Etiket arşivi: iran

Medeniyetler ve Bilimsel Çalışmaları

MEDENİYETLER VE  BİLİMSEL ÇALIŞMALARI

Öncelikle Medeniyetin tanımını yapalım

ukraynalı escort

Medeniyet (Uygarlık) nedir?

Uygarlık veya medeniyet, bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder. Uygar kelimesi, yerleşik hayata ilk geçen Türk kavimi olan Uygurlardan gelmektedir.

medeniyetler

1-PERS İMPARATORLUĞU –
  • İran’da imparatorluk kuran Persler,Lidyalıları mağlup ederek Anadolu’ya egemen olmuşlardır.
  • Anadolu’yu satraplıklara(eyaletlere) ayırarak ülke yönetimini kolaylaştırmayı amaçlamışlardır.
  • Haberleşmeyi sağlamak için ilk defa posta teşkilatını kurmuşlardır.
  • Zerdüştlük (Mecusilik) dinine inanmışlardır. Ateş kutsal kabul edilmiştir.
  • Persler Ön Asya’da çivi yazısını kullanan son uy­garlıktır.
2-ÇİN MEDENİYETİ
  • Çinliler, barut, pusula, kağıt, mürekkep ve matbaayı ilk defa kullanmışlardır. Kendilerine özgü yazı ve alfabeyi kullanmaları, ipekten kağıt üretmeleri onların kültürel alanda ilerlediklerinin göstergesidir.

budizm

  • İpek böceğinden kumaş elde eden Çinliler dokumacılık alanında oldukça ilerlemişlerdir. Ayrıca Çin Medeniyeti, porselen ve seramikleriyle de ün kazanmıştır.
  • Çin’de; Budizm, Göktanrı inancı, Taoculuk ve Konfüçyüs felsefesi inanç olarak görülmüştür.
  • Bu bölgeye göç eden topluluklar, üstün Çin medeniyeti içinde milli benliklerini kaybetmişlerdir.
  • Çinliler, ipek Yolu hakimiyeti için Türklerle mücadele etmişlerdir. Bu mücadelelerin de etkisiyle askerlik alanında Türkler’den etkilenmişler ve atlı birliklerden oluşan ordular kurmuşlardır. Türk akınlarını durdurmak isteyen Çinliler, Çin Seddi‘ni inşa etmişlerdir.
  • Budizm tapınakları ve Çin Şeddi, Çin’e ait dünya­ca ünlü eserlerdir.
3-HİNT MEDENİYETİ
  • Asya’nın güneyinde olan Hindistan zengin kaynaklara sahip olduğu için istilalara uğramıştır. Bunun sonucunda Hindistan’da çeşitli dinler, diller ve kültürler ortaya çıkmıştır. Bu durumun görülmesi, Hindistan’da siyasi birliğin kurulamamasında etkili olmuştur. Hindistan’da siyasi olarak daha çok derebeylikler hakimdi.
  • Hindistan’ı kuzeyden gelen “Ariler” M.Ö. 1200 yıllarında işgal etmişler ve Hinduizm inancının etkisiyle “Kast Sistemi”ne dayalı bir toplum düzeni kurmuşlardır.
  • Kast Sistemi’nde Hint Toplumu; Brahmanlar (Din adamları); Asiller ve askerler (Yöneticiler); sanatkarlar, tüccarlar ve çiftçiler; işçiler ve köleler olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. Bu sisteme göre halk mesleki sınıflara ayrılmıştır. Kast Sistemi‘ne göre meslekler babadan oğula geçerdi. Bu sistemde sınıflar arasında geçiş katı kurallarla engellenmiştir.
  • Kast Sistemi’nin etkisi, bölgenin istilalara açık olması, farklı dinler ve dillerin varlığı Hindistan’da milli bilincin ve siyasi birliğin oluşmasını engellemiştir.
  • Hindistan’da dini mimari gelişmiştir. Budist ve Brahman (Hinduizm) tapınakları en önemli eserleridir. Verimli topraklara sahip olan Hintliler, Mezopotamya ve Orta Asya ile ticaret yapmışlar, Hindistan’dan başlayıp Akdeniz’e ulaşan Baharat Yolu’nu kullanarak ticareti geliştirmişlerdir.

4-İSKİT MEDENİYETİ (SAKA):

  Önce Orta Asya’da görülen İskitler, Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlara gelerek yerleşmişlerdir. Atlı göçebe yaşamışlar, hayvancılıkla uğraşmışlardır. Alper Tunga ve Şu adlı destanları vardır. Anadolu’ya kadar akınlarda bulunmuşlardır. Bilinen ilk Türk topluluğudur.

5- MEZOPOTAMYA MEDENİYETLERİ:  

 Güneydoğu Anadolu Toroslarından başlar. Basra Körfezi’ne dökülen Fırat ile Dicle Ne­hirleri arasında kalan bölgeye Mezopotamya denir.mısır medeniyeti2

Mezopotamya medeniyeti, başta Anadolu, Ege ve Mısır medeniyetleri olmak üzere birçok medeniyeti etkilemiştir.

Mezopotamya medeniyeti, başta Anadolu, Ege ve Mısır medeniyetleri olmak üzere birçok medeniyeti etkilemiştir.

