitirmeye çalışın. Yıkandıktan sonra banyoyu iyice temizleyin. Misafirliğinizin sona erdiği gün, yatağınızın çarşafım katlayın, odayı da elden geldiği kadar temiz bırakın. Bütün eşyanızı almaya dikkat edin, bir şey unutmayın.

Misafirlikte bir şey kırarsanız, ev sahibine üzüntünüzü belirten birkaç söz söyleyebilirsiniz. Daha sonra bir özür notu ile bir buket çiçek de göndermeniz kibar bir hareket olur.

Misafirlikte, birisinin elbisesine içki, yahut yemek döküp lekelediyseniz, elbiseyi bir lekeciye göndermeyi teklif edebilirsiniz. Devamlı olarak özür dilemekle hiçbir sonuç elde edemezsiniz. Bir kere. olan olmuştur. İyi bir ev sahibi, «Çok rica ederim, önemli bir şey değildi. Üzerinde

Okulumuzu Tanıyalım

OKULUMUZU TANIYALIM

Okulumuzun adı 

Hangi okula gidersek ismini muhakkak öğrenmeliyiz. Çünkü annemiz babamız bizi okuldan almaya gelirken bu bilgi bize yardımcı olur.

Örneğin size bir arkadaşınız Hangi okula gidiyorsun diye sorduğunda bilmelisiniz.

Okulumuzun Yeri 

VE okulumuzun nerede olduğunu bilmelisiniz.

Okulumuzun Bölümleri

Müdür odası

Müdür Yardımcıları odası

Öğretmenler odası

Temizlik odası

Kantin

Koridor

tuvaletler

Okuldaki araç gereçler

Okulumuza gittiğimizde yanımıza alacağımız araç ve gereçler şunlardır :

Cetvel
Defterler
Kalem kutusu
Üzerleri kaplanmış Kitaplar.
Peçete,ıslak mendil
Makas
Kalem acacağı
Silgi

Beslenme Çantası

Okuldaki Görevli Kişiler

Okullarımızdaki görevli kişiler okulların biz öğrencilere daha iyi hizmet verebilmesi için  bulunurlar.

Okullarımızda Öğretmenler ve müdür haricinde temizlik görevlileri ve çeşitli hizmetlerde bulunan hademe teyze ve hademe amcalarımız vardır.

 Okul kuralları

1.Sınıfta yüksek sesle konuşmamalıyız.

2. Koridorda koşmamalıyız.

3. Okulumuzu ve sınıfımızı. kirletmemeliyiz.

4. Öğretmen sınıfa geldiğinde sınıfte olmalıyız.

5. Öğretmenimizi kızdırmamalıyız.

6. Öğretmen sınıfa girdiğinde ayağa kalkmalıyız.

7. Sıralarımızı düzenli kullanmalıyız.

8. Doğru düzgün konuşmak.

9. Öğretmenlere saygılı olmalıyız.

10. Öğretmenin izin vermediği şeylere dokunmamalıyız.

11. Sınavlarda kimseden kopya çekmemeliyiz.

12. Kimseyle kavga etmemeliyiz.

13. Törenlere etkinliklere katılmamazlık yapmamalıyız.

14. Ödevlerimizi yapmamazlık yapmamalıyız.

15. Okulda kavga etmemek

YAKIN ÇEVREMİZ 

Yakın Çevremizde Bulunanlar 

Yakın çevremiz bizim yaşadığımız yerler ve bu yerlere yakın yerlerdir. Yakın çevremizde binalar okullar parklar çocuk parkları bulunan yerler olduğu gibi inşaat dediğimizi insanların yaşamak amacıyla oluşturulan yapılara da sahiptir.

Yakın Çevremizde Bulunanlar şunlardır : 

Oyun alanları  : oyunlarımızı oynadığımız yerlerdir.

Parklar  : Daha iyi haval almamızı sağlayan bizleri ferahlatan ağaçlıklı yerlerdir

Bahçeler  : Evimizin yanında bulunan çiçekli ağaçlı yerlerdir.

Alışveriş Merkezleri : alışveriş ihtiyaçalarımızı karşıladığımız yerlerdir.

Sinema tiyatro :

Okul  : çevremizdeki en güzel şeydir. Hayata okulla başlarız. Okulla Sosyalleşiriz

Pastane : pasta , sütlaç , tatlı , poğaça gibi yiyecekler aldığımız yerlerdir.

Hastane  : vücudumuzda bir yerimize zarar geldiğinde tedavi olmaya gittiğimiz kurumlardır.

Sınıfımızı Tanıyalım

SINIFIMIZI TANIYALIM 

Sınıfımızın Adı nedir ?

-Benim sınıfım 1.C sınıfıdır. Sınıfımda 15 tane sıra vardır. Her bir sırada iki tane sınıf arkadaşım oturmaktadır.

Sınıfımızın Yeri Nerededir ?

Sınıfımızıın bulunduğu yer okul girişinin üst katındadır. Kapısı pembedir. Okulumuzun diğer sınıfları ile yanyanadır.

Sınıf Kuralları Nelerdir ?

Sevgili öğrenciler.Hepimiz ders zili çaldıktan sonra sınıfa gireriz. Sınıfa girdikten sonra Sınıf kurallarına uygun davranmalıyız.

Sınıf kuralları şunlardır : 

-Okula gelmeden önce araç ve gereçlerimizi okul çantamızın yanında olduğuna emin olmalıyız.

-Okula zamanında gelip zamanında gitmeliyiz

-Sınıfımıza giriş çıkışlarda düzenli olmalıyız. Sıkışık vaziyette girmemeliyiz.

-Aşırı derecede gürültü yapmamalıyız.

-Okulumzu ve sınıfıımızı temiz tutmalıyız.

-Yerlere çöp atmamalıyız.

-Sıralarımıza yazı yazmamalıyız.

-Duvarlara yazı yazmamalıyız.

-Okulun tuvaletlerini temiz tutmalıyız.

-Tuvalet ihtiyaçlarımızı ders arasında gidermeliyiz.

-Ders arasında sınıfı havalandırmalıyız.

-Arkadaşlarımıza ve öğretmenlerimize saygı duymalıyız.

-Sınıftaki çöp kovasına çöpümüzü atmalıyız.

-Ders zili çaldıktan sonra dersimize girmeliyiz.

-Arkadaşlarımızı dinlemeliyiz.

-Öğretmenimizden parmak kaldırarak söz istemeliyiz.

-Söz almak için arkadaşınızın sözlerini bitirmesini beklemeliyiz.

Arkadaşlarıyla tanışma

KENDİNİ TANITMA

Sevgili öğrenciler ilkokula artık başlamış bulunmaktayız. Sınıftaki öğretmenilerinizle ve yeni arkadaşlarınızla tanışarak kendinizi tanıtabilirsiniz.

 Yeryüzünde herkes birbirinden farklıdır. Bazılarımızın saçı sarı iken, bazılarımızın ise siyah ya da kahverengidir. Bazılarımız uzun boylu, bazılarımız kısa boyludur. Bazılarımız açık tenli, bazılarımız ise esmerdir. Bütün bu bilgilere göre sizi tanımak istesek bize kendinizi nasıl tarif edersiniz? Hadi bir örnek ile başlayalım

Kendini Tanıtma. Kendimizi Nasıl Tanıtmalıyız 

Ben Merve 2010  yılında İstanbul’da doğdum . Şu anda 6 yaşındayım iki tane kardeşim var.

Annem ve Babam ile Çok mutluyum. En çok sevdiğim yemekler sütlaç  yüzmek,ders çalışmak. En sevdiğim arkadaşım Burcu.

Öğretmenle tanışma : 

İyi günler öğretmenim. Benim adım Arda .5 yaşındayım 3 kardeşim var.

Arkadaşlarıyla tanışma : 

Merhaba arkadaşlar. Benim ismim Cansu .  Ben de sizin gibi ilkokula bu sene başladım.

Kendini Tanıtma

KENDİNİ TANITMA

Sevgili öğrenciler ilkokula artık başlamış bulunmaktayız. Sınıftaki öğretmenilerinizle ve yeni arkadaşlarınızla tanışarak kendinizi tanıtabilirsiniz.

 Yeryüzünde herkes birbirinden farklıdır. Bazılarımızın saçı sarı iken, bazılarımızın ise siyah ya da kahverengidir. Bazılarımız uzun boylu, bazılarımız kısa boyludur. Bazılarımız açık tenli, bazılarımız ise esmerdir. Bütün bu bilgilere göre sizi tanımak istesek bize kendinizi nasıl tarif edersiniz? Hadi bir örnek ile başlayalım

Kendini Tanıtma. Kendimizi Nasıl Tanıtmalıyız 

Ben Merve 2010  yılında İstanbul’da doğdum . Şu anda 6 yaşındayım iki tane kardeşim var.

Annem ve Babam ile Çok mutluyum. En çok sevdiğim yemekler sütlaç  yüzmek,ders çalışmak. En sevdiğim arkadaşım Burcu.

Öğretmenle tanışma : 

İyi günler öğretmenim. Benim adım Arda .5 yaşındayım 3 kardeşim var.

Arkadaşlarıyla tanışma : 

Merhaba arkadaşlar. Benim ismim Cansu .  Ben de sizin gibi ilkokula bu sene başladım.

Örüntü ve Süslemeler(1)

ÖRÜNTÜ VE SÜSLEMELER

 Örüntü Nedir?
Belirli bir kurala göre düzenli bir şekilde tekrar eden veya genişleyen şekil ya da sayı dizisine örüntü denir. Örüntüler eş yada benzer çokgenler kullanılarak oluşturulur.

Örneğin, kağıttan birbirine eş bir sürü üçgen şeklini kestiniz.
Bunlarla bulmaca gibi balık, kuş,ev,halı,kare,dikdörtg en gibi farklı desenlerde yeni şekiller meydana getirebilirsiniz.İşte bu oluşturduğunuz yeni şekillere örüntü adı verilir.

Örüntü ile ilgili örnek sorular :

örüntü örnek

örüntü 2

Hayat bilgisi 1.Sınıf Dünyamız ve Gökyüzü

ÜNİTE 6 : DÜNYA’MIZ VE GÖKYÜZÜ

Dünya, Güneş Sisteminde bir gezegen. Çapı 12.756km, kütlesi 5,97×1024 kg’dir. Güneş’e uzaklığı 149.597.890 km’dir. Güneş’in etrafında 365 günde , kendi etrafında ise 1 günde döner.

dunya-rmxgx326

Dünyamızın Şekli Nasıldır ?

Dünya, kutuplardan hafifçe basık, Ekvator’dan şişkin kendine has bir şekle sahiptir. Buna geoit denir. Dünya’nın geoit şekli, kendi ekseni etrafında dönüşü sırasında oluşan, merkez kaç kuvvetiyle savrulması sonucu meydana gelmiştir.

Dünyamız kendi etrafında dönddüğü zaman günler oluşur. Böylece ece ve gündüz birbirini takip eder.Ama güneş etrafında dönüşü ise bir yıl süreceğinden yıllar oluşur.Yıllar da birbirini takip eder.

Dünya’nın üzerinde neler var

Dünyamızın üzerinde denizler ve karalar vardır. Karalar üzerinde yaşadığımız yerlerdir.

Denizler ise karalardan farklıdır ve sıvıdır. Yani sudur.

dag göl

Dünya üzerinde ülkeler vardır Ülkelerin içinde yaşayan insanlar hayvanlar vardır Denizler vardırgöller vardır Daglar vardır dagların üzerindeki tepeler vardır
Başka neler var diye sorarsak : ülkelerinsanlarcanlılardenizlerovalargöllerd ağlartepeler

bulunur.

GÜNEŞ

Güneş nedir?

Dünyamızın da dahil olduğu Güneş Sisteminin merkezi,, aynı zamanda dünyamıza en yakın olan yıldızdır. Bize büyük görünmesinin sebebi de bu yakınlığıdır.

güneş

Güneş Dünyamızdan Büyüktür. Güneş olmasa canlılar ve insanlar vitamin alamazlar .

Ateşten bir topa benzeyen Güneş, yüzeyinden çok büyük bir ısı ve ışık yayar. Eğer, Güneş olmasaydı, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kaplı olurdu. En önemlisi daha önce söylemiştik ya! Dünya’da yaşam yani biz olamazdık.

Güneş hayata can verir. Çiçeklerin açması için yaprakların oluşması için ağaçların büyümesi için güneş ışığına ihtiyaç vardır.

AY

Ay Nedir ?

Ay dünyanın uydusudur. Yani Ay Dünyamızın etrafında döner.

Bir gök cismi olan Ay’ın üç türlü hareketi vardır. Bu hareketleri ve sonuçlarını şöyle sıralayabiliriz:

ay

1. Ay kendi etrafında döner. Bu dönüşünün sonucunda Ay’ın üzerinde de gece ve gündüz oluşur.

2. Ay, Dünya’nın etrafında döner. Dünya etrafındaki dönüşünü yaklaşık 29 günde tamamlar. Dünya üzerinden Ay’a baktığımızda Ay’ın daima aynı yüzünü görürüz. Bunun nedeni Ay’ın kendi etrafındaki dönüşü ile Dünya etrafındaki dönüşünü aynı sürede tamamlamasıdır.

3. Ay, Dünya etrafında döndüğü için Dünya ile birlikte Güneş’in etrafında da döner.

Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşü sırasında Ay, Dünya ile Güneş arasında kalırsa güneş tutulması meydana gelir.

Ay’ın Dünya üzerine gölgesinin düştüğü yerlerde Güneş görülemez, buralarda güneş tutulması meydana gelmiş olur. Dünya, Ay ile Güneş arasında kalırsa Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine düşer, Ay görülemez. Bu durumda ay tutulması oluşur.

BULUTLAR 

Bulut Nedir ?

Bulut nemli ve sıcak havanın gökyüzünde  yükselerek soğumasından  oluşur.

tumblr_m33r3dbhLU1qheahqo7_r1_1280

Bulutların içinde küçük su damlacıkları vardır. Bu damlacıkların Yeryüzüne yani evimizin bahçesine evimize yani yakın çevremize düşerse yağmur oluşur.

Gökyüzüne baktığımızda havada bazen çok bulut varsa yağmur yağacak demektir.

Ama havada az bulut varsa yağmur belki yapar.

Havada hiç bulut yoksa Güneş bize kendini gösterir ve Her yer sıcacık olur.

Bulutlar neden yağmur yağdırır.

Rüzgar çıkınca bulutlar birbirinine çarpar. Sonra küçücük bulutlar birbirleriyle birleşerek kocaman olurlar. Bu büyük bulutlar içindeki damlacıkları artık taşıyamazlar ve yağmur olarak yer yüzüne damlarlar. Böylece  bulutlar yağmur yağdırırlar.

pazartesine-kadar-devam-etmesi-bekleniyor

YILDIZLAR

Yıldız Nedir ?

yıldız2

Yıldız , Dünyadan çok az görebildiğimiz etrafına ışıklar saçan ve çok sayıda bir araya gelen gök cisimleridir.

Yıldız; gökyüzünde görülen ışıklı cisimlere genel olarak verilen addır.

yıldızlar
Yıldızlar büyük cisimlerdir ama Dünyamıza çok uzak oldukları için gökyüzüne baktığımızda onları çok küçük görürüz. Yıldızlar geceleri daha belirgin görülür.

DOĞA OLAYLARI 

Dünyada şiddetli yağışlar, depremler, çığ düşmeler, hortum, yanardağlar, toprak kaymalar, kuvvetli rüzgarlar gibidoğa olayları meydana gelir.

Bu doğa olayları can ve mal kaybına yol açarsa doğal afet olur.

Türkiye de en çok görülen doğal olaylar

deprem, fırtına, çığ, heyelan sel baskını, dolu, don ve yıldırım düşmesidir.

İnsanlar doğal olayların oluşması engelleyemezler, fakat alınacak tedbirle doğal afete dönüşmesi engelleyebilirler.

Doğal olaylardan korunma yolları ile önceden oluşacak can ve mal kayıplarını enaza indirilebilir.
Sel, çığ ve heyelan tehlikesi olan bölgelere, yerleşim yerleri kurulmaz.
Deprem tehlikesi olan bölgelere, yerleşim yeri kurulmamaya özen gösterilir,

ekstrem-olaylar

 Deprem,

doğal güçlerin neden olduğu yer kabuğunun titreşim ve sarsıntılarına deprem denir. Yer kabuğundan gelen sarsıntı, binaları yıkar. Büyük miktarda can ve mal kaybına neden olabilir.

Erozyon

Erozyon; toprağın, suyun veya rüzgârın etkisi ile aşınıp taşınmasıdır. Toprağın doğal bitki örtüsünden yoksun olduğu hâllerde; şiddetli yağışlar, kuvvetli rüzgârlar, arazi eğiminin fazla olması, toprak örtüsünün zayıf olması erozyona neden olur.

Sel Baskınları

Şiddetli yağışlar, birden eriyen karların oluşturduğu seller yatağından taşarak su baskınlarına sebep olur. Sel, çevreye büyük zarar verir.

Toprak Kayması (Heyelân)

Yamaçlarda toprak ve taş tabakalarının birdenbire kayarak yer değiştirmesine heyelan (toprak kayması) denir. Heyelan (toprak kayması) sonucunda birçok canlının yaşamını yitirdiğini biliyoruz. Ülkemizde yer yer toprak kaymaları görülür. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bu doğal felaketlere rastlamak mümkündür. Bunun en önemli sebepleri ise; bölgenin çok yağış alması; eğimin çok olması, toprağın kaymaya elverişli olmasıdır. Tortum (Erzurum) ve Sera (Trabzon) gölleri heyelan sonucu, toprağın akarsuların ağzını kapaması ile oluşmuşlardır.

Çığ

Dağın tepesinden kopup yuvarlandıkça büyüyen kar kitlelerine çığ denir. Çığ, can ve mal kayıplarına sebep olur. Özellikle kış mevsiminde yağan karların ilkbaharda yumuşamasıyla çoğalan çığ olaylarında, kar kütleleri altında kalan insanlarımız zor durumlar yaşar.

Yangınlar

Yangınların en önemli nedeni dikkatsizliktir. Bu dikkatsizlik sonucunda her yıl binlerce hektar orman alanı yok olmakta, can ve mal kayıpları olmaktadır.Yangın insan kaynaklı olabileceği gibi, doğal yollarla da meydana gelebilir. İnsan dışındaki nedenlerle çıkan yangınlar, doğal afettir.

DEPREM VE DEPREMİN ZARARLARINDAN KORUNMA YOLLARI

Deprem Nedir ?

Yerküre içerisindeki kırık(fay) düzlemleri üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yerdeğiştirme hareketinden kaynaklanan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü sarsması olayına deprem denir.

depre

DEPREM ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER

 Evlerimiz depreme dayanıklı olmalıdır. Deprem, dayanıklı yapılmış konutlara zarar    vermez. Oturduğumuz binaların depreme dayanıklı olup olmadığını kontrol    ettirmeliyiz. Gerekirse, dayanıklı duruma getirmeliyiz.
Bir deprem planı hazırlamalıyız. Bu planda güvenli yerleri ve deprem sonrası,    binadan çıkış yollarını belirlemeliyiz. Sarsıntı anında devrilebilecek kitaplık, vitrin    gibi eşyaları sabit duruma getirmeliyiz.

DEPREM ANINDA YAPILMASI GEREKENLER

 Deprem sırasında okulda isek:
Deprem anında sakin olmalı, paniğe kapılmamalıyız. Pencerelerden uzak durmalıyız.  Sağlamlığına emin olduğumuz bir sıranın altına girmeliyiz. Ellerimizi başımızın    üstüne kenetleyerek, başımızı dirseklerimizin arasına almalıyız. Başımızı    korumalıyız.

EPREMDEN SONRA YAPILMASI GEREKENLER

 Yetkililer izin vermedikçe binalara girmemeliyiz. Su, gaz ve elektrik tesisatını    kontrol   etmeliyiz. Vanaları ve sigortaları kapatmalıyız. Kibrit ve çakmakla binalara    asla   yaklaşmamalıyız.

Hayat bilgisi 1.Sınıf YILIN BÖLÜMLERİ

ÜNİTE 5 : . YILIN BÖLÜMLERİ

Yıl Nedir?

Dünyanın, güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 Gün, 5 Saat ve 49 dakikalık zamana yıl denir.

365 gün beş saat ve 49 dakikadan oluşan zaman birimi. Bir yılda 12 Ay vardır, bir yıl dünyanın Güneş etrafındaki yörüngesinde tam bir tur yapmasına karşılık gelir .

Miladi takvime göre Ocak ayının birinde başlayıp, Aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık dönemdir.

Aralık ayının son günü gece yarısından sonra yeni bir yılın ilk günü başlar. Ocak ayının birinci gününden Aralık ayının 31. günü gece yarısına kadar geçen süreye bir yıl denir.

Bir yılda 12 ay vardır.

Ay isimleri şunlardır :

Ocak

Şubat

Mart

Nisan

Mayıs

Haziran

TEmmuz

Ağustos

Eylül

Ekim

Kasım

Aralık

Ocak

Bir ay 30 Gündür

Sadece Şubat ayı 28 gündür. Şubat Ayı 4 yılda bir 29 gün olur

Bir yılda 52 hafta vardır.

Bir hafta Yedi Gündür 

Haftanın günleri Şunlardır : 

PAZARTESİ

SALI

ÇARŞAMBA

PERŞEMBE

CUMA

CUMARTESİ

PAZAR

Bir yılda 365 gün vardır

Her yıl Bir önceki yıldan bir rakam öndedir.

Yılın bölümleri Etkinliği

Lütfen Aşağdaki Boşluklara Dogru kelimeleri yazınız

1. Bir yılda . . . . . . . . . . . . . . mevsim vardır.

2. Bir yıl . . . . . . . . . . . . . .aydır.

3. Bir yıl . . . . .. . . . . . . . . .gündür.

4. Bir hafta . . . . . . . . . . . . . gündür.

5. Bir gün . . . . . . . . . . . . . . saattir.

6. Dünyamızın ışık alan tarafı . . . . . . . . . . . . . . . . . .dir.

7. Dünyamızın ışık almayan tarafı . . . . . . . . . . . . . . dir.

8. . . . . . . . . . . mevsimi çok soğuk olur.

9. Saatin uzun koluna . . . . . . . . . . . . . . . . .denir.

10. Saatin kısa koluna . . . . . . . . . . . . . . . denir.

Hayat Bilgisi 1.Sınıf Giysilerimiz

ÜNİTE 4 : GİYSİLERİMİZ

Giysilerimizi Tanıyalım

Giysilerimiz günlük olarak her zaman giyebileceğimiz kendimizi soğuktan ,sıcaktan ,yağmurdan koruyan kıyafetlerdir.

 

Giysilerimiz Nelerdir 

Etek , Bluz , pantolon ,gömlek ,pantolon kazak ,  tişört , mont , parke , palto .

Spor yaparken  : şort ,eşofman gibi şeyler giyeriz.

 

 

giysiler2

 

 

GİYSİLERDE KULLANILAN AKSESUARLAR 

Giysilerimizde kullandığımız bazı aksesuarlar vardır. Bunlardan bazıları toka, küpe ,bileklik,kolye,el çantası gibi.

Hayat Bilgisi 1.Sınıf Sağlıklı Yaşam

ÜNİTE 3. SAĞLIKLI YAŞAM

Vücudumuzu tanıyalım 

insan-anatomisi-bütün-organları

Kalp:  Vücudumuzun en önemli organıdır. Vücudumuza kan pompalar. Kanın vücutta dolaşımını sağlar.

Mide:  Yediğimiz besinler  yumuşatılıp çorba (bulamaç) haline getirilir.Yediğimiz yemekler  midemizde toplanır. boşaltım sistemiyle dışarıya atılır.

Akciğer

Göğüs kafesinin içinde sağda ve solda olmak üzere iki tanedir. Sağ taraf üç sol taraf iki bölmedir.

akciger

Sol tarafın ik bölmeli olmasının sebebi, akciğerlerimizin
hemen altında kalbin bulunmasıdır. Akciğerlerimizin hemen altında düz
kaslardan oluşmuş bir yapı olan diyafram kası bulunur.

AKCİĞERİN GÖREVLERİ

• Asıl görevi oksijeni kana vermek ve karbondioksitti kandan atmaktır.
• Ayrıca kan akciğerlerde soğuduğu için vücut sıcaklığını ayarlamaya da yardımcı olur.

Bağırsak

 Bağırsak, kanalın mide ile anüs arasındaki kısmıdır ve insanlarda ve diğer memelilerde iki ana kısımdan oluşur: ince bağırsak ve kalın bağırsak.

 Vücudun gıdadan besinlerin çıkarımı ve emiliminden sorumlu kısmı bağırsaktır. Midenin görevi büyük oranda gıda moleküllerinin besinlere parçalanmasıyken, bağırsak bu besinlerin kana girmesini sağlar. İnce bağırsak kıvrımlı bir yüzey yapısına sahiptir ki bu besinlerin bağırsak duvarından difüzyonu ve böylece de emilimi için uygun olan yüzey alanını arttırır. Yetişkin bir insanın ince bağırsağı, ortalama olarak yedi metre uzunluğundadır.
Kalın bağırsak veya kolon birkaç çeşit bakteriye ev sahipliği yapmaktadır; bunlar insan vücudunun kendi kendine yok edemeyeceği moleküllerle ilgilenirler.

Böbrekler

böbrek

Omurgalılarda bulunan fasulye biçiminde boşaltım organlarıdır.

 10 cm boyuna kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir bölümünü oluştururlar. Bu organlar, başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları su ile birlikte idrar olarak boşaltırlar. Böbrekleri ve böbreklere etki eden hastalıkları inceleyen tıbbi dal nefrolojidir. Böbreklerin içindeki süzme birimlerine nefron denir. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon nefron bulunur. İnsanlarda, böbrekler karın bölgesinin arka bölümünde, bir başka deyişle karınzarı arkası bölgesinde yer alırlar. İki tane bulunan (çoğu insanda tek böbrek bulunabilmektedir, ve bu insanlar bunun ayrımına varmadan sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler) böbreklerden sağda olanı diyaframın hemen altında, ve karaciğerin arkasında, solda olanı ise diyaframın altında ve dalağın arkasında yer almaktadır. Böbreklerin ikisinin de üstünde böbreküstü bezleri yer almaktadır.

Karaciğer:

karaciğer

Vücudumuzun şeker ve yağ dengesini sağlar.

Karaciğerin görevleri

Günde yaklaşık olarak 1.5 kg. seviyesinde safra üretir. Vücutta yağ, protein ve şekeri dengeler, kan yapımı için depolama yapar. Isımızı ayarlar ve su üretir. Kanda ki şekeri düzenler. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan protrombini üretir. Yaşlanmış alyuvarları parçalar ve kan üretimini destekler. Kanda bulunan glikozu glikojen haline dönüştürerek depo yapar. Lenf yapımı sağlar ve antikor üretir. Fazla salgılanan hormonların oluşmasını engeller.Karaciğer bu görevlerden birini bile yapmazsa çeşitli hastalıklar oluşmaya başlar.

a. Proteinlerin üretilmesi ve depolanması, protein metabolizmalarının birçok yan üretimlerinin tanzim ve kontrol edilmesi.
b. Şekerin depolanması ve kanda bulunması gereken şeker miktarının ayarlanması.
c. Vücuttaki toksik ve zararlı maddelerin nötralize edilmesi.
d. Depo edilmiş yağların kullanılması.
e. Kanın pıhtılaşması için gerekli maddelerin üretilmesi.
f. Safra ve safra tuzlarımın üretilmesi. Bunlar kanallardan bağırsaklara ifraz edilmekte ve sindirime yardımcı olmaktadırlar.
g. Kırmızı kan hücreleri ve başka kan elemanlarımın üretimi için gerekli ve önemli olan maddelerin üretimi ve depolanması.
h. Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1 litre) safra salgılar.
i. Vücudun ısısını ayarlar.
j. Vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar.
k. Kan miktarını ayarlar.
l. Hormonların görevleri üzerinde etkili olur.
Dalak
dalak

Karın boşluğunun solunda, midenin arka tarafında bulunan dalak; eskimiş kırmızı kan hücrelerini yok eder, gerektiği zaman da yeni kırmızı kan hücreleri imal eder. Sıtma ve tifo gibi bulaşıcı hastalıklar veya kansızlık sonucu dalak hastalanabilir.

Mide

mideresim

Karın bölgesinin sol tarafında, kaburga kemiklerinin arkasında ve diyaframın altında, oyuk ve torba biçiminde olan bir organdır. Boş mide yaklaşık 15 – 20 santim uzunluğunda, 7,5 – 10 santim genişliğindedir.
Sindirim aygıtının yemek borusu ile bağırsak başı arasında bulunan kısmı olup, içine giren yiyeceklerin kimyasal ve fiziksel olarak parçalandığı yerdir. Mide kendi çıkardığı asitten kendini korumak için yapışkan, alkalen-bazik bir mukus da üretir.

