Etiket arşivi: farabi

Türk İslam Alimleri ve Eserleri

   TÜRK İSLAM BİLGİNLERİ VE ESERLERİ 

   Türk-İslam tarihi boyunca bir çok konuda ve alanda bir çok ilim adamı,bilim adamı,filozof ve alim bilime ,ilime ve diğer çeşitli alanlarda bulunan pozitif bilimler ve islam ile alakalı çeşitli araştırmalar ve eserler ortaya çıkarmıştır. Şimdi bu bilginlerden bazılarını ve en ünlü olanlarını eserleriyle birlikte anlatacağız

evi olan escort

türk islam alimleri

 FARABİ (870-950)

Türkistan’ın Farab (Karaçuk) şehrinde doğmuştur.
Helenistik çağına ait eserleri  Yunan felsefecilerine analtmıştır. İslam düşünce hayatının gelişmesinde önemli rol oynamıştır.

 Psikoloji,Politika, Matematik,Fizik,Mantık ve Astronomi alanlarında çalışmalar yapmış,100  dolayında kitap ve makale yazmıştır.
Eserlerinin çoğu,Latinceye çevrilmiştir. Uzun yıllar Avrupa üniversitelerinde okutulmuştur.
-Avrupa’da Al-Phorobius adıyla tanınmıştır.

 Muallim-i Sani (İkinci Öğretmen) unvanı ile tanınmıştır.

 Akılcılığı ön planda pozitif bilimlerin gelişmesine katkı yapmştır.

 İBN-İ SİNA (980-1037)

-Maveraünnehir civarında  yetişen İbn-i Sina,FİZİK,Biyoloji,Mantık,Felsefe,Ahlak dallarında 200 dolaylarında eser yazmıştır.

-Asıl uğraşını  tıp ve felsefe alanında yapmıştır.Felsefe bilgisinin öğretisini Farabi’den elde etmiştir.

 -‘El-Kanun-ı fit-tıb’ adlı tıp kitabı tüm dünya tarafından nam salmıştır.
-Hipokrat’tan sonra tıbbın ikinci babası sayılır.

-Beynin özellikleri  üzerine araştırmalar yapmıştır. Kan dolaşımını inceleyip ilaçlar bulmuştur.
Batı’da ‘Avicenna’ adıyla tanınan İBN-İ SİNA’nın  eserleri birçok Batı diline çevrilmiş ve yıllar boyunca  Avrupa üniversitelerinde ders olarak okutulmuştur.

  ÖMER HAYYAM (1048-1131)

-Büyük Selçuklular döneminde  yaşamıştır.  Zamanın en meşhur bilgin ve şairlerindendir.

– Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Melikşah zamanında Astronomi,Tıp, Matematik,  alanında çalışmalar yapmıştır. Cebir ve geometri konularında Muhammed Beyhaki ile  ortak eserler ortaya çıkarmıştır.
-Zamanın bilim adamlarından oluşan bir heyetle ‘Celali Takvimi’ni (Takvim-i Melikşah) düzenlemiştir.

‘Rubailer  adı verilen eserleri en ünlü eserleridir.

  GAZALİ (1058-1111)

-Büyük Selçuklu Dönemi’nde yetişmiştir.

 ilim adamı ve kelamcılardandır. Gazali,Bağdat’taki Nizamiye Medresesielerinde müderrislik ( rektörlük ) yapmıştır.

-Devleti bölen akımlarla  ve siyasi din akımlarıyla  özellikle batınilik ile mücadele eden Gazali’nin en ünlü eseri ‘İhyaü’l Ulumid-din’ dir.

 İBN-İ RÜŞT (1126-1198)

İspanya’da doğup yetişen  en büyük İslam filozoflarındandır.

-Endülüs Emevileri döneminde yaşamıştır. İbn-i Rüşt,ARİSTO ‘nun  felsefe yöntemiyle ilgili çalışmalar yapmıştır.

 Avrupalılar’a ARİSTO’yu tanıtmıştır.

-İbn-i Rüşt,aklın inançtan dinden  öncelikli oluğunu dile getirmiştir. .Çünkü,ona göre gerçek inanca ancak akıl yoluyla ulaşılabilirdi.

-‘İbn-i Rüşt’ Batı’da ‘Avirroes’ adıyla tanınır.   Akılcılık düşüncesinin ortaya çıkmasında  büyük bir etkiye sahiptir.

 

AKŞEMSEDDİN: ( 1389 – 1459 )

Pasteur ( PASTÖR)’den  önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı.

