Evimiz ve Ailemiz

EVİMİZ VE AİLEMİZ

Aile Nedir ?

Aile Annemiz babamız ve kardeşlerimizle yaşadığımız toplumun en küçük birimidir.

 Anne, baba ve çocukların oluşturduğu topluluğa ne ad verilir?
A) ev
B) aile
C) akraba

Ailenin yaşadığı yerin ismine Ev denir. Bizler ailemizle evimizde yaşarız.Barınağımız evimizdir.

Aşağıdakilerden hangisi ailenin barınağıdır?
A) kovuk
B) mağara
C) ev

Ailemizi Tanıtma 

Bizleri dünyaya getiren insana ANNE  denir.

Babamızın babasına DEDE deriz .

Annemizin babasına da DEDE deriz.

Annemizin annesine ANNANNE  denir.

Babamızın annesine BABAANNE  deriz.

Babamızın  erkek kardeşine AMCA  nedir.

Babamızın ablasına HALA  denir.

Annemizin kız kardeşine TEYZE deriz.

Annemizin erkek kardeşine DAYI denir.

Örnek Sorular : 

Annemizin kız kardeşine ne deriz?
A) Teyze
B) Hala
C) Nine 

Babamızın erkek kardeşine ne deriz?
A) Dayı
B) Amca
C) Dede 

Aile Bireylerinin Görevleri 

 –    Ailede işler paylaşılır.

–    Anne ve baba çalışarak ailenin geçimini sağlarlar.

–    Çocukların görevleri ders çalışmaktır.

–    Çocukların başarısı, aileyi mutlu eder.

–    Bakkala gitmek evin küçüğünün görevidir.

–    Ev işleri paylaşılırsa çabuk biter.

–    Bir yere giderken büyüklerimizden izin almalıyız.

–   Söylenilen saatte evde olmalıyız.

–    Evin temizliğinde ailemize yardım etmeliyiz.

–    Odamızı toplamalıyız.

–    Yemek saatleri dışında abur cubur yememeliyiz.

–    Belirlenen saatte uyumalıyız.

–    Büyüklerimize saygılı davranmalıyız, onları üzmemeliyiz.

–    Tutumlu olmalıyız.

–    Başkalarının eşyalarını izinsiz almamalıyız.

Ailedeki Kurallar 

Yemekten önce ellerimizi yıkamalıyız.

Yemekten önce ve sonra afiyet olsun demeliyiz.

 Ağzımızda lokma varken konuşmamalıyız.

 Ağzımızı şapırdatmamalıyız.

Tabağımızdaki yemeği bitirmeliyiz.

Sofradan kalkarken ellerine sağlık, teşekkür ederim, demeliyiz.

 Yemekten sonra ellerimizi yıkamalıyız.

 Sofra kurulurken ve kaldırılırken büyüklerimize yardımcı olmalıyız.

 Bir yere giderken büyüklerimizden izin almalıyız.

Söylenilen saatte evde olmalıyız.

Evin temizliğinde ailemize yardım etmeliyiz.

Odamızı toplamalıyız.

Yemek saatleri dışında abur cubur yememeliyiz.

 Belirlenen saatte uyumalıyız.

 Büyüklerimize saygılı davranmalıyız, onları üzmemeliyiz.

Tutumlu olmalıyız.

 Başkalarının eşyalarını izinsiz almamalıyız.

Ailede işler paylaşılır.

Anne ve baba çalışarak ailenin geçimini sağlarlar.

Çocukların görevleri ders çalışmaktır.

Çocukların başarısı, aileyi mutlu eder.

Bakkala gitmek evin küçüğünün görevidir.

Ev işleri paylaşılırsa çabuk biter.

Evimizin Bölümleri

Hemen hemen hepimizin evinde bölümler vardır. Hadi gelin bu bölümleri inceleyelim.

Yatak Odası Ebeveyn Odası : Anne ve babamızın kullandığı odaya YATAK ODASI yada EBEVEYN  ODASI  denir. 

Mutfak : Evimizde yediğimiz yemeklerin annelerimiz tarafından hazırlandığı ve yemek yediğimiz bölüme MUTFAK  denir. MUtfaklarımızda yermek masası , buz dolabı , fırın , aspiratör , bulaşık makinası gibi eşyalar ve cihazlar vardır.

Oturma Odası : günlük olarak oturduğumuz bölüme oturma odası denir. Hemen hemen herkesin oturma odasında bulunan televizyon , halı , kanepe , koltuk , çiçek vazosu oturma odamızdaki genel eşyalardır.

Misafir Odası :  genellikle evimize gelen misafirleri ağırladığımız bölüme MİSAFİR ODASI  nedir . Misafir odamızda yemek masası , vitrin halı ve fiskos gibi eşyalar vardır.

Çocuk Odası : anne ve babamızın çocuklar için yani bizim için ayırdıkları odaya ÇOCUK  odası nedir. Çocuk odalarında genelde ders çalışırız. okul eşyalarımızı ve kişisel giysi ve araç gereçlerimizi barındırız. uyumak için yatagımız bulunmaktadır. giysi dolabımız da istersek odamıza yerleştirebiliriz.

Tuvalet :  günlük olarak yediğimiz yemekleri giderdiğimiz yere ve bu gidermenin sonucunda elimizi yıkadığımız yereTUVALET  denir.

Banyo :  vücudumuzdaki bedenlerden arınmak için yıkanacağımız bölüme BANYO  denir. sabahları kalktığımızda da elimizi yüzümü yıkarız banyoda. Banyoda genellikle duşakabin dediğimiz yıkanma bölümü vardır. çamaşır makinası , ayna ve havlularımızın bulunduğu sabunların bulunduğu  banyo dolabı vardır. Terliklerimizi de unutmayalım.

Balkon : evimizin içinde bulunan ama dışarıya doğru çıkan bölüme BALKON  denir.