Duyu Organlarımız :

duyuorganları genel resim

Burun

Koku alma duyusu organımızdır. Burnumuzla dışarıdan temiz hava alırız. Yeni pişen bir kekin, güzel bir çiçeğin, annemizin yaptığı güzel bir yemeğin kokusunu duyu organlarımızdan biri olan burun ile algılarız. Koku alma duyumuz sayesinde bazı zamanlar tehlikeden de korunuruz. Herhangi bir yerde bir şey yandığı zaman hemen kokusunu alır ve yangın tehlikesi var ise önlemimizi alırız.

Deri

Dokunma duyusu organımızdır. Bir cismin sert ya da yumuşak, pürüzlü ya da pürüzsüz, sıcak ya da soğuk olduğunu duyu organlarımızdan biri olan derimiz ile algılarız. Derimiz, vücudumuzu çarpma, vurma gibi dış etkilerden de korur.

Dil,

Tat alma duyusu organımızdır. Dilimiz aynı zamanda konuşmamıza da yardımcı olur. Limonun ekşi olduğunu, baklavanın tatlı olduğunu, biberin acı olduğunu duyu organlarımızdan biri olan dil ile algılarız.

Göz,

Görme duyusu organımızdır. Gözlerimiz ile çevremizdeki güzellikleri algılayabiliriz. Bir çiçeğin veya gökkuşağının renklerini, tahtadaki yazıyı duyu organlarımızdan biri olan göz ile algılarız.

Kulak

İşitme duyusu organımızdır. Kulağımız ile çevremizdeki sesleri rahatça duyabiliriz. Bir şarkının melodisini, bir müzik aletinin sesini, bir arabanın kornasını duyu organlarımızdan biri olan kulak ile algılarız.

VÜCUDUMUZUN TEMİZLİĞİ

  Yiyeceklere bakterileri bulaştıran en önemli aracıların insanlar olduğundan bahsetmiştik. Bu nedenle yemek hazırlarken sizin, annenizin ve diğer kişilerin kişisel temizliklerine çok önem vermesi gerekir.

Vücudumuzu Nasıl Temizlemeliyiz ?

Kendinize yemek hazırlamadan önce, yemeğinizi yemeden önce ve sonra mutlaka ellerinizi yıkayın.

Ellerimizi Nasıl Yıkamalıyız 

1- Ellerin dayanabileceği sıcaklıkta suyu aç.

2- Bilekleri ve parmak uçlarını iyice sabunla.

3- El parmak aralarını 20 saniye kadar ovuştur.

4- Akan su altında ellerini iyice durula.

5- Temiz bir kağıt havlu veya havlu ile ellerini kurula.

Ellerimizi Ne Zaman Yıkamalıyız 

Dışarıdan eve gelince.

Her yemek öncesi ve sonrasında,

Her tuvalet çıkışında,

Burnumuzu elledikten , öksürüp-hapşırdıktan sonra,

Çamur/toprak ile oynadıktan sonra,

Parayı elledikten sonra,

Kedi/Köpek gibi hayvanları elledikten sonra mutlaka uygun şekilde yıkamalıyız.

Diş temizliği

Haftada en az 2 kez yıkanmalı ve dişlerimizi de günde en az 3 defa fırçalamalıyız.

VÜCUT TEMİZLİĞİMİZ İÇİN GEREKLİ ARAÇ GEREÇLER

Vücudumuzu temizlemek için gerekli araç ve gereçler vardır. Her bölgemiz için farklı araçlar vardır. Bu araç gereçler şunlardır :

  • Havlu
  •  leğen
  • Duş jeli veya sabun
  • Nemlendirici (vücut, el, ayak)
  • Ağız bakım malzemeleri(diş fırçası,diş macunu, bardak,su,böbrek küvet)
  • Tek kullanımlık eldiven
  • Ped
  • Traş seti (erkekler için)
  • Çöp torbası
  • Kirli torbası
  • Tırnak bakım seti
  • Tarak
  • Saç kurutma makinesi
  • 4 adet lif (tek kullanımlık)
  • Dezenfektan
  • Portatif saç yıkama küveti
  • Şampuan
  • Temiz çamaşır
  • Pijama/gecelik
  • Çorap
  • Kâğıt havlu
  • Çöp torbası
  • Termometre
  • Malzeme arabası
  • Paravan

Vücut Temizliği NAsıl Yapılır : 

Temizlik sağlığımıza zarar verecek her türlü pas, toz, kir vb. gibi ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar olarak tanımlanabilir. Temizlik için alınan önlemlerinin tümüne hijyen denilmektedir.

1- Vücudun dış temizliği: Çeşitli etkenlerle kirlenen bütün dış organlarımızı temiz tutmaktır. Bu temizlik devamlı ve periyodik olmalıdır. Örnek bir insan, çabuk kirlenen el, ayak, yüz ve burun gibi organlarını sabah, öğle ve akşam günde en az üç kez bol su ile yıkar. Yemeklerden sonra ve yatmadan önce ağzını temizler ve dişlerini mutlaka fırçalar. Haftada en az iki kez banyo yapar ve bütün vücudunu bol su ve sabun ile temizler. Tırnaklarını uzayınca keser. Saçlarını temiz tutacak kadar uzatır ve gerektiğinde hemen tıraş olur. Kolonya gibi fazla ağır olmayan güzel kokular kullanır ve mis gibi kokar.

2- Vücudun iç temizliği: İç organlarımızı zararlı yiyecek ve maddelerden uzak tutmaktır. Örnek bir insan, düzenli yemek yer ve aşırı yemekten sakınır. Zararlı yiyecek ve içeceklerden uzaklaşır. Sigara ve içki gibi zararlı alışkanlıklardan kesinlikle kaçınır. Kahve ve oyun salonları gibi yerlerin kötü havasını teneffüs etmez. Sağlığını tehlikeye düşürecek davranışlara yanaşmaz.

3- Elbise temizliği: Giyeceklerimizi temiz tutmak, güzel kullanmak ve kirlenen giysilerimizi hemen değiştirip yıkatmaktır. Temiz elbise, yeni elbise demek değildir. Temiz ve ütülü olan bir elbise eski de olsa güzel görünür. Hor kullanılmayan bir giyecek, uzun ömürlü olur.

SAĞLIKLI BESLENME 

Yaşamımız için gerekli olan gıdaları, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayırabiliriz:

1- Süt, yumurta, peynir, et, tavuk balık gibi hayvansal kaynaklı gıdalar.

2- Sebze,meyve,pirinç,mercimek,kuru fasulye gibi bitkisel kaynaklı gıdalar. Bu gıdaların her birinin içinde vücudumuza farklı yararlar sağlayan maddeler bulunmaktadır. Bu maddelere besin öğesi denir. Besin öğeleri; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, mineraller ve sudur. Vücudumuzun bileşimi de bu besin öğelerinden oluşmaktadır. Organlarımızın düzenli olarak çalışabilmesi ve günlük işlerimizi sağlıklı sürdürebilmek için bu öğelerin her birinden her gün almamız gereklidir. Aldığımız miktarların yetersiz veya fazla olması sağlığımızı etkiler. Bu nedenle gün boyu tükettiğimiz gıdaların türüne, miktarlarına ve en önemlisi de güvenilir (sağlıklı) olup olmamasına dikkat etmemiz gerekmektedir. Hijyen; sağlıklı ortamın korunması ve her türlü hastalık etmeninden arındırılmasıdır.

GÜVENİLİR GIDA NEDİR?

Güvenilir gıda; temiz, bozulmamış ve içinde sağlığa zararlı maddeler bulundurmayan gıdadır. Gıdaların çeşitli koşullarda kirlenmesi, gıda güvenliğini tehdit etmekte ve böylece gıdaların sağlığımızı bozucu hale gelmesine neden olabilmektedir.

Zararlı bakteriler gıdalara bulaştıktan sonra hızla üremeye başlayarak gıdanın bozulmasına neden olurlar. Bazı bakteriler gıdalara bulaştıktan sonra kendileri için uygun koşullarda spor adı verilen bir kılıf oluşturarak daha güçlü ve dayanıklı hale gelirler. Bakteri veya bakterinin zehri ile kirlenmiş bir gıdanın yenmesi sonucunda ishal, bulantı, kusma, şiddetli karın ağrısı gibi şikayetler başlar ve hastalanırız. Bu şikayetlere bazen ateş de eklenebilir.

Besinlerimizi Tanıyalım 

Doğumdan itibaren büyüme ve gelişme, sağlıklı ve uzun bir yaşam için vücudumuza gerekli olan bütün maddeleri besinlerle alırız. Her gün, her mevsim tükettiğimiz çok çeşitli besinler vardır. Besinler, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayrılır;

1. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler,

2. Sebzeler, meyveler, ekmek, mercimek, kuru fasulye, makarna, bulgur gibi bitkisel kaynaklı besinler.

Bu besinlerin her birinin içinde vücudumuza farklı yararlar sağlayan maddeler bulunmaktadır.

Besinler ve  Yararları

Elma: C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

Kabak: K ve C vitamini içerir. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır.

Armut: Fosfor, kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır.

Dut: Kalsiyum, C ve B vitamini ile bol lif içerir. İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır.

Kiraz: Kalsiyum, fosfor ve C vitamini içerir. Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar.

Erik: A ve C vitamini ile kalsiyumdan zengindir. Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır.

Yeni dünya (Malta eriği): A vitamini deposudur. Görmeye ve büyümeye faydalıdır.

İncir: Bol posa, kasiyum, fosfor ve magnezyum içerir. Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir.

Üzüm: Potasyum ve C vitamini deposudur. Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.

Hindiba: Potasyum, folik asit, C, A ve E vitamini içerir. Demir içeriğiyle kansızlığa iyi gelir.

Yüksek lif içeriğiyle bağırsakları çalıştırır. Toksin atıcı ve idrar sökücüdür. İştah açıcı özelliği vardır.

Ananas: Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.

Havuç: A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Saç dökülmesini azaltır ve saçı canlandırır.

Salatalık: A, B ve C vitamini ile fosfor ve selenyum deposudur. Güçlü bir antioksidandır. Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı barsak çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır.

Şalgam: C vitamini, potasyum ve magnezyum içerir. Yüksek tansiyona iyi gelir. Lif içeriğiyle bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucu etkileri vardır.

Soya: A vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve yüksek oranda lif içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur. Kemikleri güçlendirir.

Kuşburnu: A, C, D ve E vitamini yönünden zengindir. Antioksidandır. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir.

Brokoli: A, C, E, B1 ve B2 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Kalp hastalıklarına karşı

korucudur. Prostat ve kolon kanseri riskini azaltır. Demir ve folik asitten zengindir. Kansızlığa faydalıdır.

Marul: A, B ve E vitamini içerir. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır.

Soğan: A, B ve C vitamini ile fosfor ve kükürtten zengindir. Doğal antibiyotiktir. Bronş açıcı, bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı arttırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır.

Sarımsak: A, B, C ve E vitamini ile sakaroz içerir. Yaşlanmayı geciktirir. Kireçlenmede faydalıdır. Yüksek tansiyonu ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde faydalıdır.

Kereviz: A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.

Karpuz: A ve C vitamini ile fosfor ve potasyum içerir. Böbrekteki kum ve taşların atılmasında faydalıdır. Toksin atıcıdır. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da katkısı vardır.

Kavun: A vitamini, potasyum ve folik asitten zengindir. Damar tıkanıklığında, bağırsakların çalışmasında etkilidir. Göz sağlına fayda sağlar.

Lahana: Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.

Pazı: A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.

Karnabahar: Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.

Yer elması: İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır.

Pırasa: Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.

Patates: C ve B vitamini ile fosfor ve potasyumdan zengindir. Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir.

Enginar: Bol posa içerir. Kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir. Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır.

Taze fasulye: Folik asit, potasyum, A ve C vitamininden zengindir. Kötü kolesterolün düşmesinde yardımcıdır. Antioksidan özelliği vardır.

Avakado: Potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi vardır.

Bamya: A, B ve C vitamini içerir. Sindirime yardımcıdır.

Börülce: Kalsiyum, posa, potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterolün ve tansiyonun düşmesinde faydalıdır. Kabızlığa iyi gelir.

Ayva: A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.

Bakla: A ve C vitamini içerir. Lif yönünden zengindir. Kabızlığa iyi gelir. Kolesterole ve

kansere karşı koruyucudur.

Ispanak: B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır.

Mısır: Protein, A, B ve C vitamini yönünden zengindir. Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar.

Muz: B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.

Kayısı: A, B ve C vitamini içerir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik gelişimini arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Kas ve sinir sistemini güçlendirir.

Vişne: A vitamini ve potasyumdan zengindir. İdrar söktürücüdür. Karaciğer ve mide üzerinde olumlu etkileri vardır.

Şeftali: C vitamini, potasyum ve posadan zengindir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir sistemine faydası vardır. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.

Ahududu: Folik asit, C, E ve A vitamini içerir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür. Diş sağlığına iyi gelir. İshali önler ve ateş düşürücüdür.

Domates: Folik asit, magnezyum, potasyum, B ve A vitamini içerir. Hücre yenilenmesinde, bağışıklığın artmasında, kemik ve kas gelişiminde etkilidir.

Patlıcan: B1, B2, C ve A vitamini içerir. Sinir sistemine iyi gelir. Cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine faydalıdır.

Trabzon hurması: A ve C vitamini ile potasyumdan zengindir. İshal koruyucudur. Göz ve cilt sağlığına olumlu etkileri vardır.

Portakal: C vitamini ve flovanoid denilen antioksidan deposudur. Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Nar: C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.

Mandalina: C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.

Greyfurt: Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.

Kivi: C vitamini deposudur. Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı arttırır.

Çilek: A, C ve E vitamini ile folik asitten zengindir. Kas ve eklem ağrılarında faydalıdır. Cilde iyi gelir. İdrar sökücüdür.

Yeşil biber: C vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır.

Limon: Yüksek oranda C vitamini içerir. İskorbüt hastalığına iyi gelir. Güçlü antioksidandır. İdrar sökücüdür. İdrar yolları iltihabında faydalıdır.

Maydanoz: Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca folik asit, A ve E vitamini yönünden zengindir. Büyüme, kemik ve diş sağlığı gelişiminde etkindir.

Et

Besin değeri yüksek bir gıda maddesidir. 100 gram ette 15 ila 20 gram protein bulunur. Etin içinde ayrı olarak fosfor, demir ye bakır gibi madensel tuzlar, A, D vitaminleri ve B vitamini bileşikleri vardır. Bilhassa karaciğer demir ve bakır mineralleri, A ve D vitaminleri istikametinden daha zengindir.
Et kan yapar ve kansızlığı önler. Bedeni canlı ve kuvvetli kılar. Zihinsel gelişmeyi sağlar. Şişmanlığı önler. Bu özellikleriyle et soframızın baş tacı olmuştur. Beslenmede etle alakalı şu özelliklerin de bilinmesi gerekir:

Dana, piliç ve tavşan etinin, karaciğer ve beyinin sindirimi kolaydır. Bunlara hafif etler isimi verilir.
• Koyun etine ve sığır etinin kimi parçalarına yarı hafif veyahut yarı yağlı etler denir. Bunların sindirimi beyaz etin (hafif etin-yağsız etin) sindiriminden biraz daha zordur.
• Kaz ve ördek etine, koyunun ve sığırın yağlı bölümlerine ağır et ismi verilir. İsminden da anlaşıldığı üzere bunların sindirimi daha zordur. En ağır et domuz etidir. Zengin gelişmiş ülkelerde hastalıkların pek çoğuna yağlı domuz eti kapı aralıyor.
• Et tüketiminde ölçüyü kaçırmamak gerekir. Gut, damar sertliği, kalp hastalıkları, sinir bozukluğu ve sindirim rahatsızlıklarının kaynağında aşın et tüketimi vardır.

Balık

Faydaları:
• Balıkta başta fosfor olmak üzere, iyot, demir ve kalsiyum gibi madensel tuzlar ve A, D ve B on iki vitaminleri bulunur. Bu özellikleriyle balık:
• Bedene güç ve enerji verir,
• Zihin yorgunluğunu giderir,
• Yapısındaki demir sayesinde kan yapar,
• Balıktaki kalsiyum kemiklerin büyümesini sağlar ve bilhassa küçüklük çağlarında gelişmeyi kolaylaştırır,
• Çok ihtiyaç duyulan madensel tuzlardan biri olan iyot, vitaminlerin ve diğer madensel tuzların özümlenmesini sağlar.

Balık miktarını etkileyen tek etmen avlama güçlülüğü değildir. Başta kalkan olmak üzere bazı balıkların soyu denizlerimizde tükeniyor. Bu yüzden de her mevsimde soyu tükenmiş balıklar yüksek fiyatla satılıyor.

Tavuk ve Piliç
Dünyada tavuk etine ilgi gittikçe artıyor. Senede, insan başına tavuk eti tüketimi İsrail’de 40, Amerika’da 30,,İspanya’da 24, Kanada’da 23, İtalya’da 19, Fransa’da 18,.Yunanistan’da 17, İrlanda’da 16, İngiltere’de 15, Danimarka’da ve Almanya’da 10, İsviçre’de ise 9 kilodur.

Tavuk eti beyaz ettir, başka bir deyişle sindirimi, dana ve koyun etinden daha kolaydır, Kolestrol yapmaz. Yaşlılar, başta göğsü olmak üzere, korkmadan bol bol tavuk eti yiyebilirler.

• Tavuk ve piliç, protein, madensel tuzlar ve vitamin kaynağıdır.
• Güç ve enerji verir. İbni Sina ve Hipokfat gibi daha önceki hekimler tavuk etini pek çok hastalığa karşı ilaç olarak verirlerdi.

Yumurta

Çok zengin besin maddelerinden biri de yumurtadır. İçinde E,K,B bir, B altı, B iki, B oniki ve PP gibi çeşitli vitaminler ve başta fosfor, demir ve kalsiyum olmak üzere bir çok madensel tuzlar bulunur. Protein istikametinden zengindir. 60 gramlık bir tek yumurta 60 kiloluk insanı bir gün beslemeye yetiyor. Lipid yapmaz.

Faydaları:
• Organizmanın madensel tuz ve vitamin İhtiyacını karşılar.
• Yapısındaki B vitamin bileşikleri sayesinde sinir sistemini tertip eder, zihin yorgunluklarını giderir.
• Adaleleri güçlendirir,
• Yenilen besinlerin sindirilmesini kolaylaştırır.
• Şekerin bir an önce kana karışmasını sağlar. Gözdeki ağ tabaka tabakasını güçlendirir.
• Kemikleri geliştirir. Çocukların büyümesini ve gelişmesini kolaylaştırır.
• Dokuları besler.

Süt

Süt ve peynir, hayvansal protein istikametinden, et ye balık kadar değerlidir. Sütte ayrı olarak A ve B(2) vitaminleri, demir, bakır ve kalsiyum gibi madensel tuzlar da bulunur. A vitamini gözün savunmasını ve iyi çalışmasını sağlar, ağ tabaka tabakasını güçlendirir. Yangılı hastalıklara karşı bedenin direncini arttırır. Erkeğe güç, kadına sıhhat kazandırır. B(2) vitamini ise sinir sistemini düzene sokar. Solunum sisteminin çalışmasına yardımcı olur.

Sütün asıl ehemmiyeti, sanıldığı gibi, protein içermesinden doğmaz. Protein istikametinden 50 gram et 250 gram süte eşittir. Süte ehemmiyetini kazandıran yapısında bulunan kalsiyumdur. Kemiklerin büyümesi için çok gerekli bir personel olan kalsiyum sütte bol miktarda bulunur. Bu nedenle çocuklara, yetişme çağında olanlara bol bol süt içirmeliyiz.

Proteinler ve madensel tuzların yanı sıra sütte şeker de bulunur. Ancak bu şekerin miktarı azdır. Bu nedenle, daha çok, az enerji harcayanlar İçin faydalıdır. Ağır işlerde çalışan yetişkinlerin, sofralarında, sütün yanı sıra enerji veren besinlere, meyvelere ve nişastalı gıdalara ağırlık vermek gerekir.

SAĞLIKLI BESLENME YOLLARI 

Niçin Sağlıklı beslenmeliyiz ?

Dengeli ve akılcı beslendiğiniz takdirde, beyniniz daha iyi, daha berrak çalışır, hafızanız güçlenir. Veriminiz, bağışıklığınız artar, hastalıklara karşı daha dirençli hale gelirsiniz, cildiniz sağlıklı olur. Kısaca daha kaliteli bir yaşam sürersiniz.

Günde 2-3 bardak süt 
Çocukların, dört besin grubundaki gıdalardan yeterli miktarda ve  dengeli tüketmeleri gerektiği, süt, yoğurt, et, tavuk, yumurta, peynir, kuru  baklagiller, sebze ve meyve ile ekmek, bulgur, makarna, pirinç gibi besinlerin  her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesi istendi.
Çocukların özellikle kemik ve diş gelişimi için günde 2-3 su bardağı  süt veya yoğurt, bir kibrit kutusu kadar beyaz peynir, hastalıklara karşı daha  dirençli olmaları, göz, cilt ve sindirim sistemlerinin sağlıklı olması için her  gün mevsimine göre 5 porsiyon taze sebze veya meyve tüketmelerinin önem taşıdığı  bildirildi.
Öğrenciler için en önemli öğün olan kahvaltının yapılmadığı takdirde  dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma olduğu  ifade edildi. Güne yeterli ve dengeli yapılan bir kahvaltıyla başlamanın  öğrencilerin okul başarısının artmasında son derece etkili olduğu, çocukların her  sabah düzenli kahvaltı yapma alışkanlığı kazanmalarına özen gösterilmesi  gerektiği kaydedildi. Dengeli bir kahvaltı için peynir, haşlanmış yumurta, taze  meyve suyu, birkaç dilim ekmek veya bir bardak süt, poğaça ve meyve  tüketilebileceği belirtildi.
Öğün atlanmaması, besinlerin 3 ana ve 2 ara öğünde alınması, okulda  veya evde dinlenirken ve ders çalışırken açlık hissedildiğinde tüketilen  besinlere dikkat edilmesi, şeker ve şekerli besinler, çikolata, cips, gazlı  içecekler yerine süt, yoğurt, sütlü tatlılar, ekmek arası peynir, taze sıkılmış  meyve suları ve kuru meyve tercih edilmesinin sağlıklı beslenme açısından daha  yararlı olduğu aktarıldı.
Vücudun düzenli çalışması, tüketilen besinlerin vücuda yararlılığının  artırılması, çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimine olumlu katkı  sağlaması açısından fiziksel aktivitenin artırılmasına önem verilmesi, çocukların  bir spor dalıyla ilgilenmesinin teşvik edilmesi istendi.
Sağlıklı yaşam için çocuklara el yıkama ve diş fırçalama  alışkanlığının kazandırılması,  özellikle yemek yemeden önce ve sonra, tuvalete  girdikten sonra, oyun oynadıktan sonra eve gelince ellerini ılık akan su altında,  sabunla iyice ovuşturarak yıkamaları konusunda alışkanlık kazandırılması  gerektiği vurgulandı.
Çocukların okul kantini ve büfe gibi yerlerden satın aldıkları  besinlerin seçiminde dikkatli olması, süt, ayran gibi ambalajlı besinleri satın  alırken etiket bilgisinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından üretim izninin  bulunmasına ve son kullanım tarihinin geçmemiş olmasına, ambalajsız satılan tost,  simit, poğaça gibi yiyeceklerin de temiz ve güvenilir şekilde hazırlanmış  olmasına dikkat edilmesi gerektiği bildirildi.
Beslenme çantası için örnek menü 
Pazartesi: Börek veya poğaça, ayran, meyve (Mevsimine göre 1 küçük boy  elma, 1 orta boy portakal, 1 büyük boy mandalina, 1 salkım üzüm veya 5 erik  şeklindeki seçeneklerden biri)
Salı: Haşlanmış yumurtalı sandviç, 5 adet zeytin, meyve suyu
Çarşamba: Peynirli tost veya sandviç, ayran, çiğ sebze (Mevsimine göre  1 küçük boy domates, 4-5 orta boy yeşil biber, 1 orta boy havuç veya 5-6 yaprak  marul şeklindeki seçeneklerden biri)
Perşembe: Kek (tercihen meyveli), süt, meyve  (Mevsimine göre 1 küçük  boy elma, 1 orta boy portakal, 1 büyük boy mandalina, 1 salkım üzüm veya 5 erik  erik şeklindeki seçeneklerden biri)
Cuma: 1 kibrit kutusu peynir, 5 adet zeytin, tam buğday ekmek, süt,  çiğ sebze (Mevsimine göre 1 küçük boy domates, 4-5 orta boy yeşil biber, 1 orta  boy havuç veya 5-6 yaprak marul şeklindeki seçeneklerden biri)
Beslenme çantasının temizliğine dikkat 
Beslenme çantasının her gün çok iyi bir  şekilde yıkanması, beslenme örtüsü, peçete ve suyun unutulmaması, sebze ve  meyvelerin çok iyi yıkanması, okula getirilecek ambalajlı yiyeceklerin Gıda,  Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından izinli olup olmadığına ve son kullanma  tarihine dikkat edilmesi, öğrencilerin okula götürdüğü besinleri tüketip tüketmediğinin izlenmesi, beslenme çantası hazırlanırken hazır kek ve bisküviler  yerine evde hazırlanan yiyeceklerin tercih edilmesi gerektiği belirtilerek,  velilerin ekonomik durumları gözönünde tutularak beslenme çantasına fındık ve  ceviz gibi kuruyemiş ya da kuru meyve ilave edilebileceği bildirildi.

HAVA DURUMUNA  GÖRE GİYİNMEK

mevsimler

Sevgili öğrenciler biliyorsunuz ki hava sıcaklıkları hergün değişebiliyor.Biz insanlar  değişen hava sıcaklıklarına göre giyinmeliyiz.

Yaz mevsimi , kış mevsimi , ilkbahar ve sonbahar mevsiminde ayrı ayrı giysiler giyeriz.

Örneğin :

Yaz mevsiminde havalar genellikle sıcak olduğu için kısa kollu ve vücudumuzu terletmeyecek şekilde giyinmeliyiz. kalın giysiler giyersek  çeşitli hastalıklara sebep olur. bedenimiz havasız kalır böylece hasta oluruz. Oyüzden ince giysiler giymekte fayda var.

Kış mevsiminde kalın giysiler giyinmeliyiz. özellikle kar yağdığında kafamıza bere,şapka eldiven ve atkı takıp giymeliyiz. Ayakkabılarımızdan botlatı giymeliyiz. 

İlkbahar mevsiminde yarı kalın yarı ince kıyafetler giymeliyiz.

Sonbahar mevsiminde ise hava sıcaklığı genellikle soguk ile sıcak arasında olduğundan ve genellikle yağmurlu geçtiğinden şemsiyelerimizi hazır bulundurmalıyız. Yarı ince yarı kalın kıyafetler giymeliyiz.

ÇEREMİZİN TEMİZLİĞİ

Toprak, Hava ve Su, dünyamıza hayat veren üç temel unsurdur. Bunları temiz tuttuğumuz sürece, dünyamız temiz ve sağlıklı olur. Evimizin önü ve sokaklarımız temiz olursa toz, çamur, sinek gibi zararlı maddeler barınmaz. Bağ, bahçe ve ormanlarımız temiz olursa dünyamızı süsleyen bitkiler ve ağaçlar canlı ve yeşil olur. Deniz, göl ve ırmaklarımız temiz tutulursa, hem tabiat hem de canlılar hayat bulur. En önemlisi de hava temiz olduğu sürece insanlar ve canlılar bu dünyada yaşayabilir. Aksi halde, hem dünyanın hem de hayatın sonu yaklaşır. Vücudumuzu yaşatan besinlerdir. Dünyamızı yaşatan ise temiz su, hava ve topraktır.

Belediyelerimiz çevre temizliklerinde en etkin rol alan kuruluşların başında gelmektedir. Bu hizmetlerin halka sunumunda hem maddi yönden hem de yeterli personel olmadığından belediyelerimiz bir hayli güçlüklerle karşılaşmaktadırlar. Hepimiz temiz bir şehirde yaşamak isteriz. En büyük temizliğin kirletmemek olduğunu bildiğimiz halde her nedense temizlik kuralarına özen göstermeyiz. Sabahın erken saatlerinde sıcak yuvalarından çıkan belediyelerimizin cefakar temizlik çalışanları özenle temizledikleri cadde ve sokaklarımızı bizler kirletmemek için bir gayret sarf etmeyiz. Özellikle sigara tiryakilerimiz içtikleri sigara izmaritlerini sokağa atmaya özen gösterdikleri sokaklara baktığımızda ilk gözümüze çarpan çevre kirliliğinin başında gelmektedir.