İstanbul’un fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet’ in Hocasıdır

  MİMAR SİNAN (1489-1588)

  Mimarların ustası

  Mimar Sinan mimarlık tarihimizin ve hatta dünya mimarlık tarihinin en ünlü ve saygı gören mimarlarından biridir

  Mimar Koca Sinan, 1489 – 1588 yılları arasında yaşamıştır. Dünyanın en büyük yapı sanatçılarındandır. Kayseri’nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiştir., 17 Temmuz 1588’de İstanbul’da öldü.

  Doğum tarihi kesin değildir. Ailesine ve yaşamına ilişkin kimi zaman yetersiz ve çelişkili bilgiler vardır. Mimar Sinan ile aynı dönemde yaşayan  Sâi Mustafa Çelebi‘nin eserlerinden yaşamına dair  kesitler vardır.Kaynaklara göre Mimar Sinan, I. Selim (Yavuz Sultan Selim ) padişah olduktan sonra başlatılan ve Rumeli’de olduğu gibi Anadolu’dan da asker devşirmeyi öngören yeni bir uygulamaya geçilince 1512’de devşirme sistemi aracılığıyla  İstanbul’a getirildi. 

  HEZRAFEN AHMET ÇELEBİ

 Uçmayı Başaran İlk Türk 
Hezarfen Ahmed Çelebi, dünyada ilk kez uçan  Türk bilginidir. Onyedinci yüzyılda yaşamıştır.

 1623-1640 yılları arasında hükümdar olan  Sultan Dördüncü Murad zamanında, uçma tasarısını gerçekleştirdiği ve geniş bilgisinden ötürü halk arasında Hezarfen olarak  bilinir.

FATİH SULTAN MEHMET HAN ( 1432-1481)

  Doğum: 30 Mart 1432, Edirne
  Ölüm: 3 Mayıs 1481, Hünkar Çayırı

Havan topunu icat eden padişah Fatih, Osmanlının 7. padişahıdır. İstanbul’un fethi dünya tarihinde en önemli olaylardan olduğu için , Fatih de dünyada gelmiş geçmiş dehaların en başta gelenlerindendir.

  Fatih Sultan Mehmet Han   Latince,Arapça ve Farsça,Rumca, İslavca,İbranice, Keldanice de bilmekteydi.Osmanlı Devletine kazandırmış olduğu büyük savaş topları imparatorluğun büyük sınırlara ulaşmasında çok fazla etkilii oldu
Fatih nın yanında,   ve de bilmekteydi. Osmanlıya kazandırdığı büyük toplar devletin geniş alanları fethetmesinde yararlı olmuştur.

  Fatih Sultan Mehmet’in karakteri  hakkında Yunan bilgini Trabzonlu Georgios şunları ifade etmiştir : 

  “İkinci Mehmet şüphesiz Kirus’tan da, Büyük İskender’den de, Sezar’dan da büyüktür. Hatta bir kelimeyle söylenecek olursa, gelmiş geçmiş bütün hükümdarlardan üstündür.”

Türk Bilginleri

TÜRK BİLGİNLERİ

 

escort bayan
türk bilginleri

  BİRUNİ( 973 – 1051 )

   Beyruni olarak da bilinir.. Türk-İslam dünyasının yetiştirdiği büyük bilim ve din adamlarından biridir. Bugünkü İran sınırları içinde bulunan Kas şehrinde 973 yılında doğmuştur.
  Harezm Türklerindendir ve küçük yaşta babasını ölmüştür.. Bîrûnî, kabiliyetleri ve zekası ile hemen dikkat çekerdi. Harezmşah hanedanından meşhur matematikçi Ebu Nasr Mansur, Bîrûnî’yi himayesine alarak yetiştirmiştir.

  Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı Ümit Burnu, Amerika ve Japonyanın varlığından bahseden ilk bilim adamıdır. Amerika kıtasının varlığını Kristof Kolomb’dan keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Çağın En Büyük Alimidir.

Astronomi çalışmalarına 995’te başlayan Bîrûnî, Harezm civarındaki Buşkatir’de, güneşin ve gezegenlerin deklinasyonlarını (meyillerini) tespit etti. Dönemin önde gelen astronomlarıyla birlikte çeşitli rasat çalışmaları yapan Bîrûnî, 44 yaşına geldiğinde  Gazneli Sultan Mahmut’un himayesi altında  çalışmalarına devam etti. 1011 yılında  Kabil şehrinde  çalışmalar yaptı.