Yakın Akrabalarımız 

Bizlere kan bağıyla bağlı olan kişilere yakın akrabalar deriz.Yakın akrabalarımız şunlardır :

AMCA ,HALA, TEYZE ,DAYI  DEDE , BABAANNE , ANNANNE, BÜYÜKBABA , BÜYÜKANNE ,NİNE ,

Bizleri dünyaya getiren insana ANNE  denir.

Babamızın babasına DEDE deriz .

Annemizin babasına da DEDE deriz.

Annemizin annesine ANNANNE  denir.

Babamızın annesine BABAANNE  deriz.

Babamızın  erkek kardeşine AMCA  nedir.

Babamızın ablasına HALA  denir.

Annemizin kız kardeşine TEYZE deriz.

Annemizin erkek kardeşine DAYI denir.

Misafirlik KUralları 

Misafiri karşılamak, ağırlamak konusunda da ev sahibine düşen birtakım görevler vardır. İster sarayda, ister köşkte, ister gecekonduda oturun, misafiriniz için bunun önemi yoktur. Sizin onu karşılayış, ağırlayış tarzınız önemlidir. Misafir karşılarken, kapıyı ardına kadar açıp gülümseyerek, içten gelen bir sevinçle, «Buyrun», demelisiniz. Kışsa misafirlerinizin paltolarını aldıktan sonra, içeri buyur edersiniz. Evinize ilk defa geliyorsa, ona evi gezdirip çeşitli bölümlerini gösterirsiniz. Bu arada, banyonun tuvaletin yerini öğrenmesi de iyi olur.

Misafirleriniz giderken de onları kapıya kadar uğurlamalı, arabaları varsa, araba hareket edinceye kadar da kapıda beklemelisiniz.

Misafiri yemeğe çağırdıysanız yalnız pişireceğiniz yemeklere önem vermekle mesele hallolmaz. Gelen misafirleri rahat ettirmek, onlara hoş bir vakit geçirtmek başlıca görevinizdir. Yemekten önce, içecek bir şeyler ikram etmeniz doğru olur. Salona çiçek koymayı da ihmal etmemelisiniz. Siz yemeğin son hazırlıklarıyla meşgul olmadan önce, misafirlerinizin rahatını sağlamalısınız.

Yemeğe siz çağrıldıysanız, çok erken gitmeniz doğru olmaz; yalnız, pek gecikmemeye de gayret edin. Yemekleri soğutmaya, ev sahibenizi sofrada bekletmeye hakkınız yoktur. Genel olarak, yemek vaktine bir saat, 45 dakika kala gitmek uygun olur. Yemekten önce de, sonra da ev sahibesine yardım teklifinde bulunmalısınız. O bunu kabul etmezse fazla ısrar etmeyin.

İki, üç gece kalmak üzere misafirliğe gidiyorsanız, kaldığınız evin hayatına kendinizi iyice uydurmaya çalışmalısınız. Ev sahibinden çok daha yaşlıysanız, gece odanıza çekilmek için ilk hareketin sizden gelmesini bekleyebilir. Onun için, ev sahibinin yattığı saati bilip, siz de odanıza o saatte çekilmelisiniz.

Ev sahibiniz, gece yatarken size, «Kahvaltınızı ben getireceğim», derse, evin sabah telâşını görmenizi istemiyor demektir. Evde hizmetçi yoksa, yatağınızı kendiniz düzeltmelisiniz.

Banyo yapmanız için size her hangi bir teklifte bulunmazlarsa, siz evsahibine ne zaman banyo yapabileceğinizi sorarsınız. Sizden başka banyo yapacak kimse varsa, işinizi çabuk bitirmeye çalışın. Yıkandıktan sonra banyoyu iyice temizleyin. Misafirliğinizin sona erdiği gün, yatağınızın çarşafım katlayın, odayı da elden geldiği kadar temiz bırakın. Bütün eşyanızı almaya dikkat edin, bir şey unutmayın.

Misafirlikte bir şey kırarsanız, ev sahibine üzüntünüzü belirten birkaç söz söyleyebilirsiniz. Daha sonra bir özür notu ile bir buket çiçek de göndermeniz kibar bir hareket olur.

Misafirlikte, birisinin elbisesine içki, yahut yemek döküp lekelediyseniz, elbiseyi bir lekeciye göndermeyi teklif edebilirsiniz. Devamlı olarak özür dilemekle hiçbir sonuç elde edemezsiniz. Bir kere. olan olmuştur. İyi bir ev sahibi, «Çok rica ederim, önemli bir şey değildi. Üzerinde

Okulumuzu Tanıyalım

OKULUMUZU TANIYALIM

Okulumuzun adı 

Hangi okula gidersek ismini muhakkak öğrenmeliyiz. Çünkü annemiz babamız bizi okuldan almaya gelirken bu bilgi bize yardımcı olur.

Örneğin size bir arkadaşınız Hangi okula gidiyorsun diye sorduğunda bilmelisiniz.

Okulumuzun Yeri 

VE okulumuzun nerede olduğunu bilmelisiniz.

Okulumuzun Bölümleri

Müdür odası

Müdür Yardımcıları odası

Öğretmenler odası

Temizlik odası

Kantin

Koridor

tuvaletler

Okuldaki araç gereçler

Okulumuza gittiğimizde yanımıza alacağımız araç ve gereçler şunlardır :

Cetvel
Defterler
Kalem kutusu
Üzerleri kaplanmış Kitaplar.
Peçete,ıslak mendil
Makas
Kalem acacağı
Silgi

Beslenme Çantası

Okuldaki Görevli Kişiler

Okullarımızdaki görevli kişiler okulların biz öğrencilere daha iyi hizmet verebilmesi için  bulunurlar.