Temiz bir toplumda yaşamak için herkes elinden gelen gayreti sarf etmelidir. Çevremizi temiz tutmak hepimizin görevi olmalıdır. Temiz ve sağlıklı bir çevre, bütün canlıların yaşayabilmesi için temel koşuldur. Her canlı gibi insanda çevresiyle uyum içinde yaşamak zorundadır. İnsan hayatının devamını sağlayan sağlığı korumak ise, ancak sağlıklı ve temiz bir çevre ile mümkündür. Bu nedenle vücudumuzu ve elbisemizi temiz tuttuğumuz gibi, yaşadığımız; uzak ve yakın çevremiz olan, evimizi, sokağımızı, okulumuzu, sınıfımızı, kısaca içinde yaşadığımız dünyamızı da temiz tutmalıyız. İçinde yaşadığımız çevreyi başkaları ile paylaşırız. Buraların temiz tutulması ve korunması hepimizi ilgilendirir. Ortaklaşa kullandığımız alanları kirletmek onlara haksızlık olur. Bu nedenle bir kimsenin başkalarının kullandığı çevreyi kirletmeye hakkı yoktur. Kirletenleri uyarmak hepimizin görevidir. Bilmeliyiz ki, ´´temiz bir dünya temiz bir çevre´´ hem kendimiz için, hem de bizden sonra gelecek nesiller için çok önemlidir.

Çevremizi kirletenleri uyarmalı ve bu kötü alışkanlıklarından vazgeçirmek için gayret göstermeliyiz. Bunu yaparken nezaket kurallarına dikkat etmeli, karşıdaki kimseyi üzmemeye özen göstermeliyiz. Aynı zamanda kendimiz de çevre konusunda duyarlı olmalı ve bu konuda insanlara örnek olmalıyız. Sağlıklı, mutlu, huzurlu, barış içinde yaşamak için çevremizi temiz tutmalıyız. Bunun için çevre temizliğine hem kendimiz uymalı hem de başkalarını bu konuda uyarmalıyız.

Çevre temizliği bir toplumun aynasıdır. Temiz bir toplum olmak zorundayız. Temiz ve medeni toplumlar, her zaman çevre temizliğine önem vermişlerdir. Sadece insan sağlığı değil, çevre sağlığı açısından da önemlidir. Son yıllarda özen gösterilmeye çalışılan çevre temizliği konusunda, vatandaşları biraz daha duyarlı olması gerekmektedir. Çöp konteynrlerinin bırakıldığı alanlarda ne yazıkki insanlar ellerindeki çöpü oralara değilde, rast gele yerlere atarak, çevre kirliliğine neden olmaktadırlar. Her geçen gün artan nüfus, çevre temizliği konusunuda beraberinde getirmektedir.

Belediyelerin yapmak zorunda olduğu temizlik çalışmalarına, vatandaşlar köstek değil, destek olmalıdır. Belediyelere siyasi gözle bakmak yerine, hizmet kapısı olarak bakmak lazımdır. Gerekirse mahalle muhtarları kendi mahallelerindeki insanların aydınlatılması konusunda yetkili kılınmalıdır. Çevre temizliğinin olmadığı bir yerde medeniyetin olamayacağı bilincinin aşılanması gerekir.

Çevreyi kirletenlere hepimiz tepkimizi koyarsak, gerek insan ve gerekse çevre sağlığı açısından insanlık görevimizi yerine getirmiş oluruz.

KAZA TÜRLERİ VE KAZALARDAN KORUNMA YOLLARI

Kaza nedir? Kaza çeşitleri nelerdir?

Kaza Nedir?

Yaralanmalara, can ve mal kaybına yol açan, önceden planlanmamış, beklenmedik bir anda ortaya çıkan olaylara kaza denir. Bilgisizlik, eğitim eksikliği ve sorumsuzluk kazaların önemli nedenleri olarak görülür. Bunlara dikkatsizlik ve ihmal eklendiğinde kazaların kötü sonuçları daha da büyüyebilir. Oysa kazaların çoğu, önceden alınacak basit önlemlerle engellenebilir.

Kaza Çeşitleri Nelerdir?

Kazalar, beş gruba ayrılarak incelenebilir:

A-) Ev Kazaları

Evlerde oluşan kazalardır. Düşmeler, yanıklar, zehirlenmeler, elektrik çarpmaları, kesikler bu grupta yer alır. Genellikle çocukların ve ev hanımlarının karşılaştığı kazalardır.

B-) Okul Kazaları

Okullarda oluşan kazalardır. Düşmeler, kırık, çıkık, burkulma, yaralanma gibi kazaları bu grupta sayabiliriz.

C-) İş Kazaları

İş yerlerinde oluşan ve kişilerin yaptıkları işlere göre farklılıklar gösteren kazalardır. Örneğin; inşaat işçileri çalışırken kırık, çıkık, kanama ve yaralanmalara maruz kalırlar.

Ç-) Trafik Kazları

En sık karşılaşılan kaza türüdür. Özellikle yurdumuzda felaket boyutlarına ulaşmış, acil önlemler gerektiren kazalardır. Yaralanma, ölüm ve mal kayıplarına yol açan yol açan bu kazalara taşıtlar neden olmaktadır.

D-) Kitlesel Kazalar ve Doğal Afetler

Çok kişiyi aynı anda ilgilendiren kaza türüdür. Yangın, besin zehirlenmeleri, bina çökmesi; uçak, tren, gemi kazaları; deprem, sel baskını, heyelan gibi doğal afetler bu grupta yer alır.

BULAŞICI HASTALIKLARDAN KORUNMA YOLLARI

 Kazalardan korunma kişi faktörüne bağlıdır. Bunda en önemli etken kişinin eğitimidir. Kişilerin sorumsuzluk,bilgisizlik ve dikkatsizlik nedeniyle yaptıkları kazaların önlenilmesinde en önemli araç, sağlık eğitimidir. Trafik kazaları gibi başkalarının hayatını da tehlikeye düşüren durumlarda zorunlu olarak cezai yaptırımlara da gidilmektedir. Çocuklar, yaşlılar ve hamileler kazalar açısından en önemli risk grubunu oluşturmaktadır.
• Çocukların özellikle yürümeye başlama dönemlerinde kazalarla karşılaşabilme riskleri yüksek olmaktadır. Bu dönemlerde düşme büyük kaza nedenlerindendir.
• Evde kesici, batıcı araçlar ortada bırakılmamalıdır.
• Mutfatkta ocakta kullanılan tavaların sapları çarpılmayacak biçimde olmalıdır.
• Elektrik prizleri herhangi bir şeyle kurcalanamayacak şekilde kapatılmalıdır.
• Mutfakta böcek ilacı bulundurulmamalıdır.
• Bakım ve onarım işi daima alanında yetişmiş elemanlara yaptırılmalıdır.
• Sıvı gaz tüpleri sabun köpüğü ile kontrol edilmelidir.
• Küçük piknik tüplerinde geniş tencerelerle su ısıtılmamalıdır.
• Girilmesi yasak sulara girilmemelidir.
• Çocuklar kollarından tutularak kaldırılmamalıdır.
• Bebekler kundaklanmamalı ve yarı yüzüstü yatırılmamalıdır.
• Meyve ve sebzeler iyice yıkanılmadan yenilmemelidir.
• Bir diğer risk grubu yaşlılardır. Yaşlıların bulunduğu evlerin aydınlatılması, merdivendeki kırık basamakların onarılması gerekmektedir.
• Hamilelerde vücut dengesinin bozulması nedeniyle kaza tehlikesi artar. Kaymaları önleyecek tedbirler alınmalıdır.
• İş hayatında araç gereç güvenliği, yapılan uygulama ile ilgili koruyucu önlemlere dikkat edilmelidir.
• Aydınlatma yeterli olmalıdır.
• Kişiler yaşlarının ve yeteneklerinin üzerinde bir işle görevlendirilmemelidir.
• Yapı işlerinde güvenlik halatı gibi araçlar kullanılmalıdır.
• Tarım ilaçlamalarında rüzgar arkaya alınmalıdır, serpinti önlenmelidir.
• Hiçbir yiyecek kabına zehirli madde konulmamalıdır.
• Tüm spor etkinliklerinde yapılan hareket, tekniğine uygun olmalıdır.
• Çocuk parkalarında düşmeleri, çarpmaları önleyecek önlemler alınmalıdır.
• Toplum bireyleri ilk yardım konusunda eğitilmelidir.
• Alkollü araç kullanmamalı, emniyet kemeri takılmalıdır.
  Kaza geçiren kişilere yardım etmek her insan için bir görevdir. Yardım ederken kişi kendi güvenliğini tehlikeye atmamalıdır. Örneğin, elektrik çarpması ve boğulmalarda olduğu gibi kişi kendi güvenliğini sağlamadan yardıma kalkışırsa hayatını kaybedebilir.
  Kazalardan korunmanın temel ilkelerinden birisi de insanların sürekli olarak eğitilmesidir. Sürekli eğitim ve yapılan kontrollerde bir çok kaza önceden önlenir. Kaza sırasında kopan organın tekrar yerine dikilebilmesi için tekniğine uygun olarak sağlık kuruluşlarına taşınması gerekir. Kopan organın ayrılma yerine ve vücudun bu kısmına tentürdiyot ve benzeri maddeler asla sürülmemelidir. Bu maddeler yaranın ağzını açarak kanamayı hızlandırır.
  Kaza sırasında kopan organların soğuk bir ortamda , ancak dondurulmadan sağlık kuruluşuna nakledilmelidir. Kopan organ asla buz veya buzlu suya doğrudan temas ettirilmemelidir. Önce kuru bir kaba veya poşete konulmalıdır. Daha sonra bu poşet soğuk bir başka kaba ya da buzlu kaba oturtularak taşınmalıdır. Taşıma sırasında organın dondurulmamasına özen gösterilmelidir.6 saat içinde bir sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

BULAŞICI HASTALIĞI OLANLARDAN KORUNMA YOLLARI

Aşı olmak 

El yıkamak

Tuvalet Temizliği 

Mendil kullanmak

Ortak eşya kullanmama

Eldiven maske kullanmak

İyi beslenme 

Spor yapma 

AŞI

Aşı Nedir?
Hastalık yapma yeteneği olan bakterileri, mikropları vs. hastalık yapma karakterleri ortadan kaldırılmış ve etkisiz hale getirilmiş haline aşı denir. Ası, toplum sağlığını koruyabilmek amacıyla kullanılan en etkili uygulamalardandır.

Aşılar belirli bir hastalığa yakalanmadan once kisilere ulasıp bagısıklanmasını sağlamak amacı ile kullanılır.
Aşılar Hangi Hastalıklardan Korur?
1- Difteri
2- Boğmaca
3- Tetanos
4- H. İnf. Tip b’ye bağlı hastalıklar
5- Poliomyelit
6- Verem
7- Hepatit A
8- Hepatit B
9- Kızamık
10- Kızamıkçık
11- Kabakulak vb.
Aşıların zamanında ve uygun aralıklarla uygulanması çok önemlidir.
Aşı Yapılmazsa Ne Gibi Sonuçlar Ortaya Çıkar ?
Vücutta hastalık yaptıktan sonra çeşitli ilaçlar verilerek yok edilmeye çalışan mikroplar bu ilaçlar sayesinde daha da güçlü hale gelebilir. Bağışıklık sahibi olmayan bireyler yüzünden basit hastalıklar büyük salgınlara , ölumlere neden olabilir.
Aşılar Nerelerde Uygulanır?
Aşı uygulamaları:
* Toplum Sağlığı Merkezlerinde,
* Aile Sağlığı Merkezlerinde,
* Verem Savaş Dispanserlerinde
* Hastanelerde ücretsiz olarak uygulanmaktadır.

BULAŞICI HASTALKLARDAN KORUNMA YOLLARI

Ne zaman gribiz, ne zaman soğuk algınlığı yaşıyoruz?

Ateş, baş ağrısı, boğaz ve adale ağrıları, kırgınlık, titreme gibi belirtiler grip ve gribal enfeksiyonların (halk dilinde soğuk algınlığının) göstergeleridir. Bir hastalığın grip mi veya soğuk algınlığı mı olduğunu detaylı bir laboratuvar testi sonucu anlayabiliriz. Her iki durumda da belirtiler hemen hemen aynıdır, ancak grip durumunda belirtilerin daha keskin olduğunu ve ateşin daha hızlı çıktığını gözlemlemliyoruz. Hasta kendini birden bire kötü hisseder ve ateşlenme süreci birkaç gün sürebilir. Bunun yanında baş ve adale ağrıları da gripte karakteristik bir özelliktir. Öksürük grip geçiren hastada daha belirgin yaşanır. Kısaca grip geçiren bir insan saydığımız belirtileri daha keskin yaşar.

Modern tıp kitaplarında gribin nedeni Influenza virüsü ile açıklanırken, soğuk algınlığının nedeniyse farklı birkaç virüs olabilir denir, ör. Rhinovirüsü, Adenovirüsü, Coronavirüsü vb.

Hangi belirtilerde ne tür tedavi gereklidir?

Doğal Tıp oldukça bireysel ve oldukça detaylı bir uygulama sunar. Bunu bir gripal enfeksiyonda da görebiliriz. Doğal tedavi yöntemleri doğru uygulanmaları halinde oldukça olumlu sonuç verir.

Hafif kırgınlık durumunda (henüz hiç bir sentom yokken):

– Terleme kürleri, hamam, sauna, soğuk-sıcak duşlar

– Sıcak mürver meyvesi şurubu, diğer kırmızı meyve suları

– C vitaminli taze sıkılmış meyve suları

– Çay: mürver çiçeği, ıhlamur çiçeği, zencefil (dikkat;ağır böbrek rahatsızlığı geçirenler zencefil kullanmamalı)

– Uçucu yağlar ile masajlar

– Refleksoloji

– Dinlenme

– Temiz havada zorlamayan yürüyüşler ve stresten uzak kalma

– Vb.

Ateşlenme

Ateşlenme durumu aslında bir hastalık değil, aksine iyileşme sürecinin göstergesidir. Bu süreç metabolizmamızın harikulade bir aktivitesi ve bedenimizin bir olumsuzluğu çözmeye çalıştığı dönemdeki anlamlı bir reaksiyonudur. Eğer bu dönemde yüksek ateşten dolayı belirgin sıkıntılar (kalp çarpıntısı, nefes darlığı, bilinçde netlik kaybı vb.) yaşanıyorsa o zaman ateşi düşürme yollarına başvurmakta yarar var. Ancak her insanın ateşlenmeye dayanıklılığı farklılık gösterir, hatta çocuklar çok daha fazla hassastır. Böyle durumlar için (özellikle kalp hastaları) hemen bir uzman çağırmak gerekir.

Normal koşullarda sorun yaşamayan insanlar için 39-40°C de ateş düşürülmeye başlanmalıdır.

Ateş düşürme sürecini kolaylaştırıcı önlemler:

Bu dönemde en önemli önlem bol sıvı tüketmektir ( gazsız su ve çaylar/mürver çiçeği, ıhlamur çiçeği)

Ateşlenme durumunda genel kural; hastanın üzeri fazla örtülmemelidir!

Sirkeli kompresler:

Uygulanışı: El havluları ya da başka pamuklu bez sirkeli suya daldırılır ve sıkılır.
Bu bezler hastanın ayak bileklerininin üstüne doğru sarılır ve üzerine kuru bir havlu sarılır, hasta yatağa yatırılır ve üstü kapatılır. Yatağın ıslanmaması için önceden yatağın kompres gelecek kısmına kalın bir havlu yayılabilir. Kompres bu şekilde iyice ısınana kadar kalmalı ve bu işlem 3-4 kez tekrar edilmelidir.

Serinletici banyolar: (Bu yöntem, kalp rahatsızlığı ve kronik hastalık geçirmekte olanlara önerilmez)

Uygulanışı: Banyo küveti, hastanın sahip olduğu ateşin yüksekliğinden sadece bir derece düşük olacak şekilde doldurulur. Hasta banyo küvetine girer ve yaklaşık 3 dakika suda kaldıktan sonra küvetin suyunun sıcaklığı 35°C yi bulana kadar küvete soğuk su eklenir. Bu suda hasta tekrar yaklaşık 3 dakika kaldıktan sonra suyun sıcaklığı 30°C ye düşünceye kadar yine soğuk su eklenir ve bu suda da hasta yaklaşık 1 dakika kaldıktan sonra kurulanıp yatağa yatırılır. Hastanın üzeri kapatılır ve dinlenmeye bırakılır.

 Boğaz Ağrısı:

– Gargara: Adaçayı, papatya veya sıcak hafif tuzlu su ile günde birkaç kez tekrarlanır.

– Şekersiz adaçayı pastili veya şekeri emilir.

– Adaçayı günde en az 3-4 kez içilir.

– Ses kısıklığı da varsa, bir parça eğir kökü ağızda tutulur ve çaya eklenir.

– Lenfleri harekete geçirmek: Parmak uçlarıyla timus bezinin üzerine gelecek şekilde göğüs kafesine tıklatarak masaj yapılır.

– Patatesli boğaz kompresleri yapılır.

Patatesli boğaz kompresinin uygulanışı:

5-6 adet orta boy patates kabuğunu soyulmadan pişiriniz. Patateslerin kabuğunu soymadan pamuklu bir bezin ortasında ezip, bu püreyi bezin üzerine hafifçe yayarak boğazınıza sarınız. Bu sargının üzerine ikinci bir bez daha sarıp, ayrıca üzerine bir şal daha sararak kompresin uzun süre sıcak kalmasını sağlayınız. Kompresi, içeriği soğumaya başlayınca alabilirsiniz ve isteğe göre tekrar edebilirsiniz.

Öksürük:

Öksürük dönemlerinde çok miktarda su/sıvı tüketmek gerekir, çünkü balgam ancak sıvı sayesinde çözülebilir ve öksürme sayesinde dışarı taşınabilir.

Ateşlenme ve nezle belirtilerinde olduğu gibi öksürük de vücudun hastalıklara neden olan unsurlara karşı bir savunma reaksiyonudur. Bu nedenle bu durumda öksürüğü bloke edici yöntemlere başvurulmamalıdır.

Özellikle soğuk algınlığı dönemindeki balgamlı öksürükte en etkileyici bitki kekiktir. Kekik çayına, bazı bitkiler karıştırılarak (okaliptüs, lavanta, anason, havlıcan, rezene ve nane) karışımdan daha iyi bir sonuç alınabilir..

Agresif-kronik öksürük durumunda tedavi için aşağıdaki bitkilerden aynı oranlarda bir çay karışımı hazırlayıp, öksürük tamamen geçene kadar, günde en az üç kez içebilirsiniz.

– Hatmi çiçeği

– Öksürük otu

– Sinirli ot (yedidamar otu)

– Ebegümeci

– Atkuyruğu

Kronik öksürük durumlarında ayrıca aşağıdaki işlemlerin de yararını göreceksiniz:

– Sıcak banyo (banyo suyuna 4 damla kekik yağı damlatabilirsiniz)

– Kompresler: patates kompresi ve göğüs kafesi üzerine

– İnhalasyon

İnhalasyon uygulanışı:

Bir litre kaynar suyu erimeyen bir kabın içine koyup, suya birkaç damla okaliptus veya kekik yağı damlatın. Büyükçe bir havluyu başınızın üzerine kapatıp buharı burnunuzdan nefes alarak içinize çekmeye çalışın.

Ayrıca ballı soğan suyunun öksürüğe karşı geleneksel bir yötem olarak kullanıldığı da biliniyor. Uygulanışı: Büyükçe kuru bir soğan doğranır ve bir çorba kşığı bal ile kapalı bir kapta gece boyunca bekletilir, bu sıvı sabah aç karnına içilir.

SAĞLIK KURULUŞLARIMIZ VE ÇALIŞANLAR

Çevremizde bulunan sağlık kuruşları, harhangi bir sağlık probleminde müdahalede bulunan ve tedavi amacı güden kuruluşlardır.Yaşadığınız çevrede bulunan sağlık kuruluşları çok önemlidir.

Çevremizdeki Sağlık Kuruluşlarının Adları:

Sağlık Ocakları Verem Savaş Dispanserleri

Kan Merkezleri

Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlama Merkezi

Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri

Diyaliz Merkezleri Tıp Merkezleri

Devlet Hastaneleri Özel Hastaneler

Sağlık Ocakları: Hasta muayenesi, aşılama, aile hekimliği gibi temel hizmetlerin yerine getirildiği bir devlet kurumudur. SGK’lı hastalara, 18 yaşından küçük hastalara ücretsiz bakar. Hiçbir güvencesi olmayan hastalardan cüzi miktarta ücret talep eder.

Verem Savaş Dispanserleri: Verem hastalığıyla mücadele etmek için kurulmuş bir devlet kurumudur. Dispanserler ücretsiz hizmet vermektedir. Tanı, tedavi ve ilaçlar için ücret istenmez.

Kan Merkezleri:

Bakanlığın belirlediği bölgelerde kurulan, kendi bölgesindeki kan ihtiyacını karşılayacak kapasitede olan, kan bağışı alan ve hastalara kan veren bir devlet kurumudur.

Diyaliz Merkezleri: İleri derecede böbrek yetmezliğine yakalanan hastalara hizmet vermek için kurulmuş merkezlerdir. Böbrek hastaları bu merkezlerdeki diyaliz (yapay böbrek cihazlarına) makinalarına bir süre bağlı kalarak kanlarındaki zararlı toksin maddelerden arındırılırlar.

Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlama Merkezi: Toplumun en öncelikli kesimi olan kadın, anne ve çocukların sağlık düzeyini yükseltmek, üreme sağlığı hizmetleri vermek, aile planlamasını yapmak için kurulmuş kurumlardır.

Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri: Ağız ve diş sağlığı hizmetleri veren merkezlerdir. Bu merkezlerde diş ve çeneyle ilgili tedaviler yapılır.

Tıp Merkezleri: Hastaların yatmadan, ayakta teşhis ve tedavisinin yapılabildiği küçük çaplı hastanelere tıp merkezi denir.

Devlet Hastaneleri: Her türlü teşhis ve tedavinin yapılabildiği, yatarak veya ayakta hasta bakma hizmeti verebilen devlete ait sağlık kurumudur.

Özel Hastaneler: Her türlü teşhis ve tedavinin yapılabildiği, yatarak veya ayakta hasta bakma hizmeti verebilen özel sektöre ait sağlık kurumudur.

Sağlık kurumu çalışanları :

Hemşire

Doktor

Eczacı

Başhekim

Ebe

 

Hayat Bilgisi 1.Sınıf Evimiz ve Ailemiz

EVİMİZ VE AİLEMİZ

Aile Nedir ?

Aile Annemiz babamız ve kardeşlerimizle yaşadığımız toplumun en küçük birimidir.

 Anne, baba ve çocukların oluşturduğu topluluğa ne ad verilir?
A) ev
B) aile
C) akraba

Ailenin yaşadığı yerin ismine Ev denir. Bizler ailemizle evimizde yaşarız.Barınağımız evimizdir.

Aşağıdakilerden hangisi ailenin barınağıdır?
A) kovuk
B) mağara
C) ev

Ailemizi Tanıtma 

Bizleri dünyaya getiren insana ANNE  denir.

Babamızın babasına DEDE deriz .

Annemizin babasına da DEDE deriz.

Annemizin annesine ANNANNE  denir.

Babamızın annesine BABAANNE  deriz.

Babamızın  erkek kardeşine AMCA  nedir.

Babamızın ablasına HALA  denir.

Annemizin kız kardeşine TEYZE deriz.

Annemizin erkek kardeşine DAYI denir.

Örnek Sorular : 

Annemizin kız kardeşine ne deriz?
A) Teyze
B) Hala
C) Nine 

Babamızın erkek kardeşine ne deriz?
A) Dayı
B) Amca
C) Dede 

Aile Bireylerinin Görevleri 

 –    Ailede işler paylaşılır.

–    Anne ve baba çalışarak ailenin geçimini sağlarlar.

–    Çocukların görevleri ders çalışmaktır.

–    Çocukların başarısı, aileyi mutlu eder.

–    Bakkala gitmek evin küçüğünün görevidir.

–    Ev işleri paylaşılırsa çabuk biter.

–    Bir yere giderken büyüklerimizden izin almalıyız.

–   Söylenilen saatte evde olmalıyız.

–    Evin temizliğinde ailemize yardım etmeliyiz.

–    Odamızı toplamalıyız.

–    Yemek saatleri dışında abur cubur yememeliyiz.

–    Belirlenen saatte uyumalıyız.

–    Büyüklerimize saygılı davranmalıyız, onları üzmemeliyiz.

–    Tutumlu olmalıyız.

–    Başkalarının eşyalarını izinsiz almamalıyız.

Ailedeki Kurallar 

Yemekten önce ellerimizi yıkamalıyız.

Yemekten önce ve sonra afiyet olsun demeliyiz.

 Ağzımızda lokma varken konuşmamalıyız.

 Ağzımızı şapırdatmamalıyız.

Tabağımızdaki yemeği bitirmeliyiz.

Sofradan kalkarken ellerine sağlık, teşekkür ederim, demeliyiz.

 Yemekten sonra ellerimizi yıkamalıyız.

 Sofra kurulurken ve kaldırılırken büyüklerimize yardımcı olmalıyız.

 Bir yere giderken büyüklerimizden izin almalıyız.

Söylenilen saatte evde olmalıyız.

Evin temizliğinde ailemize yardım etmeliyiz.

Odamızı toplamalıyız.

Yemek saatleri dışında abur cubur yememeliyiz.

 Belirlenen saatte uyumalıyız.

 Büyüklerimize saygılı davranmalıyız, onları üzmemeliyiz.

Tutumlu olmalıyız.

 Başkalarının eşyalarını izinsiz almamalıyız.

Ailede işler paylaşılır.

Anne ve baba çalışarak ailenin geçimini sağlarlar.

Çocukların görevleri ders çalışmaktır.

Çocukların başarısı, aileyi mutlu eder.

Bakkala gitmek evin küçüğünün görevidir.

Ev işleri paylaşılırsa çabuk biter.

Evimizin Bölümleri

Hemen hemen hepimizin evinde bölümler vardır. Hadi gelin bu bölümleri inceleyelim.

Yatak Odası Ebeveyn Odası : Anne ve babamızın kullandığı odaya YATAK ODASI yada EBEVEYN  ODASI  denir. 

Mutfak : Evimizde yediğimiz yemeklerin annelerimiz tarafından hazırlandığı ve yemek yediğimiz bölüme MUTFAK  denir. MUtfaklarımızda yermek masası , buz dolabı , fırın , aspiratör , bulaşık makinası gibi eşyalar ve cihazlar vardır.

Oturma Odası : günlük olarak oturduğumuz bölüme oturma odası denir. Hemen hemen herkesin oturma odasında bulunan televizyon , halı , kanepe , koltuk , çiçek vazosu oturma odamızdaki genel eşyalardır.

Misafir Odası :  genellikle evimize gelen misafirleri ağırladığımız bölüme MİSAFİR ODASI  nedir . Misafir odamızda yemek masası , vitrin halı ve fiskos gibi eşyalar vardır.

Çocuk Odası : anne ve babamızın çocuklar için yani bizim için ayırdıkları odaya ÇOCUK  odası nedir. Çocuk odalarında genelde ders çalışırız. okul eşyalarımızı ve kişisel giysi ve araç gereçlerimizi barındırız. uyumak için yatagımız bulunmaktadır. giysi dolabımız da istersek odamıza yerleştirebiliriz.

Tuvalet :  günlük olarak yediğimiz yemekleri giderdiğimiz yere ve bu gidermenin sonucunda elimizi yıkadığımız yereTUVALET  denir.

Banyo :  vücudumuzdaki bedenlerden arınmak için yıkanacağımız bölüme BANYO  denir. sabahları kalktığımızda da elimizi yüzümü yıkarız banyoda. Banyoda genellikle duşakabin dediğimiz yıkanma bölümü vardır. çamaşır makinası , ayna ve havlularımızın bulunduğu sabunların bulunduğu  banyo dolabı vardır. Terliklerimizi de unutmayalım.

Balkon : evimizin içinde bulunan ama dışarıya doğru çıkan bölüme BALKON  denir.

Yakın Akrabalarımız 

Bizlere kan bağıyla bağlı olan kişilere yakın akrabalar deriz.Yakın akrabalarımız şunlardır :

AMCA ,HALA, TEYZE ,DAYI  DEDE , BABAANNE , ANNANNE, BÜYÜKBABA , BÜYÜKANNE ,NİNE ,

Bizleri dünyaya getiren insana ANNE  denir.

Babamızın babasına DEDE deriz .

Annemizin babasına da DEDE deriz.

Annemizin annesine ANNANNE  denir.

Babamızın annesine BABAANNE  deriz.

Babamızın  erkek kardeşine AMCA  nedir.

Babamızın ablasına HALA  denir.

Annemizin kız kardeşine TEYZE deriz.

Annemizin erkek kardeşine DAYI denir.

Misafirlik KUralları 

Misafiri karşılamak, ağırlamak konusunda da ev sahibine düşen birtakım görevler vardır. İster sarayda, ister köşkte, ister gecekonduda oturun, misafiriniz için bunun önemi yoktur. Sizin onu karşılayış, ağırlayış tarzınız önemlidir. Misafir karşılarken, kapıyı ardına kadar açıp gülümseyerek, içten gelen bir sevinçle, «Buyrun», demelisiniz. Kışsa misafirlerinizin paltolarını aldıktan sonra, içeri buyur edersiniz. Evinize ilk defa geliyorsa, ona evi gezdirip çeşitli bölümlerini gösterirsiniz. Bu arada, banyonun tuvaletin yerini öğrenmesi de iyi olur.