   ALİ KUŞCU
Türk-İslam dünyasının büyük astronomi ve kelam alimidir. 15. yüzyıl başlarında dünyanın en önemli bilim merkezi olarak bilinen Semerkant’ta doğmuştur. Babası Muhammed, ünlü Türk Sultanı olan  ve astronomu olan  Uluğ Bey’in kuşçusu olduğu için, ailesi ‘Kuşçu’ lakabıyla ünlü  olmuştur. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye yönelmiştir.  Ali Kuşçu, dönemin en büyük alimleri olan Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersleri öğrenmiştir.  Daha sonra  Kirman’a giderek Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazmıştır. Uluğ Bey’e yardımcı olarak atanmıştır.
Ali Kuşçu, Osmanlılar arasında astronomi bilimini yaymıştır.

  Ali Kuşçu’nun, hepsi de birbirinden değerli pek çok eseri vardır: Bunların başında :

 Risâle fi’l-Hey’e (Astronomi Risalesi) gelir. Ali Kuşçu  astronomi kitabını, önce Farsça yazmış, daha sonra bazı eklemelerle Arapça’ya çevirmiştir. Fatih Sultan Mehmet’e ise, Arapça olan nüshayı sunmuştur. Uluğ Bey’in, yıldız hareketlerini inceleyen Zîç adlı eserini de dğerlendirip gelişmesine katkıda bulunmuştur.. Ayrıca, Risâle fi’l-Fethiye (Fetih Risalesi), Risâle fi’l-Hesâb (Matematik Risalesi) bilinen eserlerindendir.
Ali Kuşçu 1474’te İstanbul’da vefat etmiştir.

     FARABİ
Büyük mütefekkir ve ünlü musikî alimidir. . 870 yılında Türkistan’ın Seyhun ırmağı yakınlarındaki  Farab kasabasında doğmuştur. Asıl adı Ebu Nasır Muhammed ibn Türkan el Farabî’dir.  Farsça, Arapça, Latince ve Yunanca bilmekteydi. Mantık, felsefe, matematik, tıp ve musikî üzerinde büyük bilgi sahibi idi. Bu konular üzerinde 100’den fazla eser vermiştir. Ancak bugün elde sadece 39 eseri kalmıştır.

 Aristo’nun bütün eserlerini de çevirmiş olup yorumlamıştır.. 950 yılında Şam’da vefat etmiştir. Babüssagîr mezarlığında yatmaktadır.
Onun, İlimler Ansiklopedisi (İhsâu’l-Ulûm) adlı kitaplarında , döneminin filoloji, mantık matematik, fizik, kimya, ekonomi ve siyaset alanlarındaki bütün bilgileri vardır.

  HAZERFAN AHMET ÇELEBİ 

  Uçmayı Başaran İlk Türk Hezarfen Ahmed Çelebi, dünyada ilk kez uçmayı başaran Türk bilginidir. Onyedinci yüzyılda yaşadığı, 1623-1640 yılları arasında saltanat süren Sultan Dördüncü Murad zamanında, uçma tasarısını gerçekleştirdiği ve geniş bilgisinden ötürü halk arasında Hezarfen olarak anıldığı bilinmektedir. Evinde deneylerle uğraştı.

HAREZMİ 

 9. yüzyılda yaşayan ve cebir alanında ilk defa eser yazan Müslüman Türk bilginidir. Harezmî 780 yılında Harezm’de doğmuştur. Daha sonra ilim öğrenmek amacıyla, kendi döneminin ilim merkezi olan Bağdat’a gitmiştir.

Harezmi Abbasi Halifesi Me’mun, Bağdat’ta kurmuş olduğu  kütüphanenin (Darülhikme) yönetmini  kendisine verince, matematik ve astronomi kaynaklarını uzun süre inceleme imkanı bulmuştur. Bağdat’taki bilimler akademisi Darülhikme’de görev alarak, matematik, astronomi ve coğrafya branşlarında önemli  çalışmalar yapmıştır. İlk defa, birinci ve ikinci dereceden denklemleri analitik metotla; bir bilinmeyenli denklemleri de cebirsel ve geometrik metotlarla çözmenin kural ve yöntemlerini de Harezmî, tespit etmiştir. Matematikte ilk kez sıfır rakamını kullanan Harezmi’dir,

  Matematik  bilimini metodik ve sistematik olarak ortaya koymuştur. Daha önceki  cebire ait konuları, yine ilk kez ‘cebir’ adı altında sistemleştirmiştir.
Yeryüzünün çapına ait hesaplarını Kitâbu Sûreti’l-Arz adlı kitabında topladı. Bu eserde, Nil Nehri’nin nereden başladığını anlatan  Harezmî, Batlamyus’un astronomik cetvellerini de düzeltmiştir. Matematik, astronomi ve coğrafya alanlarında bir çok eseri vardır..
Harezmî, 850 yılında Bağdat’ta vefat etmiştir.