Okullarımızda Öğretmenler ve müdür haricinde temizlik görevlileri ve çeşitli hizmetlerde bulunan hademe teyze ve hademe amcalarımız vardır.

 Okul kuralları

1.Sınıfta yüksek sesle konuşmamalıyız.

2. Koridorda koşmamalıyız.

3. Okulumuzu ve sınıfımızı. kirletmemeliyiz.

4. Öğretmen sınıfa geldiğinde sınıfte olmalıyız.

5. Öğretmenimizi kızdırmamalıyız.

6. Öğretmen sınıfa girdiğinde ayağa kalkmalıyız.

7. Sıralarımızı düzenli kullanmalıyız.

8. Doğru düzgün konuşmak.

9. Öğretmenlere saygılı olmalıyız.

10. Öğretmenin izin vermediği şeylere dokunmamalıyız.

11. Sınavlarda kimseden kopya çekmemeliyiz.

12. Kimseyle kavga etmemeliyiz.

13. Törenlere etkinliklere katılmamazlık yapmamalıyız.

14. Ödevlerimizi yapmamazlık yapmamalıyız.

15. Okulda kavga etmemek

YAKIN ÇEVREMİZ 

Yakın Çevremizde Bulunanlar 

Yakın çevremiz bizim yaşadığımız yerler ve bu yerlere yakın yerlerdir. Yakın çevremizde binalar okullar parklar çocuk parkları bulunan yerler olduğu gibi inşaat dediğimizi insanların yaşamak amacıyla oluşturulan yapılara da sahiptir.

Yakın Çevremizde Bulunanlar şunlardır : 

Oyun alanları  : oyunlarımızı oynadığımız yerlerdir.

Parklar  : Daha iyi haval almamızı sağlayan bizleri ferahlatan ağaçlıklı yerlerdir

Bahçeler  : Evimizin yanında bulunan çiçekli ağaçlı yerlerdir.

Alışveriş Merkezleri : alışveriş ihtiyaçalarımızı karşıladığımız yerlerdir.

Sinema tiyatro :

Okul  : çevremizdeki en güzel şeydir. Hayata okulla başlarız. Okulla Sosyalleşiriz

Pastane : pasta , sütlaç , tatlı , poğaça gibi yiyecekler aldığımız yerlerdir.

Hastane  : vücudumuzda bir yerimize zarar geldiğinde tedavi olmaya gittiğimiz kurumlardır.

Sınıfımızı Tanıyalım

SINIFIMIZI TANIYALIM 

Sınıfımızın Adı nedir ?

-Benim sınıfım 1.C sınıfıdır. Sınıfımda 15 tane sıra vardır. Her bir sırada iki tane sınıf arkadaşım oturmaktadır.

Sınıfımızın Yeri Nerededir ?

Sınıfımızıın bulunduğu yer okul girişinin üst katındadır. Kapısı pembedir. Okulumuzun diğer sınıfları ile yanyanadır.

Sınıf Kuralları Nelerdir ?

Sevgili öğrenciler.Hepimiz ders zili çaldıktan sonra sınıfa gireriz. Sınıfa girdikten sonra Sınıf kurallarına uygun davranmalıyız.

Sınıf kuralları şunlardır : 

-Okula gelmeden önce araç ve gereçlerimizi okul çantamızın yanında olduğuna emin olmalıyız.

-Okula zamanında gelip zamanında gitmeliyiz

-Sınıfımıza giriş çıkışlarda düzenli olmalıyız. Sıkışık vaziyette girmemeliyiz.

-Aşırı derecede gürültü yapmamalıyız.

-Okulumzu ve sınıfıımızı temiz tutmalıyız.

-Yerlere çöp atmamalıyız.

-Sıralarımıza yazı yazmamalıyız.

-Duvarlara yazı yazmamalıyız.

-Okulun tuvaletlerini temiz tutmalıyız.

-Tuvalet ihtiyaçlarımızı ders arasında gidermeliyiz.

-Ders arasında sınıfı havalandırmalıyız.

-Arkadaşlarımıza ve öğretmenlerimize saygı duymalıyız.

-Sınıftaki çöp kovasına çöpümüzü atmalıyız.

-Ders zili çaldıktan sonra dersimize girmeliyiz.

-Arkadaşlarımızı dinlemeliyiz.

-Öğretmenimizden parmak kaldırarak söz istemeliyiz.

-Söz almak için arkadaşınızın sözlerini bitirmesini beklemeliyiz.

Arkadaşlarıyla tanışma

KENDİNİ TANITMA

Sevgili öğrenciler ilkokula artık başlamış bulunmaktayız. Sınıftaki öğretmenilerinizle ve yeni arkadaşlarınızla tanışarak kendinizi tanıtabilirsiniz.

 Yeryüzünde herkes birbirinden farklıdır. Bazılarımızın saçı sarı iken, bazılarımızın ise siyah ya da kahverengidir. Bazılarımız uzun boylu, bazılarımız kısa boyludur. Bazılarımız açık tenli, bazılarımız ise esmerdir. Bütün bu bilgilere göre sizi tanımak istesek bize kendinizi nasıl tarif edersiniz? Hadi bir örnek ile başlayalım

Kendini Tanıtma. Kendimizi Nasıl Tanıtmalıyız 

Ben Merve 2010  yılında İstanbul’da doğdum . Şu anda 6 yaşındayım iki tane kardeşim var.

Annem ve Babam ile Çok mutluyum. En çok sevdiğim yemekler sütlaç  yüzmek,ders çalışmak. En sevdiğim arkadaşım Burcu.

Öğretmenle tanışma : 

İyi günler öğretmenim. Benim adım Arda .5 yaşındayım 3 kardeşim var.

Arkadaşlarıyla tanışma : 

Merhaba arkadaşlar. Benim ismim Cansu .  Ben de sizin gibi ilkokula bu sene başladım.