Misafirleriniz giderken de onları kapıya kadar uğurlamalı, arabaları varsa, araba hareket edinceye kadar da kapıda beklemelisiniz.

Misafiri yemeğe çağırdıysanız yalnız pişireceğiniz yemeklere önem vermekle mesele hallolmaz. Gelen misafirleri rahat ettirmek, onlara hoş bir vakit geçirtmek başlıca görevinizdir. Yemekten önce, içecek bir şeyler ikram etmeniz doğru olur. Salona çiçek koymayı da ihmal etmemelisiniz. Siz yemeğin son hazırlıklarıyla meşgul olmadan önce, misafirlerinizin rahatını sağlamalısınız.

Yemeğe siz çağrıldıysanız, çok erken gitmeniz doğru olmaz; yalnız, pek gecikmemeye de gayret edin. Yemekleri soğutmaya, ev sahibenizi sofrada bekletmeye hakkınız yoktur. Genel olarak, yemek vaktine bir saat, 45 dakika kala gitmek uygun olur. Yemekten önce de, sonra da ev sahibesine yardım teklifinde bulunmalısınız. O bunu kabul etmezse fazla ısrar etmeyin.

İki, üç gece kalmak üzere misafirliğe gidiyorsanız, kaldığınız evin hayatına kendinizi iyice uydurmaya çalışmalısınız. Ev sahibinden çok daha yaşlıysanız, gece odanıza çekilmek için ilk hareketin sizden gelmesini bekleyebilir. Onun için, ev sahibinin yattığı saati bilip, siz de odanıza o saatte çekilmelisiniz.

Ev sahibiniz, gece yatarken size, «Kahvaltınızı ben getireceğim», derse, evin sabah telâşını görmenizi istemiyor demektir. Evde hizmetçi yoksa, yatağınızı kendiniz düzeltmelisiniz.

Banyo yapmanız için size her hangi bir teklifte bulunmazlarsa, siz evsahibine ne zaman banyo yapabileceğinizi sorarsınız. Sizden başka banyo yapacak kimse varsa, işinizi çabuk bitirmeye çalışın. Yıkandıktan sonra banyoyu iyice temizleyin. Misafirliğinizin sona erdiği gün, yatağınızın çarşafım katlayın, odayı da elden geldiği kadar temiz bırakın. Bütün eşyanızı almaya dikkat edin, bir şey unutmayın.

Misafirlikte bir şey kırarsanız, ev sahibine üzüntünüzü belirten birkaç söz söyleyebilirsiniz. Daha sonra bir özür notu ile bir buket çiçek de göndermeniz kibar bir hareket olur.

Misafirlikte, birisinin elbisesine içki, yahut yemek döküp lekelediyseniz, elbiseyi bir lekeciye göndermeyi teklif edebilirsiniz. Devamlı olarak özür dilemekle hiçbir sonuç elde edemezsiniz. Bir kere. olan olmuştur. İyi bir ev sahibi, «Çok rica ederim, önemli bir şey değildi. Üzerinde durmaya değmez» diyerek olayı kapatmaya çalışır.

Hayat Bigisi 1.Sınıf Okula Başlarken

ÜNİTE 1. OKULUMUZ

OKULA BAŞLARKEN 

KENDİNİ TANITMA

Sevgili öğrenciler ilkokula artık başlamış bulunmaktayız. Sınıftaki öğretmenilerinizle ve yeni arkadaşlarınızla tanışarak kendinizi tanıtabilirsiniz.

 Yeryüzünde herkes birbirinden farklıdır. Bazılarımızın saçı sarı iken, bazılarımızın ise siyah ya da kahverengidir. Bazılarımız uzun boylu, bazılarımız kısa boyludur. Bazılarımız açık tenli, bazılarımız ise esmerdir. Bütün bu bilgilere göre sizi tanımak istesek bize kendinizi nasıl tarif edersiniz? Hadi bir örnek ile başlayalım

Kendini Tanıtma. Kendimizi Nasıl Tanıtmalıyız 

Ben Merve 2010  yılında İstanbul’da doğdum . Şu anda 6 yaşındayım iki tane kardeşim var.

Annem ve Babam ile Çok mutluyum. En çok sevdiğim yemekler sütlaç  yüzmek,ders çalışmak. En sevdiğim arkadaşım Burcu.

Öğretmenle tanışma : 

İyi günler öğretmenim. Benim adım Arda .5 yaşındayım 3 kardeşim var.

Arkadaşlarıyla tanışma : 

Merhaba arkadaşlar. Benim ismim Cansu .  Ben de sizin gibi ilkokula bu sene başladım.

SINIFIMIZI TANIYALIM 

Sınıfımızın Adı nedir ?

-Benim sınıfım 1.C sınıfıdır. Sınıfımda 15 tane sıra vardır. Her bir sırada iki tane sınıf arkadaşım oturmaktadır.

Sınıfımızın Yeri Nerededir ?

Sınıfımızıın bulunduğu yer okul girişinin üst katındadır. Kapısı pembedir. Okulumuzun diğer sınıfları ile yanyanadır.

Sınıf Kuralları Nelerdir ?

Sevgili öğrenciler.Hepimiz ders zili çaldıktan sonra sınıfa gireriz. Sınıfa girdikten sonra Sınıf kurallarına uygun davranmalıyız.

Sınıf kuralları şunlardır : 

-Okula gelmeden önce araç ve gereçlerimizi okul çantamızın yanında olduğuna emin olmalıyız.

-Okula zamanında gelip zamanında gitmeliyiz

-Sınıfımıza giriş çıkışlarda düzenli olmalıyız. Sıkışık vaziyette girmemeliyiz.

-Aşırı derecede gürültü yapmamalıyız.

-Okulumzu ve sınıfıımızı temiz tutmalıyız.

-Yerlere çöp atmamalıyız.

-Sıralarımıza yazı yazmamalıyız.

-Duvarlara yazı yazmamalıyız.

-Okulun tuvaletlerini temiz tutmalıyız.

-Tuvalet ihtiyaçlarımızı ders arasında gidermeliyiz.

-Ders arasında sınıfı havalandırmalıyız.

-Arkadaşlarımıza ve öğretmenlerimize saygı duymalıyız.

-Sınıftaki çöp kovasına çöpümüzü atmalıyız.

-Ders zili çaldıktan sonra dersimize girmeliyiz.

-Arkadaşlarımızı dinlemeliyiz.

-Öğretmenimizden parmak kaldırarak söz istemeliyiz.

-Söz almak için arkadaşınızın sözlerini bitirmesini beklemeliyiz.

 OKULUMUZU TANIYALIM

Okulumuzun adı 

Hangi okula gidersek ismini muhakkak öğrenmeliyiz. Çünkü annemiz babamız bizi okuldan almaya gelirken bu bilgi bize yardımcı olur.

Örneğin size bir arkadaşınız Hangi okula gidiyorsun diye sorduğunda bilmelisiniz.

Okulumuzun Yeri 

VE okulumuzun nerede olduğunu bilmelisiniz.

Okulumuzun Bölümleri

Müdür odası

Müdür Yardımcıları odası

Öğretmenler odası

Temizlik odası

Kantin

Koridor

tuvaletler

Okuldaki araç gereçler

Okulumuza gittiğimizde yanımıza alacağımız araç ve gereçler şunlardır :

Cetvel
Defterler
Kalem kutusu
Üzerleri kaplanmış Kitaplar.
Peçete,ıslak mendil
Makas
Kalem acacağı
Silgi

Beslenme Çantası

Okuldaki Görevli Kişiler

Okullarımızdaki görevli kişiler okulların biz öğrencilere daha iyi hizmet verebilmesi için  bulunurlar.

Okullarımızda Öğretmenler ve müdür haricinde temizlik görevlileri ve çeşitli hizmetlerde bulunan hademe teyze ve hademe amcalarımız vardır.

 Okul kuralları

1.Sınıfta yüksek sesle konuşmamalıyız.

2. Koridorda koşmamalıyız.

3. Okulumuzu ve sınıfımızı. kirletmemeliyiz.

4. Öğretmen sınıfa geldiğinde sınıfte olmalıyız.

5. Öğretmenimizi kızdırmamalıyız.

6. Öğretmen sınıfa girdiğinde ayağa kalkmalıyız.

7. Sıralarımızı düzenli kullanmalıyız.

8. Doğru düzgün konuşmak.

9. Öğretmenlere saygılı olmalıyız.

10. Öğretmenin izin vermediği şeylere dokunmamalıyız.

11. Sınavlarda kimseden kopya çekmemeliyiz.

12. Kimseyle kavga etmemeliyiz.

13. Törenlere etkinliklere katılmamazlık yapmamalıyız.

14. Ödevlerimizi yapmamazlık yapmamalıyız.

15. Okulda kavga etmemek

YAKIN ÇEVREMİZ 

Yakın Çevremizde Bulunanlar 

Yakın çevremiz bizim yaşadığımız yerler ve bu yerlere yakın yerlerdir. Yakın çevremizde binalar okullar parklar çocuk parkları bulunan yerler olduğu gibi inşaat dediğimizi insanların yaşamak amacıyla oluşturulan yapılara da sahiptir.

Yakın Çevremizde Bulunanlar şunlardır : 

Oyun alanları  : oyunlarımızı oynadığımız yerlerdir.

Parklar  : Daha iyi haval almamızı sağlayan bizleri ferahlatan ağaçlıklı yerlerdir

Bahçeler  : Evimizin yanında bulunan çiçekli ağaçlı yerlerdir.

Alışveriş Merkezleri : alışveriş ihtiyaçalarımızı karşıladığımız yerlerdir.

Sinema tiyatro :

Okul  : çevremizdeki en güzel şeydir. Hayata okulla başlarız. Okulla Sosyalleşiriz

Pastane : pasta , sütlaç , tatlı , poğaça gibi yiyecekler aldığımız yerlerdir.

Hastane  : vücudumuzda bir yerimize zarar geldiğinde tedavi olmaya gittiğimiz kurumlardır.

1.SINIF GÖRSEL SANATLAR KONULARI

1. SINIF GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI

Birinci sınıfta öğrencilerin, duygu ve düşüncelerin görsel sanatlar yoluyla nasıl ifade edilebildiğini öğrenmeleri
üzerinde durulur.Öğrencilere yaptıkları görsel sanat çalışmasının değerli olduğu fark ettirilir. Öğrencilerin
çalışmalarını ortaya koyarken hikâyelerden, oyunlardan, olaylardan ve yaratıcı üretim araçlarından
yararlanmaları sağlanır. Ayrıca insanların sanat eserlerini farklı algılayabilecekleri konusuna vurgu yapılır.
1.1. Görsel İletişim ve Biçimlendirme
1.1.1.Görsel sanat çalışmalarını oluştururken uygulama basamaklarını bilir.
Görsel sanat çalışması oluşturma süreci; duygu, düşünce, gözlem, malzemenin belirlenmesi ve
biçimlendirme basamaklarını içerir.
1.1.2.Görsel sanat çalışmalarında farklı materyal, malzeme, gereç ve teknikleri kullanır.
1.1.3. Duygu ve düşüncelerini görsel sanat çalışmasına yansıtır.
1.1.4.Görsel sanat çalışmalarını temalardan, konulardan, fikirlerden, şiirlerden, hikâyelerden
esinlenerek oluşturur.
1.1.5.İki boyutlu yüzey üzerinde biçimleri düzenler.
Kare, daire, üçgen vb. biçimler oluşturularak, renkli fon kartonu üzerinde düzenlenmesi sağlanır.
1.1.6.Görsel sanat çalışmasında figür mekan ilişkisini bilir.
Öğrencilerin mekân içerisinde rol aldığı bir oyun tasarlanır. Oyun anındaki mekan içerisinde yer alan
nesneler ile kendileri arasındaki yakınlık, uzaklık, büyüklük ve küçüklük ilişkileri belirtilir.
1.1.7.Görsel sanat çalışmasında büyük-küçük ilişkilerini kullanır.
1.1.8.Çevresindeki objeleri ve figürleri gözlemleyerek çizimlerini yapar.
1.1.9.Üç boyutlu çalışma oluşturur.
Bu çalışmalar oluşturulurken kesme, yapıştırma, elle şekillendirme gibi teknikler kullanılarak origami vb.
çalışmalar oluşturulabilir.
1.1.10.Görsel sanat çalışmasını oluştururken sanat elemanlarını ve tasarım ilkelerini kullanır.
Renk: Ana renkler
Çizgi: Zikzak, nokta, dalgalı, spiral
Biçim/Şekil: Geometrik, organik
1.2. Kültürel Miras
1.2.1.Sanatın, kültürün bir parçası olduğunu fark eder.
1.2.2.Müze, sanat galerisi, sanatçı atölyesi, ören yeri vb. ile ilgili izlenimlerini söyler.
1.3. Sanat Eleştirisi ve Estetik
1.3.1.Yapay objelerle doğal objeleri ayırt eder.
Sanat eserleri de dahil olmak üzere çevresindeki yapay (insan yapımı) ve doğal nesneleri tanımaları
sağlanır. Nesneler incelendikten sonra, bu nesneler üzerindeki sanatın renk, çizgi ve biçim/şekil gibi
elemanları gösterilir.
1.3.2.Sanat eserinin biçimsel özelliklerini söyler.
Sanat eseri öğrencinin yaş ve düzeyine göre seçilir; renk, çizgi, biçim/şekil açısından incelenir.

1.SINIF MÜZİK DERSİ KONULARI

İSTİKLAL MARŞI’NA SAYGI

ÇEVREMİZDEKİ SESLER

BELİRLİ GÜN VE HAFTALARIMIZ

ATATÜRK’ÜMÜZ VE MÜZİK

GÜRÜLTÜ VE DÜZENLİ SESLERİ TANIYALIM

SESİMİZİ DOĞRU KULLANALIM

RİTİM ÇALGISI YAPALIM,

BİR ÖYKÜ CANLANDIRALALIMÇABUK  – YAVAŞ

MÜZİKLE HAREKET EDELİM

BELİRLİ GÜN VE HAFTALARIMIZATATÜRK’ÜMÜZ VE MÜZİK

SINIF ORTAMINA UYGUN MÜZİK YAPMA VE DİNLEME KURALLARINI ÖĞRENELİM

ATATÜRK’ÜMÜZ VE MÜZİKSINIF ORTAMINA UYGUN MÜZİK YAPMA VE DİNLEME KURALLARINI ÖĞRENELİM

1.SINIF HAYAT BİLGİSİ KONULARI

birinci1

ÜNİTE 1. OKULUMUZ

Okula Başlarken

1. Kendini tanıtma
2. Öğretmeniyle tanışma
3. Arkadaşlarıyla tanışma

B. Sınıfımızı Tanıyalım
1. Sınıfımızın adı, yeri
2. Sınıfımızdaki araç gereçler
3. Sınıf kuralları

C. Okulumuzu Tanıyalım
1. Okulumuzun adı, yeri
2. Okulun bölümleri
3. Okuldaki araç gereçler
4. Okuldaki görevli kişiler
5. Okul kuralları

Ç. Yakın Çevremiz

ÜNİTE 2. EVİMİZ VE AİLEMİZ

A. Ailem
1. Ailesini tanıtma
2. Aile bireylerinin görevleri
3. Aile yaşantısındaki kurallar

B. Evim
1. Evin bölümleri
2. Evin bölümlerindeki eşyalar
3. Evini tanıma

C. Yakın Akrabalarımız
Ç. Misafirlik Kuralları

ÜNİTE 3. SAĞLIKLI YAŞAM

A. Vücudumuzu Tanıyalım
1. Vücudun ana bölümleri
2. Vücudun ana bölümlerinde yer alan diğer bölümler
3. Duyu organlarımız
4. İç organlarımız

B. Vücut Temizliği
1. Vücut temizliğinde kullanılan araç gereçler
2. Vücut temizliği nasıl yapılır

C. Sağlıklı Beslenme
1. Besinleri tanıyalım
2. Besinlerin yararları
3. Sağlıklı beslenme yolları

Ç. Hava Sıcaklığına Uygun Giyinme
D. Çevremizin Temizliği
E. Kaza Türleri ve Korunma Yolları
F. Bulaşıcı Hastalığı Olanlardan Korunma
G. Aşı
Ğ. Hastalanınca Neler Yapalım
H. Sağlık Kurumları ve Çalışanlar

ÜNİTE 4. GİYSİLERİMİZ

A. Giysilerimizi Tanıyalım
B. Giysilerde Kullanılan Aksesuarlar

ÜNİTE 5. YILIN BÖLÜMLERİ

A. Bir Yılın Bölümleri
1. Mevsimler
2. Aylar
3. Haftalar
4. Günler

B. Çevremizde Sonbahar
1. Sonbahar mevsimindeki değişiklikler
2. Kışa hazırlık

C. Çevremizde Kış
1. Kış mevsimindeki değişiklikler
2. Kışın oynanan oyunlar
3. Isınma araçları

Ç. Çevremizde İlkbahar
1. İlkbahar mevsimindeki değişiklikler
2. Yaza hazırlık

D. Çevremizde Yaz
1. Yaz mevsimindeki değişiklikler
2. Yazın oynanan oyunlar
3. Tatilimizi nasıl geçirelim

E. Bir Günümüz
1. Gündüz
2. Gece
3. Günün bölümleri ve yapılan işler
4. Gün ile ilgili zamanlar

ÜNİTE 6. DÜNYA’MIZ VE GÖKYÜZÜ

A. Dünya’mız
1. Dünya’nın şekli
2. Dünya’nın üzerinde neler var

B. Güneş
C. Ay
Ç. Yıldızlar
D. Bulutlar
E. Doğa Olayları
F. Deprem ve Depremin Zararlarından Korunma

ÜNİTE 7. ÇEVREMİZDEKİ CANLILAR

A. Canlı ve Cansız Varlıklar
B. Hayvanlar
1. Hayvanları tanıyalım
2. Hayvanların yaşadıkları ortamlar
3. Hayvanlardan yararlanma yolları
C. Bitkiler
1. Bitkileri tanıyalım
2. Bitkilerden yararlanma yolları

Ç. Canlıları Koruma

ÜNİTE 8. İLETİŞİM

A. İletişimin Anlamı
B. İletişim Araçları
C. İletişim Yerleri
Ç. İletişimi Sağlayan Görevliler

ÜNİTE 9. MESLEKLER

A. Meslekleri Tanıyalım
B. Mesleklere Göre Yapılan İşler
C. Mesleklere Göre Çalışılan Yerler
Ç. Mesleklere Göre Giyilen Giysiler
D. Mesleklerin Yaşamımızdaki Önemi

ÜNİTE 10. ATATÜRK VE BAYRAĞIMIZ

A. Atatürk’ün Yaşamı
1. Doğum yılı ve yeri
2. Ailesi
3. Ölüm tarihi ve yeri

B. Atatürk’ün Kişisel Özellikleri
C. Atatürk’ün Hizmetleri
Ç. Bayrağımız ve İstiklâl Marşı
1. Bayrağımızı tanıyalım
2. İstiklâl Marşı’nın önemi
3. Bayrak törenlerine katılma

ÜNİTE 11. ÖNEMLİ GÜNLERİMİZ

A. Ulusal Bayramlar
1. Bayramlarda yapılan hazırlıklar
2. Bayramlarda gördüklerimiz

B. Dinî Bayramlar
1. Bayramlarda yapılan hazırlıklar
2. Bayramlarda gördüklerimiz

C. Belirli ve Gün Haftalar
1. Belirli gün ve haftanın önemi
2. Belirli gün ve haftayla ilgili özellikler
3. Belirli gün ve haftada yapılanlar

ÜNİTE 1. OKULUMUZ

A-OKULA BAŞLARKEN 

KENDİNİ TANITMA

 

Sevgili öğrenciler ilkokula artık başlamış bulunmaktayız. Sınıftaki öğretmenilerinizle ve yeni arkadaşlarınızla tanışarak kendinizi tanıtabilirsiniz.

 Yeryüzünde herkes birbirinden farklıdır. Bazılarımızın saçı sarı iken, bazılarımızın ise siyah ya da kahverengidir. Bazılarımız uzun boylu, bazılarımız kısa boyludur. Bazılarımız açık tenli, bazılarımız ise esmerdir. Bütün bu bilgilere göre sizi tanımak istesek bize kendinizi nasıl tarif edersiniz? Hadi bir örnek ile başlayalım

Kendini Tanıtma. Kendimizi Nasıl Tanıtmalıyız 

Ben Merve 2010  yılında İstanbul’da doğdum . Şu anda 6 yaşındayım iki tane kardeşim var.

Annem ve Babam ile Çok mutluyum. En çok sevdiğim yemekler sütlaç  yüzmek,ders çalışmak. En sevdiğim arkadaşım Burcu.

Öğretmenle tanışma : 

İyi günler öğretmenim. Benim adım Arda .5 yaşındayım 3 kardeşim var.

Arkadaşlarıyla tanışma : 

Merhaba arkadaşlar. Benim ismim Cansu .  Ben de sizin gibi ilkokula bu sene başladım.

SINIFIMIZI TANIYALIM 

Sınıfımızın Adı nedir ?

-Benim sınıfım 1.C sınıfıdır. Sınıfımda 15 tane sıra vardır. Her bir sırada iki tane sınıf arkadaşım oturmaktadır.

Sınıfımızın Yeri Nerededir ?

Sınıfımızıın bulunduğu yer okul girişinin üst katındadır. Kapısı pembedir. Okulumuzun diğer sınıfları ile yanyanadır.

Sınıf Kuralları Nelerdir ?

Sevgili öğrenciler.Hepimiz ders zili çaldıktan sonra sınıfa gireriz. Sınıfa girdikten sonra Sınıf kurallarına uygun davranmalıyız.

Sınıf kuralları şunlardır : 

-Okula gelmeden önce araç ve gereçlerimizi okul çantamızın yanında olduğuna emin olmalıyız.

-Okula zamanında gelip zamanında gitmeliyiz

-Sınıfımıza giriş çıkışlarda düzenli olmalıyız. Sıkışık vaziyette girmemeliyiz.

-Aşırı derecede gürültü yapmamalıyız.

-Okulumzu ve sınıfıımızı temiz tutmalıyız.

-Yerlere çöp atmamalıyız.

-Sıralarımıza yazı yazmamalıyız.

-Duvarlara yazı yazmamalıyız.

-Okulun tuvaletlerini temiz tutmalıyız.

-Tuvalet ihtiyaçlarımızı ders arasında gidermeliyiz.

-Ders arasında sınıfı havalandırmalıyız.

-Arkadaşlarımıza ve öğretmenlerimize saygı duymalıyız.

-Sınıftaki çöp kovasına çöpümüzü atmalıyız.

-Ders zili çaldıktan sonra dersimize girmeliyiz.

-Arkadaşlarımızı dinlemeliyiz.

-Öğretmenimizden parmak kaldırarak söz istemeliyiz.

-Söz almak için arkadaşınızın sözlerini bitirmesini beklemeliyiz.

 OKULUMUZU TANIYALIM

Okulumuzun adı 

Hangi okula gidersek ismini muhakkak öğrenmeliyiz. Çünkü annemiz babamız bizi okuldan almaya gelirken bu bilgi bize yardımcı olur.

Örneğin size bir arkadaşınız Hangi okula gidiyorsun diye sorduğunda bilmelisiniz.

Okulumuzun Yeri 

VE okulumuzun nerede olduğunu bilmelisiniz.

Okulumuzun Bölümleri

Müdür odası

Müdür Yardımcıları odası

Öğretmenler odası

Temizlik odası

Kantin

Koridor

tuvaletler

Okuldaki araç gereçler

Okulumuza gittiğimizde yanımıza alacağımız araç ve gereçler şunlardır :

Cetvel
Defterler
Kalem kutusu
Üzerleri kaplanmış Kitaplar.
Peçete,ıslak mendil
Makas
Kalem acacağı
Silgi

Beslenme Çantası

Okuldaki Görevli Kişiler

Okullarımızdaki görevli kişiler okulların biz öğrencilere daha iyi hizmet verebilmesi için  bulunurlar.

Okullarımızda Öğretmenler ve müdür haricinde temizlik görevlileri ve çeşitli hizmetlerde bulunan hademe teyze ve hademe amcalarımız vardır.

 Okul kuralları

1.Sınıfta yüksek sesle konuşmamalıyız.

2. Koridorda koşmamalıyız.

3. Okulumuzu ve sınıfımızı. kirletmemeliyiz.

4. Öğretmen sınıfa geldiğinde sınıfte olmalıyız.

5. Öğretmenimizi kızdırmamalıyız.

6. Öğretmen sınıfa girdiğinde ayağa kalkmalıyız.

7. Sıralarımızı düzenli kullanmalıyız.

8. Doğru düzgün konuşmak.

9. Öğretmenlere saygılı olmalıyız.

10. Öğretmenin izin vermediği şeylere dokunmamalıyız.

11. Sınavlarda kimseden kopya çekmemeliyiz.

12. Kimseyle kavga etmemeliyiz.

13. Törenlere etkinliklere katılmamazlık yapmamalıyız.

14. Ödevlerimizi yapmamazlık yapmamalıyız.

15. Okulda kavga etmemek

YAKIN ÇEVREMİZ 

Yakın Çevremizde Bulunanlar 

Yakın çevremiz bizim yaşadığımız yerler ve bu yerlere yakın yerlerdir. Yakın çevremizde binalar okullar parklar çocuk parkları bulunan yerler olduğu gibi inşaat dediğimizi insanların yaşamak amacıyla oluşturulan yapılara da sahiptir.

Yakın Çevremizde Bulunanlar şunlardır : 

Oyun alanları  : oyunlarımızı oynadığımız yerlerdir.

Parklar  : Daha iyi haval almamızı sağlayan bizleri ferahlatan ağaçlıklı yerlerdir

Bahçeler  : Evimizin yanında bulunan çiçekli ağaçlı yerlerdir.

Alışveriş Merkezleri : alışveriş ihtiyaçalarımızı karşıladığımız yerlerdir.

Sinema tiyatro :

Okul  : çevremizdeki en güzel şeydir. Hayata okulla başlarız. Okulla Sosyalleşiriz

Pastane : pasta , sütlaç , tatlı , poğaça gibi yiyecekler aldığımız yerlerdir.

Hastane  : vücudumuzda bir yerimize zarar geldiğinde tedavi olmaya gittiğimiz kurumlardır.

EVİMİZ VE AİLEMİZ

 

Aile Nedir ?

Aile Annemiz babamız ve kardeşlerimizle yaşadığımız toplumun en küçük birimidir.

 Anne, baba ve çocukların oluşturduğu topluluğa ne ad verilir?
A) ev
B) aile
C) akraba

Ailenin yaşadığı yerin ismine Ev denir. Bizler ailemizle evimizde yaşarız.Barınağımız evimizdir.

Aşağıdakilerden hangisi ailenin barınağıdır?
A) kovuk
B) mağara
C) ev

Ailemizi Tanıtma 

Bizleri dünyaya getiren insana ANNE  denir.

Babamızın babasına DEDE deriz .

Annemizin babasına da DEDE deriz.

Annemizin annesine ANNANNE  denir.

Babamızın annesine BABAANNE  deriz.

Babamızın  erkek kardeşine AMCA  nedir.

Babamızın ablasına HALA  denir.

Annemizin kız kardeşine TEYZE deriz.

Annemizin erkek kardeşine DAYI denir.

Örnek Sorular : 

Annemizin kız kardeşine ne deriz?
A) Teyze
B) Hala
C) Nine 

Babamızın erkek kardeşine ne deriz?
A) Dayı
B) Amca
C) Dede 

Aile Bireylerinin Görevleri 

 –    Ailede işler paylaşılır.

–    Anne ve baba çalışarak ailenin geçimini sağlarlar.

–    Çocukların görevleri ders çalışmaktır.

–    Çocukların başarısı, aileyi mutlu eder.

–    Bakkala gitmek evin küçüğünün görevidir.

–    Ev işleri paylaşılırsa çabuk biter.

–    Bir yere giderken büyüklerimizden izin almalıyız.

–   Söylenilen saatte evde olmalıyız.

–    Evin temizliğinde ailemize yardım etmeliyiz.

–    Odamızı toplamalıyız.

–    Yemek saatleri dışında abur cubur yememeliyiz.

–    Belirlenen saatte uyumalıyız.

–    Büyüklerimize saygılı davranmalıyız, onları üzmemeliyiz.

–    Tutumlu olmalıyız.

–    Başkalarının eşyalarını izinsiz almamalıyız.

Ailedeki Kurallar 

Yemekten önce ellerimizi yıkamalıyız.

Yemekten önce ve sonra afiyet olsun demeliyiz.

 Ağzımızda lokma varken konuşmamalıyız.

 Ağzımızı şapırdatmamalıyız.

Tabağımızdaki yemeği bitirmeliyiz.