Mezopotamya medeniyeti, başta Anadolu, Ege ve Mısır medeniyetleri olmak üzere birçok medeniyeti etkilemiştir.

Mıdır Medeniyeti Bilimsel Çalışmaları : 

antik mısır planör

Planör Modeli

Pek çok medeniyetin geride bıraktığı izlerde, hava ulaşımının bilinenden çok daha eski dönemlerde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Mayaların kalıntılarında,

Mısır piramitlerindeki resimlerde, Sümer yazıtlarında bu durum açıkça görülmektedir.

Antik Mısır’da, sanatıyla, tıbbıyla, mimarisi ve kültürüyle dev bir medeniyet kurulmuştur.

Mısırlıların geride bıraktıkları eserler, kullandıkları tedavi yöntemleri, sahip oldukları bilgi birikiminin ve tecrübenin en önemli delillerindendir.

Bugün bazı bilim adamları, tarihin evrimi iddiasına göre piramitleri yapması oldukça zor olan Mısırlıların eserlerinin, uzaylılar tarafından yapıldığını dahi iddia edebilmektedirler.

a) ASURLAR:  

Merkez Ninova’dır. Kuzey Mezopotamya’da kurulmuştur. Bölge tarıma elverişli olmadığı için ticaretle uğraşmış­lardır.

asur medeniyeti

Anadolu’nun içlerine kadar (Kayseri – Kültepe) gelmişler, koloniler kurmuşlar ve burada çivi yazılı tabletler bırakmışlardır.

Anadolu’da tarihi çağları başlatan ve ilk yazıyı getiren Asurlar’dır.

 İlk sömürge imparatorluğudur.

Asur kanunları çok sert ve vahşidir. * İlk kütüphane Ninova’da kurulmuştur.

b) BABİLLER:

Sami kökenlidirler. Başkent Babillion’dur.

babiller

Hammurabi kanunları ilk anayasa niteliğindeki kanunlardır.

Daha serttir ve “kısas”a dayalıdır.

Hammurabi kanunları, Mezopotamya’nın Samileştirilmesini amaçlar.

Rahip – kral özelliğine son vermiş, ilk dünyevi devlet, ilk mutlak krallığı kurmuştur. *Yahudiler, II. Babil devleti zamanında sürgün edilmiştir. * Babil Asma Bahçeleri ve Babil Kulesi meşhurdur.

c) AKADLAR: 

Sami kökenlidirler.

Akade adlı başkentleri vardır. (Tarihte bilinen ilk merkezi devlet veya imparatorluktur.)

İlk düzenli ordu Akadlar’da görülür.

Tarım gelişmiştir. Su kanalları yapmışlardır.

Zafer anıtı ve Agade tapınakları mimari eserleridir.

d) SÜMERLER:

 Orta Asya kökenlidirler. M.Ö. 4000 yılında güney Mezopotamya’ya gelmişlerdir.

Şehir devletleri halinde yaşamışlardır, (Ur, Uruk, KİŞ, Lagaş, Nippur)

Rahip – kral özelliği görülür.

Çok tanrılı inanç vardır, ahiret inançları zayıftır.

Ziggurat denilen çok katlı, çok amaçlı tapınakları vardır.

M.Ö. 3000 yılında çivi yazısını bulmuş ve tarihi çağları başlatmışlardır.

Urgakina kanunları tarihte bilinen ilk yazılı kanunlardır. (Bilinen ilk hukuk devleti Sümerler). *

Kanunlar hafiftir ve fidye esası vardır. * Gılgamış, Yaratılış, Tufan gibi dini nitelikli destanları vardır. * Herkes askerdir. * Taş olmadığı için kalıcı mimari eserleri yoktur. * Astronomi, takvim, matematik gelişmiştir.

İRAN MEDENİYETİ :

İran’da ilk Partlar, sonra Medler yaşamıştır. MÖ 6. yy.da Persler Medler’i yıkmışlardır.

Çok büyük bir imparatorluk kurmuşlardır, (indus Nehri’nden Ege Denizi’ne, Kafkaslar’dan Basra Körfezi’ne kadar)

Ülkeyi “satraplık” denilen eyaletlere ayırmışlardır.

satraplık

Ticaret gelişmiştir. (Ticaret yolları üzerinde oldukları için)

Tarihte bilinen ilk posta teşkilatını kurmuşlardır. *  Zerdüştlük dini (ateşperest) hakimdir. * Büyük İskender son vermiştir.

İran’da ilk medeniyet eserleri, M.Ö. 3000’lerde görül­müştür. Arya kavimlerinden Medler, M.Ö. 550’li yıllara kadar İran’a, hâkim oldular. Bu tarihlerden başlayarak İran’a Medleri yıkan Persler hâkim oldu. Pers Uygarlığı­na ise M.Ö. 330’larda Makedonyalı İskender son verdi.