Kendini Tanıtma

KENDİNİ TANITMA

Sevgili öğrenciler ilkokula artık başlamış bulunmaktayız. Sınıftaki öğretmenilerinizle ve yeni arkadaşlarınızla tanışarak kendinizi tanıtabilirsiniz.

 Yeryüzünde herkes birbirinden farklıdır. Bazılarımızın saçı sarı iken, bazılarımızın ise siyah ya da kahverengidir. Bazılarımız uzun boylu, bazılarımız kısa boyludur. Bazılarımız açık tenli, bazılarımız ise esmerdir. Bütün bu bilgilere göre sizi tanımak istesek bize kendinizi nasıl tarif edersiniz? Hadi bir örnek ile başlayalım

Kendini Tanıtma. Kendimizi Nasıl Tanıtmalıyız 

Ben Merve 2010  yılında İstanbul’da doğdum . Şu anda 6 yaşındayım iki tane kardeşim var.

Annem ve Babam ile Çok mutluyum. En çok sevdiğim yemekler sütlaç  yüzmek,ders çalışmak. En sevdiğim arkadaşım Burcu.

Öğretmenle tanışma : 

İyi günler öğretmenim. Benim adım Arda .5 yaşındayım 3 kardeşim var.

Arkadaşlarıyla tanışma : 

Merhaba arkadaşlar. Benim ismim Cansu .  Ben de sizin gibi ilkokula bu sene başladım.

Besin ve Teknoloji

Besin ve Teknoloji

Gıda ve maddelerindeki  türleşme son senelerde büyük bir hızla artmış olup Teknoloji denen gelişmenin  artması sonucunda bir çok  meyvenin ve sebzenin mevsimi gelmeden insanlara sunulması  ortaya çıkan bir tehlikedir.

besinlerde teknoloji

Teknoloji iyi  kullanıldığında besinler de sağlıklı olur ama teknoloji iyi kullanılmadığında ve zamanında kullanılmadığında gıda ve  besin maddelerinde bir çok tehlike doğurur . Baktığımızda çokça çeşit besin maddelerini marketlerde bakkallarda manavlarda  bulabiliyoruz günümüz dünyasında . Fakat bu satılan besin maddeleri ve gıda maddelerinin içerisinde bir çok kanserojen katkı maddesi de bulunmaktadır.  Besinlerin içinde bulunan bu katkı maddeleri besinin ömrünü uzatmak  için kullanılır. Bir yandan  besinlerin çabuk bozulmasını engellemek için  kullanılıyor. Ama bu durumda besinler doğal hallerinden doğal olmayan hallere dönüştürüldüğü için  bu besinleri tüketmek sağlığımızı çok yüksek derecede bozmaktadır.

Bir besin  maddesini tüketmeden önce aşağıdaki hususlara dikkat etmeliyiz 

Açık yerlerde satılan sebzeleri ve meyveleri  bozuk veya bozulmamış olarak incelemeliyiz

Bunun yanında meyve ve sebzelerin taze olup olmadığını kontrol etmeliyiz.Bunları çok uzun müddet bekletmeden yersek daha sağlıklı tüketmiş oluruz.

Paketlerin içinde satılan gıdaların  son kullanım tarihini  okumadan besinleri satın almamalıyız. Ürünün paketinde herhangi bir yırtık veya çizik olup olmadığına dikkat etmeliyiz. Eğer yırtılma varsa almamaya özen göstermeliyiz.

Bununla birlikte TSE  yani TÜRK  STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ ,SAĞLIK BAKANLIĞI VE GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI onayı bulunmayan ürünleri almamalıyız.

Aldığımız ürünlerin evlerimizde saklama şartlarını da bir şekilde kontrol etmeliyiz.

Et , tavuk  ve balık gibi ürünleri ile diğer hayvansal gıdaları aldığımızda buzdolabında saklamaya özen göstermeliyiz.

sağlıklı beslenme

Dondurulmuş gıda satın aldığımızda buzdolabımızın ‘’0’’ sıfır derecenin altında saklamalıyız.

 Kuru gıda diye adlandırılan  baklagiller ve tahıl ürünlerini  kuru yerlerde ve güneş olmayan yerlerde saklamalıyız. Besin maddeleri  nemli ortamlarda çok daha çabuk bozulacağı için kuru yerde saklamalıyız.

Teknoloji ilerlediğinden dolayı  ambalajlanmış besin ürünlerini saklamayı öğrendikten sonra teknolojik işlemden geçmiş besinlerin yerine evlerimizde hazırladığımız gıdaları tüketmeyi öncelikli olarak hayatımızda yer etmeliyiz.

Hazır besinler olarak  örneğin hazır patates ,  hazır köfte kızartmaları gibi besinler  mümkün olduğunca uzak durup birinci tercihimiz evlerimizde hazırladığımız yemekler olmalıdır.