    ULUĞ BEY
Dünyaca ünlü Türk matematikçisi ve astronomi bilgini olan hükümdardır. 13 yaşında iken Horasan ve Maveraünnehir eyaletlerine hükümdar yardımcısı oldu . 1446 yılında hükümdar oldu. Saltanat yılları sırasında matematik ve astronomi ile yakından ilgilendi. Astronomiye ait tablosu yıllar sonra İngiltere ve Fransa’da matbaalarda çoğaltıldı  1449 yılında kendisine  oğlu tarafından öldürüldü.
Uluğ Bey hakan olunca, Osmanlı Devleti ile münasebetlerini sıklaştırmaya ve geliştirmeye gayret etmiş ve iki Türk ülkesi arasında elçiler, bilim adamları gidip gelmeye başlamıştır. O, savaştan çok kendisini bilime adamış bir hükümdardı. Astronominin  gelişmesi için çalışmıştır. Sarayına zamanın Büyük alimlerini  toplayarak onları himaye etti. Çin’e kadar heyetler gönderdi. Semerkant’ta bir medrese, bir de rasathane yaptırdı.. Bu rasathane orta çağdaki astronomi bilgisini en yüksek düzeye ulaştırmıştır.

  PİRİ REİS
Muhiddin Pîrî kesin tarihi bilinmekle beraber 1465-1470 yılları arasında, Türk denizciliğinin önemli merkezlerinden biri olan Gelibolu’da doğdu. Babası Hacı Mehmet ,amcası ise o dönemin ünlü kaptanlarından Kemal Reis idi. 11 yaşına geldiğinde önce korsan olarak işe başladı, sonradan devlet hizmetine giren amcası Kemal Reis ile birlikte denize açılmış ve 1487-1493 yılları arasında çeşitli deniz savaşlarına karışmıştır. Türk denizcilik tarihinden ,kendisinden bağımsız olarak söz edilmesi 1499-1502 yılları arasındaki harplerde gösterdiği başarılardan dolayıdır. Harita çizimiyle uğraşmış, daha sonra büyük Türk denizcisi Barboros’un (1476-1546) yanında çalışmaya başladı 

Mısır’ın Fethi  sırasında (1516-1517) komutasındaki gemilerle en önemli deniz üssü olan İskenderiye’nin fethedilmesinde  üstün  başarı göstermiştir.
Yazmış olduğu Kitab-i Bahriye Hükümdarın beğenisini kazanmıştır . Bunu bugün elimizde sadece ilk parçası bulunan ve Kuzey Amerika haritası diye adlandırılan İkinci Dünya haritası izlemiştir.
Bu başarıları düşmanlarını kızdırmıştı. Özellikle Basra Beyler Beyi Paşa Pîrî ‘nin donanmayı Basra’da terk ettiği haberini İstanbul’a ulaştırdı.Mısır Valisi Dukayin-zâde Mehmed Paşa da bu görüşlere katılınca, yaşı seksenin üzerinde olan Pîrî Reis 1555 yılında Kahire’de idam edilmiştir.

  CEZERİ(1153-1233)
  İlk sistem mühendisi ve ilk sibernetikçi ve elektronikçidir.

 Bilgisayarın babasıdır  oysa bilgisayarın babası yanlış olarak ingiliz matematikçisi Charles Babbage olarak bilinir.

Cizre’de doğmuş Fizikçi ve 60 makina mucididir. Robot ve Bilgisayar ana temelleri, saatler, su makineleri, musluk, kilitler, çocuk oyuncakları buluşları arasında yer alır Kitapları uzun yıllar Avrupa üniversitelerinde okutulmuştur. Artuklu Türklerindendir. Artukoğullarında 32 yıl Reis-ül amal (başmühendis) olarak görev yapmıştır. Ülkemizde İTÜ Bilim ve Teknoloji Tarihi Enstitüsü, Cezeri’nin kitabındaki şekillerin aslına sadık kalarak, tavuskuşlu su saatini yapmayı gerçekleştirmiştir. Cezeri’nin yaptığı makine parçalarının bir kısmına kendisinden 200-350 yıl sonra yaşayan Giovanni de Donti ve Leonardo da Vinci’de rastlanmaktadır. Son söz olarak diyebiliriz ki, Cezeri, ilim tarihine sibernetiğin kurucusu olarak kaydolmuştur.”