 

  • Persler Hindistan’dan Tuna’ya, Karadeniz’den Kızıldeniz’e kadar olan geniş bir sahaya hakim olmuşlardır.
  • Bilinen ilk posta teşkilatını kurdular.
  • Ege’den İran’a uzanan ve “Kral Yolu” adını alan ticaret yolunu aktif hale getirdiler.
  • Mimaride Mezopotamya, Mısır ve Anadolu Uy­garlıklarımdan etkilenerek, kendilerine ait bir tarz geliştirdiler.
  • Pers Devleti krallıkla yönetildi.
  • Kral, ülkeler kralı ya da krallar kralı (Şehin Şah) diye anılırdı.
  • Persler Hindistan’dan Tuna’ya, Karadeniz’den Kızıldeniz’e kadar olan geniş bir sahaya hakim olmuşlardır.
  • Bilinen ilk posta teşkilatını kurdular.
  • Ege’den İran’a uzanan ve “Kral Yolu” adını alan ticaret yolunu aktif hale getirdiler.
  • Mimaride Mezopotamya, Mısır ve Anadolu Uy­garlıklarımdan etkilenerek, kendilerine ait bir tarz geliştirdiler.
  • Pers Devleti krallıkla yönetildi.
  • Kral, ülkeler kralı ya da krallar kralı (Şehin Şah) diye anılırdı.
  • Kralın yanında söz sahibi olan bir danışma kuru­lu vardı.
  • Devlet, satraplıklara (eyaletlere) ayrılmış ve satraplıklar, merkezden atanan valiler tarafından yö­netilmekteydi. Bu uygulama devletin merkezi oto­ritesini güçlendirmiştir. İranlılar, Zerdüşt dinine inanırlardı.

Osmanlı Devleti Duraklama Dönemi

OSMANLI DURAKLAMA DÖNEMİ

  Genel kabul görmüş olan ,Osmanlı Devleti’nin ‘‘Duraklama Dönemi’’,1579 yılında Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümünden sonra başlar, 1699’da imzalanan ve Osmanlı Devleti’nin tarihte ilk kez toprak kaybettiği antlaşma olan KARLOFÇA ANTLAŞMASI ’na kadar devam eden dönemdir.

Duraklama Dönemi Padişahları 

  • III. Mehmet (1595-1603)
  • I. Ahmet (1603-1617)
  • I. Mustafa (1617-1618)
  • II. Osman (1618-1622)
  • I. Mustafa (1622-1623) (2. kez)
  • IV. Murat (1623-1640)
  • Sultan İbrahim (1640-1648)
  • IV. Mehmet (1648-1687)
  • II. Süleyman (1687-1691)
  • II. Ahmet ( 1691-1695)
  • II. Mustafa (1695-1703)
DURAKLAMANIN NEDENLERİ

Duraklamanın İç Nedenleri

Yönetimin bozulması

  • Kafes Usulü
  • Merkezi otoritenin zayıflaması
  • Rüşvet ve iltimasın artması

Eğitimin bozulması

  • Beşik Ulemalığının ortaya çıkması
  • Pozitif bilimlerin okutulmaması
  • Ordunun bozulması
  • Kanun’u Kadim’e uyulmaması
  • Yeniçerilerin bozulması
  • Tımar sisteminin bozulması

Mâliyenin bozulması

  • Savaşların uzun sürmesi ve yenilgiler alınması
  • Ganimet ve vergilerin azalması
  • Lüks ve israfın artması
  • Tımar sisteminin bozulması
  • Sık sık padişah değişikliği – cülus bahşişi verilmesi

Duraklamanın Dış Nedenleri

  • Devletin doğal sınırlara ulaşması
  • Güçlü devletlerle komşu olunması
  • Avrupalıların Osmanlıya karşı birlikte hareket etmesi (Haçlı birlikleri)
  • Coğrafi keşifler sonucunda Avrupa’nın zenginleşmesi ve Osmanlı Devleti’nin elinde bulunan ticaret yollarının ve Akdeniz limanlarının önemini kaybetmesi

DURAKLAMA DÖNEMİ İSYANLARI

  • Merkez İsyanları: İstanbul İsyanları, Kapıkulu İsyanları, Yeniçeri İsyanları
  • Anadolu İsyanları: Celali İsyanları, Taşra İsyanları
  • Eyalet İsyanları: Osmanlıya bağlı Eyaletlerin çıkardığı isyanlar

Not: İsyanların temel nedeni merkezi otoritenin ve ekonominin bozulmasıdır.

DURAKLAMA DÖNEMİ SİYASİ OLAYLARI

  • Osmanlı Devleti bu dönemde sınırlarını genişletmeye devam etmiştir.
  • 1590 Ferhat Paşa Antlaşması ile doğuda en geniş sınırlara ulaşıldı.
  • 1606 Zitvatoruk Antlaşması ile Osmanlı’nın Avrupa’daki siyasi üstünlüğü sona erdi.
  • 1611 Nasuh Paşa Antlaşması ile doğuda ilk kez toprak kaybedildi.
  • 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması ile bugünkü Türkiye-İran sınırı çizildi.
  • 1672 Bucaş Antlaşması ile batıda en geniş sınırlara ulaşıldı.
  • Osmanlı’nın 1683 II. Viyana bozgununu yaşaması Osmanlı’yı Avrupa’dan atma düşüncesini ortaya çıkardı.
  • 1699 Karlofça Antlaşması ile batıda ilk kez toprak kaybedildi.
  • Avrupalı Devletler Osmanlı’ya karşı birleşerek Kutsal İttifak-ı oluşturdu.
  • Osmanlı Devleti’nin ilk büyük toprak kayıpları da bu dönemde gerçekleşti