Alkolün Zararları

Alkol Nedir ?
Alkol Nedir? Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol.
Genel olarak bütün sarhoşluk veren alkollü içkiler kısaca alkol olarak adlandırılır.
Alkol renksiz, kokulu ve acı bir sıvıdır. -80 derece donan alkolün kaynama derecesi 78’dir. Çok yanıcı bir maddedir ve kuvvetli ısı verir. Bu nedenle, bazı füze motorlarında yakıt olarak kullanılır.
Pek çok çeşidi olan alkolün etanol denilen türü içki olarak tüketilmektedir.
Alkolün Zararları dendiğinde, bunu en kısa ve öz olarak anlatmak istersek “İçki, bütün kötülüklerin anasıdır.” ifadesi en doğru olanıdır. Çünkü Alkol, içen kişinin fiziksel sağlığını bozmasının yanında, ruhsal sağlığını da olumsuz yönde etkiler. Maddi olarak kayba uğratır. Ailesiyle ve sevdikleriyle sorunlar yaşamasına neden olur. Toplum yapısını ve huzurunu olumsuz etkiler. Suça teşvik eder ve suç oranını arttırır. Yani, alkolün zararları fiziksel ve ruhsal zararlar, topluma zararları, aileye etkisi, suç oranlarını arttırması, trafik kazaları gibi çok geniş bir açıdan ele alınabilir. Bu nedenle, “Bütün kötülüklerin anası” ifadesi oldukça yerindedir.
Alkol, insanın zihnini bulandıran ve sağlıklı düşünmesine engel olan bir maddedir. Yani, bir çeşit uyuşturucudur. Alkol alan kişi, alkollü iken sağlıklı düşünemez ve sağlıklı hareket edemez. Bu nedenle, alkol hem kullanan kişi için hem de çevresi için bir tehlikedir.
Dünya Sağlık Örgütü‘nün, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 30 ülkede yaptığı araştırmalara göre;
Dünya’daki
Cinayetlerin
%85
Tecavüzlerin
%50
Şiddet Olaylarının
%50
Ölümcül Trafik Kazalarının
%65
Aile içi kavga ve geçimsizliklerin
%70
Sonradan Olan Akıl Hastalıklarının
%60
oranında etkili unsuru ya da sebebi ALKOL’dür!!!
Diğer bir ifadeyle bu suçları işleyenlerin, yukarıda verilen oranlarda bir kısmının suç işlerken alkollü olduğu tesbit edilmiştir.
İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı‘nın yaptığı bir diğer çalışma da bu tespitleri destekliyor. Buna göre Türkiye’de ölümlü kazaların yüzde 55’inde alkol etkili.
Daha fazla kaynak isteyenler için bu konuda yapılmış istatistikler ve uluslararası resmi kurumların sayfaları:
Amerikan Ulusal Alkolizm Enstitüsü
Dünya Sağlık Örgütü trafik kazalarında alkolün etkisi istatistiği
Alkolün beyin üzerindeki etkileriyle ilgili
Alkolün özellikle 21 yaşından önceki kullanımlarında beyne verdiği zararla ilgili
Amerikan Alkol ve Uyuşturucu ile Mücadele Konseyi Alkol ve Suç raporu
Alkolün suça etkileriyle ilgili bir araştırma
Alkol, aynı zamanda vücut sağlığını da çok olumsuz olarak etkilemektedir. Erkeklerde iktidarsızlığa, kadınlarda ise adet düzensizliğine sebep olmakta, anne karnındaki bebeğin gelişimini de çok olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, vücudun tez zamanda yaşlanmasına ve erken bunamaya yol açan alkol pek çok hastalığın başlıca sebebidir.
Ayrıca, evliliklerin huzursuz oluşunun ve boşanmaların ilk sebebi de alkoldür.
2006 TUİK raporuna göre ülkemizdeki boşanmaların %12,2’sinin resmi sebebi içki ve kumardır. Ancak diğer boşanma sebepleri olan sorumsuzluk ve ilgisizlik, evin geçimini sağlayamama, saygısız davranma, dayak, eşe ve çocuklara karşı kötü muamelenin ana faktörlerinden birinin de alkol olabileceği düşünüldüğü takdirde alkolün boşanmalardaki etkisi belirtilen yüzdenin çok üzerine çıkmaktadır. Türk halkının %83’ü ana boşanma sebepleri arasında alkolü saymaktadır.
Kısacası alkol kişiye, aileye ve topluma ciddi zararlar vermektedir.
Alkol sorunları unutmanın ya da çözmenin aracı değil, sorunların kaynağıdır.

Sigaranın Zararları

Öncelikle sigaranın ne olursa olsun bir çok şeyden zararlı olduğunu belirtelim . Sigara kadar zararlı olan bir çok ürün olmasına rağmen en çok sigaran ve zararlarından bahsedelim.

 Günümüz dünyasında sigaranın zararları bir kişi tarafından biliniyor. Sigara dünyanın en büyük sorunlarından birisi olup halen  tüketilmemesi bir çok çalışma yapılmakadır.

Sigaranın Zararları şunlardır :

Sigaranın Vücuda Zararları Nelerdir?

Sigara içen kişiler kendilerine ve çevresindekilere ve doğaya da zarar verirler. Sigara içenlerin yanlarında veya uzak çevresinde bulunan kişilere pasif içici denir.

Sigaranın en büyük zararı zeka geriliği yapması ve vücutta kilo eksikliği yapmasıdır.

Anne karnında büyüyen bebekte zeka geriliği oluşturur ve kilo kaybına sebep olur.

İnsan pis kokar.

Bulunduğu ortamlarda içtiği sigaranın  bedenine oturan pis kokusu diğer insanları da rahatsız eder  ve insanlar tarafından sevilmez.

Sigarada bulunan tütünün içindeki zararlı maddeler akciğer kanserine sebep olur. Bilindiği gibi akciğer kanseri çok kötü bir hastalık olup vücuda yayılan mikrolar sonucu bizleri öldürür.

Sigarada bulunan karbonmonoksit kanımızdaki oksijeni tüketip yok etmesine sebep olur  damarlarımızdaki kolesterol depolanıp kalp krizi geçirmemize sebep olduğu gibi öldürebilir de.

Yemek borumuzda ve midemizde ülser hastalığı oluşturur.

Genel olarak bulunduğunuz ortamlarda kötü ve ağır koku yayılır.

Cildiniz bozulacağından cilt karalığı ve yaşlı gösterme belirtileri başlar.

Dişleriniz kirli ve pis görünümlü olmakla beraber, dişeti hastalıkları baş gösterecektir.

Ağız ve yutakta tat alma eksikliği başlar ve kanser riski artar.

Gırtlak ve nefes borusunda iltihaplanma, ses tellerinin zarar göstermesinden başka kansere yakalanma ihtimali fazlalaşır.