Sofradan kalkarken ellerine sağlık, teşekkür ederim, demeliyiz.

 Yemekten sonra ellerimizi yıkamalıyız.

 Sofra kurulurken ve kaldırılırken büyüklerimize yardımcı olmalıyız.

 Bir yere giderken büyüklerimizden izin almalıyız.

Söylenilen saatte evde olmalıyız.

Evin temizliğinde ailemize yardım etmeliyiz.

Odamızı toplamalıyız.

Yemek saatleri dışında abur cubur yememeliyiz.

 Belirlenen saatte uyumalıyız.

 Büyüklerimize saygılı davranmalıyız, onları üzmemeliyiz.

Tutumlu olmalıyız.

 Başkalarının eşyalarını izinsiz almamalıyız.

Ailede işler paylaşılır.

Anne ve baba çalışarak ailenin geçimini sağlarlar.

Çocukların görevleri ders çalışmaktır.

Çocukların başarısı, aileyi mutlu eder.

Bakkala gitmek evin küçüğünün görevidir.

Ev işleri paylaşılırsa çabuk biter.

Evimizin Bölümleri

 

Hemen hemen hepimizin evinde bölümler vardır. Hadi gelin bu bölümleri inceleyelim.

Yatak Odası Ebeveyn Odası : Anne ve babamızın kullandığı odaya YATAK ODASI yada EBEVEYN  ODASI  denir. 

Mutfak : Evimizde yediğimiz yemeklerin annelerimiz tarafından hazırlandığı ve yemek yediğimiz bölüme MUTFAK  denir. MUtfaklarımızda yermek masası , buz dolabı , fırın , aspiratör , bulaşık makinası gibi eşyalar ve cihazlar vardır.

Oturma Odası : günlük olarak oturduğumuz bölüme oturma odası denir. Hemen hemen herkesin oturma odasında bulunan televizyon , halı , kanepe , koltuk , çiçek vazosu oturma odamızdaki genel eşyalardır.

Misafir Odası :  genellikle evimize gelen misafirleri ağırladığımız bölüme MİSAFİR ODASI  nedir . Misafir odamızda yemek masası , vitrin halı ve fiskos gibi eşyalar vardır.

Çocuk Odası : anne ve babamızın çocuklar için yani bizim için ayırdıkları odaya ÇOCUK  odası nedir. Çocuk odalarında genelde ders çalışırız. okul eşyalarımızı ve kişisel giysi ve araç gereçlerimizi barındırız. uyumak için yatagımız bulunmaktadır. giysi dolabımız da istersek odamıza yerleştirebiliriz.

Tuvalet :  günlük olarak yediğimiz yemekleri giderdiğimiz yere ve bu gidermenin sonucunda elimizi yıkadığımız yereTUVALET  denir.

Banyo :  vücudumuzdaki bedenlerden arınmak için yıkanacağımız bölüme BANYO  denir. sabahları kalktığımızda da elimizi yüzümü yıkarız banyoda. Banyoda genellikle duşakabin dediğimiz yıkanma bölümü vardır. çamaşır makinası , ayna ve havlularımızın bulunduğu sabunların bulunduğu  banyo dolabı vardır. Terliklerimizi de unutmayalım.

Balkon : evimizin içinde bulunan ama dışarıya doğru çıkan bölüme BALKON  denir.

Yakın Akrabalarımız 

Bizlere kan bağıyla bağlı olan kişilere yakın akrabalar deriz.Yakın akrabalarımız şunlardır :

AMCA ,HALA, TEYZE ,DAYI  DEDE , BABAANNE , ANNANNE, BÜYÜKBABA , BÜYÜKANNE ,NİNE ,

Bizleri dünyaya getiren insana ANNE  denir.

Babamızın babasına DEDE deriz .

Annemizin babasına da DEDE deriz.

Annemizin annesine ANNANNE  denir.

Babamızın annesine BABAANNE  deriz.

Babamızın  erkek kardeşine AMCA  nedir.

Babamızın ablasına HALA  denir.

Annemizin kız kardeşine TEYZE deriz.

Annemizin erkek kardeşine DAYI denir.

Misafirlik KUralları 

Misafiri karşılamak, ağırlamak konusunda da ev sahibine düşen birtakım görevler vardır. İster sarayda, ister köşkte, ister gecekonduda oturun, misafiriniz için bunun önemi yoktur. Sizin onu karşılayış, ağırlayış tarzınız önemlidir. Misafir karşılarken, kapıyı ardına kadar açıp gülümseyerek, içten gelen bir sevinçle, «Buyrun», demelisiniz. Kışsa misafirlerinizin paltolarını aldıktan sonra, içeri buyur edersiniz. Evinize ilk defa geliyorsa, ona evi gezdirip çeşitli bölümlerini gösterirsiniz. Bu arada, banyonun tuvaletin yerini öğrenmesi de iyi olur.

Misafirleriniz giderken de onları kapıya kadar uğurlamalı, arabaları varsa, araba hareket edinceye kadar da kapıda beklemelisiniz.

Misafiri yemeğe çağırdıysanız yalnız pişireceğiniz yemeklere önem vermekle mesele hallolmaz. Gelen misafirleri rahat ettirmek, onlara hoş bir vakit geçirtmek başlıca görevinizdir. Yemekten önce, içecek bir şeyler ikram etmeniz doğru olur. Salona çiçek koymayı da ihmal etmemelisiniz. Siz yemeğin son hazırlıklarıyla meşgul olmadan önce, misafirlerinizin rahatını sağlamalısınız.

Yemeğe siz çağrıldıysanız, çok erken gitmeniz doğru olmaz; yalnız, pek gecikmemeye de gayret edin. Yemekleri soğutmaya, ev sahibenizi sofrada bekletmeye hakkınız yoktur. Genel olarak, yemek vaktine bir saat, 45 dakika kala gitmek uygun olur. Yemekten önce de, sonra da ev sahibesine yardım teklifinde bulunmalısınız. O bunu kabul etmezse fazla ısrar etmeyin.

İki, üç gece kalmak üzere misafirliğe gidiyorsanız, kaldığınız evin hayatına kendinizi iyice uydurmaya çalışmalısınız. Ev sahibinden çok daha yaşlıysanız, gece odanıza çekilmek için ilk hareketin sizden gelmesini bekleyebilir. Onun için, ev sahibinin yattığı saati bilip, siz de odanıza o saatte çekilmelisiniz.

Ev sahibiniz, gece yatarken size, «Kahvaltınızı ben getireceğim», derse, evin sabah telâşını görmenizi istemiyor demektir. Evde hizmetçi yoksa, yatağınızı kendiniz düzeltmelisiniz.

Banyo yapmanız için size her hangi bir teklifte bulunmazlarsa, siz evsahibine ne zaman banyo yapabileceğinizi sorarsınız. Sizden başka banyo yapacak kimse varsa, işinizi çabuk bitirmeye çalışın. Yıkandıktan sonra banyoyu iyice temizleyin. Misafirliğinizin sona erdiği gün, yatağınızın çarşafım katlayın, odayı da elden geldiği kadar temiz bırakın. Bütün eşyanızı almaya dikkat edin, bir şey unutmayın.

Misafirlikte bir şey kırarsanız, ev sahibine üzüntünüzü belirten birkaç söz söyleyebilirsiniz. Daha sonra bir özür notu ile bir buket çiçek de göndermeniz kibar bir hareket olur.

Misafirlikte, birisinin elbisesine içki, yahut yemek döküp lekelediyseniz, elbiseyi bir lekeciye göndermeyi teklif edebilirsiniz. Devamlı olarak özür dilemekle hiçbir sonuç elde edemezsiniz. Bir kere. olan olmuştur. İyi bir ev sahibi, «Çok rica ederim, önemli bir şey değildi. Üzerinde durmaya değmez» diyerek olayı kapatmaya çalışır.

ÜNİTE 3. SAĞLIKLI YAŞAM

 

Vücudumuzu tanıyalım 

insan-anatomisi-bütün-organları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalp:  Vücudumuzun en önemli organıdır. Vücudumuza kan pompalar. Kanın vücutta dolaşımını sağlar.

 

Mide:  Yediğimiz besinler  yumuşatılıp çorba (bulamaç) haline getirilir.Yediğimiz yemekler  midemizde toplanır. boşaltım sistemiyle dışarıya atılır.

Akciğer

Göğüs kafesinin içinde sağda ve solda olmak üzere iki tanedir. Sağ taraf üç sol taraf iki bölmedir.

akciger

Sol tarafın ik bölmeli olmasının sebebi, akciğerlerimizin
hemen altında kalbin bulunmasıdır. Akciğerlerimizin hemen altında düz
kaslardan oluşmuş bir yapı olan diyafram kası bulunur.

AKCİĞERİN GÖREVLERİ

• Asıl görevi oksijeni kana vermek ve karbondioksitti kandan atmaktır.
• Ayrıca kan akciğerlerde soğuduğu için vücut sıcaklığını ayarlamaya da yardımcı olur.

Bağırsak

 Bağırsak, kanalın mide ile anüs arasındaki kısmıdır ve insanlarda ve diğer memelilerde iki ana kısımdan oluşur: ince bağırsak ve kalın bağırsak.

 Vücudun gıdadan besinlerin çıkarımı ve emiliminden sorumlu kısmı bağırsaktır. Midenin görevi büyük oranda gıda moleküllerinin besinlere parçalanmasıyken, bağırsak bu besinlerin kana girmesini sağlar. İnce bağırsak kıvrımlı bir yüzey yapısına sahiptir ki bu besinlerin bağırsak duvarından difüzyonu ve böylece de emilimi için uygun olan yüzey alanını arttırır. Yetişkin bir insanın ince bağırsağı, ortalama olarak yedi metre uzunluğundadır.
Kalın bağırsak veya kolon birkaç çeşit bakteriye ev sahipliği yapmaktadır; bunlar insan vücudunun kendi kendine yok edemeyeceği moleküllerle ilgilenirler.

Böbrekler

böbrek

Omurgalılarda bulunan fasulye biçiminde boşaltım organlarıdır.

 10 cm boyuna kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir bölümünü oluştururlar. Bu organlar, başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları su ile birlikte idrar olarak boşaltırlar. Böbrekleri ve böbreklere etki eden hastalıkları inceleyen tıbbi dal nefrolojidir. Böbreklerin içindeki süzme birimlerine nefron denir. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon nefron bulunur. İnsanlarda, böbrekler karın bölgesinin arka bölümünde, bir başka deyişle karınzarı arkası bölgesinde yer alırlar. İki tane bulunan (çoğu insanda tek böbrek bulunabilmektedir, ve bu insanlar bunun ayrımına varmadan sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler) böbreklerden sağda olanı diyaframın hemen altında, ve karaciğerin arkasında, solda olanı ise diyaframın altında ve dalağın arkasında yer almaktadır. Böbreklerin ikisinin de üstünde böbreküstü bezleri yer almaktadır.

Karaciğer:

karaciğer

Vücudumuzun şeker ve yağ dengesini sağlar.

Karaciğerin görevleri

Günde yaklaşık olarak 1.5 kg. seviyesinde safra üretir. Vücutta yağ, protein ve şekeri dengeler, kan yapımı için depolama yapar. Isımızı ayarlar ve su üretir. Kanda ki şekeri düzenler. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan protrombini üretir. Yaşlanmış alyuvarları parçalar ve kan üretimini destekler. Kanda bulunan glikozu glikojen haline dönüştürerek depo yapar. Lenf yapımı sağlar ve antikor üretir. Fazla salgılanan hormonların oluşmasını engeller.Karaciğer bu görevlerden birini bile yapmazsa çeşitli hastalıklar oluşmaya başlar.

a. Proteinlerin üretilmesi ve depolanması, protein metabolizmalarının birçok yan üretimlerinin tanzim ve kontrol edilmesi.
b. Şekerin depolanması ve kanda bulunması gereken şeker miktarının ayarlanması.
c. Vücuttaki toksik ve zararlı maddelerin nötralize edilmesi.
d. Depo edilmiş yağların kullanılması.
e. Kanın pıhtılaşması için gerekli maddelerin üretilmesi.
f. Safra ve safra tuzlarımın üretilmesi. Bunlar kanallardan bağırsaklara ifraz edilmekte ve sindirime yardımcı olmaktadırlar.
g. Kırmızı kan hücreleri ve başka kan elemanlarımın üretimi için gerekli ve önemli olan maddelerin üretimi ve depolanması.
h. Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1 litre) safra salgılar.
i. Vücudun ısısını ayarlar.
j. Vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar.
k. Kan miktarını ayarlar.
l. Hormonların görevleri üzerinde etkili olur.

 

Dalak
dalak

Karın boşluğunun solunda, midenin arka tarafında bulunan dalak; eskimiş kırmızı kan hücrelerini yok eder, gerektiği zaman da yeni kırmızı kan hücreleri imal eder. Sıtma ve tifo gibi bulaşıcı hastalıklar veya kansızlık sonucu dalak hastalanabilir.

 

Mide

mideresim

Karın bölgesinin sol tarafında, kaburga kemiklerinin arkasında ve diyaframın altında, oyuk ve torba biçiminde olan bir organdır. Boş mide yaklaşık 15 – 20 santim uzunluğunda, 7,5 – 10 santim genişliğindedir.
Sindirim aygıtının yemek borusu ile bağırsak başı arasında bulunan kısmı olup, içine giren yiyeceklerin kimyasal ve fiziksel olarak parçalandığı yerdir. Mide kendi çıkardığı asitten kendini korumak için yapışkan, alkalen-bazik bir mukus da üretir.

 

 

 

Duyu Organlarımız :

 

duyuorganları genel resim

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Burun

Koku alma duyusu organımızdır. Burnumuzla dışarıdan temiz hava alırız. Yeni pişen bir kekin, güzel bir çiçeğin, annemizin yaptığı güzel bir yemeğin kokusunu duyu organlarımızdan biri olan burun ile algılarız. Koku alma duyumuz sayesinde bazı zamanlar tehlikeden de korunuruz. Herhangi bir yerde bir şey yandığı zaman hemen kokusunu alır ve yangın tehlikesi var ise önlemimizi alırız.

Deri

Dokunma duyusu organımızdır. Bir cismin sert ya da yumuşak, pürüzlü ya da pürüzsüz, sıcak ya da soğuk olduğunu duyu organlarımızdan biri olan derimiz ile algılarız. Derimiz, vücudumuzu çarpma, vurma gibi dış etkilerden de korur.

Dil,

Tat alma duyusu organımızdır. Dilimiz aynı zamanda konuşmamıza da yardımcı olur. Limonun ekşi olduğunu, baklavanın tatlı olduğunu, biberin acı olduğunu duyu organlarımızdan biri olan dil ile algılarız.

 

Göz,

Görme duyusu organımızdır. Gözlerimiz ile çevremizdeki güzellikleri algılayabiliriz. Bir çiçeğin veya gökkuşağının renklerini, tahtadaki yazıyı duyu organlarımızdan biri olan göz ile algılarız.

 

 

Kulak

İşitme duyusu organımızdır. Kulağımız ile çevremizdeki sesleri rahatça duyabiliriz. Bir şarkının melodisini, bir müzik aletinin sesini, bir arabanın kornasını duyu organlarımızdan biri olan kulak ile algılarız.

VÜCUDUMUZUN TEMİZLİĞİ

  Yiyeceklere bakterileri bulaştıran en önemli aracıların insanlar olduğundan bahsetmiştik. Bu nedenle yemek hazırlarken sizin, annenizin ve diğer kişilerin kişisel temizliklerine çok önem vermesi gerekir.

Vücudumuzu Nasıl Temizlemeliyiz ?

 

Kendinize yemek hazırlamadan önce, yemeğinizi yemeden önce ve sonra mutlaka ellerinizi yıkayın.

Ellerimizi Nasıl Yıkamalıyız 

1- Ellerin dayanabileceği sıcaklıkta suyu aç.

2- Bilekleri ve parmak uçlarını iyice sabunla.

3- El parmak aralarını 20 saniye kadar ovuştur.

4- Akan su altında ellerini iyice durula.

5- Temiz bir kağıt havlu veya havlu ile ellerini kurula.

 

 

Ellerimizi Ne Zaman Yıkamalıyız 

Dışarıdan eve gelince.

Her yemek öncesi ve sonrasında,

Her tuvalet çıkışında,

Burnumuzu elledikten , öksürüp-hapşırdıktan sonra,

Çamur/toprak ile oynadıktan sonra,

Parayı elledikten sonra,

Kedi/Köpek gibi hayvanları elledikten sonra mutlaka uygun şekilde yıkamalıyız.

 

Diş temizliği

Haftada en az 2 kez yıkanmalı ve dişlerimizi de günde en az 3 defa fırçalamalıyız.

 

VÜCUT TEMİZLİĞİMİZ İÇİN GEREKLİ ARAÇ GEREÇLER

Vücudumuzu temizlemek için gerekli araç ve gereçler vardır. Her bölgemiz için farklı araçlar vardır. Bu araç gereçler şunlardır :

  • Havlu
  •  leğen
  • Duş jeli veya sabun
  • Nemlendirici (vücut, el, ayak)
  • Ağız bakım malzemeleri(diş fırçası,diş macunu, bardak,su,böbrek küvet)
  • Tek kullanımlık eldiven
  • Ped
  • Traş seti (erkekler için)
  • Çöp torbası
  • Kirli torbası
  • Tırnak bakım seti
  • Tarak
  • Saç kurutma makinesi
  • 4 adet lif (tek kullanımlık)
  • Dezenfektan
  • Portatif saç yıkama küveti
  • Şampuan
  • Temiz çamaşır
  • Pijama/gecelik
  • Çorap
  • Kâğıt havlu
  • Çöp torbası
  • Termometre
  • Malzeme arabası
  • Paravan

Vücut Temizliği NAsıl Yapılır : 

Temizlik sağlığımıza zarar verecek her türlü pas, toz, kir vb. gibi ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar olarak tanımlanabilir. Temizlik için alınan önlemlerinin tümüne hijyen denilmektedir.

1- Vücudun dış temizliği: Çeşitli etkenlerle kirlenen bütün dış organlarımızı temiz tutmaktır. Bu temizlik devamlı ve periyodik olmalıdır. Örnek bir insan, çabuk kirlenen el, ayak, yüz ve burun gibi organlarını sabah, öğle ve akşam günde en az üç kez bol su ile yıkar. Yemeklerden sonra ve yatmadan önce ağzını temizler ve dişlerini mutlaka fırçalar. Haftada en az iki kez banyo yapar ve bütün vücudunu bol su ve sabun ile temizler. Tırnaklarını uzayınca keser. Saçlarını temiz tutacak kadar uzatır ve gerektiğinde hemen tıraş olur. Kolonya gibi fazla ağır olmayan güzel kokular kullanır ve mis gibi kokar.

2- Vücudun iç temizliği: İç organlarımızı zararlı yiyecek ve maddelerden uzak tutmaktır. Örnek bir insan, düzenli yemek yer ve aşırı yemekten sakınır. Zararlı yiyecek ve içeceklerden uzaklaşır. Sigara ve içki gibi zararlı alışkanlıklardan kesinlikle kaçınır. Kahve ve oyun salonları gibi yerlerin kötü havasını teneffüs etmez. Sağlığını tehlikeye düşürecek davranışlara yanaşmaz.

3- Elbise temizliği: Giyeceklerimizi temiz tutmak, güzel kullanmak ve kirlenen giysilerimizi hemen değiştirip yıkatmaktır. Temiz elbise, yeni elbise demek değildir. Temiz ve ütülü olan bir elbise eski de olsa güzel görünür. Hor kullanılmayan bir giyecek, uzun ömürlü olur.

SAĞLIKLI BESLENME 

Yaşamımız için gerekli olan gıdaları, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayırabiliriz:

1- Süt, yumurta, peynir, et, tavuk balık gibi hayvansal kaynaklı gıdalar.

2- Sebze,meyve,pirinç,mercimek,kuru fasulye gibi bitkisel kaynaklı gıdalar. Bu gıdaların her birinin içinde vücudumuza farklı yararlar sağlayan maddeler bulunmaktadır. Bu maddelere besin öğesi denir. Besin öğeleri; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, mineraller ve sudur. Vücudumuzun bileşimi de bu besin öğelerinden oluşmaktadır. Organlarımızın düzenli olarak çalışabilmesi ve günlük işlerimizi sağlıklı sürdürebilmek için bu öğelerin her birinden her gün almamız gereklidir. Aldığımız miktarların yetersiz veya fazla olması sağlığımızı etkiler. Bu nedenle gün boyu tükettiğimiz gıdaların türüne, miktarlarına ve en önemlisi de güvenilir (sağlıklı) olup olmamasına dikkat etmemiz gerekmektedir. Hijyen; sağlıklı ortamın korunması ve her türlü hastalık etmeninden arındırılmasıdır.

GÜVENİLİR GIDA NEDİR?

Güvenilir gıda; temiz, bozulmamış ve içinde sağlığa zararlı maddeler bulundurmayan gıdadır. Gıdaların çeşitli koşullarda kirlenmesi, gıda güvenliğini tehdit etmekte ve böylece gıdaların sağlığımızı bozucu hale gelmesine neden olabilmektedir.

Zararlı bakteriler gıdalara bulaştıktan sonra hızla üremeye başlayarak gıdanın bozulmasına neden olurlar. Bazı bakteriler gıdalara bulaştıktan sonra kendileri için uygun koşullarda spor adı verilen bir kılıf oluşturarak daha güçlü ve dayanıklı hale gelirler. Bakteri veya bakterinin zehri ile kirlenmiş bir gıdanın yenmesi sonucunda ishal, bulantı, kusma, şiddetli karın ağrısı gibi şikayetler başlar ve hastalanırız. Bu şikayetlere bazen ateş de eklenebilir.

Besinlerimizi Tanıyalım 

Doğumdan itibaren büyüme ve gelişme, sağlıklı ve uzun bir yaşam için vücudumuza gerekli olan bütün maddeleri besinlerle alırız. Her gün, her mevsim tükettiğimiz çok çeşitli besinler vardır. Besinler, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayrılır;

1. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler,

2. Sebzeler, meyveler, ekmek, mercimek, kuru fasulye, makarna, bulgur gibi bitkisel kaynaklı besinler.

Bu besinlerin her birinin içinde vücudumuza farklı yararlar sağlayan maddeler bulunmaktadır.

Besinler ve  Yararları

Elma: C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

Kabak: K ve C vitamini içerir. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır.

Armut: Fosfor, kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır.

Dut: Kalsiyum, C ve B vitamini ile bol lif içerir. İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır.

Kiraz: Kalsiyum, fosfor ve C vitamini içerir. Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar.

Erik: A ve C vitamini ile kalsiyumdan zengindir. Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır.

Yeni dünya (Malta eriği): A vitamini deposudur. Görmeye ve büyümeye faydalıdır.

İncir: Bol posa, kasiyum, fosfor ve magnezyum içerir. Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir.

Üzüm: Potasyum ve C vitamini deposudur. Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.

Hindiba: Potasyum, folik asit, C, A ve E vitamini içerir. Demir içeriğiyle kansızlığa iyi gelir.

Yüksek lif içeriğiyle bağırsakları çalıştırır. Toksin atıcı ve idrar sökücüdür. İştah açıcı özelliği vardır.

Ananas: Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.

Havuç: A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Saç dökülmesini azaltır ve saçı canlandırır.

Salatalık: A, B ve C vitamini ile fosfor ve selenyum deposudur. Güçlü bir antioksidandır. Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı barsak çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır.

Şalgam: C vitamini, potasyum ve magnezyum içerir. Yüksek tansiyona iyi gelir. Lif içeriğiyle bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucu etkileri vardır.

Soya: A vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve yüksek oranda lif içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur. Kemikleri güçlendirir.

Kuşburnu: A, C, D ve E vitamini yönünden zengindir. Antioksidandır. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir.

Brokoli: A, C, E, B1 ve B2 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Kalp hastalıklarına karşı

korucudur. Prostat ve kolon kanseri riskini azaltır. Demir ve folik asitten zengindir. Kansızlığa faydalıdır.

Marul: A, B ve E vitamini içerir. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır.

Soğan: A, B ve C vitamini ile fosfor ve kükürtten zengindir. Doğal antibiyotiktir. Bronş açıcı, bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı arttırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır.

Sarımsak: A, B, C ve E vitamini ile sakaroz içerir. Yaşlanmayı geciktirir. Kireçlenmede faydalıdır. Yüksek tansiyonu ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde faydalıdır.

Kereviz: A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.

Karpuz: A ve C vitamini ile fosfor ve potasyum içerir. Böbrekteki kum ve taşların atılmasında faydalıdır. Toksin atıcıdır. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da katkısı vardır.

Kavun: A vitamini, potasyum ve folik asitten zengindir. Damar tıkanıklığında, bağırsakların çalışmasında etkilidir. Göz sağlına fayda sağlar.

Lahana: Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.

Pazı: A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.

Karnabahar: Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.

Yer elması: İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır.

Pırasa: Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.

Patates: C ve B vitamini ile fosfor ve potasyumdan zengindir. Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir.

Enginar: Bol posa içerir. Kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir. Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır.

Taze fasulye: Folik asit, potasyum, A ve C vitamininden zengindir. Kötü kolesterolün düşmesinde yardımcıdır. Antioksidan özelliği vardır.

Avakado: Potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi vardır.

Bamya: A, B ve C vitamini içerir. Sindirime yardımcıdır.

Börülce: Kalsiyum, posa, potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterolün ve tansiyonun düşmesinde faydalıdır. Kabızlığa iyi gelir.

Ayva: A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.

Bakla: A ve C vitamini içerir. Lif yönünden zengindir. Kabızlığa iyi gelir. Kolesterole ve

kansere karşı koruyucudur.

Ispanak: B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır.

Mısır: Protein, A, B ve C vitamini yönünden zengindir. Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar.

Muz: B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.

Kayısı: A, B ve C vitamini içerir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik gelişimini arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Kas ve sinir sistemini güçlendirir.

Vişne: A vitamini ve potasyumdan zengindir. İdrar söktürücüdür. Karaciğer ve mide üzerinde olumlu etkileri vardır.

Şeftali: C vitamini, potasyum ve posadan zengindir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir sistemine faydası vardır. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.

Ahududu: Folik asit, C, E ve A vitamini içerir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür. Diş sağlığına iyi gelir. İshali önler ve ateş düşürücüdür.

Domates: Folik asit, magnezyum, potasyum, B ve A vitamini içerir. Hücre yenilenmesinde, bağışıklığın artmasında, kemik ve kas gelişiminde etkilidir.

Patlıcan: B1, B2, C ve A vitamini içerir. Sinir sistemine iyi gelir. Cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine faydalıdır.

Trabzon hurması: A ve C vitamini ile potasyumdan zengindir. İshal koruyucudur. Göz ve cilt sağlığına olumlu etkileri vardır.

Portakal: C vitamini ve flovanoid denilen antioksidan deposudur. Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Nar: C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.

Mandalina: C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.

Greyfurt: Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.

Kivi: C vitamini deposudur. Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı arttırır.

Çilek: A, C ve E vitamini ile folik asitten zengindir. Kas ve eklem ağrılarında faydalıdır. Cilde iyi gelir. İdrar sökücüdür.

Yeşil biber: C vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır.

Limon: Yüksek oranda C vitamini içerir. İskorbüt hastalığına iyi gelir. Güçlü antioksidandır. İdrar sökücüdür. İdrar yolları iltihabında faydalıdır.

Maydanoz: Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca folik asit, A ve E vitamini yönünden zengindir. Büyüme, kemik ve diş sağlığı gelişiminde etkindir.

 

Et

Besin değeri yüksek bir gıda maddesidir. 100 gram ette 15 ila 20 gram protein bulunur. Etin içinde ayrı olarak fosfor, demir ye bakır gibi madensel tuzlar, A, D vitaminleri ve B vitamini bileşikleri vardır. Bilhassa karaciğer demir ve bakır mineralleri, A ve D vitaminleri istikametinden daha zengindir.
Et kan yapar ve kansızlığı önler. Bedeni canlı ve kuvvetli kılar. Zihinsel gelişmeyi sağlar. Şişmanlığı önler. Bu özellikleriyle et soframızın baş tacı olmuştur. Beslenmede etle alakalı şu özelliklerin de bilinmesi gerekir:

Dana, piliç ve tavşan etinin, karaciğer ve beyinin sindirimi kolaydır. Bunlara hafif etler isimi verilir.
• Koyun etine ve sığır etinin kimi parçalarına yarı hafif veyahut yarı yağlı etler denir. Bunların sindirimi beyaz etin (hafif etin-yağsız etin) sindiriminden biraz daha zordur.
• Kaz ve ördek etine, koyunun ve sığırın yağlı bölümlerine ağır et ismi verilir. İsminden da anlaşıldığı üzere bunların sindirimi daha zordur. En ağır et domuz etidir. Zengin gelişmiş ülkelerde hastalıkların pek çoğuna yağlı domuz eti kapı aralıyor.
• Et tüketiminde ölçüyü kaçırmamak gerekir. Gut, damar sertliği, kalp hastalıkları, sinir bozukluğu ve sindirim rahatsızlıklarının kaynağında aşın et tüketimi vardır.