DURAKLAMA DÖNEMİ İRAN, AVUSTURYA, LEHİSTAN VE VENEDİK İLİŞKİLERİ

OSMANLI-İRAN İLİŞKİLERİ
HATIRLATMA: İlk Osmanlı-İran antlaşması AMASYA ANTLAŞMASI 1555 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında imzalanmıştı. Ancak bu anlaşma çok uzun sürmedi.
Osmanlı Devleti-İran arasında Duraklama Döneminde imzalanan antlaşmalar şunlardır;
 1590 Ferhat Paşa Antlaşması : (III.Murat dönemi) Osmanlı Devleti doğuda en geniş sınırlara ulaşmıştır.
 1612 Nasuh Paşa Antlaşması : (I.Ahmet dönemi)
 1618 Serav Antlaşması : (II.Osman dönemi)
 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması : (IV. Murat dönemi) Osmanlı Devleti-İran arasındaki sınır günümüzdeki şekliyle çizilmiştir.
1577-1590 OSMANLI İRAN SAVAŞI (III. Murat Dönemi)
Sebebi: Şah II.İsmail’in Amasya Antlaşmasını bozarak,Anadolu halkını Osmanlılara karşı kışkırtması
Savaş : 1577’den 1589’a kadar süren savaş çeşitli aşamalarla gerçekleşti. MEŞALE SAVAŞI’nı da Osmanlılar kazandı. Ardından yapılan bir seferde Osmanlı ordusu Azerbaycan ve İran’a girdi.
Şah II.İsmail’in yerine geçen Şah Abbas barış istedi.
Sonucu: FERHAT PAŞA (I.İstanbul) ANTLAŞMASI imzalandı (1590)
Maddeleri:
1-Tebriz,Karabağ,Tiflis ve Nihavent Osmanlılarda kaldı.
2-Osmanlı Devleti sınırlarını doğuda Hazar Denizi’ne kadar genişletti.
NOT: Bu antlaşma,Osmanlı Devletinin doğuda en geniş sınırlara ulaştığı antlaşmadır.

1603-1611 İRAN SAVAŞI (I.Ahmet Dönemi)
Sebebi: Osmanlı Devletinin Celali isyanları ile uğraşmasından ve Avusturya ile savaşmasından faydalanan İran’ın saldırıya geçerek daha önce kaybettiği yerleri ele geçirmesi.
Sonucu: NASUH PAŞA (II.İstanbul) ANTLAŞMASI imzalandı. (1612)
Maddeleri:
1- Osmanlı Devleti Ferhat Paşa Antlaşması ile aldığı yerleri geri verecekti.
2- Buna karşı İran Osmanlıya her yıl 200 yük ipek vermeyi kabul etti.

1617-1618 İRAN SAVAŞI (I.Ahmet+I.Mustafa+II.Osman Dönemleri)
Sebebi: İran’ın vaat ettiği ipeği göndermemesi ve Osmanlı elçisini tutuklaması
Savaş : Osmanlı ordusu pusuya düştü.
Sonucu: SERAV ANTLAŞMASI imza edildi.(26 Eylül 1618)
Maddeleri:
1- İran’ın vergisi 100 yük kumaşa indirildi.
2- Sınırlar Nasuh Paşa Antlaşmasına göre belirlendi.

 1629-1639 İRAN SAVAŞLARI (IV.Murat Dönemi)
Sebebi: Safevilerin Bağdat’ı ele geçirmeleri.
Sonucu: Hüsrev Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Bağdat’ı kuşattı, fakat alamadı.
REVAN SEFERİ (1635): IV. Murat’ın ilk seferidir.
Sebebi: İran’ın Osmanlı topraklarına saldırması ve IV.Murat’ın Anadolu’yu eşkıyalardan temizlemek istemesi.
Sonucu: Revan alındı.

BAĞDAT SEFERİ (1638)
Sebebi: İran’ın Revan’ı geri alması
Sefer : Sefer sırasında Anadolu’daki asiler ve eşkıyalar temizlendi. Bağdat alındı(1638)
Sonucu: KASR-I ŞİRİN ANTLAŞMASI imzalandı (17 Mayıs 1639)
Maddeleri:
1- Bağdat ve Musul Osmanlılara kaldı.
2- Türk-İran sınırı bugünkü şekliyle çizildi
NOT: İran ile 150 yıllık savaşı sona erdiren bu Antlaşma bugünkü TÜRK-İRAN sınırını çizmiştir.

OSMANLI-VENEDİK İLİŞKİLERİ
17. yüzyılda Ege adalarının büyük bir kısmı Osmanlı hakimiyetindeydi. Fakat Girit hala Venediklilerin elindeydi. Sultan İbrahim’in padişahlığı döneminde 1645 Yılında adayı kuşatan Osmanlılar ile Venedik donanması arasında çetin savaşlar yaşandı. Venedikliler 1648,1651 ve 1656 yıllarında Çanakkale Boğazını ablukaya aldılar.Venedik Donanması İnebahtı’dan sonra ilk kez Osmanlı Donanmasını Çanakkale’de ağır bir yenilgiye uğrattı.(IV.Mehmet Dönemi). IV.Mehmet Döneminde sadrazam olan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa 1699’da Girit adasını tümüyle almayı başardı.