Kalp ve damarların görmüş olduğu zarar ve tahribattan dolayı kalp krizi damar tıkanıklığı, tansiyon yükselmesi gibi sakıncalar ortaya çıkar.

Beyinde felç, ileri yaşta bunama (Alzheimer) görülür. Her nefeste 50bin hücrenin ölümüne sebep olur.

Gözlerde katarakt ve ileri yaşta körlük meydana gelir.

Burunda koku alma duygusu azalır.

Akciğerlerde kansere yakalanma, Bronşit ve amfizem gibi rahatsızlıklar meydana gelir.

Mide ve yemek borusunda karama, ülser ve kanser oluşumunu fazlalaşır.

Pankreas kanseri riski artar.

Rahim ve yumurtalıkta kısırlık, çocuk düşürme, sakat ve eksik doğum, erken menopoz, rahim kanseri gibi tehlikeler oluşur.

İdrar kesesinde mesane kanseri meydana gelir.

Ellerde, parmaklarda sararma, tırnaklarda, zayıflama görülür.

Kemik ve iskeletlerde kemik erimesi meydana gelir.

Kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıklar oluşur.

Kılcal damarlar, el ve ayaklardan başlayarak, kol ve bacaklara kadar tıkanıp bu organların kesilmesine (Burger hastalığı) kadar varan hastalıklar oluşur.

Vücutta, yorgunluk, uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma oluşur.

Anne ve baba mirası olarak; Sigara içen babaların, çocuklarında kanseri önleyen gençliği yok olmaktadır. Hamileliğinde sigara içen hanımların bebekleri %10-15 eksik kilolu doğdukları gibi zeka eksiklikleri de görülür.

Burunda koku alma duygusu azalır.

Sigaranın neden olduğu kanser türleri

sigara bir çok hastalığın ve kanserin sebebidir. İşte Bu kanserler Şunlardır 

  • Akciğer kanseri
  • Ağız kanseri
  • Burun kanseri
  • Dudak kanseri
  • Boğaz kanseri
  • Gırtlak kanseri
  • Yemek borusu kanseri
  • Mesane kanseri
  • Böbrek kanseri
  • Karaciğer kanseri
  • Mide kanseri
  • Pankreas kanseri

Dengeli ve Sağlıklı Beslenme

Dengeli beslenme nedir?

dengeli beslenme

Dengeli beslenme büyüme, gelişme, verimli ve sağlığımızı kaybetmemek için,ihtiyacımız olan  enerjiyi ve besin besin maddelerinin her biri  yeterli oranlarda alınacak  olan besinlerin, sağlığımızı bozacak duruma getirmeden en ekonomik şekilde tüketmek ve vücutta kullanmaktır.

  Vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması durumu dengeli beslenme sözü ile açıklanır.Beslenme konusunda daima dengeli olmak ruh ve beden sağlığı için çok önemlidir.

Dengeli beslenme besin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve alınan besinlerin sağlayacağı enerji göz önünde bulundurularak sağlanabilir. dengeli beslenecek eğer ,insanın yaşamı şekli, zevkleri ve yemek yeme alışkanlıklarına  dikkat etmek gerekir.

Dengeli Beslenme Önerileri:

Doymuş yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketin.Yeterli miktarda doymamış yağ (ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytin yağı) almaya dikkat edin. Yarım yağlı süt, yağsız yoğurt tüketin.Yağlı kırmızı et yerine yağsız et, kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi) balık ve tavuk tercih edin. Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmeli.

Güne kahvaltınızı yaparak başlayın. Gece boyu gıda alımı olmadığından beyninizin sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra gıda alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur.

 Yiyecek olan öğünlerinizi yemeden önce önceden belirlememizde fayda var. Eğer mümkün olursa yiyeceğimiz besinleri 3 öğün ve 3 tane ara öğünle bölüşün.  az ve sık beslenin. Bol su içip Besinleri iyice çiğnemekte fayda da var.  Besinlerimizi yemek şeklinde aldığımız her yemekte midenizi tamamen doldurmayın. Çünkü Tamamen dolan mide vücudumuzun sağlık dengesini zaman içinde bozmaya başlar ve bu da sağlığımızı yitirip hastalanmaya başlamamıza sebep olur .

 Katı besinlerle dolmuş olan midenin içi gereken suyu barındırmadığı için  her bölgeye dengeli bir biçimde suyu ulaştırması güçleşir. düzenli şekilde yemek yemek yiyen insanlar dengeli ve sağlıklı  yemek yerler ve normal kilolarını koruyacak şekilde yaşarlar.

sağlıklı beslenme

Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.

Sağlıklıbeslenme yeterli ve dengeli beslenmedir.Vücudumuzu oluşturan hücrelerin   düzenli ve dengeli çalışması için besin öğelerinden yani yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerden yeterli miktarda almalıyız.

Vücudumuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya karbonhidratla beslenmek yanlıştır. Dengeli beslenerek vitaminler, mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış oluruz..

Besinlerin İçerikleri ve Görevleri

    Besinler canlılar için çok önemlidir.Yiyecekler birden fazla besin maddesi içerebilir.Ancak içeriğinde en çok hangi besin maddesi bulunuyorsa o grupta yer alır.Besinleri içeriklerine göre karbonhidratlar,proteinler,yağlar,vitaminler,su ve mineraller olarak gruplandırırız.

Karbonhidratlar

 Makarna,pilav,ekmek gibi besinler enerji sağlar ve bol miktarda karbonhidrat içerir.Karbonhidratlar temel besin maddelerimizdendir.Bunlar vücudumuzda kısa sürede enerjiye dönüşür.