Balık

Faydaları:
• Balıkta başta fosfor olmak üzere, iyot, demir ve kalsiyum gibi madensel tuzlar ve A, D ve B on iki vitaminleri bulunur. Bu özellikleriyle balık:
• Bedene güç ve enerji verir,
• Zihin yorgunluğunu giderir,
• Yapısındaki demir sayesinde kan yapar,
• Balıktaki kalsiyum kemiklerin büyümesini sağlar ve bilhassa küçüklük çağlarında gelişmeyi kolaylaştırır,
• Çok ihtiyaç duyulan madensel tuzlardan biri olan iyot, vitaminlerin ve diğer madensel tuzların özümlenmesini sağlar.

Balık miktarını etkileyen tek etmen avlama güçlülüğü değildir. Başta kalkan olmak üzere bazı balıkların soyu denizlerimizde tükeniyor. Bu yüzden de her mevsimde soyu tükenmiş balıklar yüksek fiyatla satılıyor.

Tavuk ve Piliç
Dünyada tavuk etine ilgi gittikçe artıyor. Senede, insan başına tavuk eti tüketimi İsrail’de 40, Amerika’da 30,,İspanya’da 24, Kanada’da 23, İtalya’da 19, Fransa’da 18,.Yunanistan’da 17, İrlanda’da 16, İngiltere’de 15, Danimarka’da ve Almanya’da 10, İsviçre’de ise 9 kilodur.

Tavuk eti beyaz ettir, başka bir deyişle sindirimi, dana ve koyun etinden daha kolaydır, Kolestrol yapmaz. Yaşlılar, başta göğsü olmak üzere, korkmadan bol bol tavuk eti yiyebilirler.

• Tavuk ve piliç, protein, madensel tuzlar ve vitamin kaynağıdır.
• Güç ve enerji verir. İbni Sina ve Hipokfat gibi daha önceki hekimler tavuk etini pek çok hastalığa karşı ilaç olarak verirlerdi.

Yumurta

Çok zengin besin maddelerinden biri de yumurtadır. İçinde E,K,B bir, B altı, B iki, B oniki ve PP gibi çeşitli vitaminler ve başta fosfor, demir ve kalsiyum olmak üzere bir çok madensel tuzlar bulunur. Protein istikametinden zengindir. 60 gramlık bir tek yumurta 60 kiloluk insanı bir gün beslemeye yetiyor. Lipid yapmaz.

Faydaları:
• Organizmanın madensel tuz ve vitamin İhtiyacını karşılar.
• Yapısındaki B vitamin bileşikleri sayesinde sinir sistemini tertip eder, zihin yorgunluklarını giderir.
• Adaleleri güçlendirir,
• Yenilen besinlerin sindirilmesini kolaylaştırır.
• Şekerin bir an önce kana karışmasını sağlar. Gözdeki ağ tabaka tabakasını güçlendirir.
• Kemikleri geliştirir. Çocukların büyümesini ve gelişmesini kolaylaştırır.
• Dokuları besler.

Süt

Süt ve peynir, hayvansal protein istikametinden, et ye balık kadar değerlidir. Sütte ayrı olarak A ve B(2) vitaminleri, demir, bakır ve kalsiyum gibi madensel tuzlar da bulunur. A vitamini gözün savunmasını ve iyi çalışmasını sağlar, ağ tabaka tabakasını güçlendirir. Yangılı hastalıklara karşı bedenin direncini arttırır. Erkeğe güç, kadına sıhhat kazandırır. B(2) vitamini ise sinir sistemini düzene sokar. Solunum sisteminin çalışmasına yardımcı olur.

Sütün asıl ehemmiyeti, sanıldığı gibi, protein içermesinden doğmaz. Protein istikametinden 50 gram et 250 gram süte eşittir. Süte ehemmiyetini kazandıran yapısında bulunan kalsiyumdur. Kemiklerin büyümesi için çok gerekli bir personel olan kalsiyum sütte bol miktarda bulunur. Bu nedenle çocuklara, yetişme çağında olanlara bol bol süt içirmeliyiz.

Proteinler ve madensel tuzların yanı sıra sütte şeker de bulunur. Ancak bu şekerin miktarı azdır. Bu nedenle, daha çok, az enerji harcayanlar İçin faydalıdır. Ağır işlerde çalışan yetişkinlerin, sofralarında, sütün yanı sıra enerji veren besinlere, meyvelere ve nişastalı gıdalara ağırlık vermek gerekir.

SAĞLIKLI BESLENME YOLLARI 

Niçin Sağlıklı beslenmeliyiz ?

Dengeli ve akılcı beslendiğiniz takdirde, beyniniz daha iyi, daha berrak çalışır, hafızanız güçlenir. Veriminiz, bağışıklığınız artar, hastalıklara karşı daha dirençli hale gelirsiniz, cildiniz sağlıklı olur. Kısaca daha kaliteli bir yaşam sürersiniz.

Günde 2-3 bardak süt 
Çocukların, dört besin grubundaki gıdalardan yeterli miktarda ve  dengeli tüketmeleri gerektiği, süt, yoğurt, et, tavuk, yumurta, peynir, kuru  baklagiller, sebze ve meyve ile ekmek, bulgur, makarna, pirinç gibi besinlerin  her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesi istendi.
Çocukların özellikle kemik ve diş gelişimi için günde 2-3 su bardağı  süt veya yoğurt, bir kibrit kutusu kadar beyaz peynir, hastalıklara karşı daha  dirençli olmaları, göz, cilt ve sindirim sistemlerinin sağlıklı olması için her  gün mevsimine göre 5 porsiyon taze sebze veya meyve tüketmelerinin önem taşıdığı  bildirildi.
Öğrenciler için en önemli öğün olan kahvaltının yapılmadığı takdirde  dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma olduğu  ifade edildi. Güne yeterli ve dengeli yapılan bir kahvaltıyla başlamanın  öğrencilerin okul başarısının artmasında son derece etkili olduğu, çocukların her  sabah düzenli kahvaltı yapma alışkanlığı kazanmalarına özen gösterilmesi  gerektiği kaydedildi. Dengeli bir kahvaltı için peynir, haşlanmış yumurta, taze  meyve suyu, birkaç dilim ekmek veya bir bardak süt, poğaça ve meyve  tüketilebileceği belirtildi.
Öğün atlanmaması, besinlerin 3 ana ve 2 ara öğünde alınması, okulda  veya evde dinlenirken ve ders çalışırken açlık hissedildiğinde tüketilen  besinlere dikkat edilmesi, şeker ve şekerli besinler, çikolata, cips, gazlı  içecekler yerine süt, yoğurt, sütlü tatlılar, ekmek arası peynir, taze sıkılmış  meyve suları ve kuru meyve tercih edilmesinin sağlıklı beslenme açısından daha  yararlı olduğu aktarıldı.
Vücudun düzenli çalışması, tüketilen besinlerin vücuda yararlılığının  artırılması, çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimine olumlu katkı  sağlaması açısından fiziksel aktivitenin artırılmasına önem verilmesi, çocukların  bir spor dalıyla ilgilenmesinin teşvik edilmesi istendi.
Sağlıklı yaşam için çocuklara el yıkama ve diş fırçalama  alışkanlığının kazandırılması,  özellikle yemek yemeden önce ve sonra, tuvalete  girdikten sonra, oyun oynadıktan sonra eve gelince ellerini ılık akan su altında,  sabunla iyice ovuşturarak yıkamaları konusunda alışkanlık kazandırılması  gerektiği vurgulandı.
Çocukların okul kantini ve büfe gibi yerlerden satın aldıkları  besinlerin seçiminde dikkatli olması, süt, ayran gibi ambalajlı besinleri satın  alırken etiket bilgisinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından üretim izninin  bulunmasına ve son kullanım tarihinin geçmemiş olmasına, ambalajsız satılan tost,  simit, poğaça gibi yiyeceklerin de temiz ve güvenilir şekilde hazırlanmış  olmasına dikkat edilmesi gerektiği bildirildi.
Beslenme çantası için örnek menü 
Pazartesi: Börek veya poğaça, ayran, meyve (Mevsimine göre 1 küçük boy  elma, 1 orta boy portakal, 1 büyük boy mandalina, 1 salkım üzüm veya 5 erik  şeklindeki seçeneklerden biri)
Salı: Haşlanmış yumurtalı sandviç, 5 adet zeytin, meyve suyu
Çarşamba: Peynirli tost veya sandviç, ayran, çiğ sebze (Mevsimine göre  1 küçük boy domates, 4-5 orta boy yeşil biber, 1 orta boy havuç veya 5-6 yaprak  marul şeklindeki seçeneklerden biri)
Perşembe: Kek (tercihen meyveli), süt, meyve  (Mevsimine göre 1 küçük  boy elma, 1 orta boy portakal, 1 büyük boy mandalina, 1 salkım üzüm veya 5 erik  erik şeklindeki seçeneklerden biri)
Cuma: 1 kibrit kutusu peynir, 5 adet zeytin, tam buğday ekmek, süt,  çiğ sebze (Mevsimine göre 1 küçük boy domates, 4-5 orta boy yeşil biber, 1 orta  boy havuç veya 5-6 yaprak marul şeklindeki seçeneklerden biri)
Beslenme çantasının temizliğine dikkat 
Beslenme çantasının her gün çok iyi bir  şekilde yıkanması, beslenme örtüsü, peçete ve suyun unutulmaması, sebze ve  meyvelerin çok iyi yıkanması, okula getirilecek ambalajlı yiyeceklerin Gıda,  Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından izinli olup olmadığına ve son kullanma  tarihine dikkat edilmesi, öğrencilerin okula götürdüğü besinleri tüketip tüketmediğinin izlenmesi, beslenme çantası hazırlanırken hazır kek ve bisküviler  yerine evde hazırlanan yiyeceklerin tercih edilmesi gerektiği belirtilerek,  velilerin ekonomik durumları gözönünde tutularak beslenme çantasına fındık ve  ceviz gibi kuruyemiş ya da kuru meyve ilave edilebileceği bildirildi.

GİYSİLERİMİZ HAVA DURUMUNA  GÖRE GİYİNMEK

mevsimler

Sevgili öğrenciler biliyorsunuz ki hava sıcaklıkları hergün değişebiliyor.Biz insanlar  değişen hava sıcaklıklarına göre giyinmeliyiz.

Yaz mevsimi , kış mevsimi , ilkbahar ve sonbahar mevsiminde ayrı ayrı giysiler giyeriz.

Örneğin :

Yaz mevsiminde havalar genellikle sıcak olduğu için kısa kollu ve vücudumuzu terletmeyecek şekilde giyinmeliyiz. kalın giysiler giyersek  çeşitli hastalıklara sebep olur. bedenimiz havasız kalır böylece hasta oluruz. Oyüzden ince giysiler giymekte fayda var.

Kış mevsiminde kalın giysiler giyinmeliyiz. özellikle kar yağdığında kafamıza bere,şapka eldiven ve atkı takıp giymeliyiz. Ayakkabılarımızdan botlatı giymeliyiz. 

İlkbahar mevsiminde yarı kalın yarı ince kıyafetler giymeliyiz.

Sonbahar mevsiminde ise hava sıcaklığı genellikle soguk ile sıcak arasında olduğundan ve genellikle yağmurlu geçtiğinden şemsiyelerimizi hazır bulundurmalıyız. Yarı ince yarı kalın kıyafetler giymeliyiz.

ÇEREMİZİN TEMİZLİĞİ

Toprak, Hava ve Su, dünyamıza hayat veren üç temel unsurdur. Bunları temiz tuttuğumuz sürece, dünyamız temiz ve sağlıklı olur. Evimizin önü ve sokaklarımız temiz olursa toz, çamur, sinek gibi zararlı maddeler barınmaz. Bağ, bahçe ve ormanlarımız temiz olursa dünyamızı süsleyen bitkiler ve ağaçlar canlı ve yeşil olur. Deniz, göl ve ırmaklarımız temiz tutulursa, hem tabiat hem de canlılar hayat bulur. En önemlisi de hava temiz olduğu sürece insanlar ve canlılar bu dünyada yaşayabilir. Aksi halde, hem dünyanın hem de hayatın sonu yaklaşır. Vücudumuzu yaşatan besinlerdir. Dünyamızı yaşatan ise temiz su, hava ve topraktır.

Belediyelerimiz çevre temizliklerinde en etkin rol alan kuruluşların başında gelmektedir. Bu hizmetlerin halka sunumunda hem maddi yönden hem de yeterli personel olmadığından belediyelerimiz bir hayli güçlüklerle karşılaşmaktadırlar. Hepimiz temiz bir şehirde yaşamak isteriz. En büyük temizliğin kirletmemek olduğunu bildiğimiz halde her nedense temizlik kuralarına özen göstermeyiz. Sabahın erken saatlerinde sıcak yuvalarından çıkan belediyelerimizin cefakar temizlik çalışanları özenle temizledikleri cadde ve sokaklarımızı bizler kirletmemek için bir gayret sarf etmeyiz. Özellikle sigara tiryakilerimiz içtikleri sigara izmaritlerini sokağa atmaya özen gösterdikleri sokaklara baktığımızda ilk gözümüze çarpan çevre kirliliğinin başında gelmektedir.

Temiz bir toplumda yaşamak için herkes elinden gelen gayreti sarf etmelidir. Çevremizi temiz tutmak hepimizin görevi olmalıdır. Temiz ve sağlıklı bir çevre, bütün canlıların yaşayabilmesi için temel koşuldur. Her canlı gibi insanda çevresiyle uyum içinde yaşamak zorundadır. İnsan hayatının devamını sağlayan sağlığı korumak ise, ancak sağlıklı ve temiz bir çevre ile mümkündür. Bu nedenle vücudumuzu ve elbisemizi temiz tuttuğumuz gibi, yaşadığımız; uzak ve yakın çevremiz olan, evimizi, sokağımızı, okulumuzu, sınıfımızı, kısaca içinde yaşadığımız dünyamızı da temiz tutmalıyız. İçinde yaşadığımız çevreyi başkaları ile paylaşırız. Buraların temiz tutulması ve korunması hepimizi ilgilendirir. Ortaklaşa kullandığımız alanları kirletmek onlara haksızlık olur. Bu nedenle bir kimsenin başkalarının kullandığı çevreyi kirletmeye hakkı yoktur. Kirletenleri uyarmak hepimizin görevidir. Bilmeliyiz ki, ´´temiz bir dünya temiz bir çevre´´ hem kendimiz için, hem de bizden sonra gelecek nesiller için çok önemlidir.

Çevremizi kirletenleri uyarmalı ve bu kötü alışkanlıklarından vazgeçirmek için gayret göstermeliyiz. Bunu yaparken nezaket kurallarına dikkat etmeli, karşıdaki kimseyi üzmemeye özen göstermeliyiz. Aynı zamanda kendimiz de çevre konusunda duyarlı olmalı ve bu konuda insanlara örnek olmalıyız. Sağlıklı, mutlu, huzurlu, barış içinde yaşamak için çevremizi temiz tutmalıyız. Bunun için çevre temizliğine hem kendimiz uymalı hem de başkalarını bu konuda uyarmalıyız.

Çevre temizliği bir toplumun aynasıdır. Temiz bir toplum olmak zorundayız. Temiz ve medeni toplumlar, her zaman çevre temizliğine önem vermişlerdir. Sadece insan sağlığı değil, çevre sağlığı açısından da önemlidir. Son yıllarda özen gösterilmeye çalışılan çevre temizliği konusunda, vatandaşları biraz daha duyarlı olması gerekmektedir. Çöp konteynrlerinin bırakıldığı alanlarda ne yazıkki insanlar ellerindeki çöpü oralara değilde, rast gele yerlere atarak, çevre kirliliğine neden olmaktadırlar. Her geçen gün artan nüfus, çevre temizliği konusunuda beraberinde getirmektedir.

Belediyelerin yapmak zorunda olduğu temizlik çalışmalarına, vatandaşlar köstek değil, destek olmalıdır. Belediyelere siyasi gözle bakmak yerine, hizmet kapısı olarak bakmak lazımdır. Gerekirse mahalle muhtarları kendi mahallelerindeki insanların aydınlatılması konusunda yetkili kılınmalıdır. Çevre temizliğinin olmadığı bir yerde medeniyetin olamayacağı bilincinin aşılanması gerekir.

Çevreyi kirletenlere hepimiz tepkimizi koyarsak, gerek insan ve gerekse çevre sağlığı açısından insanlık görevimizi yerine getirmiş oluruz.

KAZA TÜRLERİ VE KAZALARDAN KORUNMA YOLLARI

Kaza nedir? Kaza çeşitleri nelerdir?

 

Kaza Nedir?

Yaralanmalara, can ve mal kaybına yol açan, önceden planlanmamış, beklenmedik bir anda ortaya çıkan olaylara kaza denir. Bilgisizlik, eğitim eksikliği ve sorumsuzluk kazaların önemli nedenleri olarak görülür. Bunlara dikkatsizlik ve ihmal eklendiğinde kazaların kötü sonuçları daha da büyüyebilir. Oysa kazaların çoğu, önceden alınacak basit önlemlerle engellenebilir.

Kaza Çeşitleri Nelerdir?

Kazalar, beş gruba ayrılarak incelenebilir:

A-) Ev Kazaları

Evlerde oluşan kazalardır. Düşmeler, yanıklar, zehirlenmeler, elektrik çarpmaları, kesikler bu grupta yer alır. Genellikle çocukların ve ev hanımlarının karşılaştığı kazalardır.

B-) Okul Kazaları

Okullarda oluşan kazalardır. Düşmeler, kırık, çıkık, burkulma, yaralanma gibi kazaları bu grupta sayabiliriz.

C-) İş Kazaları

İş yerlerinde oluşan ve kişilerin yaptıkları işlere göre farklılıklar gösteren kazalardır. Örneğin; inşaat işçileri çalışırken kırık, çıkık, kanama ve yaralanmalara maruz kalırlar.

Ç-) Trafik Kazları

En sık karşılaşılan kaza türüdür. Özellikle yurdumuzda felaket boyutlarına ulaşmış, acil önlemler gerektiren kazalardır. Yaralanma, ölüm ve mal kayıplarına yol açan yol açan bu kazalara taşıtlar neden olmaktadır.

D-) Kitlesel Kazalar ve Doğal Afetler

Çok kişiyi aynı anda ilgilendiren kaza türüdür. Yangın, besin zehirlenmeleri, bina çökmesi; uçak, tren, gemi kazaları; deprem, sel baskını, heyelan gibi doğal afetler bu grupta yer alır.

BULAŞICI HASTALIKLARDAN KORUNMA YOLLARI

 Kazalardan korunma kişi faktörüne bağlıdır. Bunda en önemli etken kişinin eğitimidir. Kişilerin sorumsuzluk,bilgisizlik ve dikkatsizlik nedeniyle yaptıkları kazaların önlenilmesinde en önemli araç, sağlık eğitimidir. Trafik kazaları gibi başkalarının hayatını da tehlikeye düşüren durumlarda zorunlu olarak cezai yaptırımlara da gidilmektedir. Çocuklar, yaşlılar ve hamileler kazalar açısından en önemli risk grubunu oluşturmaktadır.
• Çocukların özellikle yürümeye başlama dönemlerinde kazalarla karşılaşabilme riskleri yüksek olmaktadır. Bu dönemlerde düşme büyük kaza nedenlerindendir.
• Evde kesici, batıcı araçlar ortada bırakılmamalıdır.
• Mutfatkta ocakta kullanılan tavaların sapları çarpılmayacak biçimde olmalıdır.
• Elektrik prizleri herhangi bir şeyle kurcalanamayacak şekilde kapatılmalıdır.
• Mutfakta böcek ilacı bulundurulmamalıdır.
• Bakım ve onarım işi daima alanında yetişmiş elemanlara yaptırılmalıdır.
• Sıvı gaz tüpleri sabun köpüğü ile kontrol edilmelidir.
• Küçük piknik tüplerinde geniş tencerelerle su ısıtılmamalıdır.
• Girilmesi yasak sulara girilmemelidir.
• Çocuklar kollarından tutularak kaldırılmamalıdır.
• Bebekler kundaklanmamalı ve yarı yüzüstü yatırılmamalıdır.
• Meyve ve sebzeler iyice yıkanılmadan yenilmemelidir.
• Bir diğer risk grubu yaşlılardır. Yaşlıların bulunduğu evlerin aydınlatılması, merdivendeki kırık basamakların onarılması gerekmektedir.
• Hamilelerde vücut dengesinin bozulması nedeniyle kaza tehlikesi artar. Kaymaları önleyecek tedbirler alınmalıdır.
• İş hayatında araç gereç güvenliği, yapılan uygulama ile ilgili koruyucu önlemlere dikkat edilmelidir.
• Aydınlatma yeterli olmalıdır.
• Kişiler yaşlarının ve yeteneklerinin üzerinde bir işle görevlendirilmemelidir.
• Yapı işlerinde güvenlik halatı gibi araçlar kullanılmalıdır.
• Tarım ilaçlamalarında rüzgar arkaya alınmalıdır, serpinti önlenmelidir.
• Hiçbir yiyecek kabına zehirli madde konulmamalıdır.
• Tüm spor etkinliklerinde yapılan hareket, tekniğine uygun olmalıdır.
• Çocuk parkalarında düşmeleri, çarpmaları önleyecek önlemler alınmalıdır.
• Toplum bireyleri ilk yardım konusunda eğitilmelidir.
• Alkollü araç kullanmamalı, emniyet kemeri takılmalıdır.
  Kaza geçiren kişilere yardım etmek her insan için bir görevdir. Yardım ederken kişi kendi güvenliğini tehlikeye atmamalıdır. Örneğin, elektrik çarpması ve boğulmalarda olduğu gibi kişi kendi güvenliğini sağlamadan yardıma kalkışırsa hayatını kaybedebilir.
  Kazalardan korunmanın temel ilkelerinden birisi de insanların sürekli olarak eğitilmesidir. Sürekli eğitim ve yapılan kontrollerde bir çok kaza önceden önlenir. Kaza sırasında kopan organın tekrar yerine dikilebilmesi için tekniğine uygun olarak sağlık kuruluşlarına taşınması gerekir. Kopan organın ayrılma yerine ve vücudun bu kısmına tentürdiyot ve benzeri maddeler asla sürülmemelidir. Bu maddeler yaranın ağzını açarak kanamayı hızlandırır.
  Kaza sırasında kopan organların soğuk bir ortamda , ancak dondurulmadan sağlık kuruluşuna nakledilmelidir. Kopan organ asla buz veya buzlu suya doğrudan temas ettirilmemelidir. Önce kuru bir kaba veya poşete konulmalıdır. Daha sonra bu poşet soğuk bir başka kaba ya da buzlu kaba oturtularak taşınmalıdır. Taşıma sırasında organın dondurulmamasına özen gösterilmelidir.6 saat içinde bir sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

BULAŞICI HASTALIĞI OLANLARDAN KORUNMA YOLLARI

Aşı olmak 

El yıkamak

Tuvalet Temizliği 

Mendil kullanmak

Ortak eşya kullanmama

Eldiven maske kullanmak

İyi beslenme 

Spor yapma 

AŞI

Aşı Nedir?
Hastalık yapma yeteneği olan bakterileri, mikropları vs. hastalık yapma karakterleri ortadan kaldırılmış ve etkisiz hale getirilmiş haline aşı denir. Ası, toplum sağlığını koruyabilmek amacıyla kullanılan en etkili uygulamalardandır.

Aşılar belirli bir hastalığa yakalanmadan once kisilere ulasıp bagısıklanmasını sağlamak amacı ile kullanılır.
Aşılar Hangi Hastalıklardan Korur?
1- Difteri
2- Boğmaca
3- Tetanos
4- H. İnf. Tip b’ye bağlı hastalıklar
5- Poliomyelit
6- Verem
7- Hepatit A
8- Hepatit B
9- Kızamık
10- Kızamıkçık
11- Kabakulak vb.
Aşıların zamanında ve uygun aralıklarla uygulanması çok önemlidir.
Aşı Yapılmazsa Ne Gibi Sonuçlar Ortaya Çıkar ?
Vücutta hastalık yaptıktan sonra çeşitli ilaçlar verilerek yok edilmeye çalışan mikroplar bu ilaçlar sayesinde daha da güçlü hale gelebilir. Bağışıklık sahibi olmayan bireyler yüzünden basit hastalıklar büyük salgınlara , ölumlere neden olabilir.
Aşılar Nerelerde Uygulanır?
Aşı uygulamaları:
* Toplum Sağlığı Merkezlerinde,
* Aile Sağlığı Merkezlerinde,
* Verem Savaş Dispanserlerinde
* Hastanelerde ücretsiz olarak uygulanmaktadır.

 

BULAŞICI HASTALKLARDAN KORUNMA YOLLARI

Ne zaman gribiz, ne zaman soğuk algınlığı yaşıyoruz?

Ateş, baş ağrısı, boğaz ve adale ağrıları, kırgınlık, titreme gibi belirtiler grip ve gribal enfeksiyonların (halk dilinde soğuk algınlığının) göstergeleridir. Bir hastalığın grip mi veya soğuk algınlığı mı olduğunu detaylı bir laboratuvar testi sonucu anlayabiliriz. Her iki durumda da belirtiler hemen hemen aynıdır, ancak grip durumunda belirtilerin daha keskin olduğunu ve ateşin daha hızlı çıktığını gözlemlemliyoruz. Hasta kendini birden bire kötü hisseder ve ateşlenme süreci birkaç gün sürebilir. Bunun yanında baş ve adale ağrıları da gripte karakteristik bir özelliktir. Öksürük grip geçiren hastada daha belirgin yaşanır. Kısaca grip geçiren bir insan saydığımız belirtileri daha keskin yaşar.

Modern tıp kitaplarında gribin nedeni Influenza virüsü ile açıklanırken, soğuk algınlığının nedeniyse farklı birkaç virüs olabilir denir, ör. Rhinovirüsü, Adenovirüsü, Coronavirüsü vb.

Hangi belirtilerde ne tür tedavi gereklidir?

Doğal Tıp oldukça bireysel ve oldukça detaylı bir uygulama sunar. Bunu bir gripal enfeksiyonda da görebiliriz. Doğal tedavi yöntemleri doğru uygulanmaları halinde oldukça olumlu sonuç verir.

Hafif kırgınlık durumunda (henüz hiç bir sentom yokken):

– Terleme kürleri, hamam, sauna, soğuk-sıcak duşlar

– Sıcak mürver meyvesi şurubu, diğer kırmızı meyve suları

– C vitaminli taze sıkılmış meyve suları

– Çay: mürver çiçeği, ıhlamur çiçeği, zencefil (dikkat;ağır böbrek rahatsızlığı geçirenler zencefil kullanmamalı)

– Uçucu yağlar ile masajlar

– Refleksoloji

– Dinlenme

– Temiz havada zorlamayan yürüyüşler ve stresten uzak kalma

– Vb.

Ateşlenme

Ateşlenme durumu aslında bir hastalık değil, aksine iyileşme sürecinin göstergesidir. Bu süreç metabolizmamızın harikulade bir aktivitesi ve bedenimizin bir olumsuzluğu çözmeye çalıştığı dönemdeki anlamlı bir reaksiyonudur. Eğer bu dönemde yüksek ateşten dolayı belirgin sıkıntılar (kalp çarpıntısı, nefes darlığı, bilinçde netlik kaybı vb.) yaşanıyorsa o zaman ateşi düşürme yollarına başvurmakta yarar var. Ancak her insanın ateşlenmeye dayanıklılığı farklılık gösterir, hatta çocuklar çok daha fazla hassastır. Böyle durumlar için (özellikle kalp hastaları) hemen bir uzman çağırmak gerekir.

Normal koşullarda sorun yaşamayan insanlar için 39-40°C de ateş düşürülmeye başlanmalıdır.

Ateş düşürme sürecini kolaylaştırıcı önlemler:

Bu dönemde en önemli önlem bol sıvı tüketmektir ( gazsız su ve çaylar/mürver çiçeği, ıhlamur çiçeği)

Ateşlenme durumunda genel kural; hastanın üzeri fazla örtülmemelidir!

Sirkeli kompresler:

Uygulanışı: El havluları ya da başka pamuklu bez sirkeli suya daldırılır ve sıkılır.
Bu bezler hastanın ayak bileklerininin üstüne doğru sarılır ve üzerine kuru bir havlu sarılır, hasta yatağa yatırılır ve üstü kapatılır. Yatağın ıslanmaması için önceden yatağın kompres gelecek kısmına kalın bir havlu yayılabilir. Kompres bu şekilde iyice ısınana kadar kalmalı ve bu işlem 3-4 kez tekrar edilmelidir.