OSMANLI-LEHİSTAN İLİŞKİLERİ
Lehistan (Polonya) Sokullu Mehmet Paşa zamanında Osmanlı himayesine alınmıştı. 1587’de Osmanlı himayesinden çıkan Lehistan Erdel, Eflak ve Boğdan’ın iç işlerine karışınca II.Osman bu ülke üzerine sefer düzenledi.
II.Osman(Genç Osman)’ın Leh Seferi: Yeniçerilerin itaatsizliği yüzünden başarılı olunamadı.
Lehistan ile HOTİN ANTLAŞMASI imzalandı (6 Ekim 1621)
Maddeleri:
1- Hotin Kalesi Osmanlılarda kaldı,
2- Lehistan eskiden olduğu gibi Kırım hanlığına vergi verecekti.
IV.Mehmet’in Leh seferi: Lehistan’ın Osmanlı’ya bağlı Kazaklara saldırması üzerine padişah IV.Mehmet sefer düzenledi.
Sonuçta: BUCAŞ ANTLAŞMASI imzalandı (18 Ekim 1672).
Maddeleri:
1- Podolya Osmanlılarda kaldı.
2- Ukrayna Kazaklara verildi.
3- Lehistan Kırım Hanlığına vergiye devam edecekti.

NOT: Bu antlaşma Osmanlı Devleti’nin Batı’da son toprak kazandığı antlaşmadır. Bu Antlaşmayla Osmanlı Devleti Batı’daki EN GENİŞ sınırlarına ulaşmıştır.

OSMANLI-RUSYA İLİŞKİLERİ
Çehrin Seferi: IV. Mehmet Döneminde Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Rusların Dinyeper Kazaklarının elindeki Ukrayna’ya saldırması üzere ÇEHRİN seferine çıkarak, Çehrin kalesini ele geçirdi.(1678)
NOT: Rusların isteği ile 8 Ocak 1681 yılında Ruslarla İLK barış antlaşması olan BAHÇESARAY ANTLAŞMASI imzalandı.

OSMANLI-AVUSTURYA İLİŞKİLERİ (SAVAŞLAR – ANTLAŞMALAR)

HATIRLATMA: Kanuni Sultan Süleyman Macaristan ve Orta Avrupa hakimiyeti yüzünden Avusturya Kralı Ferdinand üzerine seferler düzenlemiş, 1529’da Viyana’yı kuşatmış, 1532’de Almanya seferini yapmış, 1533 yılında da Avusturya ile İSTANBUL ANTLAŞMASI’ nı imzalamıştı.Bu antlaşmaya göre;Avusturya kralı protokol bakımından Osmanlı sadrazamına (başbakanına) eşit olacak ve Avusturya elinde tuttuğu Macar topraklarına karşılık Osmanlı Devletine vergi verecekti.
Sonraki yıllarda Kanuni 1566 yılında ölümüne dek çeşitli defalar Avusturya üzerine gitmişti.
AÇIKLAMA: Duraklama döneminde Osmanlı Devleti’nin en çok savaştığı ülke Avusturya’dır.

DURAKLAMA DÖNEMİ OSMANLI-AVUSTURYA SAVAŞLARI

1593-1606 SAVAŞLARI (III.Murat, III.Mehmet ve I.Ahmet Dönemleri):
Nedeni: Avusturya’nın Osmanlı kuvvetlerine saldırması ve vergilerini ödemekten vazgeçmesi.
Savaşlar:
III. Murat zamanında Osmanlı kuvvetleri SISKA’da yenildi.
Savaş III.Murat’tan sonra yerine geçen III. Mehmet döneminde de devam etti. III.Mehmet bizzat ordunun başında sefere çıkarak EĞRİ KALESİ’ni aldı. Bu yüzden III. Mehmet’e “Eğri Fatihi” unvanı verildi.
Haçova Meydan Savaşı’nda III. Mehmet Avusturya Ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı.
NOT: 1596 tarihli HAÇOVA MEYDAN SAVAŞI Osmanlı tarihinde zaferle sonuçlanan SON büyük meydan savaşıdır.
1600 yılında Osmanlı Devleti KANİJE KALESİ’ni aldı. Kale komutanlığına bırakılan TİRYAKİ HASAN PAŞA kaleyi kuşatan Ferdinand’ı az bir kuvvetle yenilgiye uğrattı.
III.Mehmet’ten sonra padişah olan I.Ahmet zamanında da savaş devam etti. Osmanlılar ESTERGON KALESİ’ni aldı.
Avusturya’nın isteği üzerine ZİTVATOROK ANTLAŞMASI imzalandı.(1606)
Zitvatorok Antlaşması (1606)
1- Savaş sırasında alınan Eğri, Kanije ve Estergon kaleleri Osmanlılarda kalacak.
2- Avusturya artık Osmanlı’ya yıllık vergi vermeyecek, bir defaya mahsus savaş tazminatı verecek.
3- Avusturya kralı protokol bakımından Osmanlı padişahına eşit sayılacak.
NOT: Kanuni Döneminde Avusturya ile imzalanan 1533 tarihli İstanbul Antlaşmasında Avusturya kralı Osmanlı sadrazamına denk sayılmıştı ve vergiye bağlanmıştı.1606 Zitvatorok Antlaşması Osmanlı Devletinin Orta Avrupa’daki üstünlüğünü kaybetmeye başladığını göstermektedir.