Proteinler

 Proteinler vücudumuzda yapıcı-onarıcı olarak görev yaparlar.Büyüme,gelişme,yaraların iyileşmesi,vücudün mikroplara karşı iyileşmesi,vücudun mikroplara karşı direnci için proteinlere gerek vardır.

Yağlar

 Fazla enerji gerektiren işler yaptığımızda karbonhidratlardan aldığımız enerji yetersiz kalır.Bu gibi durumlarda gereksinim duyduğumuz enerjiyi diğer bir enerji kaynağı olan yağlardan sağlarız.Yağlar, bitki ve hayvanlardan elde edilir.

Vitaminler

a b c d e vitaminleri

 Vitaminler , vücudumuzda düzenleyici olarak görev yaparlar.Vücudumuzu hastalıklardan korurlar.Sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır.

Su

 Canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürmesinde suyun büyük bir önemi vardır.Vücudumuzun yaklaşık %70’i sudur.Su vücudumuzda düzenleyici olarak görev yapar.

Mineraller

 Vücudumuzda düzenleyici olarak görev yaparlar.Mineralleri yediğimiz yiyicek ve içeceklerle alırız.

Canlıların hareket edebilmeleri için enerjiye gereksinimleri vardır. Canlılar bu enerjilerini besinlerden sağlarlar.Arabanın motorunun çalışabilmesi için akaryakıta gereksinimi olduğu gibi canlıların da enerji sağlamak için besinlere gereksinimleri vardır.

ENERJİ VERİCİ BESİNLER

Enerji verici besinler, öncelikle karbonhidratlar ve yağlardır. Gerektiğinde proteinlerden de enerji sağlanır.Karbonhidratlar, şeker ve şekerli yiyecekler, ekmek, makarna, unlu besinler, patates, tahıllar gibi besin maddelerinde bulunur.Yağlar,  bitkilerden ve hayvanlardan elde edilir. Tereyağı, zeytinyağı, ayçiçe­ği yağı, mısır özü yağı, soya yağı gibi yağlar vardır.

YAPICI VE ONARICI BESİNLER

Proteinler vücudumuzun büyümesi, gelişmesi, onarılması gibi önemli gö­revler üstlenmiştir. Mineraller ve su bu görev sırasında proteinlere yardımcı olur.Proteinler; et, süt, tavuk, balık, peynir, tahıllar, (buğday, arpa, mısır, pirinç) ve baklagiller (fasulye, nohut, mercimek, bakla) gibi besinlerde bulunur.

DÜZENLEYİCİ BESİNLER

Vücudumuzda; vitaminler, mineraller ve su düzenleyici bir görev üstlenmiştir.Vitaminler her çeşit besinde bulunur. Fakat sebze ve meyvelerde daha çoktur. Vitaminlerin; A, B, C, D, E, K gibi çeşitleri olup, her vitamin çeşidinin vücudumuzda farklı bir işlevi vardır. Vitaminler sağlıklı olmamızı ve büyümemizi sağlar, eksikliği vücudumuzu olumsuz yönde etkiler.

A vitamini Olan Besinler B vitamini Olan Besinler C vitamini Olan Besinler D vitamini Olan Besinler E vitamini Olan Besinler K vitamini Olan Besinler
tereyağı nohut portakal tereyağı süt ve süt karaciğer
balık yağı mercimek limon balık yağı ürünleri kırmızı et
süt karaciğer domates yumurta yumurta domates
yumurta peynir soğan süt tahıl ve yeşil sebze
karaciğer yeşil sebze çilek balık tahıl ürün- mısır
marul yoğurt kuşburnu sebzeler leri pirinç
havuç buğday lahana karaciğer kırmızı et çilek
domates pirinç peynir peynir sebzeler yumurta

Canlılar Neden Beslenir

Her canlının hayatını devam ettirebilmesi için enerjiye ihtiyacı vardır. Öyle ya da böyle yaşamın sürmesini sağlayan sistemlerin çalışması gereklidir ve bu besinler tarafından sağlanır.

Canlı varlık besinleri buna uygun iç sistemler aracılığı ile parçalar ve enerji elde eder.

Kısacası eğer beslenmezler ise yaşamına devam edemezler.

 Canlılığın genel tanımı içinde yer alan “enerji üretme ve bu enerjiyi kullanma” kavramı, canlı bünyesine alınan besinlerin belirli metabolik yollar ve kimyasal tepkimeler yoluyla işlenmesine dayanmaktadır. Hücrelerin hemen her türlü biyolojik etkinliği, enerji varlığına gereksinim duyar.

Canlılar beslenme şekillerine göre 2’ye ayrılırlar. Bunlar :

Ototrof canlılar (kendibeslek)

 Heterotrof canlılar (ardıbeslek ışbeslek)

Bunların ayrılmasının  ana sebebi  canlının yaşamını sürdürmek  amacıyla yani  dolayısıyla metabolizma işlevlerini  devam ettirmek amacıyla gereken enerjinin ham maddesidir .

Ototrof canlılar bu enerjileri  doğal çevreden alırlar heterotrof canlılar ise başka canlıların biyolojilerinde bulunan  depo edilmiş  enerjiyi kullanırlar. metabolizma için gereken enerji organizma açısından besindir. Dolayısıyla ototrof organizmalara kendi besinini üretebilen organizmalar demek de olanaklıdır. Keza heterotrof organizmalar da başka canlıları “yiyerek” beslenen organizmalardır.

  Canlıların beslenme biçimleri yönünden ototrof ve heterotrof olarak ayrımı bu canlıların kullandıkları karbonun kaynağı açısından da net bir ayrımdır. Ototrof organizmalar metabolizma için gereken karbonu atmosferdeki karbondioksitden alırlar. Heterotrof organizmalar ise gerekli karbonu diğer canlıların biyokütlelerinden sağlarlar. Dolayısıyla ekosistemde yer alan canlılar ekosistemdeki karbon çevrimi içinde farklı rollere sahiptirler.