Serinletici banyolar: (Bu yöntem, kalp rahatsızlığı ve kronik hastalık geçirmekte olanlara önerilmez)

Uygulanışı: Banyo küveti, hastanın sahip olduğu ateşin yüksekliğinden sadece bir derece düşük olacak şekilde doldurulur. Hasta banyo küvetine girer ve yaklaşık 3 dakika suda kaldıktan sonra küvetin suyunun sıcaklığı 35°C yi bulana kadar küvete soğuk su eklenir. Bu suda hasta tekrar yaklaşık 3 dakika kaldıktan sonra suyun sıcaklığı 30°C ye düşünceye kadar yine soğuk su eklenir ve bu suda da hasta yaklaşık 1 dakika kaldıktan sonra kurulanıp yatağa yatırılır. Hastanın üzeri kapatılır ve dinlenmeye bırakılır.

 Boğaz Ağrısı:

– Gargara: Adaçayı, papatya veya sıcak hafif tuzlu su ile günde birkaç kez tekrarlanır.

– Şekersiz adaçayı pastili veya şekeri emilir.

– Adaçayı günde en az 3-4 kez içilir.

– Ses kısıklığı da varsa, bir parça eğir kökü ağızda tutulur ve çaya eklenir.

– Lenfleri harekete geçirmek: Parmak uçlarıyla timus bezinin üzerine gelecek şekilde göğüs kafesine tıklatarak masaj yapılır.

– Patatesli boğaz kompresleri yapılır.

Patatesli boğaz kompresinin uygulanışı:

5-6 adet orta boy patates kabuğunu soyulmadan pişiriniz. Patateslerin kabuğunu soymadan pamuklu bir bezin ortasında ezip, bu püreyi bezin üzerine hafifçe yayarak boğazınıza sarınız. Bu sargının üzerine ikinci bir bez daha sarıp, ayrıca üzerine bir şal daha sararak kompresin uzun süre sıcak kalmasını sağlayınız. Kompresi, içeriği soğumaya başlayınca alabilirsiniz ve isteğe göre tekrar edebilirsiniz.

Öksürük:

Öksürük dönemlerinde çok miktarda su/sıvı tüketmek gerekir, çünkü balgam ancak sıvı sayesinde çözülebilir ve öksürme sayesinde dışarı taşınabilir.

Ateşlenme ve nezle belirtilerinde olduğu gibi öksürük de vücudun hastalıklara neden olan unsurlara karşı bir savunma reaksiyonudur. Bu nedenle bu durumda öksürüğü bloke edici yöntemlere başvurulmamalıdır.

Özellikle soğuk algınlığı dönemindeki balgamlı öksürükte en etkileyici bitki kekiktir. Kekik çayına, bazı bitkiler karıştırılarak (okaliptüs, lavanta, anason, havlıcan, rezene ve nane) karışımdan daha iyi bir sonuç alınabilir..

Agresif-kronik öksürük durumunda tedavi için aşağıdaki bitkilerden aynı oranlarda bir çay karışımı hazırlayıp, öksürük tamamen geçene kadar, günde en az üç kez içebilirsiniz.

– Hatmi çiçeği

– Öksürük otu

– Sinirli ot (yedidamar otu)

– Ebegümeci

– Atkuyruğu

Kronik öksürük durumlarında ayrıca aşağıdaki işlemlerin de yararını göreceksiniz:

– Sıcak banyo (banyo suyuna 4 damla kekik yağı damlatabilirsiniz)

– Kompresler: patates kompresi ve göğüs kafesi üzerine

– İnhalasyon

İnhalasyon uygulanışı:

Bir litre kaynar suyu erimeyen bir kabın içine koyup, suya birkaç damla okaliptus veya kekik yağı damlatın. Büyükçe bir havluyu başınızın üzerine kapatıp buharı burnunuzdan nefes alarak içinize çekmeye çalışın.

Ayrıca ballı soğan suyunun öksürüğe karşı geleneksel bir yötem olarak kullanıldığı da biliniyor. Uygulanışı: Büyükçe kuru bir soğan doğranır ve bir çorba kşığı bal ile kapalı bir kapta gece boyunca bekletilir, bu sıvı sabah aç karnına içilir.

SAĞLIK KURULUŞLARIMIZ VE ÇALIŞANLAR

Çevremizde bulunan sağlık kuruşları, harhangi bir sağlık probleminde müdahalede bulunan ve tedavi amacı güden kuruluşlardır.Yaşadığınız çevrede bulunan sağlık kuruluşları çok önemlidir.

Çevremizdeki Sağlık Kuruluşlarının Adları:

Sağlık Ocakları Verem Savaş Dispanserleri

Kan Merkezleri

Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlama Merkezi

Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri

Diyaliz Merkezleri Tıp Merkezleri

Devlet Hastaneleri Özel Hastaneler

Sağlık Ocakları: Hasta muayenesi, aşılama, aile hekimliği gibi temel hizmetlerin yerine getirildiği bir devlet kurumudur. SGK’lı hastalara, 18 yaşından küçük hastalara ücretsiz bakar. Hiçbir güvencesi olmayan hastalardan cüzi miktarta ücret talep eder.

Verem Savaş Dispanserleri: Verem hastalığıyla mücadele etmek için kurulmuş bir devlet kurumudur. Dispanserler ücretsiz hizmet vermektedir. Tanı, tedavi ve ilaçlar için ücret istenmez.

Kan Merkezleri:

Bakanlığın belirlediği bölgelerde kurulan, kendi bölgesindeki kan ihtiyacını karşılayacak kapasitede olan, kan bağışı alan ve hastalara kan veren bir devlet kurumudur.

Diyaliz Merkezleri: İleri derecede böbrek yetmezliğine yakalanan hastalara hizmet vermek için kurulmuş merkezlerdir. Böbrek hastaları bu merkezlerdeki diyaliz (yapay böbrek cihazlarına) makinalarına bir süre bağlı kalarak kanlarındaki zararlı toksin maddelerden arındırılırlar.

Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlama Merkezi: Toplumun en öncelikli kesimi olan kadın, anne ve çocukların sağlık düzeyini yükseltmek, üreme sağlığı hizmetleri vermek, aile planlamasını yapmak için kurulmuş kurumlardır.

Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri: Ağız ve diş sağlığı hizmetleri veren merkezlerdir. Bu merkezlerde diş ve çeneyle ilgili tedaviler yapılır.

Tıp Merkezleri: Hastaların yatmadan, ayakta teşhis ve tedavisinin yapılabildiği küçük çaplı hastanelere tıp merkezi denir.

Devlet Hastaneleri: Her türlü teşhis ve tedavinin yapılabildiği, yatarak veya ayakta hasta bakma hizmeti verebilen devlete ait sağlık kurumudur.

Özel Hastaneler: Her türlü teşhis ve tedavinin yapılabildiği, yatarak veya ayakta hasta bakma hizmeti verebilen özel sektöre ait sağlık kurumudur.

Sağlık kurumu çalışanları :

Hemşire

Doktor

Eczacı

Başhekim

Ebe

 

ÜNİTE 5 : . YILIN BÖLÜMLERİ

Yıl Nedir?

Dünyanın, güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 Gün, 5 Saat ve 49 dakikalık zamana yıl denir.

365 gün beş saat ve 49 dakikadan oluşan zaman birimi. Bir yılda 12 Ay vardır, bir yıl dünyanın Güneş etrafındaki yörüngesinde tam bir tur yapmasına karşılık gelir .

Miladi takvime göre Ocak ayının birinde başlayıp, Aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık dönemdir.

Aralık ayının son günü gece yarısından sonra yeni bir yılın ilk günü başlar. Ocak ayının birinci gününden Aralık ayının 31. günü gece yarısına kadar geçen süreye bir yıl denir.

Bir yılda 12 ay vardır.

Ay isimleri şunlardır :

Ocak

Şubat

Mart

Nisan

Mayıs

Haziran

TEmmuz

Ağustos

Eylül

Ekim

Kasım

Aralık

Ocak

Bir ay 30 Gündür

Sadece Şubat ayı 28 gündür. Şubat Ayı 4 yılda bir 29 gün olur

Bir yılda 52 hafta vardır.

Bir hafta Yedi Gündür 

Haftanın günleri Şunlardır : 

PAZARTESİ

SALI

ÇARŞAMBA

PERŞEMBE

CUMA

CUMARTESİ

PAZAR

Bir yılda 365 gün vardır

Her yıl Bir önceki yıldan bir rakam öndedir.

Yılın bölümleri Etkinliği

Lütfen Aşağdaki Boşluklara Dogru kelimeleri yazınız

1. Bir yılda . . . . . . . . . . . . . . mevsim vardır.

2. Bir yıl . . . . . . . . . . . . . .aydır.

3. Bir yıl . . . . .. . . . . . . . . .gündür.

4. Bir hafta . . . . . . . . . . . . . gündür.

5. Bir gün . . . . . . . . . . . . . . saattir.

6. Dünyamızın ışık alan tarafı . . . . . . . . . . . . . . . . . .dir.

7. Dünyamızın ışık almayan tarafı . . . . . . . . . . . . . . dir.

8. . . . . . . . . . . mevsimi çok soğuk olur.

9. Saatin uzun koluna . . . . . . . . . . . . . . . . .denir.

10. Saatin kısa koluna . . . . . . . . . . . . . . . denir.

 

 

MEVSİMLER

 

Mevsim nedir ?

Mevsimler Dünyanın güneş etrafında dönmesi sonucunda, gün ve gecelerin uzunluğuna bağlı olarak belirlenen, senenin dört bölümünden her biri. Dönme sonucu ortaya çıkan değişiklik, güneşten alınan ısı miktarının da farklı olmasını doğurur. Mevsimler arası sıcaklık değişmesi, özellikle ılımlı bölgelerde kendisini en fazla gösterirken, ekvatorda bu oldukça azdır. Kutuplar ise daima soğuktur. Ancak sıcaklıkta, mevsimlere bağlı olarak bir değişiklik fark edilir.

KIŞ mevsiminde neler var öğrenelim arkadaşlar ;

elbetteki : ARALIK – OCAK – ŞUBAT

İLKBAHAR mevsiminde neler var öğrenelim arkadaşlar ;

elbetteki : MART- NİSAN- MAYIS

YAZ mevsiminde neler var öğrenelim arkadaşlar ;

elbetteki : HAZİRAN – TEMMUZ – AĞUSTOS

SONBAHAR mevsiminde neler var öğrenelim arkadaşlar ;

elbetteki : EYLÜL – EKİM – KASIM

dörtmevsim

 

Sonbahar
•Havalar soğumaya başlar.
•Ağaçlar yapraklarını döker.
•Göçmen kuşlar sıcak ülkelere göç eder.
•Geceler uzayıp gündüzler kısalmaya başlar.
•Hava sıcaklığının azalmasıyla birlikte yağmurlar görülür.

 Kış
•Kış mevsiminde havalar iyice soğur.
•Geceler gündüzlerden uzundur.
•Ayı kertenkele yılan gibi hayvanlar kış uykusuna yatar.
•Güneş ısısı yeryüzünde çok az hissedilir.


İlkbahar

•Havalar yavaş yavaş ısınır.
•Yağmurlar yağar.
•Göçmen kuşlar tekrar döner.
•Kış uykusuna yatan hayvanlar uyanır.
•Ağaçlar çiçek açar.
•Gündüzler uzayıp geceler kısalmaya başlar.

Yaz
•Havalar ısınır.
•Meyveler ve sebzeler olgunlaşır.
•Gündüzler gecelerden daha uzundur.

 

 

AYLAR

Ay isimleri şunlardır :

Ocak

Şubat

Mart

Nisan

Mayıs

Haziran

TEmmuz

Ağustos

Eylül

Ekim

Kasım

Aralık

Ocak

Bir ay 30 Gündür

Sadece Şubat ayı 28 gündür. Şubat Ayı 4 yılda bir 29 gün olur

HAFTALAR

Hafta nedir ?

Ard arda gelen yedi günün teşkil et­tiği zaman parçası, yedi gün. Bir hafta pazar­tesi günü başlar, pazar günü biter.

Bir yılda 52 hafta vardır. Bir haftada 7 gün vardır.

Haftadaki Günler :

PAZARTESİ , SALI , GÜNÜ , ÇARŞAMBA ,PERŞEMBE ,CUMA

GÜNLER 

Gün Nedir?
Güneş’in öğleden art arda iki geçişi arasındaki zamansüresi. İçinde bulunulan zaman: Ortalığın aydınlık olduğu zaman aralığı. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süreye Gün denir.

Gün, 24 saatten oluşan zaman birimidir. Dünyanın kendi ekseni etrafında bir tam tur yapmasına karşılık gelir. Gece ve gündüzden oluşur.

Bir takvim günü , gece Saat 24:00’dan ertesi gece 24:00’a kadar olan zaman dilimidir. Bununla birlikte gün tabiri ile bazen, gün doğumundan ertesi gün doğumuna kadar olan zaman veya sadece gündüz kastedilir.

Bir haftada 7 gün vardır.

Bunlar, Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar olarak adlandırılırlar.

ÇEVREMİZDE SONBAHAR MEVSİMİ

Eğer ağaçların yaprakları sararmaya ve dökülmeye başladıysa, takvimler Eylül ayını gösteriyor ise sonbahar mevsimi başlamış demektir.

Sonbahar Mevsiminin Özellikleri

Eylül,ekim ve kasım sonbahar mevsiminin aylarıdır.
Havalar soğumaya başlar.
Ağaçlar yapraklarını döker.
Göçmen kuşlar sıcak ülkelere göç eder.
Geceler uzayıp gündüzler kısalmaya başlar.
Hava sıcaklığının azalmasıyla birlikte yağmurlar görülür.
Gökyüzü bulutludur.
Serin rüzgarlar esmeye başlar.

Sonbaharda Değişiklikler 

Sonbaharda havalar soğumaya başlar, yapraklar sararır, rüzgârlar eser. Göçmen kuşlar sıcak ülkelere göçerler.

ÇEVREMİZDE KIŞ MEVSİMİ

Kış Mevsiminin Özellikleri

Aralık, ocak ve şubat kış mevsiminin aylarıdır.
Kış mevsiminde havalar iyice soğur.
Geceler ,gündüzlerden uzundur.
Ayı, kertenkele ,yılan gibi hayvanlar kış uykusuna yatar.
Güneş ısısı yeryüzünde çok az hissedilir.
Hava genellikle kapalıdır.
Sert ve soğuk rüzgarlar eser.
Yağmur ve kar yağar.
Kalın ve yünlü giysiler giyeriz.

Kış Mevsiminde Değişiklikler
Kışın havalar iyice soğur. Çoğu yerde havalar eksilere iner. Kar yağar, sular buz tutar. Çocuklar kartopu oynar. Kış meyve ve sebzeleri yetişir.

ÇEVREMİZDE İLKBAHAR MEVSİMİ

İlkbahar Mevsiminin Özellikleri

Mart, nisan ve mayıs ilkbahar mevsiminin aylarıdır.
Havalar yavaş yavaş ısınır.
Yağmurlar yağar.
Göçmen kuşlar tekrar döner.
Kış uykusuna yatan hayvanlar uyanır.
Ağaçlar çiçek açar.
Gündüzler uzayıp geceler kısalmaya başlar.
Bol bol yağmur yağar.
Rüzgar daha yumuşak ve ılık eser.

İlkbahar Mevsiminde Değişiklikler

İlkbaharda havalar ısınmaya başladığından yaz mevsimi yavaş yavaş geldiğini müjdeler. Hava sıcaklıklarında artış görülür. Bu sıcaklıkların artışına paralele olarak ilkbahar yağmurları yağmaya ve kar suları erimeye başlar. Bu nedenle akarsu ve derelerin su miktarında artış görülür. Yağan yağmurlar ile birlikte doğa da yeşillenir ve ağaçlar çiçek açar. Mevsim meyveleri yavaş yavaş pazarlarda yerlerini almaya başlar.

ÇEVREMİZDE YAZ MEVSİMİ

Yazın insanlar cildine ve bazı hastalıkların iyi gelen deniz suyu ve deniz kumundan faydalanılırlar. Güneş banyoları romatizmalar için çok faydalıdır. Güneşin kuvvetli ışınları birçok hastalıkları yok eder ve iyileştirir.

Meyvelerin, sebzelerin ekserisi bu mevsimde yetişir. Bu mevsimde araziler gelecek ekim dönemine hazırlanır.

Yaz Mevsiminin Özellikleri

Haziran, temmuz ve ağustos yaz mevsiminin aylarıdır.
Havalar sıcak ve güneşli olur.
Meyveler ve sebzeler olgunlaşır.
Gündüzler, gecelerden daha uzundur

Yaz  Mevsiminde Değişiklikler.

En sıcak günler yaşanır.
Günler uzar.
Meyve sebze çeşitliliği artar.
buğday, arpa, mısır ve yulaf gibi hububatlar bu mevsimde toplanır.
Güneş ışığındaki d vitamininden daha fazla yararlanılır.
Denizden bu mevsimde yararlanılır.

BİR GÜNÜMÜZ

Bir günümüz gündüz ile başlar gece ile biter. Dünyamızın Güneş etrafında dönmesiyle bir gün başlayıp biter.

dünya

GÜNDÜZ NASIL OLUŞUR 

  Bizler sabah erken uyandığımızda doğuya baktığımızda Güneşin doğuşunu görebiliriz. Hepimiz Güneşin doğudan doğup batıdan battığını söylerken Güneşin hareket ettiğini düşünürüz. Aslında hareket eden Güneş değil Dünya’mızdır. Dünyamız bu dönüşünü düzenli olarak sürekli yapmaktadır. Güneş sabit yerinde dururken Dünya’mız dönüşünü yaparken güneşi görmeye başlayan kısımlarda sabah olmaya başlarken güneşin kaybolmaya başladığı kısımlarda akşam olmaya başlamıştır. Dünya’mız kendi etrafında dönerken Güneşi gören kısımlar gündüz görmeyen kısımlar ise gece olmaktadır.

dünya1

GECE  NASIL OLUŞUR 

Dünya kendi etrafında dönerken Güneşi görmeyen karanlık yüzünde ise gece yaşanır. Gece ve gündüz süreleri yıl boyunca değişir.

Gece ve gündüzün oluşmasının asıl nedeni dünyanın güneşin etrafından dönmesidir.

Dünya güneşin etrafından döner. Aynı zamanda da kendi ekseni etrafında da dönüş hareketi yapar. Şimdi güneşin etrafında döndüğünü düşünürsek sürekli olarak güneşe bakan yüzü değişecektir. Yani bir süre sonra güneşe bakan yüzü daha sonra arka tarafta kalacak ve karanlıklaşacaktır.

1.) Gece gündüz, dünyanın …………….…………etrafında dönmesi ile oluşur.

2.) Dünya kendi etrafında …………….………..saatte döner.                                                    3.) Dünyanın bu yanı gündüz ise diğer yanı………………………olur.                                        4.) Dünya hem kendi hem de ………………………..etrafında döner.

5.) Dünyanın güneşe dönük tarafı………………………….olur.

6.) Dünyanın …………………..dönük olmayan tarafı gece olur.

Aşağıdaki cümlelerden doğru olanların başına (D) yanlış olanlara (Y) yazın.

1.) ( ) Gece gündüz, dünyanın kendi etrafında dönmesi ile oluşur.

2.) (    ) Dünyanın güneşe dönük tarafı gece olur.

3.) (    ) Dünya kendi etrafında bir yılda döner.

 4.) (    ) Dünyanın güneşe dönük olmayan tarafı gündüz olur.

5.) ( ) Dünya hem kendi etrafında hem de güneşin etrafında döner.

6.) (    ) Dünyanın bir tarafı gece ise diğer tarafı gündüz olur.

7.) (    ) Dünya 24 saatte kendi etrafında döner.

8.) (    ) Gece ve gündüz birbirini tamamlar.

GÜNÜN BÖLÜMÜ VE YAPILAN İŞLER 

Bir günümüz boyunca neler yapıyoruz . Hiç düşündünüz mü

Genellikle sabah kalkarız elimizi yüzümü yıkadıktan sonra kahvaltı masamıza ailemizle otururuz. Kahvaltımızı yaparız. Sonra da okula gidip öğretmenlerimizle ve arkadaşlarımızla ders çalışırız. Okulda arkadaşlarımızla  güzel saatler geçirip öğlen tatiliinde beslenme cantamızdaki yiyeceklerimizi ve içeceklerimizi yeriz ve içeriz.

Okulun son ders zili çalınca evimize gidip annemize babamıza sarılıp ardından  öğretmen ödev vermişse ödevlerimizi tamamlarız. ödevlerimiz bitince kitap okumayı unutmamalıyız. Akşam olunca ailemizle akşam yemeğini çok geç olmadan yemeliyiz. sonra da sütümüzü içip  erkenden yatağımıza geçip mışıl mışıl mışıl uyuruz.

 

GÜNÜN ZAMAN BÖLÜMLERİ : 

Bunlar :

Gündüz Bölümü

Öğle Bölümü

Akşam Bölümü

Gece Bölümüdür

ÜNİTE 6 : DÜNYA’MIZ VE GÖKYÜZÜ

 

Dünya, Güneş Sisteminde bir gezegen. Çapı 12.756km, kütlesi 5,97×1024 kg’dir. Güneş’e uzaklığı 149.597.890 km’dir. Güneş’in etrafında 365 günde , kendi etrafında ise 1 günde döner.

dunya-rmxgx326

Dünyamızın Şekli Nasıldır ?

Dünya, kutuplardan hafifçe basık, Ekvator’dan şişkin kendine has bir şekle sahiptir. Buna geoit denir. Dünya’nın geoit şekli, kendi ekseni etrafında dönüşü sırasında oluşan, merkez kaç kuvvetiyle savrulması sonucu meydana gelmiştir.

Dünyamız kendi etrafında dönddüğü zaman günler oluşur. Böylece ece ve gündüz birbirini takip eder.Ama güneş etrafında dönüşü ise bir yıl süreceğinden yıllar oluşur.Yıllar da birbirini takip eder.

Dünya’nın üzerinde neler var

Dünyamızın üzerinde denizler ve karalar vardır. Karalar üzerinde yaşadığımız yerlerdir.

Denizler ise karalardan farklıdır ve sıvıdır. Yani sudur.

dag göl

Dünya üzerinde ülkeler vardır Ülkelerin içinde yaşayan insanlar hayvanlar vardır Denizler vardırgöller vardır Daglar vardır dagların üzerindeki tepeler vardır
Başka neler var diye sorarsak : ülkelerinsanlarcanlılardenizlerovalargöllerd ağlartepeler

bulunur.

GÜNEŞ

Güneş nedir?

Dünyamızın da dahil olduğu Güneş Sisteminin merkezi,, aynı zamanda dünyamıza en yakın olan yıldızdır. Bize büyük görünmesinin sebebi de bu yakınlığıdır.

güneş

Güneş Dünyamızdan Büyüktür. Güneş olmasa canlılar ve insanlar vitamin alamazlar .

Ateşten bir topa benzeyen Güneş, yüzeyinden çok büyük bir ısı ve ışık yayar. Eğer, Güneş olmasaydı, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kaplı olurdu. En önemlisi daha önce söylemiştik ya! Dünya’da yaşam yani biz olamazdık.

Güneş hayata can verir. Çiçeklerin açması için yaprakların oluşması için ağaçların büyümesi için güneş ışığına ihtiyaç vardır.

AY

Ay Nedir ?

Ay dünyanın uydusudur. Yani Ay Dünyamızın etrafında döner.

Bir gök cismi olan Ay’ın üç türlü hareketi vardır. Bu hareketleri ve sonuçlarını şöyle sıralayabiliriz:

ay

1. Ay kendi etrafında döner. Bu dönüşünün sonucunda Ay’ın üzerinde de gece ve gündüz oluşur.

2. Ay, Dünya’nın etrafında döner. Dünya etrafındaki dönüşünü yaklaşık 29 günde tamamlar. Dünya üzerinden Ay’a baktığımızda Ay’ın daima aynı yüzünü görürüz. Bunun nedeni Ay’ın kendi etrafındaki dönüşü ile Dünya etrafındaki dönüşünü aynı sürede tamamlamasıdır.

3. Ay, Dünya etrafında döndüğü için Dünya ile birlikte Güneş’in etrafında da döner.

Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşü sırasında Ay, Dünya ile Güneş arasında kalırsa güneş tutulması meydana gelir.

Ay’ın Dünya üzerine gölgesinin düştüğü yerlerde Güneş görülemez, buralarda güneş tutulması meydana gelmiş olur. Dünya, Ay ile Güneş arasında kalırsa Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine düşer, Ay görülemez. Bu durumda ay tutulması oluşur.

BULUTLAR 

Bulut Nedir ?

Bulut nemli ve sıcak havanın gökyüzünde  yükselerek soğumasından  oluşur.

tumblr_m33r3dbhLU1qheahqo7_r1_1280

Bulutların içinde küçük su damlacıkları vardır. Bu damlacıkların Yeryüzüne yani evimizin bahçesine evimize yani yakın çevremize düşerse yağmur oluşur.

Gökyüzüne baktığımızda havada bazen çok bulut varsa yağmur yağacak demektir.

Ama havada az bulut varsa yağmur belki yapar.

Havada hiç bulut yoksa Güneş bize kendini gösterir ve Her yer sıcacık olur.

Bulutlar neden yağmur yağdırır.

Rüzgar çıkınca bulutlar birbirinine çarpar. Sonra küçücük bulutlar birbirleriyle birleşerek kocaman olurlar. Bu büyük bulutlar içindeki damlacıkları artık taşıyamazlar ve yağmur olarak yer yüzüne damlarlar. Böylece  bulutlar yağmur yağdırırlar.

pazartesine-kadar-devam-etmesi-bekleniyor

YILDIZLAR

Yıldız Nedir ?

yıldız2

Yıldız , Dünyadan çok az görebildiğimiz etrafına ışıklar saçan ve çok sayıda bir araya gelen gök cisimleridir.

Yıldız; gökyüzünde görülen ışıklı cisimlere genel olarak verilen addır.

yıldızlar
Yıldızlar büyük cisimlerdir ama Dünyamıza çok uzak oldukları için gökyüzüne baktığımızda onları çok küçük görürüz. Yıldızlar geceleri daha belirgin görülür.

DOĞA OLAYLARI 

 

Dünyada şiddetli yağışlar, depremler, çığ düşmeler, hortum, yanardağlar, toprak kaymalar, kuvvetli rüzgarlar gibidoğa olayları meydana gelir.

Bu doğa olayları can ve mal kaybına yol açarsa doğal afet olur.

Türkiye de en çok görülen doğal olaylar

deprem, fırtına, çığ, heyelan sel baskını, dolu, don ve yıldırım düşmesidir.

İnsanlar doğal olayların oluşması engelleyemezler, fakat alınacak tedbirle doğal afete dönüşmesi engelleyebilirler.

Doğal olaylardan korunma yolları ile önceden oluşacak can ve mal kayıplarını enaza indirilebilir.
Sel, çığ ve heyelan tehlikesi olan bölgelere, yerleşim yerleri kurulmaz.
Deprem tehlikesi olan bölgelere, yerleşim yeri kurulmamaya özen gösterilir,

ekstrem-olaylar

 Deprem,

doğal güçlerin neden olduğu yer kabuğunun titreşim ve sarsıntılarına deprem denir. Yer kabuğundan gelen sarsıntı, binaları yıkar. Büyük miktarda can ve mal kaybına neden olabilir.

Erozyon

Erozyon; toprağın, suyun veya rüzgârın etkisi ile aşınıp taşınmasıdır. Toprağın doğal bitki örtüsünden yoksun olduğu hâllerde; şiddetli yağışlar, kuvvetli rüzgârlar, arazi eğiminin fazla olması, toprak örtüsünün zayıf olması erozyona neden olur.

Sel Baskınları

Şiddetli yağışlar, birden eriyen karların oluşturduğu seller yatağından taşarak su baskınlarına sebep olur. Sel, çevreye büyük zarar verir.

Toprak Kayması (Heyelân)

Yamaçlarda toprak ve taş tabakalarının birdenbire kayarak yer değiştirmesine heyelan (toprak kayması) denir. Heyelan (toprak kayması) sonucunda birçok canlının yaşamını yitirdiğini biliyoruz. Ülkemizde yer yer toprak kaymaları görülür. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bu doğal felaketlere rastlamak mümkündür. Bunun en önemli sebepleri ise; bölgenin çok yağış alması; eğimin çok olması, toprağın kaymaya elverişli olmasıdır. Tortum (Erzurum) ve Sera (Trabzon) gölleri heyelan sonucu, toprağın akarsuların ağzını kapaması ile oluşmuşlardır.

Çığ

Dağın tepesinden kopup yuvarlandıkça büyüyen kar kitlelerine çığ denir. Çığ, can ve mal kayıplarına sebep olur. Özellikle kış mevsiminde yağan karların ilkbaharda yumuşamasıyla çoğalan çığ olaylarında, kar kütleleri altında kalan insanlarımız zor durumlar yaşar.

Yangınlar

Yangınların en önemli nedeni dikkatsizliktir. Bu dikkatsizlik sonucunda her yıl binlerce hektar orman alanı yok olmakta, can ve mal kayıpları olmaktadır.Yangın insan kaynaklı olabileceği gibi, doğal yollarla da meydana gelebilir. İnsan dışındaki nedenlerle çıkan yangınlar, doğal afettir.