1658-1664 SAVAŞLARI (IV.Mehmet Dönemi)
Nedeni : Erdel, Eflak ve Boğdan Beyliklerinin Avusturya’nın kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmeleri.
Sonuçlar: Köprülü Mehmet Paşa isyanları bastırdı.Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Uyvar kalesini fethetti.
Avusturya’nın isteği üzerine VASVAR ANTLAŞMASI imzalandı.(1664)
Vasvar Antlaşması(1664)
1- Uyvar kalesi Osmanlılarda kalacak
2- Erdel Osmanlı Devletine bağlı kalacak
3- Osmanlı Devleti,Avusturya’dan son kez toprak ve savaş tazminatı almıştır.

II.VİYANA KUŞATMASI (14 Temmuz-12 Eylül 1683) (IV.Mehmet Dönemi)
Sebepleri

1- Avusturya’ya bağlı olan Macarların ayaklanarak Osmanlıdan yardım istemeleri,
2- Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın şöhret kazanma isteği.
Kuşatma ve Savaş: Avusturya’nın yardım istemesi üzerine papanın teşvikiyle bir haçlı ittifakı kurulmaya çalışıldı. Lehistan Osmanlılara karşı Avusturya ile ittifak yaptı. Merzifonlu şehri kuşattı, fakat alamadı. Kuşatmanın uzun sürmesi düşmana vakit kazandırdı.Kırım Kuvvetleri Viyana’ya yardıma gelen Lehistan kuvvetlerini durdurmakta gereken gayreti göstermediler. Osmanlı Ordusu Avusturya ve Lehistan kuvvetleri arasında kalarak ağır bir yenilgiye uğradı. Dağılan kuvvetleriyle Belgrat’a çekilen Merzifonlu IV.Mehmet’in emriyle idam edildi.
Sonuçları:
1- Batıda Türklerin yenilebileceği ve Avrupa’dan atılabileceği düşüncesi doğdu.
2- Avrupa devletleri KUTSAL İTTİFAK adı verilen bir haçlı birliği oluşturdular.
3- Böylece Türklerin SAKARYA SAVAŞI’na kadar sürecek bir geri çekilme süreci başlamış oldu.

KUTSAL İTTİFAK DEVLETLERİ: Bunlar Malta,Lehistan,Venedik,Avusturya ve Rusya’dır.
SAVAŞ: Kutsal ittifak Devletleri ile Osmanlı Devleti arasındaki savaşlar yaklaşık 16 yıl sürdü (1683-1699).
(Bu arada IV.Mehmet yeniçerilerin isyanıyla tahttan indirildi. Yerine sırasıyla II.Süleyman, II.Ahmet ve II.Mustafa padişah oldular.)
Zor durumda kalan Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı. Karlofça antlaşması imzalandı.(1699)
KUTSAL İTTİFAK SAVAŞLARI:
Ciğerdelen Savaşı (7 Ekim 1683): Ciğerdelen Savaşı, bölge halkının Parkany“, Osmanlıların “Ciğerdelen” dedikleri, II. Dünya Savaşı’ndan sonra bugün kullanılan ismiyle Macaristan’daki Sturovo’da Osmanlı ordusu ve Alman-Leh ordusu arasında yapılan ve iki parçadan oluşan savaştır. İlk çatışma Sobieski’nin saldırısıyla başlamış ve Osmanlılar bu saldırıyı püskürtmüştür. İki gün sonraki ikinci çatışmada ise ittifak güçleri genel saldırı gerçekleştirmiştir ve Osmanlılar yenilmiştir.
 Salankamen Savaşı (19 Ağustos 1691) : Osmanlı ile Avusturya arasında meydana gelen ve Kutsal İttifak Savaşları’nın bir parçası olan savaşlardan biri de bu savaş olup, Osmanlı bu savaşta yenilmişir.

KARLOFÇA ANTLAŞMASI (26 Ocak 1699)
Padişah : II.Mustafa

1- Avusturya’ya ,Banat ve Temeşvar hariç bütün Macaristan ve Erdel Beyliği
2- Venedik’e , Mora ve Dalmaçya kıyıları
3- Lehistan’a,Podolya ve Ukrayna verildi.
Rusya ile ateşkes imzalandı, peşinden 1700 yılında İSTANBUL ANTLAŞMASI imzalandı.
Buna antlaşmaya göre; Azak Kalesi Rusya’ya verildi, Ruslar İstanbul’da elçi bulundurabileceklerdi.

KARLOFÇA’NIN ÖNEMİ
1- 1699 tarihli Karlofça Antlaşması Osmanlı Devleti’nin toprak kaybettiği ilk antlaşmadır
2- Bu antlaşma ile Osmanlı’nın Orta Avrupa’daki egemenliği sona ermiştir.
3- Osmanlı Devleti “Gerileme dönemi”ne girmiştir.
4- Ayrıca İstanbul antlaşmasında Rusların Azak kalesini almaları onların Karadeniz’e inmelerini sağlamıştır.