 

Besinler ve Özellikleri

  Besinler  içinde protein ve vitamin gibi  yararlı maddelerin bulunduğu canlıların temel olarak tükettiği hayati unsurlardır. Şimdi hayatımızdaki sıvı ve katı besinleri ve özelliklerini öğreneceğiz.

protein vitamin ve besin

Besin nedir?

Bedenimizi  büyüten  geliştiren , ortaya çıkan yaralanmaları iyileştiren, yiyince ve içince  enerji veren yiyecek ve içeceklere besin denir. Besinler sayesinde yaşamsal faaliyetlerimizi gerçekleştiririz. Buzdolabı elektriksiz, araba benzinsiz, soba odunsuz çalışmadığı gibi insanlarda beslenmeden yaşamsal olayları sağlayamaz.

Besinleri çeşitli kaynaklardan elde ederiz.
– Bitkilerden ====> Elma, marul, patlıcan, …
– Hayvanlardan ====> Et, süt, yumurta, tereyağı…
– Madensel besinler ====> Su, tuz

Besinler ve özellikleri farklı farklıdır. Bu nedenle besinleri çeşitli guruplara ayırmaktayız. Bunlar;

1.Proteinler:

Büyüme, gelişme, yaraların iyileşmesi, vücudun mikroplara karşı direnci için protein kullanılır. Yapıcı ve onarıcıdır. Zorunlu olmadıkça enerji verici olarak kullanılmazlar.

Bir besinde protein olduğunu anlamak için biüret damlatılırsa mavi-mor renk alır. Protein, nitrik asit ya daLügol çözeltisi ile ısıtıldığında rengi sarı olur.

Et, süt, yumurta, tavuk ve balık protein bakımından zengin hayvansal besinlerdir. Tahıllar (buğday, arpa, çavdar, yulaf vb.), baklagiller (fasulye, nohut, mercimek, bezelye vb.) ve kuru yemişlerde de bol miktarda protein bulunur. Bebeklik ve çocukluk döneminde protein yeterli alınmazsa büyüme durabilir. Protein saç ve tırnağın uzamasını sağlar.

2.Karbonhidratlar:

Enerji vericidir. Tahıl ürünlerinde, makarna, pilav, ekmek, patates, tatlılarda, meyvelerde ve hamur işlerinde bol miktarda bulunur. Fazla karbonhidratlı besinler tüketilirse vücudumuzda yağa dönüşerek depo edilir. Karbonhidrat içeren maddelere iyot çözeltisi (tentürdiyot) damlatıldığında rengi mavi olur.

3.Yağlar:

Enerji verici besin maddesidir. En fazla enerjiyi yağlar verir. Kullanım sırası karbonhidratlardan sonradır. Fazla besin aldığımızda yağ olarak depo edilir. Fazlalık yağlar karın bölgesinde depo edilir. Yağlar vücudun korunmasını ve sıcak tutulmasını da sağlar. Bitkilerde tohumlarda bulunur, zeytin, susam, soya, ceviz, fındık, mısır, ayçiçeğinde bol miktarda vardır. Hayvansal yağlarda bulunmaktadır. Tereyağ, kuyruk yağı bu çeşittir.

Bir besinde yağ olduğunu anlamak için, beyaz kağıda sürülmelidir. Kağıdın şeffaflaşması besin içinde yağ olduğunu gösterir.

4.Vitaminler:

Vücutta düzenleyici olarak görev yaparlar. Hastalıklara karşı koruyucudur. Büyümede görev alırlar.

A Vitamini içeren Besinler: Yumurta, karaciğer, baklagiller, ceviz, mantar, süt ürünlerinde, havuç, domates, balık, et ve yeşil sebzelerde bulunur. Büyümeye yardım eder, gece körlüğünü önler.

B Vitamini içeren Besinler: Tahıl ürünlerinde, süt ve ürünlerinde, et, balık, tavuk, yeşil sebzelerde bulunur. Beriberi (sinir iltihaplanması), kansızlık, görme bozukluğu, deri hastalıklarını önler. Hafızayı güçlendirir, sinirlerin faaliyetlerini düzenler.

C Vitamini içeren Besinler:Turunçgiller, çilek, domates, soğan, kuşburnu, patateste bulunur. Vücudun direncini artırır, onarımını sağlar. İskorpit (diş eti kanaması), grip, nezle hastalıklarını önler.

D Vitamini içeren Besinler: Balık yağı, tereyağ, karaciğer, süt ve ürünlerinde, yumurtada bulunur. Kemiklerimizi ve dişlerimizi sağlamlaştırır, Raşitizim (Kemiğin sertleşmemesi) hastalığını önler.

E Vitamini içeren Besinler: Yeşil bitkiler, tahıllar, et, süt ve ürünlerinde, karaciğer, bitkisel yağlarda bulunur. Üreme, büyüme ve gelişmede etkilidir. Kısırlığı önler. Yaşlanmayı geciktirir, cildi korur.

K Vitamini içeren Besinler: Yeşil bitkiler, karaciğer, balık, ıspanak, baklagiller, süt ve yumurtada bulunur. Kanın pıhtılaşmasını sağlar.

Besinlerdeki vitamin kaybının önlemesi için uygun koşullarda saklanmalıdır. Sebze ve meyveler çiğ ve taze olarak tüketilmelidir.

5.Mineraller:

Bütün besinlerde bulunur. Kemiklerin ve dişlerin güçlendirir. Kanın oluşmasını ve kasların çalışması sağlar.Düzenleyici olarak görev yapar.

6.Su:

Bütün besinlerde bulunur. Vücudumuzun yaklaşık % 75’i sudur. Besinlerin sindiriminde, iletiminde ve boşaltımda kullanılır. Düzenleyici olarak görev yapar. Günde en az iki litre su içmeliyiz.