DEPREM VE DEPREMİN ZARARLARINDAN KORUNMA YOLLARI

Deprem Nedir ?

Yerküre içerisindeki kırık(fay) düzlemleri üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yerdeğiştirme hareketinden kaynaklanan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü sarsması olayına deprem denir.

depre

DEPREM ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER

 Evlerimiz depreme dayanıklı olmalıdır. Deprem, dayanıklı yapılmış konutlara zarar    vermez. Oturduğumuz binaların depreme dayanıklı olup olmadığını kontrol    ettirmeliyiz. Gerekirse, dayanıklı duruma getirmeliyiz.
Bir deprem planı hazırlamalıyız. Bu planda güvenli yerleri ve deprem sonrası,    binadan çıkış yollarını belirlemeliyiz. Sarsıntı anında devrilebilecek kitaplık, vitrin    gibi eşyaları sabit duruma getirmeliyiz.

DEPREM ANINDA YAPILMASI GEREKENLER

 Deprem sırasında okulda isek:
Deprem anında sakin olmalı, paniğe kapılmamalıyız. Pencerelerden uzak durmalıyız.  Sağlamlığına emin olduğumuz bir sıranın altına girmeliyiz. Ellerimizi başımızın    üstüne kenetleyerek, başımızı dirseklerimizin arasına almalıyız. Başımızı    korumalıyız.

EPREMDEN SONRA YAPILMASI GEREKENLER

 Yetkililer izin vermedikçe binalara girmemeliyiz. Su, gaz ve elektrik tesisatını    kontrol   etmeliyiz. Vanaları ve sigortaları kapatmalıyız. Kibrit ve çakmakla binalara    asla   yaklaşmamalıyız.

ÜNİTE 7. ÇEVREMİZDEKİ CANLILAR 

 

CANLI VE CANSIZ VARLIKLAR

Çevremizdeki canlı ve cansız varlıkların farklı yönleri nelerdir?

Çevremizde gördüğümüz var olan her şeye varlık diyebiliriz.

CANLI CANSIZ VARLKLAR
Çevremizde insan, kuş, bitki, kedi, köpek, taş, toprak, çimen, su, hava gibi bir çok varlıkla karşılaşırız.

Taş, ev, bank, tahta, kalem, defter gibi varlıklar cansızdır.

İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler canlı varlıklardır.

Canlı ve cansızların ayıran özellikler aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

canli-cansiz-farki

Canlılar beslenirler. Bitkiler kendi besinlerini kendileri yaparlar.
*Hayvanlar ve insanlar ise besinlerini dışarıdan hazır alırlar.
*Bütün canlı varlıklar boşaltım yapar. Bitkiler yapraklarındaki fazla suyu atarak, hayvanlar ve insanlar ise böbrekleri ve derileriyle boşaltım yaparlar.

*Canlılar havadan oksijen alarak solunum yaparlar.
*Canlı varlıklar hareket ederler. Bitkiler ilk bakışta hareket etmiyormuş gibi görünürler ama bitkiler de hareket ederler. Örneğin, ayçiçeği yapraklarıyla güneşe yönelerek hareket eder. Kökleriyle de toprakta suya yaklaşır.
*Canlılar uyarılara tepki verirler. Örneğin, kedi köpeği görünce, bir kuş ise ani ses duyunca kaçar.
*Canlılar dünyaya geldikleri ilk andan itibaren büyümeye başlarlar. Yumurtadan çıkan civciv, toprağa ekilen tohum, dünyaya gelen bir bebek beslenerek büyür ve gelişir.
*Toprağa ekilen bir tohum, gün geçtikçe büyür ve gelişir. Siz de “Canlılar Büyüyüp Gelişir” etkinliğini yaparak bitkilerin büyümesini gözlemleyebilirsiniz.

HAYVANLAR 

Hayvanlar bitkilerden farklı olarak duygu ve hareket yeteneği olan canlı varlıklardır.

Canlıların Yuvaları

–   İnsanlar evlerde yaşarlar.

–   Tavuk, ördek, hindi gibi hayvanların yuvaları kümestir.

–   At, eşek, inek gibi hayvanlar ahırda yaşar.

–   Koyun, keçi, kuzu gibi hayvanlar ağıllarda yaşarlar.

–   Arıların barınakları kovanlardır.

–   Balıklar denizlerde yaşar.

–   Ayılar inlerinde, yılanlar ve kertenkeleler toprağın altında barınırlar.

–   Kuşlar ise yaptıkları yuvalarda yaşarlar.

Canlılar Ne Yer?

–   İnek, koyun, zürafa gibi hayvanlar otla beslenir.

–   Aslan, köpek, kurt, kedi gibi hayvanlar etle beslenir.

–   Tavuk, ördek, ayı gibi hayvanlar, hem ot hem de etle beslenirler.

–   İnsanlar çok çeşitli yiyeceklerle beslenirler.

ÜNİTE 11. ÖNEMLİ GÜNLERİMİZ

ULUSAL BAYRAMLAR MİLLİ BAYRAMLAR 

Ulusal bayramlarımız ve tarihleri hakkında bilgi

23 nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurcusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk çocuklarına bıraktığı bir bayramdır. Bu sebeple 23 Nisan gününü içine alan hafta ülkemizde çocuk haftası olarak kutlanmaktadır. 23 Nisan’da ülkemizde Uluslararası Çocuk Şenliği tertip edilir ve bu tertip kapsamında çeşitli dünya ülkelerinden çocuklar ülkemize gelir ve bayram dünya çocukları ile birlikte kutlanılır. Bu törenler dâhilinde, ülkemiz ve diğer ülke çocukları kendi kültürlerine ait halk oyunlarını sergiler, güzel bir dünya geleceği için dostluk ve sevgi mesajları verilir.

Diğer bir yandan 23 Nisan ülkemizin dört bir yanında okullarda, sahalarda ve birçok meydanda kutlanılır. Her 23 Nisan’da uçakların gökyüzüne saçtığı ve bayrağımızı temsil eden kırmızı-beyaz renkli balonların süslediği büyük bir şölen yaşanır. İnsanlar bu büyük şöleni coşkuyla izler. İnsanlarımız balkonlarına, binalarına Türk bayrağı asar. Milletimiz bu günü büyük bir sevinçle kutlarlar.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve spor Bayramı

Atatürk, 19 Mayıs 1919’da

30 Ağustos Zafer Bayramı

Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de

29 ekim Cumhuriyet Bayramı

29 Ekim 1923’te

 

DİNİ BAYRAMLAR 

Ramazan Bayramı 

Kurban Bayramı

Dini bayramlar, dinimiz açısından önemli ve kutsal sayılan günlerde kutladığımız sevinçli günlerimizdir. İslam’da iki bayram kutlanmaktadır: Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı

Ramazan Bayramı: Ramazan ayının sonunda kutlanan üç günlük bayramdır. Ramazan bayramının kutlanma nedeni, aynı ayda, topluca tutulan oruçların ve diğer ibadetlerin sonucunda elde ettiğimiz sevaplardır. Bu bayramda herkes birbirini kutlar, çocuklar en güzel şekilde giydirilir; yanaklarından öpülür; ceplerine harçlıklar konur; şeker ve çikolatalar ikram edilir. Büyükler de birbirine sarılır; küslükler unutulur; tatlıya bağlanır.

Kurban Bayramı: Kurban bayramının kutlanmasında tarihsel bir neden vardır. O da Hz. İbrahim Peygamber’in, canından çok sevdiği oğlu İsmail’i, canlar canı Allah yoluna kurban olarak adamasıdır. Şefkat ve merhameti çok yüce olan Allah, elbette İsmail’in kurban edilmesine izin vermemiş, onun yerine bir koç kesmesini emretmiştir. Bu durum, Allah’a olan sevginin ve bağlılığın bir işareti olarak kuşaktan kuşağa günümüze kadar gelmiştir.

Kurban bayramında Müslümanlar dört gün boyunca bayram eder; kestikleri kurbanların etlerini dostları, arkadaşları ve ihtiyaç sahibi kimselerle paylaşırlar.

Bayramlarda Allah’ın rahmet ve şefkati insanların yüreklerine iner; insanlar daha hoşgörülü ve sevecen olurlar.

 

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR 

Günler ve Haftalar

İlköğretim Haftası (Eylül ayının 3. haftası)

Gaziler Günü (19 Eylül)

Hayvanları Koruma Günü (4 Ekim)

Ahilik Kültürü Haftası (8-12 Ekim)

Birleşmiş Milletler Günü (24 Ekim)

Kızılay Haftası (29 Ekim-4 Kasım)

Lösemili Çocuklar Haftası (2-8 Kasım)

Atatürk Haftası (10-16 Kasım)

Afet Eğitimi Hazırlık Günü (12 Kasım)

Dünya Felsefe Günü (20 Kasım)

Öğretmenler Günü (24 Kasım)

Dünya AIDS Günü (1 Aralık)

İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası (10 Aralık gününü içine alan hafta)

Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası (12-18 Aralık)

Enerji Tasarrufu Haftası (Ocak ayının 2. haftası)

Sivil Savunma Günü (28 Şubat)

Yeşilay Haftası (1 Mart)

Girişimcilik Haftası (Mart ayının ilk haftası)

Bilim ve Teknoloji Haftası (8-14 Mart)

İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü (12 Mart)

Tüketiciyi Koruma Haftası(15-21 Mart)

Çanakkale Şehitlerini Anma Günü (18 Mart)

Türk Dünyası ve Toplulukları Haftası (21 Mart Nevruz gününü içine alan hafta)

Orman Haftası (21-26 Mart)

Dünya Tiyatrolar Günü (27 Mart)

Şehitler Haftası (14 Nisan)

Turizm Haftası (15-22 Nisan)

Dünya Kitap Günü ve Kütüphaneler Haftası (23 Nisan gününü içine alan hafta)

Bilişim Haftası (Mayıs ayının ilk haftası)

Trafik ve İlk Yardım Haftası (Mayıs ayının ilk haftası)

Vakıflar Haftası (Mayıs ayının 2. haftası)

Engelliler Haftası (10-16 Mayıs)

Müzeler Haftası (18-24 Mayıs)

Hava Şehitlerini Anma Günü (15 Mayıs)

Çevre Koruma Haftası (Haziran ayının 2. haftası)

Mahallî Kurtuluş Günleri ve Atatürk Günleri ile Tarihî Günler (Gerçekleştiği tarihlerde)

İlköğretim Haftası Okulların açıldığı ilk hafta
• Hayvanları Koruma Günü 4 Ekim
• Dünya Çocuk Günü Ekim ayının ilk pazartesi günü
• Birleşmiş Milletler Günü 24 Ekim
• Kızılay Haftası 29 Ekim- Kasım
• Dünya Çocuk Kitapları Haftası Kasım ayının 2 nci pazartesi
• Atatürk Haftası 10-16 Kasım
• Öğretmenler Günü 24 Kasım
• Vakıf Haftası 3-9 Aralık
• İnsan Hakları Haftası 10 Aralık gününü içine alan hafta
• Tutu, Yatırım ve Türk Malları Haftası 12-16 Aralık
• Dünya Kooperatifçilik Günü 21 Aralık
• Verem Savaş Eğitimi Haftası Yılbaşını takip eden ilk pazartesi
• Enerji Tasarrufu Haftası Ocak ayının ikinci pazartesi
• MEB Vakfı Kuruluş Günü 19 Şubat
• Yeşilay Haftası 1-7 Mart
• Orman Haftası 21-26 Mart
• Dünya Tiyatrolar Günü 27 Mart
• Kütüphaneler Haftası Mart ayının son pazartesi
• Nato Günü 4 Nisan
• Sağlık Haftası 7-13 Nisan
• Turizm Haftası 15-22 Nisan
• Trafik Haftası Mayıs ayının ilk cumartesi
• Avrupa Günü 5 Mayıs
• Anneler Günü Mayıs ayının ikinci Pazar günü
• Sakatlar haftası 10-16 Mayıs
• Hava Şehitlerini Anma Günü 15 Mayıs
• Müzeler Haftası 18-24 Mayıs
• Çevre Koruma Haftası Haziran ayının ikinci Pazar günü
• Kahramanlık Günleri Türk Büyüklerini Anma Günleri

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR

OCAK

Veremle Savaş Eğitimi Haftası Ocak ayının ilk Pazartesi günü
Enerji Tasarrufu Haftası Ocak ayının ikinci haftası
Beyaz Baston Körler Haftası 7 – 14 Ocak
Çalışan Gazeteciler Günü 10 Ocak
İdareciler Günü 10 Ocak
Cüzam Haftası 25 – 31 Ocak
Dünya Gümrük Günü 26 Ocak

ŞUBAT

Dünya Sigarayı Bırakma Günü 9 Şubat
Sevgililer Günü 14 Şubat
Sivil Savunma Günü 28 Şubat

MART

Yeşilay Haftası 1 – 7 Mart
Dünya Kadınlar Günü 08 Mart
İstiklal Marşının Kabulü 12 Mart
Dünya Tüketiciler Günü 15 Mart
Şehitler Günü 18 Mart
Çanakkale Zaferi 18 Mart
Yaşlılara Saygı Haftası 18-24 Mart
Nevruz Bayramı 21 Mart
Orman Haftası 21 – 26 Mart
Dünya Şiir Günü 21 Mart
Dünya Su Günü 22 Mart
Dünya Meteorolojı Günü 23 Mart
Dünya Verem günü 24 Mart
Dünya Tiyatrolar Günü 27 Mart
Kütüphane Haftası Mart ayının son Pazartesi günü
Vergi Haftası Mart ayının son haftası
NİSAN
Dünya Sağlık Günü ve Kanser Haftası 1 -7 Nisan
Avukatlar Günü 5 Nisan
Sağlık Haftası 8-14 Nisan
Polis Teşkilatının Kuruluşu 10 Nisan
Turizm Haftası 15 – 22 Nisan
Ebeler Haftası 21 – 28 Nisan
Kutlu Doğum Haftası 20 – 26 Nisan
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan
Kardeşlik Haftası 28 Nisan – 4 Mayıs
MAYIS
Trafik Haftası Mayıs ayının ilk Cumartesi günü
İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası 4 – 10 Mayıs
Hıdrellez Kültür ve Bahar Bayramı 6 Mayıs
Danıştay ve İdari yargı Haftası 10 Mayıs
Müzeler Haftası 10 – 16 Mayıs
Engelliler Haftası 10 – 16 Mayıs
Hemşirelik Haftası 12 – 18 Mayıs
Dünya Eczacılık Günü 14 Mayıs
Dünya Çiftçiler Günü 14 Mayıs
Yeryüzü İklim Günü 15 Mayıs
Hava Şehitlerini Anma Günü 15 Mayıs
Dünya Telekomünikasyon Günü 17 Mayıs
Gençlik Haftası 19 – 25 Mayıs
Dünya Süt Günü 21 Mayıs
İstanbul’un Fethi 29 Mayıs
Dünya Sigarasız Günü 31 Mayıs
Dünya Hostesler Günü 31 Mayıs
HAZİRAN
Dünya Çevre Günü 5 Haziran
Çevre Koruma Haftası Haziran ayının ikinci Pazartesi günü
Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Haftası 17 Haziran
Dünya Mülteciler Günü 20 Haziran
Uyuşturucu Kullanımı ve Trafiği ile Mücadele Günü 26 Haziran
TEMMUZ
Kabotaj ve Denizcilik Günü 1 Temmuz
Nasrettin Hoca Şenlikleri 5 – 10 Temmuz
Dünya Nüfus Günü 11 Temmuz
Gazeteciler (Basın) Bayramı 24 Temmuz
AĞUSTOS
Zafer Bayramı 30 Ağustos
EYLÜL
Dünya Barış Günü 1 Eylül
Halk Sağlığı Haftası 3 – 9 Eylül
İlköğretim Haftası Eylül ayının üçüncü haftası
Şehitler ve Gaziler Günü 19 Eylül
Şehitler ve Gaziler Haftası 19 Eylül’ü içine alan hafta
İtfaiyecilik Haftası 25 Eylül-1 Ekim
Dil Bayramı 26 Eylül
Dünya Turizm Günü 27 Eylül
EKİM
Dünya Yaşlılar Günü 1 Ekim
Camiler ve Din Görevlileri haftası 1 – 7 ekim
Dünya Habitat Günü Ekim’in ilk Pazartesi günü
Dünya Konut Günü Ekim’in ilk Pazartesi günü
Dünya Mimarlık günü Ekim’in ilk Pazartesi günü
Dünya Çocuk Günü Ekim’in ilk Pazartesi günü
Hayvanları Koruma Günü 4 Ekim
Dünya Uzay Günü 4 – 10 Ekim
Ahilik Haftası Ekim ayının ikinci Pazartesi günü
Dünya Posta Günü 9 Ekim
Dünya Ruh Sağlığı Günü 10 Ekim
Ankara’nın Başkent Oluşu 13 Ekim
Dünya Standartlar Günü 14 Ekim
Dünya Gıda Günü 16 Ekim
Dünya Yoksullukla Mücadele Günü 17 Ekim
Birleşmiş Milletler Günü 24 Ekim
Kızılay Haftası 28 Ekim – 4 Kasım
Cumhuriyet Bayramı 29 Ekim
Dünya Tasarruf Günü 31 Ekim
KASIM
Türk Harf Devrimi Haftası 1 – 7 Kasım
Organ Nakli Haftası 3 – 9 Kasım
Dünya Şehircilik Günü 8 Kasım
Dünya Çocuk Kitapları Haftası Kasım ayının ikinci Pazartesi günü
Atatürk’ün Ölüm Günü 10 Kasım
Atatürk Haftası 10 – 16 Kasım
Dünya Diyabet Günü 14 Kasım
Dünya Çocuk Hakları Günü 20 Kasım
Diş Hekimleri Günü 22 Kasım
Ağız ve Diş Sağlığı Haftası 22 Kasım’ı içine alan hafta
Öğretmenler Günü 24 Kasım
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü 25 Kasım
ARALIK
Dünya AİDS Günü 1 Aralık
Köleliğin Yasaklanması Günü 2 Aralık
Dünya Engelliler Günü 3 Aralık
Vakıflar Haftası 3-9 Aralık
Dünya Madenciler Günü 4 Aralık
Kadın Hakları Günü 5 Aralık
Uluslararası Sivil Havacılık Günü 7 Aralık
Dünya İnsan Halkları günü 10 Aralık
İnsan Hakları Haftası 10 Aralık’ı içine alan hafta
Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası 12 -18 Aralık
Yoksullarla Dayanışma Haftası 12 -18 Aralık
Dünya Kooperatifçilik Günü 21 Aralık
Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi 27 Aralık

1.SINIF MATEMATİK KONULARI

1. ÜNİTE

1. Bölüm: Örüntü ve Süslemeler

2. Bölüm: Doğal Sayılar

Bir Basamaklı Doğal Sayılar

İleriye Doğru Ritmik Saymalar

 2. ÜNİTE

1. Bölüm:

Doğal Sayılar

İki Basamaklı Doğal Sayılar

Sayılara Karşılık Gelen Çokluklar

Bir Çokluktan İstenilen Kadarını Ayırma

2. Bölüm: Doğal Sayılarla Toplama İşlemi Toplama Kavramı Toplama İşleminde Sıfırın Etkisi

3. Bölüm: Tartma

3. ÜNİTE

1. Bölüm: Geometrik Cisimler

2. Bölüm:Doğal Sayılar Nesne Gruplarında Azlık ve Çokluk

3. Bölüm:Doğal Sayılarla Toplama İşlemi Toplama İşleminde Verilmeyen Toplananı Bulma Toplama İşleminde, Toplananların Yerlerini Değiştirerek Toplamı Bulma Toplamları 10 veya 20 Olan Sayılar Doğal Sayıları, İki Doğal Sayının Toplamı Biçiminde Yazma Zihinden Toplama İşlemi

4. Bölüm:Doğal Sayılarla Çıkarma İşlemi Çıkarma Kavramı Aynı İki Sayının Farkı

4. ÜNİTE

1. Bölüm: Eşlik

2. Bölüm: Uzamsal Şekiller

3. Bölüm: Doğal Sayılarla Toplama İşlemi Problem Çözme

4. Bölüm: Doğal Sayılarla Çıkarma İşlemi Verilmeyen Eksilen veya Çıkanı Bulma Zihinden Çıkarma İşlemi

5. Bölüm: Uzunlukları Ölçme  Uzunlukları Karşılaştırma Uzunlukları Tahmin Etme ve Ölçme Problem Çözme

5. ÜNİTE

1. Bölüm: Doğal Sayılar Sıra Bildiren Sayılar

2. Bölüm: Doğal Sayılarla Çıkarma İşlemi  Problem Çözme

3. Bölüm: Kesirler

4. Bölüm: Paralarımız

5. Bölüm: Tablo

6. Bölüm: Zamanı Ölçme

ÖRÜNTÜ VE SÜSLEMELER

 Örüntü Nedir?
Belirli bir kurala göre düzenli bir şekilde tekrar eden veya genişleyen şekil ya da sayı dizisine örüntü denir. Örüntüler eş yada benzer çokgenler kullanılarak oluşturulur.

Örneğin, kağıttan birbirine eş bir sürü üçgen şeklini kestiniz.
Bunlarla bulmaca gibi balık, kuş,ev,halı,kare,dikdörtg en gibi farklı desenlerde yeni şekiller meydana getirebilirsiniz.İşte bu oluşturduğunuz yeni şekillere örüntü adı verilir.

Örüntü ile ilgili örnek sorular :

örüntü örnek

örüntü 2

1.SINIF TÜRKÇE KONULAR

 

                                 TÜRKÇE ALFABEMİZ  
alfabe
iStock_000014215191Medium

 AFERİN ÇOCUKLAR. 🙂      

Aşağıdaki verilen örnek hecelerden doğru sözcük oluşturunuz. Hecelerden Kelimeler üretme 1. Sınıf Türkçe

Cümlede bulunan boşlukları Parantez içindeki sözcüklerden biriyle tamamlayınız.

Ahmet …………. Çiçek al.    (ona–ota –suya –)

Murat  ………….tuz at.  (çaya –suya – kuyuya )

Ayşe ……………. bak. ( bana – sana – ana )

Taner  …… al. (çiçek – böcek – mercek)

Okan …………..  getir. (cetveli — eli – deli )

Zeynep …………. Yap.  ( resim – nevresim – besin)

Ebru………… süt iç. (ılık – balık – fındık )

Ertan  …………  koş. (  sana– bana  –dana )

Merve …………… çiçek alma. (ona – onu- şunu)

Meryem ile Merve  ………… . ( iyi–neyi — beyi )

İnci 2 Litre ……. tart. ( süt – çiçek – tahta )

Maviş 10 tane ………… atma. ( Bot – dede – top )

Recep …………… ? Bursalı. ( sebep – kemer – nereli )

Yaren ………… uyuma. (balık – sabah – çelik )

Aylin …….……………… ol, (defter – mutlu – lale )

Sevim ile Seval ……………( yol – neşeli – çay)

Murat okulu ……….. seviyor. (bebek – baba – çok )

Bu ev benim  ……. ? (mi – mo – mu )

        SESLER KONUSU TESTİ

SESLER

O küçük bir kağıt parçasıydı. Az önce onu buruşturup fırlatıvermişti biri. İçi burkuldu, kağıt parçasının. Koca bir ağaç kesilmişti onun için. Ağaç işlenip kağıda dönüştüğünde nasıl sevinmişti. Bir kitabın, bir defterin sayfası olacaktı. Bir defter sayfası olmuştu da. Ama böyle buruşturulup atılmalı mıydı sonunda?

1, 2, 3 ve 4. soruları parçaya göre cevaplayınız.

1 . Buruşturulup fırlatılan nedir?
A) Küçük bir kağıt
B) Çikolata paketi
C) Sakız

2. Kağıt hangi ham maddeden yapılır?
A) Ağaç B) Demir C) Toprak

3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi çevresini koruyan bir öğrencinin cümlesidir?
A) Yerlere çöp atmayalım.
B) Ağaçları kesmenin zararı olmaz.
C) Defterimin sayfalarını koparırım.

4. “Çevre bilinci” nedir?
A) Doğayı korumak ve geliştirmek
B) Piknik yapmak
C) Çevre gezisine çıkmak

5. Alfabemizde kaç harf bulunur?
A) 8 B) 21 O 29

6. Aşağıdaki harf gruplarından hangisi ünlü harf grubudur?
A) p, ç, t, k B) a e, ı, i C) b, c, d, g

7. Aşağıdaki harf gruplarından hangisi ünsüz harf grubudur?
A) o, u, ı, o B) ö. ü, i, e C) b. c, k,

8.Büyük harf nerede kullanılmaz?
A) Cümlenin ortasında
B) Cümlenin basında
C) Özel isimlerde

9. “İlköğretim’’ kelimesinde kaç harf kullanılmıştır?
A) 8 B) 1 2 C) 1 0

10. Türkiye” kelimesinde kaç ünlü vardır?
A) 2 B) 3 C) 4

  • OKUDUĞUNU ANLAMA ETKİNLİĞİ

 

Ali babası ile beraber bakkala gitti.

Ali Nereye gitti ?

— – – – – – – – – – –
Ali kiminle gitti ?

– – – – – – – – – – – –

Merve kendine oyuncak aldı

Merve ne aldı ?

– – – – – – – – – – – –

Merve Kime ne aldı ?
– – – – – – – – – – – –
Mert arkadaşlarını seviyor.

Mert ne yapıyor ?
– – – – – – – – – – – –
Mert kimi seviyor ?

– – – – – – – – – – – –
Ahmet’in babası memurdur.

Kimin babası memur ?
– – – – – – – – – – – –
Ahmet’in babası nedir ?
– – – – – – – – – – – –

                            METİN ÇALIŞMALARI

Baloncu

    Bütün çocuklar parkta oynuyordu. Parka bir baloncu geldi renk renk balonları vardı. Mavi, sarı, yeşil, kırmızı, beyaz renkte balonlar vardı. Çocuklar baloncunun etrafına toplandı. Hepsi balon almak istiyordu. Ama Veli’nin balon alacak parası yoktu. Baloncu da Veli’ye güzel bir mavi balon hediye etti.

  HAFTANIN GÜNLERİ

   Bir haftada yedi gün vardır. Bunlar, pazartesi, salı, çarşamba, perşembe,  cuma, cumartesi ve pazardır. Haftanın ilk günü pazartesidir. İkinci günü Salı, üçüncü günü Çarşamba, dördüncü günü perşembe, beşinci günü de cumadır. Bu ilk beş güne hafta içi denir. Haftanın altıncı günü cumartesi, yedinci günü de pazardır. Cumartesi ve pazara hafta sonu denir. Hafta içinde okula gideriz. Hafta sonunda ise tatil yaparız.

  •  OKUDUĞUNU ANLAMA TESTİ

1—Aşağıdakilerden hangisi yenir?

  1. a) Ekmek
  2. b) Süt
  3. c) Kazak

2—Aşağıdakilerden hangisi renk ismi değildir?

  1. a) Sarı
  2. b) Lacivert
  3.  c) Fenerbahçe

3—Gözümüz olmasaydı ne olurdu?

  1. a) Koklayamazdık
  2. b) Duyamazdık
  3. c) Göremezdik

4—Aşağıdakilerden hangisi ile yazı yazarız?

  1. a) Kitap
  2. b) Kalem
  3. c) Silgi

5—Aşağıdakilerden hangisi içilir?

  1. a) Ekmek
  2. b) Süt
  3. c) Kazak

6—Kulağımız olmasaydı ne olurdu?

  1. a) Koklayamazdık
  2. b) Duyamazdık
  3. c) Göremezdik

7—Ülkemizi düşmanlardan kim kurtardı?

  1. a) Atatürk
  2. b) Cumhuriyet
  3. c)  Kemal

8—Aşağıdakilerden hangisi giyilir?

  1. a) Ekmek
  2. b) Süt
  3. c) Kazak

9—Burnumuz olmasaydı ne olurdu?

  1. a) Koklayamazdık
  2. b) Duyamazdık

   c)Göremezdik

10— Aşağıdakilerden hangisi okunur?

  1. a) Gazete
  2. b) Bilgisayar
    c) Televizyon

11–Sınıfımızda aşağıdakilerden hangisi vardır?

  1. a) Koyun
  2. b) Kalem
  3. c) Kavak

12—Çantamızda aşağıdakilerden hangisi vardır?

  1. a) Kitap
  2. b) İnek
  3. c) Taş

13—Aşağıdakilerden hangisi yenmez?

  1. a) Elma
  2. b) Ekmek
  3. c) Odun

14—Aşağıdakilerden hangisi içilmez?

  1. a) Mazot
  2. b) Çay
  3. c) Ayran

15—Aşağıdakilerden hangisi giyilmez?

  1. a) Önlük
  2. b) Perde
  3. c) Kazak
bilecik escort yozgat escort kahramanmaras escort zonguldak escort diyarbakir escort kutahya escort erzincan escort tokat escort giresun escort kars escort