DURAKLAMA DEVRİNDE İÇ İSYANLAR

17. yüzyılda uzayıp giden Avusturya ve İran ile savaşlar devleti uğraştırıyordu. Osmanlı Devleti’ni uğraştıran bir başka konu da iç isyanlardı.

1) İstanbul İsyanları
2) Taşra İsyanları:
a) Celali İsyanları
b) Eyalet İsyanları

1) İSTANBUL İSYANLARI: Bu isyanlar İstanbul’daki Kapıkulu Ocakları (özellikleri yeniçeri ve sipahiler) tarafından çıkarılan isyanlardır. Bu ayaklanmalara zaman zaman halk ve ulema sınıfı da katılmıştır.
Sebepleri:
1- Devşirme sisteminin bozulması
2- Devlet yönetiminin bozulması (iktidara gelmek isteyen vezirler, saray entrikaları)
3- Ulufe ve cülusların zamanında verilmemesi veya ayarı bozuk parayla verilmesi.

NOT: Askeri isyanların başlangıcı Fatih dönemine kadar gider. Duraklama Dönemindeki isyanların en önemlileri III.Murat, II.Osman, IV.Murat ve IV.Mehmet zamanlarında çıkanlardır.
III.Murat Döneminde (1574-1595); ulufelerin ayarı bozuk para ile ödenmesi üzerine yeniçeriler ayaklanarak, isteklerine kavuşmuşlardır.
Genç Osman Döneminde (1618-1622); yeniçeriler II.Osman’ın Yeniçeri Ocağını kaldırmak istediğini anlayarak ayaklanmışlar ve Padişahı tahttan indirerek Yedikule zindanlarında boğarak öldürmüşlerdir (1622).
NOT: II.Osman bir isyan sonucu öldürülen ilk padişahtır. Bu olay Yeniçerilerin devlet içindeki gücünü artırmıştır.

IV.Murat Döneminde (1623-1640); İki kez saraya yürüyen Yeniçeriler padişahın gözü önünde sadrazamı öldürdüler.
IV.Mehmet Döneminde (1648-1687): Haremağaları ve saray kadınlarının devlet işlerine karışmasına kızan sipahiler ayaklandı. Padişahtan 30 kadar devlet adamını istediler. İstekleri kabul edildi.Bu kişilerin cesetleri Sultan Ahmet Meydanında Çınara asıldı. Bu yüzden bu olaya VAKA-İ VAKVAKİYYE (Çınar Vakası) denir. (1656)
IV. Mehmet Yeniçeriler tarafından bir başka ayaklanma sonucu tahttan indirilmiştir (1687).

2) TAŞRA İSYANLARI: İstanbul dışında meydana gelen isyanlardır.
A) CELALİ İSYANLARI: Anadolu’da meydana gelen isyan ve karışıklıklara “Celali İsyanları” denilmiştir.
Celali kelimesi Yavuz döneminde Yozgat ve çevresinde ayaklanan “Bozoklu Celal” adından gelir.
Başlıca Celali İsyanları: Karayazıcı, Canbolatoğlu, Kalenderoğlu, Katırcıoğlu, Abaza Mehmet Paşa, Tavil Ahmet, Gürcü Nebi, Deli Hasan, isyanlarıdır.

Celali İsyanlarının Sebepleri:
1- Devlet yönetiminin bozulması
2- Ekonominin bozulması ve vergilerin artması
3- Taşrada bulunan yöneticilerin, kadıların ve askerlerin halka olumsuz davranışları
4- Özellikle beylerbeyi ve sancak beylerinin devşirme kökenli olması nedeniyle Türk halkıyla gereken duygusal bağları kuramamaları.

Celali İsyanlarının Sonuçları:
1- Bu isyanlar bazen taviz verilerek, bazen de şiddet kullanılarak bastırılmışlardır.
2- Ancak isyanlar sonucu Anadolu’da dirlik ve düzen bozulmuş, ekonomik hayat felce uğramıştır.

B) EYALET İSYANLARI: Yemen, Bağdat, Kırım, Eflak, Boğdan ve Erdel’de meydana gelen isyanlardır.

Eyalet İsyanlarının Sebepleri:
1- Devlet otoritesinin zayıflamasıyla eyaletlerdeki yerel yöneticilerin devletten ayrılma istekleri,
2- Yöneticilerin olumsuz tutum ve davranışlarına halkın tepki göstermesi

DURAKLAMA DEVRİ (17.YÜZYIL) ISLAHAT HAREKETLERİ

Osmanlı Devlet Adamlarının Islahat Yapmak İstemelerinin Nedenleri:
Osmanlı Devletinin savaşlarda eskisi gibi etkili olamaması, devlet otoritesinin zayıflaması sonucu, sık sık isyanların baş göstermesi, ekonomik durumun bozulması gibi nedenlerle Osmanlı devlet adamları ıslahat yapma gereği duydular.