   MUSTAFA BEHÇET
Eğitiminin bir kısmını İtalya’da yapmıştır. Hekimbaşılığı döneminde Batılı anlamında bir tıp okulunun kurulması için önayak olmuş ve 14 Mart 1827 tarihinde Tıbbıye-i Şâhâne adı altında yeni bir tıp okulu açılmıştır burada dersler Fransızca’dır. Ders programları, Fransa’daki tıp okullarının programları örnek alınarak hazırlanmıştır ve içinde anatomi, fizyoloji gibi dersler bulunur.. Mustafa Behçet Efendi’nin çeviri ve telif eserleri bulunmaktadır. Çevirilerinden birisi, 18. yüzyılın meşhur doğa bilimcisi Buffon’unünlü  eseri Doğa Tarihi adlı eserinde evrenin yaradılışı hakkında bilgi verilmektedir. Diğer bir çevirisi eseri  ise, Fizyoloji Çevirisi adını taşır; bu eser de yine 18. yüzyılda Caldani tarafından yazılmış Fizyoloji (Fisiologica) kitabının çevirisidir.
Mustafa Behçet’in çevirilerinden biri de, çiçek aşısı ile ilgilidir. Çiçek Aşısı Risalesi’ni Joseph Marshall’dan çevirmiştir. Burada inek çiçeğinden alınan örneğin aşı olarak kullanımı hakkında bilgi verilmektedir. Mustafa Behçet Efendi’nin Frengi kitabı  adında bir çevirisi daha vardır; bu çeviri, Johann Piech’in bu hastalığın tedavisi ile ilgili eserinden yapılmıştır. Bilindiği gibi, bu hastalık 15. ve 16. yüzyıllarda ortaya çıkmış ve özellikle liman kentlerinde görülmüştür. Osmanlılarda ise, bu hastalığa daha çok 19. yüzyılda rastlanmıştır. Ayrıca süt çocuklarında görülen ve kışrıyye adı verilen hastalıkla ve kolera ile ilgili birer risalesi daha bulunmaktadır.

    FARGANİ
Ahmed el-Fergani (798 doğumlu) büyük bir gökbilimci, matematikçi ve coğrafyacıydı. Astronominin ilkeleri başlıklı çalışması ona dünya çapında bir ün getirdi. O, İspanya Cordoba’da bir bilim merkezi oluşturdu ve bir üniversite kurdu. Batı’da Alfraganus adıyla tanınmıştır. 1999 yılında UNESCO’nun himayesinde tüm dünyada Ahmed el-Fergani’nin 1200. doğum yıl dönümünü kutlandı.
Fargani’nin ismi ayda bulunan 20 km. çaplı bir kratere verilmiştir.

   CAHİT ARF
1910 yılında Selanik’te doğdu. Cahit Arf, Ecole Normale Superieure’de yüksek öğrenimini tamamladı (1932). Galatasaray Lisesi’nde matematik öğretmeni, İstanbul Üniversitesi’nde Fen fakültesinde doçent adayı olarak çalıştı. Göttingen Üniversitesi’nde (Almanya) doktara yaptı (1938). 1939’dan sonra  İstanbul’da Fen fakültesi matematik bölümünde eğitmenlik yapmaya devam etti.. 1943’te profesör, 1955’te de ordinaryus profesör oldu.

  Cahit Arf 1948 yılında İnönü Ödülünü kazandı. Bu arada Mainz akademisi muhabir üyeliğine seçildi. 1962’de emekliye ayrıldıktan sonra bir yıl Robert Koleji’nde eğitmenlik yaptı.  California Üniversitesi’nde ve Berkeley’de misafir öğretim üyesi olarak bulundu (1966-1967). Amerika’dan dönüşte Orta Doğu Teknik Üniversitesi matematik bölümü öğretim üyesi oldu (1967). Cebir ve sayılar teorisi ile elastise teorisi alanlarında başarılı çalışmalar yapan Arf, yirmiden fazla orjinal yayında bulundu. Matematik literatürüne “Arf Halkaları, Arf Değişmezleri, Arf Kapanışı” gibi kavramların yanısıra “Hasse-Arf Teoremi” ile bilinen teoriler kazandırmıştır.

 

Kpss Tarih

KPSS TARİH KONU BAŞLIKLARI

Konu başlıklarına  tıklayarak detaylara ulaşabilirsiniz.
izmir hatay escort