ISLAHAT YAPAN PADİŞAHLAR

II.Osman (Genç Osman) (1618-1622)
1- Ulema sınıfının yetkisini azaltarak, padişahın zamana göre yasaları koyabilme gücünü artırmak istedi.Bunların siyasetle uğraşmalarını ve devleti zayıflatmalarını önlemek istedi.
2- Kapıkulu Ocağını kaldırarak yerine Anadolu ve Suriye’deki Türklerden oluşan “milli bir ordu” kurmak ve yönetimi devşirmelerin etkisinden kurtarmak için başkenti tamamen Türk olan Anadolu’da bir şehre taşımayı düşündü.
NOT:II.Osman (Genç Osman) niyetlerini fark eden yeniçeriler tarafından tahttan indirilerek öldürüldü.

IV.Murat (1623-1640)
12 yaşındayken tahta geçti. İktidarının ilk yıllarında yönetim saray kadınlarının ve Valide Kösem Sultan’ın elindeydi. 22 yaşına geldiğinde otoritesini sağlayabildi.
Şu ıslahatları yaptı:
1- Yeniçerileri itaat altına aldı.
2- İsyanlar ve isyancılarla şiddetle mücadele etti.
3- İçki, tütün, meyhane ve gece sokağa çıkma yasağı uygulayarak asayişi sağladı.
4- Harcamaları kısıtlayarak, maliyeyi düzeltmeye çalıştı.
5- Devlet adamlarından neler yapılması gerektiğini bildiren raporlar vermelerini istedi.

NOT: Bu konuda KOÇİ BEY sunduğu raporunda (Koçibey Risalesi) devletin gerileme nedenlerini ve bunların çözüm yollarını göstermiştir.

 ISLAHAT YAPAN SADRAZAMLAR
Kuyucu Murat Paşa : I. Ahmet dönemi Sadrazamıdır. İsyanları şiddet ve baskı kullanarak bastırmıştır.
Tarhuncu Ahmet Paşa: IV.Mehmet Dönemi sadrazamıdır.Osmanlı Tarihi’nde ilk mali bütçeyi hazırlamıştır.
Köprülüler Devri : IV.Mehmet Devrinde Köprülüler soyundan;
1- Köprülü Mehmet Paşa,
2- Fazıl Ahmet Paşa
3- 3-Fazıl Mustafa Paşa ve
4- Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sadrazam olmuşlardır.
Köprülü soyundan sadrazam olan ilk kişi Köprülü Mehmet Paşa’dır.Köprülü Mehmet Paşa kendisinden önceki sadrazamların sonlarını çok iyi bildiği için padişaha bazı şartlar ileri aşağıdaki koşullarla sadrazam olmayı kabul etmiştir:
a) Saray devlet işlerine karışmayacak
b) Devlet memurluklarına istediği kişileri atayabilecek.
c) Kendisi hakkında bir şikayet olursa, savunması alınmadan görevden alınmayacak.

NOT:
Köprülü Mehmet Paşa’nın amacı istediklerini yapabileceği bir ortam hazırlamaktır.
Köprülü Mehmet Paşa ŞARTLI sadrazam olan İLK kişidir.
Köprülüler ordu ve maliyeyi düzeltmeye çalışmışlardır.

DURAKLAMA DEVRİ (17.YÜZYIL) ISLAHATLARININ GENEL KARAKTERİ VE SONUÇLARI:
1- Bu yüzyılda isyanlar şiddet ve baskı ile önlenmeye çalışıldı.
2- Devlet yapısında KÖKLÜ değişimler yapılamadı. Yapılmak istenenler de çıkar çevreleri tarafından engellendi.
3- Geçici olarak iyi sonuçlar verse bile KALICI sonuçlar doğurmadı.
4- Ayrıca Avrupa Devletleri Osmanlı Devleti’nin toparlanmasına izin vermediler.

DURAKLAMA DÖNEMİ İLE İLGİLİ BİRKAÇ ÖNEMLİ NOT

İLK kez III. Mehmet’ten sonra şehzadelerin “SANCAĞA ÇIKMA” usulü kaldırılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu Avusturyaya karşı siyasal üstünlüğünü ve yaptırım gücünü İLK defa ZİTVATOROK ANTLAŞMASI ile kaybetti.(1606)
Osmanlı Tarihinde yeniçeriler tarafından öldürülen İLK padişah GENÇ OSMAN (II.OSMAN) dır.
Türkiye’de ilk baraj 1619 yılında Sultan II. Osman tarafından yaptırılan 10 metre yüksekliğindeki “Topuz Bendi”dir
Osmanlılarda İLK malî bütçeyi TARHUNCU AHMET PAŞA yapmıştır.
Sultan IV.Murat’ın İLK seferi 1635 REVAN SEFERİ’dir.
İLK Türk-İran sınırı KASR-I ŞİRİN antlaşması ile çizildi.(1639)
Ruslarla İLK barış antlaşması(Bahçesaray-Çehrin Antlaşması) IV.Mehmet döneminde 1681’de imzalanmıştır.(Çehrin seferi)
Osmanlı Devleti’nde Köprülü soyundan olup İLK KEZ ve ŞARTLI sadrazam olan kişi Köprülü Mehmet Paşa’dır.
Osmanlılar İLK defa KARLOFÇA (1699) ve İSTANBUL(1700) antlaşmaları ile toprak kaybetti.